{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1628 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/503 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/06/2024<br>NUMARASI\t: 2019/411 E. -  2024/130 K.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FİKRİ SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN<br>2019/390 ESAS SAYILI DOSYASINDA<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN<br>2020/33 ESAS SAYILI DOSYASINDA<br>DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 04/12/2019<br>KARAR TARİHİ: 26/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... firmasının rahmetli ...' nun felsefesinden hareketle teması ... olan bir ... düzenleme kararı aldığını, müvekkilinin 30/06/2016 tarihinde çalışmaya başladığını ve film festivalleri camiasında önemli isimlere de danışarak \"Uluslararası ... ...\" ismiyle konu, hedef, amaç, yarışma şartnamesi, üst jüri dahil festival ekibinin de yer aldığı projesini hazırlayıp muhataplara gönderdiğini ve festivali yapmaya karar verdiğini, festivalin ne isminin, ne de fikri alt yapısını oluşturan hiçbir metninde davalının tek bir satır katkısının bulunmadığını, festivalin ilkini 14-16 Aralık 2018 tarihinde 82 farlı ülkeden filmin katılımıyla gerçekleştirdiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığının isteği üzerine bu sene 13-14-15 Aralık 2019 tarihinde festival şirket yerine ...Derneği çatısı altında düzenlendiğini, buna ilişkin hazırlıkların hızla sürdüğünü, davalı ...' nun, Rahmetli ...' nun oğlu olmasının ve festivalde danışman olarak görev yapmasının davalıya anılan festivalin sahipliği sıfatını bahşetmediğini, müvekkili firmanın \"Uluslararası ... ...\" çalışmalarına 2016 yılında başladığını, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu,  müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, davalının sürpriz bir şekilde müvekkili firmadan habersiz olarak festivalin adını kendi adına marka tescili yaptırdığını, bu tescile dayanarak da müvekkiline ve müvekkili firma yetkilileri olan ... ve ... adlı kişilere ihtarname gönderdiğini, davalının marka tescilinin kötüniyetli olarak, engelleme amacıyla yapıldığını, telafisi önlenemez bir zararın doğma tehlikesi varsa mahkeme ihtiyati tedbir kararı vermeye yetkili olduğundan, somut olayda şekli bir tescil belgesi nedeniyle müvekkilinin, gerçek hak sahibi olduğu bir ibare üzerinden festivalin engellenmesi ile karşı karşıya olduğunu, gerçek hak sahibi müvekkilinin olduğu markadan doğan hakların gerek müvekkiline, gerekse bu sene düzenlenen ...Derneği'ne karşı kullanmaması yönünde ters tedbir kararı verilmesini ve dava konusu ... numaralı markanın dava kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde  tedbir kararı verilmesini, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...+ Şekil\" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin 2018’deki festivalin sadece bir danışmanı değil, tamamen projenin, yarışma/festivalin, isminin fikri mimarı, sahibi olduğunu, işbu davada sadece 2018’deki kullanıma dayanıldığını, 2018’deki festivalin de zaten müvekkil ve arkadaşlarının davacıyı teknik hizmetler ve işlerin yapılması için görevlendirmesi sonucu müvekkilinin kullanması olduğunu, davacı şirketin önceye dayalı kullanıcı değil, kendisine iş yaptırılan ve yaptığı teknik işin, gördüğü hizmetin tekniği gereği olarak müvekkilince kullandırılan olduğunu, bu anlamda 2018’de ve öncesinde markayı kullananın müvekkili olduğunu, davacının daha önce bir kullanımı bulunmadığını,  projeyi oluşturan ve hayata geçirenin, hatta devlet kurumlarından destek sözü alanın müvekkili olduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/271 D.İş sayılı dosyasıyla, 2019 yılındaki rıza dışı kullanım hakkında delil tespiti yaptırıldığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/390 Esas sayılı dosyasıyla, davalıların 13-14-15 Aralık 2019 da rıza hilafına düzenledikleri festival hakkında marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması talepli olarak ... Ltd. Şti. ile birlikte ... Derneği, ... ... ve davacı şirket yetkilisi ... haklarında dava açıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri Haklar Soruşturma Bürosunun  2019/209751 sayılı dosyası ile bu kişiler hakkında 13-14-15 Aralık 2019’daki rıza hilafına kullanım hakkında soruşturmanın devam ettiğini, markanın tescil edilmesi için müvekkiline verildiğini karşı tarafın da bildiğini, buna ilişkin Whatsapp yazışmaları olduğunu, ... temalı film festivali yapılması fikrinin 2017 yılında müvekkili ve ... tarafından oluşturulduğunu, markayı ilk kullananın ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, festivale bu kadar ilgi gösterilmesinin nedeninin de müvekkilinin babası ...’ndan kaynaklandığını belirterek, haksız ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacı karşı dava dilekçesinde; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/390 Esas sayılı dosyası ile ... ... Ltd. Şti., ...,  ... ... ve ...Derneği aleyhine açtıkları marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepli, tazminat davası açma haklarını saklı tuttukları davanın derdest olduğunu, dava tarihinin 12.12.2019 olup, huzurdaki dava 04.12.2019 tarihinde açıldığı için, aradaki fiili ve hukuk bağ nedeniyle  usul ekonomisi yönünden Mahkemenin işbu dosyasında birleştirilmesini talep ettiklerini, ayrıca; huzurdaki davanın davacısı ile birlikte aynı marka hakkı ihlalini birlikte gerçekleştirmeleri nedeniyle ...,  ... ... ve ...Derneği aleyhine Mahkemenin işbu dosyasında açılmak/birleştirilmek üzere aynı taleplerle tüm davalılar için maddi-manevi ve itibar kaybı tazminatı davası açmış bulunduklarını, davalıların sözü edilen festivali düzenlerken müvekkilinin ve merhum ... ...’nun kişilik haklarına kötü niyetli saldırılarda bulunduklarını, davalıların şahsen ve sahibi/yetkilisi/ sorumlusu oldukları kurum ve kuruluşlar adına hareketle  müvekkilinin kişilik haklarına tecavüz teşkil eden festival girişimleri ile haksız, hukuka aykırı şekilde haksız kazanç elde ettiklerini ve müvekkilinin madden ve manen mağdur olduğunu, 2018’de müvekkilinin görevlendirmesi ile yapılan festivalden sonra 2019’da müvekkilinin rızası hilafına markasının aynen kullanılarak 13-14-15 Arılık 2019 tarihlerinde gerçekleştirilen festivale dair tüm bilgi ve belgelerin İstanbul 2. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/390 Esas sayılı ve delil tespiti raporunun da 2019/271 D. İş sayılı dosyasında ve yine savcılık dosyasında mevcut olduğunu, 2019 girişimi için müvekkilinin maddi, manevi zarara uğradığını belirterek, 1.000,00 TL maddi (fiili kayıp ve yoksun kalınan kazanç olarak belirsiz alacak olup ileride artırılacaktır), 60.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar kaybı tazminatı taleplerine ilişkin karşı davalarının, (talepte mükerreriyet olmaması için tüm davalılar yönünden birlikte)  kabulüne, birleştirilmesi/bu dosyada açılması talebiyle davalı şirket yetkilisi ..., davalı ... Derneği ve yöneticisi ... ... aleyhine açılan (işbu dosyada görülmek üzere açtığımız - talepte mükerreriyet olmaması için tüm davalılar yönünden birlikte) davamızda  1.000,00 TL maddi (belirsiz alacak olup ileride artırılacaktır- fiili kayıp ve yoksun kalınan kazanç olarak), 60.000,00 TL manevi ve 10.000, TL itibar kaybı tazminatı taleplerine ilişkin davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2019/390 ESAS SAYILI DAVASINDA TALEP: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin ulusal ve uluslararası alanda tanınmış yazar, şair, düşünür, akademisyen, aktivist, sanatçı ve saygın kişiliği ile yediden yetmişe milyonların \"...\" olarak tanınan merhum ... ...’nun oğlu olduğunu, yine ... ...’nun bazı konuşma ve makalelerinin derlendiği \"...\" isimli kitabının bulunduğunu, kitabın ve müteveffanın hayattayken yaptığı konuşmaların etkisiyle \"...\" kavramının adeta ... ...’nun imzası ile anlam kazandığını, müteveffa ile ilgili her hatıra paylaşımında mutlaka dostluğa verdiği önemin vurgulandığını, kitabının vefatından sonra da defalarca basıldığını, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" ibareli ve ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markalarını müvekkilinin tescil ettirdiğini, davalıların müvekkilinin tescilli markalarını müvekkilinin rızası olmadan kullandıklarını, müteveffanın saygın adını kullanarak haksız kazanç peşinde olduklarını, müvekkilinin bu nedenle madden ve manen zarara uğradığını, son yıllarda gelişen internet üzerinden çeşitli şekillerde ve çeşitli maksatlarla piyasa yaratma tekniklerini, yöntemlerini kullanan davalıların tescilli markalarını web sitesi adı olarak, web sitesi içeriğinde ve şahsi sosyal medya hesaplarında paylaştıkları görseller, reklamlar ve ilanlar ile \"... ...\" düzenlediklerini duyurmak ve bu şekilde çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlardan maddi ve manevi ticari ve itibari menfaatler elde ettiklerini, İstanbul 2. FSHHM’nin 2019/271 D.İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduklarını, bilirkişi raporunda internet sitesinde 13-14-15 Aralık tarihlerinde \"II.Uluslararası ... ...\" düzenleneceğine dair duyurunun da tespit edildiğini belirterek, müvekkiline ait birden fazla marka hakkına tecavüzün tespitine durdurulmasına, önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVAYA CEVAP: Davalılar vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesi ile; davacının \"...\" markası üzerinde hiçbir hakkının bulunmadığını, markanın ilk olarak müvekkili ...Film tarafından kullanıldığını, festival projesinin müvekkili tarafından oluşturulduğunu, müvekkilinin marka üzerinde öncelik hakkı olduğunu, davacının talebi üzerine ...’nun adının düzenlenen sonraki festivalde kullanılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞTİRME KARARI: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/10/2020 tarihli, 2019/390 Esas, 2020/321 Karar sayılı kararı ile işbu dava dosyasının İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/411 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2020/33 ESAS SAYILI DAVASINDA TALEP: davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPMK’da ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markası ile ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markalarının ve \"... ...\" projesinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalılara sadece 2018 yılı için projenin teknik işlerinin yapılması görevini (taşeronluğunun, fason iş görme/teknik hizmet işinin) verildiğini, davalıların ticari itibar kaygılarıyla, haksız olarak marka haklarına tecavüz fiillerini 13/14/15 Aralık 2019’da yapılan festivalle müvekkilinin rızası dışında gerçekleştiren kişiler olduğunu, müvekkilinin festival isminin fikri mimarı ve sahibi olduğunu, müvekkilinin marka tescilinden önce 2014 yılında projeyi yaratarak somutlaştırdığını, markanın asli unsurunun \"...\" olduğunu, İstanbul 2. FSHHM’nin 2019/371 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını ve 2019/390 Esas sayılı dosyasıyla marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması talepli dava açtıklarını belirterek, davanın usul ekonomisi yönünden İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2019/411 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalıların müvekkilinin marka haklarına tecavüzü nedeniyle (belirsiz alacak) şimdilik 1.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVAYA CEVAP: Davalılar vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesi ile; marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, film festivali için 2016 yılında çalışmaya başladıklarını, ... çatısı altında kısa film festivalinin 14/15/16 Aralık 2018 tarihinde gerçekleştirildiğini, 14/15/16 Aralık 2019 tarihinde de ... çatısı altında müvekkili ...’ın başkanlığında ikinci festivalin gerçekleştiğini, davacının ...’nun oğlu olması ve festivalde danışman olarak görev alması dışında bir ilişkisinin bulunmadığını, markanın tescil tarihinden önce müvekkilleri tarafından kullanılmaya başlandığını, markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın devam ettiğini belirterek, hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞTİRME KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/12/2020 tarihli, 2020/33 Esas, 2020/172 Karar sayılı kararı ile işbu davanın Mahkemenin 2019/411 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25.06.2024 tarih ve 2024/411 E. 2024/130 K. Sayılı kararıyla; \"...incelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava  davalı ... adına tescilli ... numaralı ...+ şekil ibareli markanın gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup karşı davanın ise marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi manevi ve itibar tazminatın talebine ilişkin olduğu,  mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  2019/390 esas sayılı dosyasının marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve meni, mahkememizin birleşen 2020/33 esas sayılı dosyasının ise marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, asıl dosyada davalı karşı davacı ...'nun ... numaralı ...+ şekil ibareli markanın 16,35,38 ve 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, asıl davacı tarafından markanın gerçek hak sahibinin davacı ... ... Ltd Şti olduğu iddiası ile aynı zamanda davacının kullandığı markanın tanınmış marka olduğu ve davalı karşı davacının marka tescilinin de kötü niyetli tescil olduğu iddiası ile hükümsüzlük talebinde bulunulduğu, mahkememizce aldırılan 12/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu markayı ilk olarak kullanan ve kendi adına Maruf hale getirenin asıl davacı ... Limited Şirketi olduğu yönünde görüş bildirildiği, davanın esasına yönelik olarak aldırılan 26/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak asıl davacı ...Ltd Şti'nin davalıya ait markanın 41. Sınıfta yer alan  \"sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri, (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), film, televizyon ve radyo yapım hizmetleri bakımından gerçek hak sahibi olduğunu, asıl davacı birleşen dava davalıların kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce yargılamada eksiklik olmaması bakımından asıl davalı karşı davacı ve birleşen davada davacı olan dava konusu markanın tescilli sahibi ...'nun tazminat taleplerine ilişkin yapılan incelemede SMK 151/2 b kapsamında davalıların ticari defterleri üzerinde yaptırılan incelemede zarar etmiş olmaları nedeniyle hesaplama yapılamadığının belirtildiği buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde asıl davalı karşı davacı ...'nun (rahmetli sanatçı ve düşünür ...'nun oğlu olduğu,  ...'nun özellikle yazılarında çokça önem verdiği ve kendi ismi ile özdeşleşen ... fikrinin sinema festivali olarak düzenlenmesi sebebiyle davacı ... Ltd Şti yetkilileri olan ... ve ... ... ile biraraya geldiği, taraflarca yapılan görüşmeler neticesinde uluslararası ... kısa film festivalinin 14-15-16- Aralık 2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu, asıl davalı karşı davacının marka tescil başvuru tarihinin ise 28/02/2019 tarihi olduğu, mahkememizce gerçek hak sahipliği iddiası nedeniyle tarafların bildirdikleri tanıkların duruşmada alınan beyanlarında davalı karşı davacı tanıklarının benzer mahiyetteki beyanlarında ... ismi ile film festivali düzenlenmesi fikrinin ilk olarak davalı karşı davacı ... tarafından ortaya çıkarıldığını, bu şekilde davalı karşı davacının çalışmalara başladığını beyan ettikleri davacı karşı davalı tanıklarının alınan beyanında ise benzer şekilde festivalin davacı asıl davalı şirket tarafından meydana getirildiğini beyan ettikleri dosya kapsamına göre festivalin ilkinin düzenlendiği 2018 aralık ayında festivalin temasının ... olduğu, 2019 yılında davacı şirketçe gerçekleştirilen festivalin temasının ise Aşık Veysel olduğu, festivalin giderlerinin bir kısmının ise sponsorlar tarafından karşılandığı şeklinde benzer beyanlarda bulunduğu, hem bilirkişi raporları hem tanık beyanları ve dosyadaki tüm tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde davaya konu ... esas unsurlu film festivali fikrinin ilk olarak davalı karşı davacı ... tarafından ortaya atıldığı fakat ... ibaresinin kullanıldığı film festivalinin hazırlanması, düzenlenmesi ve organizasyonunun asıl davacı ... Ltd Şti tarafından yapıldığı, her ne kadar film festivalinin ... adı ile ilk olarak düzenlenmesi fikri davalı karşı davacıya ait ise de bu markayı ilk olarak film organizasyonları alanında kullanıp maruf hale getirenin davacı ...Ltd Şti olduğu, gerçek hak sahipliği bakımından da markanın şekli olarak tescilli sahibi değil de gerçekten markayı ilk olarak iktas edip kullanan maruf hale getirenin marka üzerinde gerçek hak sahibi olacağının Yargıtay'ın istikrarlı kararları ile de belirtilmiş olduğu bu bakımdan davalı karşı davacının marka tescilinin ve markayı oluşturmaya yönelik fikrinin herhangi bir eylem olmaksızın yapılması karşısında davacı karşı davalının marka tescilinden önce de ... esas unsurlu film festivalini gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından hem bilirkişi raporları hemde  mahkememizde oluşan kanaate göre davaya konu  ... sayılı markanın 41. Sınıfta yer alan \"sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri, (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), film, televizyon ve radyo yapım hizmetleri bakımından davacı karşı davalı ... Ltd Şti'nin gerçek hak sahibi olduğu bu sebeple de bu hizmetler bakımındanSMK 6/3.maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinde haklı olduğu kanaatine ulaşıldığı, davacı- karşı davalı tarafından aynı zamanda tanınmışlık iddiasında bulunulmuş ise de davacı karşı davalının tescilli marka sahibi olmaması sebebiyle tanınmışlık sebebiyle hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı yine SMK 6/9. Maddesi uyarınca kötüniyetli tescil iddiası da varsa da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı  ve sürekli kararlarında belirttiği üzere aslolan iyiniyet olup kötüniyeti iddia edenin ispat etmesi gerektiği, davalı karşı davacının merhum babası ile özdeşleşmiş ... ibaresi ile film festivali düzenleme fikrini ilk olarak ortaya atması bu yönde girişimlerde bulunması ve festivalinde gerçekleşmiş olduğu da dikkate alındığında davalı karşı davacı ...'nun markayı kendi adına tescil ettirmesinin kötüniyetli bir tescil olarak değerlendirilemeyeceği, kötüniyete dair başkaca delil sunulmadığından kötüniyetli tescil iddiası bakımından davanın reddine karar vermek gerektiği, gerçek hak sahipliği asıl davacı ... Ltd Şti'nde olduğuna dair mahkememizde kanaat oluştuğu ve bu yönde markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğinden davalı karşı davacı ve mahkememiz  dosyası ile birleşen  2019/390 ve 2020/33 esas sayılı dosyalarında marka hakkına tecavüzün tespiti ile birlikte maddi manevi ve itibar tazminatı talep edilmiş ise de birleşen dava davalılarının ... Ltd Şti, şirket yetkilileri ve film festivalini gerçekleştiren dernek olduğu bunlarında eylemlerinin gerçek hak sahipliği kapsamında değerlendirildiği bu nedenle bu kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği bu nedenle tazminat talebinde de bulunamayacağı anlaşıldığından neticeten asıl davanın kısmen kabulü karşı dava ve birleşen davaların reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>HÜKÜM:<br>Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;<br>1-Davalı adına tescilli ... sayılı markanın 41. Sınıfta yer alan \"sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri, (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), film, televizyon ve radyo yapım hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, diğer talepler yönünden davanın reddine,<br>2-Karşı davanın REDDİNE,<br>3-Birleşen İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/390 Esas sayılı davanın reddine, <br>4-Birleşen Mahkememizin 2020/33 esas sayılı dosya yönünden davanın REDDİNE...\" karar verildiği görülmüştür.<br>TAVZİH KARARI: Mahkemece gerekçeli karar başlığında birleşen davalarla ilgili taraf bilgilerine yer verilmemesi nedeniyle, bu eksikliğin tamamlanması için 19/07/2024 tarihli tavzih kararı ile birleşen davaların davacı ve davalılarının da karar başlığına eklenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı-k.davalı ve birleşen davalarda davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece davalının markasının kötüniyetle tescil edilmediğine dair kararının yerinde olmadığını,<br>Davalının kötüniyetli olarak markayı tescil ettirdiğini, ... temalı film festivali düzenlenmesi fikrinin davalı tarafından ortaya atılmadığını, markayı ilk kullananın müvekkili olduğunu,Davalının markasının engelleme markası olduğunu, markayı kullanmak amacıyla tescil ettirmediğini, yalnızca müvekkiline zarar vermek amacıyla tescil ettirdiğini, Zaten davalının film festivali düzenleyecek tecrübesinin ve yetkinliğinin bulunmadığını,Müvekkilinin markasının yaptığı başvurularla ...'dan kaldırttığını, bu durumun kötüniyetli olduğunu gösterdiğini belirerek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/06/2024 tarihli, 2019/411 Esas, 2024/130 Karar sayılı kararının müvekkili aleyhine olan kısmının kaldırılarak, asıl davanın tümden kabulüne, karşı dava ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-k.davacı ve birleşen davalarda davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava ve cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla, ilk derece mahkemesince müvekkilinin babasının adı ve ... felsefesini içeren sanatsal etkinlik yapılması fikrinin ilk sahibinin müvekkili olduğunu kabul etmesine rağmen, festivali müvekkilinin değil de ... Ltd. Şirketi'nin icra etmiş olması nedeniyle markayı maruf hale getirenin davacı şirket olduğunu kabul ederek hükümsüzlük kararı verdiğini, bu durumda mahkemenin çelişkili bir sonuca vardığının anlaşıldığını, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini,Markanın ekonomik değere kavuşmasında temel etkenin akreditasyon olduğunu, bunun da müvekkili tarafından yapıldığının tanık beyanları, mailler ve diğer delillerle ispat edildiğini, Davalıları bu iş için görevlendiren ve vekil edenin müvekkili olduğunu, 2018 yılı festivalinin bu nedenle davacı şirket üzerinden gerçekleştirildiğini, 2019 yılı festivalinin bir şirket aracılığıyla gerçekleştirilemeyeceği anlaşılınca, davacı tarafça davalılar ... ve ...'in kurucusu oldukları ...Derneği'nin kurulduğunu, adresinin de ... olarak gösterildiğini, Karşı tarafın 04 Aralık 2019 tarihli dilekçesi ekinde delil olarak sundukları mail yazışması ile, proje dosyasının sahibi olan ...'ün 26/10/2021 tarihli duruşmada verdiği yeminli tanık beyanı ile birlikte değerlendirildiğinde, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun, karşı tarafın ise müvekkilinin nam ve hesabına teknik olarak projeyi uygulamakla görevlendirildiklerinin ve yetkilendirildiklerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktığını, \"... ... ...\" isimli kitabın eser niteliğinde olduğunu, \"...\" temalı bir festival yapılması fikrinin dayanağının da tam da kanunen eser olan felsefe bütünü olduğunu, SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca eser adının marka olarak tescil ettirilmesi ve kullanılması hakkının varislere ait olduğunu, davacı ve diğerlerinin marka üzerinde hak sahibi olduklarını iddia edemeyeceklerini,Prof. Dr. ...'dan aldıkları hukuki mütalaayı da dilekçe ekinde sunduklarını, bu mütalaanın da değerlendirilmesini talep ettiklerini, SMK'nın 9/3. maddesi uyarınca, markanın hak sahibinin izni ile kullanılmasının da marka sahibi tarafından kullanım kabul edileceğinin belirtildiğini, Markanın ilk kullanan kişi tarafından maruf hale getirilmesinin gerekmediğini, hak sahibi olmak için markanın kim tarafından yaratıldığının, oluşturduğunun ve ilk kullananın kim olduğunun önemli  olduğunu,<br>Mahkemece markanın ilk kullanımının tespiti için markanın tescil başvuru tarihi olan 28/02/2019 tarihinden önceki kullanımlara bakılması gerektiğini, müvekkiline tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alındığını ve bu rapordaki görüşe itibar edilerek hükümsüzlük kararı verildiğini, Markanın 30/06/2016 tarihinden beri karşı tarafça kullanıldığı kabul edilse dahi, müvekkilinin 30/06/2016 tarihinden önce markayı oluşturma emeklerinin ve kullanım niteliğindeki eylemlerinin dikkate alınması gerektiğini,<br>Bilirkişi raporunda, yalnızca internetteki kullanımların ve basında çıkan haberlerin dikkate alındığını, bu delillerin niteliğine göre Mahkeme hükmüne esas alınamayacaklarını,...Ltd. Şirketi'nin markayı 30/06/2016 tarihinden beri kullandığını/bu markayı oluşturduğuna dair beyanının Mahkeme önünde ikrar niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bu tarihten önce markayı oluşturduğunun delillerle kanıtlandığını, bu nedenle hükümsüzlük davasının reddi gerektiğini,Birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/390 Esas sayılı davasının reddine karar verilmesinin yasaya uygun olmadığını, Müvekkilinin ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının yan ısıra ... tescil numaralı \"...+Resim\" markasına da tecavüz edildiğini iddia ettiklerini, ancak Mahkemece İstanbul 2. FSHHM'nin  2019/271 D.İş sayılı dosyasının ve bu dosyada mevcut bilirkişi raporunun hiç incelenmediğini, ... tescil numaralı markaya tecavüz iddialarıyla ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, kararda bu konuda gerekçeye yer verilmediğini, hüküm kısmında da bu hususa değinilmediğini, kararın eksik incelemeye dayandığını, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/06/2024 tarihli, 2019/411 Esas, 2024/130 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, asıl davada hükümsüzlük talebinin kısmen reddine dair kararın onanmasına, kısmi hükümsüzlük kararının kaldırılarak davanın tümden  reddine, karşı ve birleşen davaların kabulüne, 12/12/2019 tarihli, 2019/411 Esas sayılı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, müvekkili lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri yönden de kararın kaldırılmasına, ilk toplantıya katılmayan ...Derneği'nin 6325 sayılı Kanunun 8/A-11 maddesi uyarınca tüm yargılama giderlerinden dorumlu tutulmasına, HMK'nın 329. Maddesi uyarınca müvekkilinin vekiline ödeyeceği vekalet ücretinin kötüniyetli karşı taraftan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 28/02/2019 başvuru, ... tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 16, 35, 38 ve 41. sınıflarda,<br>21/02/2019 başvuru, 21/06/2019 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...+ŞEKİL\" markasının 16, 35, 38 ve 41. sınıflarda davalı-karşı davacı, birleşen davalarda davacı ... adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Davacı-karşı davalı- birleşen davada davalı ....'nin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; 21/05/2009 tarihinde tescil edildiği, tek ortağının ve yetkilisinin ... olduğu tespit edilmiştir.İstanbul 2. FSHHM'nin 2019/271 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından ...Derneği, .... Ltd. Şirketi, ..., ... ve https://....com/ web sitesi yerve içerik sağlayıcısı ile adminleri aleyhine  ... tescil numaralı \"...+Şekil\" ve  \"...+ŞEKİL\" markalarına tecavüz edildiği iddiasıyla 25/11/2019 tarihinde delil tespiti talep edildiği, bilişim uzmanı İsmail Keklik ve marka vekili ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 06/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda, karşı tarafa ait olduğu belirtilen www...com internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının 11/05/2018 tarihinde kaydedildiği, sahibinin açıkça belirtilmediği, ancak ...Derneği/...Film isimli şahıs/kuruma ait olduğunun ve adresinin iletişim sayfasında yer aldığı, bahsi geçen ... sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif oldukları, genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde www...com sayfasıyla ilişkili oldukları, bu nedenle ilgili sosyal medya sayfalarının sahibinin aynı kişi olduğunun anlaşıldığı, tespit isteyene ait ... numaralı markanın kullanılmadığı, ... isminin tanınmış kişi ismi olarak kullanıldığı, tespit talep edene ait ... numaralı \"...+Şekil\" markasının tespit yapılan internet sitelerinde, tescilli hizmet sınıfında aynen kullanıldığının tespit edildiğine dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince bilgisayar mühendisi ... ve marka vekili ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacı yanın SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca, \"...\" ibaresi üzerinde 41. sınıfta yer alan \"Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.\" bakımından öncelikli hak sahibi olduğu, raporda yer alan basın haberleri uyarınca, davacının anılan ibareyi kendi adına maruf hale getirmiş olduğuna dair görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ..., sinema sektöründen ... ve bilişim uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ... no ile davalı-karşı davacı adına tescil edilmiş olan \"...+Şekil\" ibareli markanın karşı davalı .... Ltd.Şti. tarafından 41. sınıfta yer alan \"Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri\" için ilk olarak ihdas ve istimal ettiği, yoğun kullanımla tanıttığı ve bilinirlik kazandırdığı, gerçek hak sahibi olduğu, davacı karşı davalının \"...\" markasının 41. sınıfta yer alan \"Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri\" için ilk olarak ihdas ve istimal ettiği, yoğun kullanımla tanıttığı ve bilinirlik kazandırdığı, gerçek hak sahibi olduğu tespitlerine istinaden, davacı-karşı davalılar tarafından mevcut kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı şeklinde rapor sundukları görülmüştür. <br>İlk derece mahkemesince SMMM bilirkişi ...'tan alınan 24/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı-karşı davalı ... Limited Şirketi'nin... Sicil numarası ile 21/05/2009 tarihinde İstanbul Ticaret Odasına Tescil edildiği, iş konusunun; \"Her türlü kısa ve uzun metrajlı sinema film yapmak her türlü belgesel televizyon filmi dizisi ve programın yapımcılığını gerçekleştirmek ve 05.10.2010 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararında yazılı diğer işler.\" olduğu, şirket ortaklarının ... olduğu, davacı-karşı davalı ve ...Derneği'ne ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce dosya celp edilen 22.09.2022 tarih ... sayılı yazısında T.T.K hükümleri gereği Vakıf/Dernek tüzel kişilikleri Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescil edilmediği, ...Derneği'nin kaydının bulunmadığı, davacı-karşı davalı ...Derneği'nin herhangi bir iktisadi işletmesi ile iş ortaklığı bulunmadığı, gelirlerin vergiye tabi mükellef arasında sayılmadığı nedeniyle maddi tazminat hesaplanamadığını, davacı ... Limited Şirketi'nin 2019 dönemi içinde toplamda (-) 19.219,95 TL zarar etmesi nedeniyle maddi tazminat hesaplanamadığı, TBK'nun 50 ve 51 maddeleri uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminat belirlenip belirlenemeyeceğinin nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu, manevi tazminatın  mahkemenin takdirinde olduğu şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.<br>G E R E K Ç E : Asıl dava; davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü, karşı dava ve birleşen davaların ise davalı-karşı davacı-birleşen davalarda davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markalara tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi, manevi ve itibar tazminatı davasıdır. <br>Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava ile birleşen davaların reddine karar verilmiş, asıl davanın kısmen reddine dair karara karşı asıl davada davacı ...Ltd. Şirketi vekili, asıl davanın kısmen kabulü, karşı ve birleşen davaların reddi kararlarına karşı ise davalı-karşı davacı-birleşen davalarda davacı ... vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dosya üzerinde resen yapılan inceleme ile; birleşen 2020/33 Esas sayılı davada, davalılar ...Derneği, ... ve ...’in yanı sıra https://....com/ web sitesi, yer sağlayıcı, içerik sağlayıcı ve adminlerinin de davalı olarak gösterildiği, ayrıca delil tespiti raporunda içerik sağlayıcı ve adminlerin ...Derneği/... olarak da belirlendiğinin açıklandığı, Mahkemece ...Ltd. Şirketi’nin davalı olarak tavzihle düzeltilen karar başlığına eklendiği tespit edilmiştir.Bu durumda, asıl davada ...Ltd. Şirketi’ne karşı açılan marka hakkına tecavüz nedeniyle tazminat talepli karşı davanın konusunun ve sonuç taleplerinin birleşen 2020/33 Esas sayılı dava ile aynı olup olmadığına dair ve  aynı talepler mevcutsa, birleşen davada HMK’nın 114/1-ı ve 115/1. maddeleri uyarınca Mahkemece resen gözetilmesi gereken derdestlik dava şartıyla ilgili hiçbir değerlendirme yapılmaması usule uygun olmamıştır.Yine HMK’nın 297/1-c maddesi uyarınca tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkan sonuç ve hukuki sebeplerin hükmün kapsamında yer alması gerektiğine dair düzenlemeye rağmen, gerekçeli kararda birleşen davalarla ilgili iddia ve savunmalara yer verilmediği gibi, asıl davada karşı davacı ve birleşen davalarda davacı adına tescilli ... numaralı markaya tecavüz davalarına ilişkin hiçbir gerekçe ve incelemeye yer verilmediği de tespit edilmekle, asıl davada davalı-karşı davacı, birleşen davalarda davacı ...’nın istinaf talebinin kısmen kabulüne, diğer istinaf talepleri ile asıl davada davacı ...Ltd. Şirketi vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, tespit edilen usuli eksiklikleri giderecek şekilde yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Asıl davada davacı ...Ltd. Şirketi vekilinin istinaf taleplerinin bu aşmada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br> Asıl davada davalı-karşı davacı, birleşen davalarda davacı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 355/1 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince,  İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 25/06/2024 tarihli 2019/411 E. -  2024/130 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>3-Asıl davada davacı ...Ltd. Şirketinin istinaf talebi incelenmediğinden istinaf harcının talebi halinde iadesine,<br>4-Asıl davada davalı-k.davacı, birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83db42c6124323c8","SID":"b89c12d1a56b484a"}}