{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1001 - 2026/458<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/1001 <br>KARAR NO\t: 2026/458 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.07.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/169 Esas 2024/538 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 13.03.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07.04.2026<br>\t<br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 06.05.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı yaya ...'a yol kenarında kasten çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde sağ ayağının kırıldığını ve platin takıldığını, sol ayak topuğunun kırıldığını ve vida takıldığını, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu 52/1-b maddesi gereğince, aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliklerine göre görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymadığından ve 81/1-d maddesi gereğince, kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinde ayrılmamak kuralını ihlâl ettiğinden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kasten yaralama suçu ile ilgili olarak Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1244 soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurudan sonuç alınamadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşamama tutanağı düzenlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 400,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL kalıcı iş göremezlik ile 100,00 TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.083,60 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 128.671,00 TL, tedavi ve bakıcı gideri talebini 2.558,40 TL olarak ıslah etmiş,  Bam kaldırma kararından sonra da sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 283.557,00TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacı tarafından dava açılmadan önce yapılan başvurunun eksik olduğunu ve gerekli belgelerin sunulmadığından davanın usûlden reddedilmesi gerektiğini, kazaya karışan sürücünün ve aracın belirlenmesi için ceza dosyasının getirtilmesi gerektiğini, kazanın davacının iddia ettiği gibi ve kasten yaralama suçunun meydana gelmiş olması hâlinde, ayrıca olay yerini terk nedeniyle rücu hakkı doğacağından sigortalıya davanın ihbarını talep ettiklerini, maluliyetin Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ve Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca alınmasını, Genel Şartlar’a uygun olarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya karışan aracın hususi olduğunu, kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 01.02.2024 tarih, 2021/2624E.-2024/130K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sigortalı araç sürücüsü ... ... hakkında canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçunu işlediğinden bahisle Ankara 33.Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/35E.sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde 2023/96K.sayılı kararı ile, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 12.12.2023 tarihli, 2023/5055E.-2023/7791K.sayılı ilâmı ile onama kararı verilerek hükmün kesinleştiği, her ne kadar davalı tarafından davacının maluliyetine neden olan olayın trafik kazası değil, sigortalı aracın silah olarak kullanıldığı ve kasten yaralama eylemi olması nedeniyle poliçe kapsamına dahil olmadığı belirtilmiş ise de, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, dolayısıyla sigortalı aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu gibi, eylemin kasıtlı bir fiil sonucunda meydana gelmesi durumunda da sorumluluktan kurtulamayacağı, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 11.03.2020 tarihli raporda, davacının sürekli özür oranının %5 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin ve kaza nedeniyle 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenen 24.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile 283.557,00 TL sürekli iş göremezlik, 8.083,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.558,40 TL bakıcı gideri tazminatı toplamı 294.199,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacak için 02.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece alınan 21.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının maluliyet oranı %13 olarak belirtilmesine rağmen, mahkemece %5 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan aktüer raporuna göre hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda, hareket kısıtlığı açısından değerlendirme yapılabilmesi için aralarında fizik tedavi uzmanının da bulunması gerekirken eksik inceleme ile maluliyet belirlendiğini, davacının gerçek geliri ve zararı da araştırılmadan karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu olayın trafik kazası niteliğinde olmadığını, sigortalı aracın silah olarak kullanılarak kasten yaralama durumunun meydana geldiğini, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplamanın 1.8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sigortalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından bakıcı tutulduğuna dair herhangi bir belge sunulmamasına rağmen, bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki davacı yaya ...'a yol kenarında kasten çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri isteminde bulunmuş, mahkemece 01.10.2021 tarihli, 2019/380E.-2021/513K.sayılı kararı ile, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 11.03.2020 tarihli raporundan anlaşılacağı üzere kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %5 özür oranı, 1 ay tedavi süresi, 4 ayda iyileşecek şekilde yaralanmasına neden olduğu ve davacının meydana gelen kazada kusursuz olduğu, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 04.06.2021 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alındığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 8.083,60 TL geçici iş göremezlik, 2.558,40 TL tedavi bakım gideri ile 48.488,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.06.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 01.02.2024 tarihli, 2021/2624E.- 2024/130K.sayılı kararı ile verilen kararın kaldırmasına karar verildiği ve mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sigortalı araç sürücüsü ... ... hakkında canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçunu işlediğinden bahisle Ankara 33.Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/35E.sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde 2023/96K.sayılı kararı ile, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 12.12.2023 tarihli, 2023/5055E.-2023/7791K.sayılı ilâmı ile onama kararı verilerek hükmün kesinleştiği, her ne kadar davalı tarafından davacının maluliyetine neden olan olayın trafik kazası değil, sigortalı aracın silah olarak kullanıldığı ve kasten yaralama eylemi olması nedeniyle poliçe kapsamına dahil olmadığı belirtilmiş ise de, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, dolayısıyla sigortacı aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu gibi, eylemin kasıtlı bir fiil sonucunda meydana gelmesi durumunda da sorumluluktan kurtulamayacağı, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 11.03.2020 tarihli raporda, davacının sürekli özür oranının %5 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin ve kaza nedeniyle 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenen 24.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile 283.557,00 TL sürekli iş göremezlik, 8.083,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.558,40 TL bakıcı gideri tazminatı toplamı 294.199,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacak için 02.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\t1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.<br>\tMahkemece, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 11.03.2020 tarihli raporda, davacının sürekli özür oranının %5 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin ve kaza nedeniyle 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, bahse konu raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Yönetmeliğe göre, davacının muayenesi yapılarak ve tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği ve hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.<br>\t2-Davalı vekili, dava konusu kazanın trafik kazası niteliğinde olmadığından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı iddiasında bulunmuş ise de; kazaya ilişkin olarak Ankara 33.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli, 2019/580E.-2020/317K.sayılı dosyasında yapılan yargılamada, araç sürücüsü ...'ın \"bir kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve yakalanmamak amacıyla kasten öldürme ve 3 kişiyi de kasten öldürmeye teşebbüs\" suçlarını işlediğinden bahisle müebbet hapis cezasına mahkum edildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 2.CD'nin 04.03.2021 tarihli ve 2021/331E.-2021/541K.sayılı ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve bahse konu kararın Yargıtay 1.CD'nin 08.02.2022 tarihli ve 2021/8888E.-2022/945K.sayılı ilâmı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde Ankara 33.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli, 2023/35E.-2023/96K.sayılı ilâmı ile 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen kararın Yargıtay 1.CD'nin 12.12.2023 tarihli, 2023/5055E.-2023/7791K. sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği görülmüştür.<br>\tDavalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin hâlleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu hakkının bulunması, 2918 sayılı Karayolları Trakik Kanununun 95.madde ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda koşulları varsa sigortacının, zarar görenlere ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebilmesi, Genel Şartların B.4. maddesinde sigortacının sigorta ettirene rücu koşullarının düzenlenmesi, (a) bendinde sürücünün kasıt ya da ağır kusurunun rücu olanağı verdiğinin belirtilmesi, zarar gören 3.kişi konumunda bulunan davacıya karşı, davalı sigorta şirketinin olayın kasten öldürmeye teşebbüs şeklinde gerçekleşmesi nedeniyle zararın teminat kapsamında olmadığını ileri süremeyeceği, davacıya ödeme yaptıktan sonra şartların mevcudiyeti hâlinde kendi sigortalısına rücu hakkının olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin bu hususa ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t3-Mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan 24.05.2024 tarihli aktüer raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamanın, 2024 yılı rapor tarihindeki veriler esas alınarak yapıldığı, davacının 27.05.2024 tarihli ıslahı doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDavacı vekili tarafından davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı ve kaldırma kararından önce davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.083,60 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 128.671,00 TL, tedavi ve bakıcı gideri talebini 2.558,40 TL olarak ıslah ettiği, HMK'nın 176. maddesi gereğince bir davada ancak bir kez ıslah yapılabileceği gözetilmeden davacın ikinci ıslah dilekçesindeki talebinin kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından mahkemece ilk ıslah doğrultusunda 8.083,60\tTL geçici iş göremezlik, 128.671,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.558,40TL bakıcı giderinin 02.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur.<br>\tAçıklanan nedenlerle; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kısmıi dava olarak açılan davada HMK'nın 176. Maddesi gereğince bir kez ıslah yapılabileceğinden ikinci ıslah dilekçesinin yapılmamış sayılmasına, davanın  davacının 07.06 2021 tarihli ıslah dilekçesinde belirtilen miktarlara göre kabulüne dair   HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>\tBuna göre;<br>\t1-Davanın kısmen kabulü ile,<br>\t8.083,60TL geçici iş göremezlik, 128.671,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.558,40TL bakıcı giderinin 02.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, <br>\t2-Alınması gereken 9.516,47 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 475,00 TL olmak üzere toplam 519,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.997,07 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi 11. fıkrası gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinden 625,06TL'sinin davalıdan, 695,00TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç ve 475,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 563,80 TL'nin 266,98 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesinde toplam 1.792,05 TL, kaldırma kararı sonrasında 589,10 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.381,15 TL'nin 2.548,15TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabülüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen  45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,<br>\tIII - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, <br>\t4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"314950aa48c3ab67","SID":"5417b0b59638011e"}}