{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/946 - 2026/456<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/946 <br>KARAR NO\t: 2026/456<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.05.2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/444 Esas 2024/302 Karar<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 13.03.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08.04.2026<br>\t<br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 03.08.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalılardan ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, orta refüje çarparak kontrolünü kaybederek park hâlindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını, burnunda ve gözünde bir çok parçalı kırık meydana geldiğini, kol, çene ve göğüs bölgesinde de yaralanmaların oluştuğunu, göz yaşı çukurundan kulağa doğru gözün alt kısmının boydan boya ameliyat ile kesildiğini, çenede kaza anında çarpmadan kaynaklı çizikler ve izlerin bulunduğunu, davacının burnunun da kaza nedeniyle yamuk kaldığını, sol gözünün altındaki kemiğin kırık nedeniyle tam oturmadığını ve o şekilde kaynadığını, davacının kaza tarihinde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Metalürji Mühendisliği öğrencisi olduğunu, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin olarak Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1845E.sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamanın devam ettiğini, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde kısmi ödeme yapılmış ise de, bahse konu ödemenin davacının maddi zararını karşılamadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 500,00TL geçici iş göremezlik, 500,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 1.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, 25.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacının 18.02.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine 20.04.2020 tarihinde 35.650,25TL ödeme yapıldığını ve taraflar arasında ibraname düzenlendiğini, davacının savcılık ifadesinde davalı sürücünün agresif araba kullandığını bildiğini beyan ettiği, bu durumda davacının müterafik kusurunun ve hatır taşımasının bulunduğunun kabulünün gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün ikazlarına rağmen davacı ...'ın emniyet kemerini takmadığını, hatır taşımasının da söz konusu olduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının kazadan kısa süre sonra dağ bisikleti sporu yapabildiğini, herhangi bir maluliyetinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yapılan yargılama sonunda; alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde, davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 26.03.2020 tarihli engellilik raporunda davacının engel oranının %7 olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 22.04.2022 tarihli rapora göre, davacının engel oranının %0 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığının tespit edildiği, Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.03.2020 tarihli engellilik raporu ile mahkemece alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.04.2022 tarihli maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.02.2023 tarihli raporda, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, alınan aktüer raporuna göre, davacının maluliyeti nedeniyle 5.487,09TL geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, daimi iş gücü kaybı zararının bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından 20.04.2020 tarihinde 35.650,25TL ödemede bulunularak davacının maddi zararlarının karşılandığı, davacı tarafça bu hususta ibraname düzenlendiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacının maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 5.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının yüzünde çökme ve sabit izler bulunmasına, sağ alt orbital rim lateralinde düzensizlik mevcut olmasına, gözün alt kısmında tespit edilen en az 20 kırığa rağmen maluliyetin %0 çıkmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının da çok düşük belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalılardan ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, orta refüje çarparak kontrolünü kaybederek park hâlindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.02.2023 tarihli raporda, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, alınan aktüer raporuna göre, davacının maluliyeti nedeniyle 5.487,09TL geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, daimi iş gücü kaybı zararının bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından 20.04.2020 tarihinde 35.650,25TL ödemede bulunularak davacının maddi zararlarının karşılandığı, davacı tarafça bu hususta ibraname düzenlendiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacının maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 5.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\t1-Yerleşik Yargıtay uygulamasında çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplara ilişkin zararın varlığı ve oranın belirlenmesinde, 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 11.10.2008 tarihinden önceki kazalarda Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve ekindeki cetvelin esas alınması gerektiği, 11.10.2008 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda Sağlık İşlemleri Tüzüğü yürürlükten kalktığından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerektiği, kabul edilmiştir. <br> \t03.08.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, davacının maluliyetinin tespiti amacıyla davacının talebi üzerine başvurulan Sosyal Bilimler Üniversitesi, Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 26.03.2020 tarihli Erişkinler için Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporuna göre, davacının engel oranının %7 olduğunun tespit edildiği, mahkeme tarafından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 22.04.2022 tarihli rapora göre, davacının engel oranının %0 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığının tespit edildiği, Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.03.2020 tarihli engellilik raporu ile mahkemece alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.04.2022 tarihli maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.02.2023 tarihli raporda, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği ve raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, hükme esas alınan 01.02.2023 tarihli raporun, davacının tüm tedavi evraklarının incelenmek ve davacının muayenesi yapılmak suretiyle Yargıtay uygulamasına uygun Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t2-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem hâline gelmiştir. <br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hâllerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tSomut olayda, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, orta refüje çarparak kontrolünü kaybederek park hâlindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.02.2023 tarihli raporda, davacı ...'ın, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmaması, davacının yaralanmasının niteliği (yüzünde kemik fraktürü, yüzündeki yara izleri), iyileşme süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihinde (2019) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı lehine 20.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Ancak, 14.03.2025 tarihli 32841 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli, 2024/29E.-2024/226K. sayılı kararı ile manevi tazminat davaları yönünden 6100 sayılı HMK'nın 326.maddesi (davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır) şeklindeki 2.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmi Gazetede yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile karar verilmiş ve eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle de iptal kararı yürürlüğe girdiğinden 08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişilik ile manevi tazminat isteminin reddi hâlinde hükmedilecek vekâlet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2.maddesi de yürürlükten kaldırılmış olmasına göre davacının red edilen manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre;<br>\t1-Davacının maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,<br>\t2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 444,02 TL peşin harç ile 59,30 TL başvuru harcının mahsubu ile kalan 228,68 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Bu yargılama nedeni ile yapılan 11.554,10TL (bilirkişi ücreti, adli tıp ücreti, tebliğat vs...)'nin davanın red ve kabul oranına göre 8.887,77 TL kısmı ile 444,02TL peşin harç ve 59,30TL başvuru harcı olmak üzere toplam 9.391,09TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t5-Davalı ... Sigorta tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>\t6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, 313,85 TL'sinin davacıdan; 1.046,15 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>\t7-Maddi tazminat davası yönünden davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT uyarınca 1.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t8-Manevi tazminat yönünden davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince taktir edilen 20.000,00TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>\t9-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiğinden davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,<br>\tII - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 380,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalılar ... ve ...'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>\t3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t4-Kararın taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae3eff67955f73ff","SID":"359381537d981dad"}}