{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: ... Esas (Eski Esas: ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas)<br><br>DAVACILAR\t: 1-...-T.C. Kimlik no: ...-...<br>\t\t2-...-T.C. Kimlik no: ...-...<br>\t\t3-...-T.C. Kimlik no: ...<br>\t\t...<br>\t\t4-...-T.C. Kimlik no: ...-...<br>\t\t5-...-T.C. Kimlik no: ...-...<br>\t\t6-...-T.C. Kimlik no: ...<br>\t\t...<br>\t\t7-...-T.C. Kimlik no: ...-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...- ...<br>DAVALI\t: ...- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 1-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 2-...-T.C. Kimlik no:... -...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 3-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 4-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 5-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 6-...-T.C. Kimlik no:...<br>\t  ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 7-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 8-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 9-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 10-...-T.C. Kimlik no:...<br>\t...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 11-...-T.C. Kimlik no:...<br>\t  ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 12-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 13-...-T.C. Kimlik no:...<br>\t  ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: 14 -...-T.C. Kimlik no:...- ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin, davalı S.S. ...Kooperatifi’nin üyeleri olduklarını, davalı Kooperatifin 2024 hesap yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 29/06/2025 tarihinde Kooperatif merkezinin bulunduğu ... Mahallesi, ... Sokak, No:... .../...  adresinde yapıldığını, davacılardan ..., ...,  ..., ... ve ...'ın toplantıda bizzat hazır bulunarak ve davacılar ... ile ...'ın ise eşleri ... ve ... tarafından vekaleten  temsil edilerek genel kurulda gündemin 10 - 12 - 13 - 15 nci maddeleri ile alınan kararlara itiraz ederek dava ve yasal haklarını saklı tutarak genel kurul tutanağı altına muhalefet şerhi koyduklarını, davalı Kooperatifin 2024 yılı hesap yılına ilişkin 29/06/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (10) nolu genel kurul kararının kanuna, ana sözleşme ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğunu ve iptali  gerektiğini belirterek, davalı S.S. ... İşletme Kooperatifi'nin 29/06/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 10-12-13-15 nci maddeleri ile yönetim kuruluna gayrimenkul ve menkul alım satımı yetkisi ile ipotek tesis ve tescil yetkisi verilmesine, genel kurulun yetkisi olmamasına karşın aylık 5.000,00. TL  aidat belirlenmesine, yerleşik uygulamaya aykırı olarak geciken ödemelere % 5 gecikme faizi uygulanmasına, toplantı ve karar alma hususunda Kooperatifler Kanununca belirlenmiş nisaplara uyulmaksızın alınan ve ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununa da aykırı olan  eski su deposunun yenilenmesi kararına ilişkin olarak alınan genel kurul kararlarının; öncelikle Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesinin yollamasıyla TTK'nun 449 ncu maddesi uyarınca \"dava konusu genel kurul kararlarının\" yürütülmesinin geri bırakılması, dava konusu genel kurul kararlarının; şekil ve kurucu unsurlar bakımından emredici kurallara aykırı olması ve Kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet esaslarına aykırı olması sebebiyle, bahse konu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 16/09/2025 tarihli ara kararında; 29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 10. Maddesi yönünden; toplantı tutanağının 10. Maddesi kapsamında verilen yetkinin sınırları ve içeriği gözetilerek ayrıca kooperatif tarafından sunulan 05/09/2025 tarihli dilekçe ve ekli evraklar uyarınca; 09/07/2025 tarihli toplantı tutanağı içeriği gereği davaya konu toplantıda alınan 10. Maddenin uygulanmamasına dair alınan karar da gözetilerek davacının iddialarının yaklaşık olarak ispatlandığı kabulü ile  29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 10. Maddesi için icranın geri bırakılması yönündeki talebin kabulüne; 29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 13. Maddesi  yönünden; davacının iddiaları ve dosya kapsamı incelendiğinde, toplantı tutanağının 13. Maddesine yönelik yasal gecikme, faiz oranı gözetilerek ayrıca kooperatif tarafından sunulan 05/09/2025 tarihli dilekçe ve ekli evraklar uyarınca; 09/07/2025 tarihli toplantı tutanağı içeriği gereği davaya konu toplantıda alınan 13. maddenin uygulanmamasına dair alınan karar da gözetilerek davacının  iddialarının yaklaşık olarak ispatlandığı kabulü ile 29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 13. Maddesi  için icranın geri bırakılması yönündeki talebin kabulüne ve 29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan ve tedbire konu 12. ve 15. Maddeler yönünden; toplantı tutanağında alınan kararların uygulanması halinde geri dönüşü imkansız zararlar ortaya çıkma ihtimali bulunması nedeni ile uygulamanın geriye bırakılması için tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de, toplantı tutanağının 10 ve 13. maddesi hariç diğer madde içerikleri incelendiğinde davacının iddialarının ve dosya kapsamında bulunan tüm evrakların incelenmesi sonucu tedbir karar verilmesi için gereken şartlar sağlanmadığından toplantı tutanağının 10 ve 13. Maddesi harici işbu maddeler yönünden tedbir talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle neticede, 29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 10. Ve 13. Maddesi  yönünden TTK nın 449. Maddesi uyarınca icranın geri bırakılması yönündeki talebin kabulüne, HMK'nın 392. Maddesi uyarınca, 29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 12. ve 15. Madde içeriği gereği alınan kararlar  yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili 02/10/2025 tarihli itiraz başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinde iptali talep olunan kararlara davacıların itiraz ettikleri ve muhalefet şerhi koydukları ileri sürülmekteyse de, bir kısım kararlar açısından bu durumun doğru olduğu gibi bir kısım kararların tam aksine oy birliği ile alındığını ve davacıların bu kararlara itiraz etmedikleri muhalefet serhi koymadıkları gibi tam aksine olumlu oy kullanarak karara katıldıklarını, bu hususa dikkat edilmesi gerektiğini, davacıların iptalini talep ettikleri ilk kararın, Gündemin 10. Maddesi ile Koop. Ana Sözleşmesinin 47. Maddesinde belirtilen yetkilere ilaveten, yönetim kuruluna verilecek yetkilerin görüşülerek karara bağlanması kapsamında yönetim kuruluna \"gayrimenkul alım ve satım ve ipotek tesis ve tescil ettirme yetkisi\" nin Kooperatifler Kanununa ve Ana Sözleşmeye aykırı olduğunun ileri sürüldüğünü, ancak bu hali ile zaten bu yetkinin kullanılabilmesi mümkün olmadığından öncelikle davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığını, Kooperatifler Kanunu md. 42 de genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında 6 numaralı \" Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul  ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını  belirlemek.\" yer aldığını, kooperatif bir gayrimenkul alacak yahut sayacak olur ise, genel kurulda bunun usulünün alınacak gayrimenkulün niteliği ve azami fiyatı ile satılacak gayrimenkulün asgari fiyatının genel kurulda kararlaştırılması gerektiğini, her ne kadar genel kurulda yönetime verilen yetkiler arasında \"tapu devri, tapu alma kooperatif adına tescil ettme\" de belirtilmekte ise de, bu yetkilerin kullanılması için kanunda yer alan asgari/azami fiyatın belirlenmesi, taşınmazın belirlenmesi gibi hususlarda genel  kurulda karar alınmadığı sürece bu yetkinin kullanılması zaten hukuken mümkün olmayıp, genel kurulda da hükümet komiseri tarafından bu açıklama yapıldığını, genel kurula katılmış olan tüm davacıların, bu yetkilerin genel kurulda alınmış olan karar ile kullanılmasının kanunen mümkün olmadığını bilmelerine rağmen kötü niyetli olarak bu davayı açtıklarını, davacıların aidat ödemelerine aylık %5 gecikme bedeli uygulanması yönündeki kararın da iptalini talep ettiğini, aidatlara aylık % 5 gecikme faizi uygulanması kararı TBK madde 120 deki emredici  düzenlemelere uygun şekilde uygulandığını, Yönetim Kurulunca alınmış ve yasal faizin 2 katı olan % 48 in gecikme faizi olarak uygulanmasının kararlaştırıldığını, kaldı ki tüm davacıların genel kurula katıldığını, bu kararın da oybirliği ile alındığını, tüm davacıların genel kurulda bu kararı uygun bulup olumlu oy kullanmış iken şimdi bu kararın iptalini dava etmeleri hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olup, iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığını, Yargıtay 6. Dairesinin son kararlarında kooperatif genel kurulunca kararlaştırılan faiz oranlarının esas alınması gerektiğine hükmettiğini, kooperatiflerin ticaret şirketler olduğunu ve tacir olduklarını, aksi ispat edilmediği sürece bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari iş olduğunu, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlendiğini, öte yandan taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayıldığını, genel kurul kararları ortaklar ile kooperatif arasında sözleşme mahiyetinde ve kooperatif açısından ticari iş sayıldığını, bu nedenle faiz sözleşmenin taraflarınca serbestçe belirleneceğini, kooperatif genel kurulunca kararlaştırılan alacakların ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde TBK md. 120/2 . Fıkrasındaki sınırlandırma dikkate   alınmadan genel kurulda kararlaştırılan faiz oranının uygulanması gerektiğini, ayrıca faiz oranı ile ilgili alınmış olan karar da henüz uygulama bulmamış iken, davacıların bu kararın iptalini talep etmekte hukuki yararları bulunmadığını, tüm bu nedenlerle, yaklaşık ispat kuralı yerine getirilmemiş iken  icranın geri bırakılması yönünde ara karar kurulmuş olmasının isabetsiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>İlk derece mahkemesi 26/11/2025 tarihli ara kararında; Mahkememizce 16/09/2025 tarihli ara karar ile davaya konu 29/06/2025 tarihli genel kurul toplantısının 10. Ve 13. Maddelerine yönelik   verilen kararın yerinde olduğu, tedbire itiraz eden taraf vekilinin duruşma esnasında dinlenilen beyanları ve itiraz dilekçe içeriğinde yer alan hususların mahkememiz tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir hususları içermediği belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Davalı S.S. ... Site İşletme Kooperatifi vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  16/09/2025 tarihli icranın geri bırakılması yönündeki İhtiyati tedbire/ara karara ve 26/11/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararina itirazlarının reddine dair verilen karara itirazlarının sunulması ve icranın geri bırakılması kararının kaldırılarak, davacıların icranın geri birakılması yönündeki taleplerinin/tedbir talebinin tümü ile  reddine karar verilmesini taleple, yerel mahkemece fahiş bir hataya düşüldüğünü ve dava konusu edilmemiş bir husus hakkında icranin geri bırakilmasına karar verildiğini, bu hususta mahkemenin ara kararın yazımında hata ettiğinden emin olarak (dava konusu edilmemiş bir hususta tedbir kararı verilemeyeceğinden) infazda tereddüt oluşturacak bu hususun düzeltilmesi için (10. Madde yönünden verilmiş olan tedbir kararının gayrimenkul alım ve satım yetkisi ve ipotek tesis ve tescil ettirme yetkisi ile sınırlı olduğunun karara geçirilmesi için) 08/12/2025, 10/12/2025 tarihinde ve 28/11/2025 tarihinde olmak üzere 3 dilekçe sunduklarını, 11/12/2025 tarihinde taraflarına tebliğ edilmiş olan 30/11/2025 tarihli  ara karar ile bu taleplerinin reddedildiğini, davacıların dava dilekçesi ile gündemin 4 maddesinin iptalini talep ettiğini, öncelikle dava dilekçesinin 2. Sayfasında gündemin 10. Maddesi ile ilgili yalnız gayrimenkul alım satım yetkisi ve ipotek tesis ve tescil ettirme yetkisinin 10. Madde ile yönetime verilmiş olmasının usulsüzlüğünden bahsedildiğini dava dilekçesinin başka hiçbir yerinde 10. madde ile ilgili bir açıklama yer almadığı gibi 10.madde kapsamında yönetime verilmiş diğer yetkilerin usulsüzlüğünden de bahsedilmediğini, dava dilekçesinin netice kısmında açıkça ifade edildiği üzere davacıların davasının gündemin 10.maddesi ile yönetim kuruluna verilmiş olan yetkilerden yalnız gayrimenkul ve menkul alım satım yetkisi ile ipotek tesis ve tescil yetkisi verilmesine ilişkin yetkinin iptali ile yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olduğunu, kooperatife gündemin 10. maddesi ile verilmiş olan tüm yetkilerin icrasının geri birakılması kooperatifin işleyemez hale gelmesi, kooperatifin tasfiyesi anlamına geleceğini, dava süresince isçilerin maaşlarının ödenmemesi, kooperatif elektrik ve su faturalarının ödenememesi, Milli Emlak Müdürlüğünden tahakkuk ettirilmiş olan ecrimisilin ödenememesi ve kooperatife karşı yakın zamanda başlatılacak olan pek çok icra takibi neticesinde tüm ortakların zarara uğraması ve belki de kooperatifin elektrik, su hizmetleri de dahil olmak üzere hiçbir hizmeti alamamasına sebep olacağını, bu nedenle kooperatifin telafi edilemez şekilde zarara uğrayacağının açık olduğunu, yerel mahkemenin dava dilekçesi ile talep edilmiş olan icranın geri bırakılması yönündeki tedbir taleplerini öncelikle 16/09/2025 tarihli ara karar ile değerlendirdiğini, davacının talebinin yalnız ipotek ve gayrimenkul alım satım yetkisine ilişkin olduğundan burada mahkemece verilen talebin kabulü kararı ile yalnız bu yetkilerin icrasının geri bırakıldığının anlaşıldığını, Yönetim Kurulunun 09/07/2025 tarihli kararı sebebi ile mahkemenin, icranın geri bırakılması talebini kabul ettiğini 16/09/2025 tarihli ara kararda ifade ettiğini, bu durumda mahkemenin yalnız yönetim kurulunca 09/07/2025 tarihli yetkiler açısından icranın geri bırakılmasına karar vermesi gerektiğini, ancak dikkat edilmesi gereken 2. hususun da  dava dilekçesi ile açıkça bu yetkilerden \"gayrimenkul alım ve satım yetkisi ve ipotek tesis ve tescil ettirme yetkisi\" için iptal talep ettiğine göre Yönetim Kurulu kararında yer alan diğer yetkiler yönünden tedbir kararı verilmesinin yine mümkün olmayacağını, nitekim hukuk yargılamasında taleple bağlılık ilkesi bulunduğunu, hakimin talep edilenden fazlasına karar verilemeyeceğini, ayrıca dava konusu edilmemiş bir hususta tedbir kararı  da verilemeyeceğini, davacı tarafın istinaf talebi çok açıkken mahkemenin böyle bir karar almasının anlaşılamadığını, nitekim bugüne dek kararın yazımında bir hata olduğu kanaatinde olduklarını, bu sebeple mahkemeden infazda tereddüt oluşmaması için 10. maddedeki gayrimenkul alım satım ve ipotek tesis tescil yetkileri yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği hususunun ara karara eklenmesini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin reddedildiğini,  davacı tarafın 10.maddedeki gayrimenkul alım satım ve ipotek tesis tescil yetkileri yönünden genel kurul kararının iptalini yahut icranın geri bırakılmasını talep etmekte hukuki yararı dahi bulunmadığını, nitekim uzun yıllardır yönetime verilen yetkinin kapsamının aynı olduğunu ve davacının da dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere, Kooperatifler Kanunu m.42/6 uyarınca \"Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek\" genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğunu, yani tek başına yönetime gayrimenkul alma satma yetkisi verilmesinin hiçbir kıymeti olmadığını, yönetimin bu yetki kendisine verilse de bir gayrimenkul alıp satamayacağını, bu işlemi yapabilmesi için hangi gayrimenkul alınacak-satılacaksa açıkça il-ilçe-mahalle-ada-parseli belirtilmeli, bir gayrimenkul satılacak ise minimum satış fiyatı, bir gayrimenkul alınacaksa da maksimum alış fiyatı belirlenmeli, bu hususlarda genel kurulda karar alınması gerektiğini, aksi takdirde tek başına yönetime verilmiş olan gayrimenkul alma satma yetkisinin hiçbir işlerliği bulunmadığını, bu nedenle yönetimin zaten yapamayacağı bir işlem için davacıların iptal davası açmakta  hukuki yararı bulunmadığını, ayni şey ipotek tesis ve tescili hususunda da geçerli olduğunu, ipotek verilecek gayrimenkulün il-ilçe- mahalle-ada-parsel numarasının, hangi bedelle, hangi borç için ipotek verileceği  açıkça genel kurulda karar altına alınmadıkça bu yetkinin de işlerliği olmadığından davacıların bu hususta da dava açmakta hukuki yararları bulunmadığını, genel kurul toplantı tutanağında da hükumet komiserinin bu yetkilerin bu hali ile kullanılabilir olmadığına dair açıklamada bulunduğunun belirtildiğini, yani bu yetkilerin verilmesine rağmen kullanılamayacağını davacıların da bildiğini, ancak buna rağmen kullanılamayacak olan yetkilerin iptalini  talep ettiklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>            Davalı S.S. ...Site İşletme Kooperatifi vekili ek istinaf başvuru dilekçesinde, önceki istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla, 30/11/2025 tarihli ara karara itirazları hk. (Mahkeme ara kararında  10. madde yönünden gayrimenkul alım satım yetkisi ile ipotek tesis ve tescili yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği hususunun karara eklenmesi, karardaki yazım hatasının düzeltilmesi, kararın tavzihi taleplerinin reddine ilişkin 30/11/2025 tarihli ara karara itirazlarına ilişkin olarak, davacıların 10. madde yönünden talebinin dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere yönetim kuruluna gayrimenkul ve menkul alım satım yetkisi ile ipotek tesis ve tescil yetkisi verilmesine ilişkin yetkilerin iptali/icranın geri bırakılmasına ilişkin olduğunu, mahkemece davacının talebi kabul edilse dahi yalnız talep edilmiş olan \"gayrimenkul alım satım ve ipotek yetkileri\" açısından tedbir kararı verilmiş olacağını, nitekim talep edilmemiş bir hususun mahkemece kabul edildiğinin zaten düşünülemeyeceğini, ancak ara kararda bu husus net olmadığından, bunun açıklığa kavuşturulmasını, ara karara 10. maddedeki yetkilerden yalnız gayrimenkul alım satım ve ipotek tesis tescil yetkileri yönünden tedbir /icranın geri bırakılması kararı verildiği hususunun ara karara eklenmesini talep ettiklerini ancak mahkemece bu taleplerinin 30/11/2025 tarihli ara karar ile reddedildiğini, mahkemenin kararının açıkça haksız ve usulsüz olduğunu, davacı tarafın 10. maddedeki gayrimenkul alım satım ve ipotek tesis tescil yetkileri yönünden genel kurul kararının iptalini yahut icranın geri bırakılmasını talep etmekte hukuki yararı dahi olmadığını, nitekim uzun yıllardır yönetime verilen yetkinin kapsamı aynıdır ve davacının da dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere, Kooperatifler Kanunu m.42/6 uyarınca \"Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek\" genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğunu, yani tek başına yönetime gayrimenkul alma-satma yetkisi verilmesinin hiçbir kıymeti olmadığını, yönetim bu yetki kendisine verilse de bir gayrimenkul alıp satamayacağını, bu işlemi yapabilmesi için hangi gayrimenkul alınacak-satılacaksa açıkça il-ilçe-mahalle -ada-parseli belirtilmeli, bir gayrimenkul satılacak ise minimum satış fiyatı, bir gayrimenkul alınacaksa da maksimum alış fiyatı belirlenmeli, bu hususlarda genel kurulda karar alınması gerektiğini, aksi takdirde tek başına yönetime verilmiş olan gayrimenkul alma satma yetkisinin hiçbir işlerliği bulunmadığını, bu nedenle yönetimin zaten yapamayacağı bir işlem için davacıların  iptal davası açmakta  hukuki yararı olmadığını, aynı şeyin ipotek tesis ve tescili hususunda da geçerli olduğunu, ipotek verilecek gayrimenkulün il-ilçe-mahalle-ada-parsel numarasının, hangi bedelle, hangi borç için ipotek verileceği  açıkça genel kurulda karar altına alınmadıkça bu yetkinin de işlerliği olmadığından davacıların bu hususta da dava açmakta hukuki yararları bulunmadığını, genel kurul toplantı tutanağında da hükumet komiserinin bu yetkilerin bu hali ile kullanılabilir olmadığına dair açıklamada bulunduğunun belirtildiğini, yani bu yetkilerin verilmesine rağmen kullanılamayacağını davacıların da bildiğini, ancak buna rağmen kullanılamayacak olan yetkilerin iptalini  talep ettiğini, davacının talebinin yönetime verilmiş tüm yetkilerin iptali yönünde olsa idi, bunu dilekçesinde açıkça talep edeceğini ileri sürerek, öncelikle yerel mahkemenin ihtiyati tedbir/icranın geri bırakılması/ yürütmenin geri bırakılması talebin kabulü yönündeki ara kararının kaldırılmasını ve davacının tedbir-icranın geri bırakılması-yürütmenin geri bırakılması taleplerinin tümü ile reddine karar verilmesini, aksi kanaate varılması halinde ise, yerel mahkemenin  30/11/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasını ve ara karara 10. maddedeki yetkilerden yalnız \" gayrimenkul alım satım ve ipotek tesis tescil yetkileri yönünden \" icranın geri bırakılmasına karar verildiği hususunun eklenmesini,  gündemin 10. Maddesi ile yönetime verilmiş diğer yetkiler açısından tedbir kararı verilmediği hususunun kararda açıkça belirtilmesini istemiştir.<br>İlk derece mahkemesi 12/12/2025 tarihli ara kararın tavzih kararında; 16/09/2025 tarihli ara kararın 1. Maddesindeki ''29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 10. Ve 13. Maddesi  yönünden TTK nın 449. Maddesi uyarınca icranın geri bırakılması yönündeki talebin kabulüne,\" kısmının\" 29/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 13. Maddesi ile 10. Maddesi yönünden ise \"Yönetim Kuruluna gayrimenkul ve menkul alım satım yetkisi ile ipotek tesis ve tescili yetkisi verilmesine \" dair kısmına yönelik TTK 449. Maddesi uyarınca icranın geri bırakılması yönündeki talebin kabulüne, şeklinde HMK'nın 305 ve devamı maddeleri uyarınca tavzihine karar verilmiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.<br>Bilindiği gibi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nin, \"Kararın yürütülmesinin geri bırakılması\" başlıklı 449. maddesi, \"(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.\" hükmünü, \"Kararın etkisi\" başlıklı 450. maddesi,\"(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır.\" hükmünü içermektedir.<br>Genel kurul kararı aleyhine iptal davası açılması, dava karara bağlanıp hüküm kesinleşinceye kadar kararın geçerliliğini etkilemez. Bu nedenle yasa, uygulanması şirket/kooperatif açısından giderilmesi imkansız zararlara sebebiyet verecek kararların yürütülmesinin mahkemeden durdurulmasını talep etme olanağını tanımıştır. 6102 sayılı TTK'nun 449. maddesi uyarınca, genel kurul aleyhine iptal (veya butlan) davası açıldığı takdirde mahkeme yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Bundan amaç hakimin yönetim kurulu üyelerine, kararın uygulanmasının somut olarak ne gibi zararlar getireceğini sormasıdır. Kararın uygulanmasının geri bırakılması, kararın, bu görüşlerin ve bu bağlamda kanıtların ışığı altında değerlendirilecektir (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu - Ortaklıklar Hukuku - II, 13. Bası, İstanbul 2017, s. 492).<br>TTK'nin 449. maddesindeki, \"genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına\" ilişkin düzenleme, sadece dava açıldıktan sonra ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen kararlardan olup, özel geçici hukuki korumalardandır; yani bir başka anlatımla özel bir ihtiyati tedbirdir. İhtiyati tedbire ilişkin genel düzenleme, HMK'nin 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. Gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, gerekse de Yargıtay 23. Hukuk Dairesince, prosedür ve kanun yolu bakımından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerine tabi olacağı kabul edilmiştir. <br>HMK'nın 389/1.maddesi hükmü “Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. “<br>HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. <br>Eldeki dava, 28/06/2025 tarihli davalı Kooperatifin Olağan Genel kurul toplantısında alınan kararların iptali davasıdır ve bu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına yönelik tedbir talepleri özel nitelikli TTK'nun 449/1 fıkrası kapsamında; ancak HMK'nun 390 maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek değerlendirilmek durumundadır. Buna göre kararların yürütülmesinin geri bırakılmasının ilk koşulu kooperatif yönetim kurulunun bu konudaki görüşünün alınması, ikinci koşulu ise iddianın esası bakımından yaklaşık düzeyde ispatın sağlanmış  olmasıdır. <br>Somut olayda ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmeden önce kooperatif yönetim kurulu üyelerinin yazılı görüşleri alındıktan sonra ihtiyati tedbir hakkında değerlendirme yapılmıştır. İhtiyati tedbir talebi kabul edilen iptale konu genel kurulun 10. Maddesinin  yönetim kuruluna gayrimenkul ve menkul alım satımı yetkisi ile ipotek tesis ve tescil yetkisi verilmesine, 13. maddesinin  geciken ödemelere aylık % 5 gecikme faizi uygulanmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. <br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, genel kurulun 10. ve 13. maddeleri bakımından telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasının mümkün olmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin koşullarının oluşmasına, ihtiyati tedbirin taleple sınırlı olarak verilebileceğine, buna uygun olarak verilen ilk derece mahkemesinin 12/12/2025 tarihli tedbirin kabulüne ilişkin ara kararın tavzihine ilişkin kararına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas (Eski Esas:... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas) sayılı dosyasında verilen 26/11/2025 tarihli ara karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı tarafından yatırılan 1.230,80 TL istinaf karar harcından alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile fazla 498,80 TL harcın ve fazladan yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/02/2026\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d58313e43f61a12","SID":"741e0397932f956a"}}