{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1971 <br>KARAR NO:2026/458<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/907 Esas 2023/492 Karar, 01/06/2023<br>DAVA KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)  <br>KARAR TARİHİ:09/04/2026<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH  :09/04/2026<br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi: <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA VE İDDİA:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde, özetle; müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 09/11/2016 tarihinde alt taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre, karşı tarafın, müvekkilin projelendirdiği işin asansör yapım ve montaj işini yapmayı yüklendiğini, sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşme akidi alt taşeron ...'a toplam hakediş olan 470.000,00-TL bedelin 225.000-,00TL' lik kısmının 15 eşit parça sıralı çek halinde verileceğini, kalan 245.000,00-TL'lik kısmının daire olarak verilmesinin kararlaştırıldığını, dairenin bedelinin 245.000,00-TL olarak belirlenmesi ile birlikte sağlanan anlaşmaya göre müvekkilinin bu sözleşmeye istinaden dava dışı ...'a 225.000,00-TL ödeme yaptığını, sözmeşmenin 7. Maddesinde verilen çeklere karşılık davalı  ...'dan 225.000,00 TL bedelli teminat senedi alınacağını, bu bononun davalı tarafından müvekkile verildiğini, 225.000,00-TL bedelli bono düzenlendiğini ve müvekkiline teslim edildiğini, bono için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve takibe geçildiğini, davalının borca itirazı üzerine Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/450 Esas 2018/551 karar sayılı dosyası ile davanın reddine karar verildiğini, kararın istinaf kanun yolundan geçerek kaldırıldığını, bu kez Mahkeme'nin 2020/343 Esas 2020/750 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, İstinaf Dairesi'nin istinaf başvurularının reddine karar verdiğini, Yargıtay'ın bu kararı onadığını,<br>Davalının da dava dışı ...'ın borçlarına teminat olmak üzere müvekkili lehine düzenlediği ve müvekkiline teslim edilerek aleyhine başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu edilen bono nedeni ile ...' ın müvekkiline olan borçlarının ödenmesinden sorumlu olduğunu, teminat senedine başvuru koşullarının gerçekleştiğini beyanla, davanın kabulü ile davalının müvekkili lehine düzenlediği bono nedeni ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/866 Esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınan müvekkili alacaklarının sorumlu olduğunun tespiti ile alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"..davaya konu senedin, davacı ile dava dışı ... arasında akdedilen eser sözleşmesinin teminatı olarak davalı tarafından düzenlenerek davacıya verildiği, senetteki imzanın davalı tarafça inkâr edilmediği, senedin teminat senedi olma vasfı bulunmakla birlikte, davacının, asıl borçludan, eser sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmemesi ve sözleşmenin feshi nedeniyle bir kısım zarar ve ziyan talebi bulunduğu, bu taleplerin mahkemece (kısmen) kabul edilerek hüküm altına alındığı ve fakat davacı tarafça bu alacağın tahsil edilemediği, dolayısıyla davaya konu senet yönünden teminat koşullarının oluştuğu, davacının asıl borçludan tahsil edemediği alacakları bulunduğu, bu alacakların teminatı niteliğinde olmak üzere senet düzenleyerek veren davalıdan, davacının bu alacakları talep etme hakkı doğduğu, bu nedenle davacının davadaki talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.\" şeklindeki gerekçe ile, davanın kabulü ile, 83.823,00-TL' nin 05/06/2018 tarihinden itibaren, 6.000,00-TL'nin 23/10/2018 tarihinden itibaren, 52.127,00-TL' nin 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını ve müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, <br>Dava dışı ... - ... ile davacı arasında mevcut sözleşmeden doğan zarar ve alacak iddiasıyla ayrıca ... aleyhine yine aynı Mahkeme'de 2022/144 Esas sayılı dosyasının mevcut olduğunu, davacının bir zarar ziyan ve alacak iddiası varsa bu dosya ile sonuca ulaşabilecekken aralarında herhangi bir ticari ilişki ve sözleşme bulunmayan müvekkile dava açılmasının haksız ve yersiz olduğunu, tok alacak nedeniyle iki ayrı dosya açılmasının ayrıca tahsilde tekerrüre sebebiyet vereceğinden verilen hükmün bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, <br>Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından gönderilen icra emrine konu bononun kambiyo senedi vasfında olmadığı şeklinde yaptıkları itiraz üzerine yapılan yargılama neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2021/62 Esas 2021/313 Karar sayılı kararıyla senedin kambiyo senedi vasfında olmadığına karar verildiğini, kambiyo senedi vasfında olmayan bu senet dışında müvekkili ile davacı arasında herhangi bir yazılı sözleşme de bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, 09/11/2016 tarihli sözleşme gereğince davalı tarafça davacıya verilen teminat senedine dayalı alacak talebine ilişkindir.<br>Mahkeme'nin 2018/866 Esas 2021/705 Karar sayılı dosyası, eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle iş sahibi davacının yüklenici davalı aleyhine açılan eksik ve ayıplı işlerin tamir ve gideri, müspet zararların ve menfi zararların tazmini istemine ilişkin olup, davacısı bu dosya davacısı, davalısı ...'dır. <br>Mahkemece 2018/866 esas sayılı dosyada verilen hüküm, Dairemizin 10/01/2022 tarih, 2021/1226 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararıyla kaldırılmış, yargılamaya 2022/144 Esas sayısı üzerinden devam olunarak 26/05/2022 tarih, 144-426 sayılı gerekçeli kararla, davanın kısmen kabulü ile davacının yapmış olduğu fazla ödeme kalemi olarak 83.823,00-TL'nin sözleşmenin haksız fesih tarihi olan 05/06/2018 tarihinden itibaren, eksik ve ayıplı işlerin tamir ve gideri için 6.000,00-TL'nin 23/10/2018 tarihinden itibaren, davacının menfi zararlarının tazmini gideri olmak üzere 52.127,00-TL'nin 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verildiği, hükmün kanun yoluna başvurulmaksızın 08/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Davacı taraf bu davada, davalıdan alınan teminat senedine dayalı olarak, daha önce hüküm altına alınan, fazla ödeme kalemi 83.823,00-TL'nin, eksik ve ayıplı işlerin tamir ve gideri için 6.000,00-TL'nin ve davacının menfi zararlarının tazmini gideri olmak üzere 52.127,00-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Davacı taraf, bu davaya dayanak senedi daha önce takibe koymuş ve davalı hakkında ilâmsız icra takibi başlatmış ise de takip borçlusu davalının borca itirazı üzerine yapılan yargılama sonucu İİK m.169/a (f.5) hükmü uyarınca takibin durdurulmasına, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiş olup hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının açmış olduğu bu dava, İİK m.169/a (f.5) hükmü uyarınca genel hükümlere göre açmış olduğu davadır.<br>Davacının sözleşmeden kaynaklı alacaklarının tahsili için açmış olduğu davanın olumlu sonuçlanması üzerine hükmedilen alacakların tahsili istemiyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında ilâmlı icra takibi başlattığı, dava tarihi itibariyle bu dosya kapsamında herhangi bir tahsilat yapmadığı anlaşılmaktadır. <br>Davaya konu senedin, davacı ile dava dışı ... arasında akdedilen eser sözleşmesinin teminatı olarak davalı tarafından düzenlenerek davacıya verildiği, senetteki imzanın davalı tarafça inkâr edilmediği, senedin teminat senedi olma vasfı bulunmakla birlikte, davacının, asıl borçludan, eser sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmemesi ve sözleşmenin feshi nedeniyle bir kısım zarar ve ziyan talebi bulunduğu, bu taleplerin mahkemece (kısmen) kabul edilerek hüküm altına alındığı ve fakat davacı tarafça bu alacağının tahsil edilemediği, dolayısıyla davaya konu senet yönünden teminat koşullarının oluştuğu, davacının asıl borçludan tahsil edemediği alacakları bulunduğu, bu alacakların teminatı niteliğinde olmak üzere senet düzenleyerek veren davalıdan, davacının bu alacakları talep etme hakkı doğduğu, eksik iş bedeli kesinleştiği için teminat senedine dayalı talep mükerrer ödeme teşkil etmediği sürece davanın kabulünün hukuka uygun olduğu, İcra Dairesinin dosyada bulunan yazı cevabından icra dosyasının da feragat nedeni ile kapatıldığının bildirildiği, verilen senet, sözleşmenin eksik ifasının teminatı olduğuna göre ifa gerçekleşmediği için senedin temsil ettiği değerin artık iş sahibinin uğradığı eksik iş bedeli tazminatına dönüştüğü,. kesinleşmiş mahkeme kararının yüklenicinin borcunu ifa etmediğinin mutlak delili olduğu, teminat senedinin eksikliklerin giderimi kadar likid alacak aline geldiği ve davanın kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 9.696,60-TL harçtan peşin yatan 2.424,15-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.272,45- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 359/4 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvurana iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2026<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d6c55eb873c37c7","SID":"6092288ed6b4baf9"}}