{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2234 <br>KARAR NO: 2026/406<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/02/2022<br>NUMARASI: 2018/213 Esas - 2022/150 Karar<br>DAVA: Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/03/2018<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2026<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:  Davacı vekili, taraflar arasında 20/07/2012 tarihli bayilik sözleşmesi ile ek ariyet sözleşmesi akdedildiğini, bayilik ilişkisinin 20/07/2017 tarihinde sona erdiğini, alım taahhütlerinin yerine getirilmediğini; yine 20/07/2012 tarihli bayilik sözleşmesinin 11. maddesi ve 22/06/2012 tarihli protokolün 4/b maddesi, 20/07/2012 tarihli ek ariyet anlaşması gereğince davalıya ariyet olarak verilen ve halen davalı nezdindeki müvekkiline ait iade edilmeyen menkullerin bedellerinin de ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; alım taahhütnamesi uyarınca 1., 2. ,3. ve 4. yıllar için 2.000-USD ve 5. yıl 2000-USD olmak üzere toplam 4.000-USD cezai şart alacağının ve ariyete konu mallar için de 5.000-USD'nin 27/10/2017 ihtarname tebliğ tarihinden itibaren 3095 sk 4/a' maddesi  uyarınca faiz işletilerek  davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>ISLAH : Davacı vekili 21/12/2021 tarihli ıslah dilekçesinde,  5. yıla ilişkin cezai şart alacağı talebi kapsamında 27.684-USD'nin ve ariyet alacağı kapsamında da toplam 35.312,58-USD'nin temerrüt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3095 sk 4/a' maddesi uyarınca faiz işletilerek , TL cinsinden ödenmesine hükmedilmesi halinde sözleşmede belirtilen aylık %7 temerrüt  faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili, davacı ile müvekkillerinin murisi ... arasında 07/04/2008 ve 20/07/2012 tarihlerinde akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, son sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu, davacının cezai şart talebinin kanuna aykırı ve fahiş olduğunu; 2008 yılında teslim edilen malzemelerin 2012 yılında teslim edilen yeni malzemeler gibi bir algı yaratıldığını, davacının yapmak zorunda olduğu yatırımların istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, ilk 4 yıl için her yılın başlangıcında alım taahhüdü ihlal edildiğinden bahisle çekincenin bildirilmediği, bu nedenle müteakip yıla ilişkin cezai şartın istenemeyeceği, sadece son yıl için cezai şart istenebileceği, buna göre davacının 27.684-USD talep edebileceği, ek rapor nazara alındığında cezai şart miktarı davalıların ekonomik anlamda mahvına sebebiyet vereceğinden cezai şartın % 75 oranında indirilmesi gerektiği; 20/07/2012 tarihinde akaryakıt istasyonu için ariyet anlaşmasıyla 14.700-TL 2 adet pompa, 45.198,69-TL diğer altyapı techizatları ve 32.988,15-TL tutarlı kurumsal ekipmanlar olmak üzere toplam 92.886,84-TL'lik ariyetin teslim edildiği, davalı-mirasçı ... tarafından istasyondaki kurumsal kimlik sökümüne izin verildiği, fakat 2 adet pompa, 1 adet jeneratör, 8 adet spot lamba vs. ariyetin sökümüne izin vermediği, bilirkişi raporunda ariyetlerin rayiç bedelinin 10 yıllık kullanma ve yıpranma bedelleri düşüldüğünde 135.000-TL olabileceği, ariyet konusu malların faturaları USD üzerinden düzenlendiğinden davacının USD üzerinden talep edebileceği ve karşılığının 35.312,58-USD olduğu;tenkis edilen miktar yönünden davalılar lehine vekalet ücreti verilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 27.684-USD cezai şart bedelinin takdiren %75 oranında tenkisi ile toplam 6.921-USD cezai şartın 2.000-USD'sinin 07/11/2017  tarihinden itibaren, kalan 4.921-USD'sinin 23/12/2021 ıslah tarihinden itibaren; ariyet bedeli olarak 35.312,58-USD'nin 5.000-USD'sinin 07/11/2017 temerrüt tarihinden itibaren, kalan 30.312,58-USD'sinin 23/12/2021 ıslah tarihinden itibaren; 3095 sk 4/a maddesi gereğince işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili, sözleşme sona ermeden yaklaşık 7 ay önce müvekkillerinin mirasçısı bayilik sözleşmesinin tarafı olan ... vefat ettiği için işletme lisansının sona erdiği, bu nedenle satış faaliyetinin durduğunu ve taahhüt edilen satışın gerçekleşmediği, bu durum mücbir sebep olduğundan cezai şart istenemeyeceğini, cezai şart miktarı fahiş olduğundan işletmenin mahvına sebep olacağını ve ariyet hesabının yanlış yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, davanın tamamen kabulüne, icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini ve davalılar lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE :\tDava, taraflar arasındaki bayilik ve ariyet sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle, alım taahhüdünün ihlali sebebiyle cezai şart ile davalıya ariyet olarak bırakılan malların söküm ve nakliye bedelinin tahsili  istemine ilişkindir. Taraflar arasında 22/06/2012 tarihli protokol, 25/06/2012 tarihli asgari mal alım taahhütnamesi ve 20/07/2012 tarihli bayilik anlaşması akdedilmiştir.Davacının davalılara gönderdiği 27/10/2017 tarihli ihtarnamede \"ihtarnamenin tebliğinden  itibaren 5 gün içinde eksik çekmiş olduğunuz her m3 akaryakıt için m3 başına 80 USD nin bayilik sözleşmesinin 1., 2., 3., 4. yılları için toplam 69.040-USD cezai şartı ve ariyet olarak verilen 92.886,84-USD+KDV değerindeki tüm tesis, araç ve gereç ile kurumsal kimlik kapsamındaki malzemeyi aynen ve normal kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar hariç teslimi ile çezai şartın ödenmesi ...\" bildirilmiştir. İhtar davalılara 28, 30 ve 31/10/2017 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. 5 günlük süre 07/11/2017 tarihinde dolmuştur. Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17/1,(c) maddesine göre lisans, lisans sahibinin ölümü halinde sona erdirilir düzenlemesi bulunmaktadır.Davalıların murisi bayi ... 01/01/2017 tarihinde vefat etmiştir. Bayiin vefatı ile taraflar arasındaki sözleşmeler sona ermiştir. Ayrıca yukarıda da gösterilen Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğine göre de ölümle bayilik lisansı sona ermektedir. Aynı şekilde sona eren akaryakıt satış istasyonu işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı da \".......Adi Ortaklığı\" unvanıyla belediye tarafından 29/06/2017 tarihinde verilmiştir. Muris gerçek kişi bayiin mirası reddetmemiş mirasçıları olan davalıların, davacıya karşı sorumluluğu ölüm tarihinden önceki alacaklar ve uhdelerinde kalan ariyete konu değerler için olup, ölüm tarihinden sonra davalıların davacıya karşı ölümle sona ermiş sözleşmeyi devam ettirme zorunlulukları yoktur. Davacı, mirasçılarla yeni bir sözleşme imzalarsa onun hükümleri davalılara uygulanabilecektir. O nedenle davalıların bu savunması karşısında, davacının davalıların gerekli ruhsatları almak için geç başvuru yaptıkları itirazı kabul edilmemiştir. Ayrıca bayiin usulüne uygun tutulduğu belirlenen ticari defterlerine göre, davacıya ilişkin son kayıt 01/01/2017 tarihine ilişkindir. Yani ölüm sebebiyle zaten lisansı sona ermiş bayiye, davacının 01/01/2017 tarihinden sonra ürün vermediği anlaşılmaktadır. Bu hususun aksi iddia edilmediği gibi, davacı vekili 19/04/2018 tarihli replik dilekçesinde, bayiin 22/06/2017 tarihine kadar çalıştırılmadığını beyan etmiştir. Mahkemece,  davacının takip eden yılın başında bir önceki yıla ilişkin ihtirazi kayıt koymadan mal vermeye devam ettiği veya ihtar  çekmediğin den eksik alım yapıldığı anlaşılan ilk 4 yıl için davacının eksik alım taahhüdünden dolayı davacının cezai şart talebinde bulunmayacağı, son yıl için talepte bulunabileceği gerekçesiyle, son yıl için %75 oranında tenkisle toplam 6.921-USD'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf da ıslah  dilekçesin de son yıla ilişkin cezai şart talebini ıslah etmiş olup, ilk 4 yıla ilişkin ret kararı istinaf edilmemiştir. Bayinin eksik alımı nedeniyle talep edilen söz konusu cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, sözleşmenin yürürlükte olmadığı dönemler için ifası talep edilemeyecek bir edimin ifa edilmemesine bağlı olarak talep edilemeyecektir. Sözleşmedeki alım taahhüdü yıllık olarak kararlaştırılmış olup, sözleşme ise son yani beşinci yılı dolmadan ölün nedeniyle sona ermiştir. Son yıl bu şekilde sona erdiğinden, taahhüdün gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değildir. Bu nedenle davacının bu talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Davacının diğer talebi ise bayiye sözleşmeyle ariyet olarak bırakılmış, malzemelerin bedelleridir. 20/07/2012 tarihli ariyet sözleşmesinde, bayilik sözleşmesi sona erince bu sözleşmenin de sona ereceği kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki 22/06/2012 tarihli Protokol'ün 7/a.2 maddesi, \"İstasyonda kendisine ariyet olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyorsa Petline tarafından tespit edilen rayiç bedellerini ödemeyi ve yine varsa ......... tarafından yapılan sabit yatırımları ödeme tarihindeki değerlerle belirlenecek bedellerini ödemeyi kabul ve taahhüt eder\" şeklindedir. Ariyet sözleşmesi ekindeki bayinin de imzasını içeren tutanakta kurumsal toplam ariyet tutarının 92.886,84-USD olduğu görülmüştür. İstinabe yoluyla Menemen 2. AHM'den alınmış 05/03/2018 tarihli mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişi heyet kök raporunda, davalıların elinde kalmış ariyetlerin rayiç değerinin kullanma ve yıpranma bedelleri düşülerek 135.000-TL olduğu görüşünü belirtmişlerdir. Hesaplamaya davalıların elinde kalmış kurumsal kimlik elemanlarının dahil edilmesi yerindedir.  Mahkemece İstanbul'da alınmış sektör bilirkişinin de bulunduğu 06/12/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda, bu tutarın rayice  uygun olduğu görüşü verilmiştir. Mahkemece sözleşme hükümleri gözetilerek hazırlanan denetlenebilir bilirkişi raporuna göre, bu tutarın dava tarihindeki USD kuru üzerinden karşılığı olan 35.312,58-USD'ye temerrüt ve ıslah tarihleri itibariyle karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından  davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni kabul edilmemiştir. Öte yandan davacı vekili müvekkili aleyhine 5.100-TL vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş ise de, ilk 4 yıl için talep olunan  2.000-USD  cezai şart talebi  reddedildiğinden bu kısma ilişkin olarak davalılar yararına vekalet ücreti takdirinde bir hata görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; alım taahhüdüne dayalı cezai şart alacağının da reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2022 Tarih 2018/213 Esas-2022/150 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; <br>\"Davanın kısmen kabulüne;<br>1- Davalılar tarafından iadesi sağlanmayan ariyetlerin karşılığı olarak toplam 35.312,58-USD miktarın alacağın 5.000-USD miktarındaki bedelin temerrüt tarihi olan 07/11/2017 tarihinden itibaren, kalan 30.312,58-USD miktarındaki kısmının ise ıslah tarihi olan 23/12/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a  maddesi gereğince işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,\t<br>2- Cezai şart talebinin reddine,\"\t<br>İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;<br>\"Alınması gereken 9.205,69-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı 14.621,81-TL peşin  harçtan mahsubu ile fazla olan 5.416,12-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 9.241,59-TL peşin harçların davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 6.100-TL bilirkişi ücreti, 733,80-TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.833,80-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.715-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davalılar lehine takdir olunan 34.045,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Yatırılan 2.752,48-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalılara iadesine,Davacı tarafından yapılan 187,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 105-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026<br>\t\t\t\t<br>                <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59e0001a6866f5fb","SID":"fd3ebbd918b8c258"}}