{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2026/168 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/480<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2025/928 Esas, 25/12/2025 Tarihli Ara Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan<br>KARAR TARİHİ: 26/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu ... A.Ş.'nin ... seri numaralı 116.828,57 TL bedelli ve .... Ltd. Şti. Keşidecili çek üzerinde yer alan imzanın davacıya ait olmadığını, davacının bahse konu çeki imzasız bir şekilde taşıdığı sırada çekleri kaybetmiş olduğunu, buna ilişkin olarak İstanbul CBS'ye şikayette bulunulduğunu, borcu ve imzaya ayrı ayrı itirazlarının bulunduğunu, bu durumun yapılacak imza incelemesi neticesinde sübut bulacağını belirterek icra takibinin tedbiren durdurulmasına ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>İLk derece mahkemesinin 25/12/2025 Tarihli ara kararında;<br>-Davacının tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile, davacının tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden,  takip çıkışının   (133.631,87 TL) %20'si (26.727,00 TL) oranında nakdi teminat mahkeme veznesine yatırıldığı yada ayni miktarda Kat'i ve süresiz banka teminat mektubu verildiği takdirde  İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yatırılacak paranın tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya VERİLMEMESİNE \"şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı vekili istinaf isteminde özetle;<br>Kambiyo senedi ile borç taahhüdü altına giren kişi borçlu olmadığını ileri sürüyor ise bu iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, Davacı-borçlunun takip konusu çeki bizzat imzalayarak müvekkili şirkete verdiğini, bilirkişi incelemesi ile de bu durumun ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde dahi icra takibini başlatan alacaklıyı yanlış göstererek, müvekkili şirket yerine üçüncü bir şirketin adına yer verdiğini, teminatın yatırılmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE<br>Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.<br>Dairemiz önüne gele uyuşmazlık  ise ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin 25/12/2025 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair karar dosya üzerinden yapılan inceleme ile verilmiştir.<br>HMK'nın 341/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itirazlar üzerine verilen kararlar istinafa tabidir.<br>İstinafa konu ihtiyati tedbir kararının dosya üzerinden verildiği, HMK'nın 394/1. maddesi uyarıca kararın öncelikle itiraza tabi kararlardan olduğu, itiraz kanun yolu tüketilmeksizin doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddi gerekmiş, istinaf dilekçenin ilk derece mahkemesince itiraz dilekçesi olarak değerlendirilmesi için aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;<br>1- 6100 sayılı HMK.'nın 341/1, 352. maddeleri gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin sunmuş olduğu dilekçenin ilk derece mahkemesince itiraz dilekçesi olarak değerlendirilerek gerekli usuli işlemlerin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fe111bf060c798f","SID":"4e7c129682f412f2"}}