{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2026/102 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/410<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2025<br>NUMARASI\t: 2024/107 ESAS, 2025/257 KARAR<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 11/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında mali hak sahibi olduğu eserler davalılar tarafından haksız ve izinsiz olarak dijital platformlarda yayınlanarak kullanıldığını ve bu yolla haksız kazanç elde edildiğini, hukuka aykırı bu eylem sebebiyle gerçek hak sahibi olan davacı şirketin zarara uğratıldığını, davalıların haksız eyleminin devam etmesi halinde davacı şirketin maruz kaldığı zarar artarak büyümeye devam edeceğini, \"Eser İşletme Belgeleri\" doğrultusunda davacı şirket zararının daha fazla büyümemesi adına acilen ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalıların davacı şirketin hak sahibi olduğu ve dilekçemiz ekinde yer alan \"Eser İşletme Belgeleri\" ne bağlı eserlerin başta ... gibi Dijital müzik dinleme ve indirme platformlarında, davalılarca kullanımlarının tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, Davacı .... A.Ş. Türkiye'nin en tanınmış ve eski müzik yapımcısı şirketlerinden biri olduğunu, 1964 yılında, Köln'de kurulan ve Türkiye'de de ilk defa 1973 yılında faaliyete başlayan davacı şirketin, ... ( Evlilik soyadı ... olup hem Davacı şirketin kurucusu hem de ses sanatçısı olarak albümler seslendirmiş olduğunu) gibi dönemlerinde ve hala çok ünlü olan sanatçılara ve daha nice halka mal olmuş ses sanatçılarına albümler yaparak Türk Müzik dünyasına sayısız eserler kazandırmış, eserlerin mali hak sahibi olarak da gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında pazarlama faaliyetlerini yürüterek albümlerin yayılmasını ve tanınırlığını sağladığını,  ... tarafından kurulan davacı şirketin hakim hisseleri ve yönetim Kurulu Başkanı ilk ... olup sonra sırası ile ...'a (kendisi davalılardan .... Ltd. Şti. nin Eski ortağı ve diğer davalı ... GMBH'ın da halen sahibi olduğunu) sonrasında ...'a ve ...'e onlardan da sonrasında ...'e devir yolu ile geçmiş olup, halen de Hakim hisseler ve yönetim Kurulu Başkanlığı ...'te bulunmakta olduğunu, Bu konuda doğru silsileyi takip ve tespit edebilmek için İstanbul Ticaret Sicili kayıtlarının Sayın Mahkemece istenmesini talep ettiklerini, ... (evlilik öncesi soyadı ... olduğunu) isimli ses sanatçısı 1973 senesinde Almanya'dan Türkiye'ye gelerek Unkapanı'nın en büyük plak şirketleri arasında yerini alacak olan ...-...'ı ve işbu davanın davacısı olan ....A.Ş.'yi kurmakla ülkemizin ilk kadın müzik prodüktörü ünvanına sahip olmuş, \"...-...\" olarak da yine dönemlerinin en ünlü sanatçılarına unutulmaz albümler yapıldığını, gerek Almanya'da gerekse de Türkiye'de yapımcılığını üstlendiği albümlerle çok büyük bir arşive sahip olan ...-... arşivinde bulunan tüm albümleri imzaları İstanbul 22. Noterliği'nin 01 Aralık 2009 tarih, ... yevmiye numarası ile tasdik edilmiş  olan \"Devir Sözleşmesi\" ile .... A.Ş. ye tam ruhsat şeklinde devir ve temlik etmiş olduğunu, bu albümlerden bir kısmı işbu davaya konu olup aşağıda belirttiğimiz liste içinde yer almakta olduğunu, (EK:1 İstanbul 22. Noterliği'nin 01 Aralık 2009 tarih, ... yevmiye numarası ile tasdik edilmiş olan \"Devir Sözleşmesi\") Davalılardan .... Ltd. Şti. 1995 yılında İstanbul'da kurulmuş olduğunu, Kurulduğu tarihten bugüne müzik yapım, konser organizasyon ve menajerlik işleri ile uğraşmakta olduğunu, Diğer Davalı şirketin sahibi ... aynı zamanda davalılardan .... Ltd. Şti. nin eski hakim ortağı olduğunu, Bu durum ticaret sicili kayıtları ile de sabit olduğunu, Davalılardan ... GMBH ise yaklaşık yirmiyedi senedir Almanya'da Türk Müziği yapımcısı bir şirket olup ... ( kendisi davalılardan .... Ltd.Şti. nin Eski hakim ortağı olduğunu) tarafından kurulmuş bir müzik şirketi olduğunu, Davalılar her ne kadar Almanya ve Türkiye'de ayrı ayrı faaliyette gibi gözükseler de aslında birbirleri ile ilintili ve çoğu zaman beraber hareket eden iki şirket olduğunu, her iki şirketin de hakim ortaklarının (eski olsa da) aynı kişi olması, aynı sektörde faaliyet göstermeleri, Şirket logolarının ve tanıtımlarının ve web sayfalarının ... GMBH ın Web sayfası linki www.....de .... Ltd. Şti.'nin Web sayfası linki www.....com.tr olarak tasarım-isim-renk dahil tamamen birbirinin aynı olması, Youtube başta olmak üzere dijital platformlarda aynı logolarla ikisinin de sadece \"...\" ismi altında yayın yapması her iki şirket arasında organik bağ olduğunun ve beraber hareket ettiklerinin çok açık göstergesi olduğunu, dolayısı ile işbu davaya konu haksız rekabet ve davacı şirketin sahip olduğu mali haklara tecavüz eyleminin her iki davalı tarafından gerçekleştirilmiş ve halen de devam etmekte olduğunu, ... GMBH ın Web sayfası linki www.....de (EK:2 Her iki davalı şirkete ait web sayfası görüntüleri ve logoların görsel ve görüntüleri) sonuç ve istem olarak; fazlaya ilişkin her türlü dava, tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası gereğince Davacı şirketin mali hak sahibi olduğu davaya konu eserlerin dijital yayın platformlarında haksız ve hukuka aykırı olarak davalılarca kullanılması sonucu oluşan haksız rekabetin tespiti ile davalılar tarafından gerçekleştirilen Tecavüzün ref'i ve Tecavüzün men'i taleplerimiz ile ihtiyati tedbir kararı verilerek davalılar tarafından davaya konu eserlerin dijital ortamlarda kullanılmasının acilen durdurulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi şeklinde beyan ve talep edildiği görülmektedir.   <br>CEVAP:<br> Davalı .... Ltd. Şti vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ... Anonim Şirketi'nden dava konusu eserleri 01.06.2016 tarihinde ... GmbH' ya devir etmiş olduğunu, davalının taraf sıfatı bulunmamakta olduğunu, ... Ticaret Limited şirketi İstanbul 22. Noterliği 28.03.2003 tarih ... sayılı eser devir sözleşmesi ile ... Anonim Şirketinden, eser devir sözleşmesinde yer alan tüm eserlerin , eser işletme belgelerinin yurtdışı haklarını Exsülive olarak 28.03.2003 tarihinden geçerli olmak üzere beşyüzmilyon lira karşılığında satın almış olduğunu, işbu devir sözleşmesi ile davahim, eserlerin süre, sayı sınırlandırılmamış biçimde plak kaset, CD her türlü görüntülü, görüntüsüz ses taşıyıcılarında kullanılmasına, yayınlanmasına, dağıtılmasına, çoğaltılmasına, karışık kasetlerde kullanılmasına, yayınlanmasına , dağıtılmasına, yurtdışı devir ve satış haklarının kullanımına sahip olmuş olduğunu, Daha sonra bu sözleşmede bulunan haklarını 01.06.2016 tarihinde ... GmbH' ya devir etmiş olduğunu, ... GmbH Almanya'da kurulu bir şirket olduğunu, Alman hukukuna tabiidir, ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, Davalı şirket ile hiçbir bağlantısı olmadığın, Davalı şirketin taraf sıfatı olmadığını, Davalı şirket dava konusu eserleri dijital platformlarda yayınlamamış olduğunu, ... GMBH'yi davalı 01.06.2016 tarihinde devretmiş olup, karşı tarafın iddia ettiği gibi bir organik bağ söz konusu olmadığını, yabancı bir şirkete dava açmak da Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusunda mümkün olduğunu, davacı taraf husumeti yanlış tarafa yöneltmiş olduğunu, davalı şirketin hiçbir hukuki sorumluluğu yoktur, müşterek ve Müteselsil sorumluluğu da bulunmamakta olduğunu, Davacı tarafın, dava konusu eserlerin yurt dışında kullanım haklarına dair hiçbir talep ve dava hakkı bulunmamakta olduğunu, Davalı eserleri ... Anonim Şirketi'nden, usulüne uygun olarak yurtdışı haklarını devralmış, yine usulüne uygun olarak, ... GmbH'ye devretmiş olduğunu, ... GmbH Almanya'da kurulu ayrı bir. tüzel kişilik olup, Alman hukukuna tabi bir şirket olduğunu, davalı .... Ltd. Şti. ile bir ilgisi olmadığını, Davalının iyi niyetli olduğunu, ... Anonim Şirketin'den beşyüzmilyon lira karşılığında devraldığı haklarını 01.06.20016 tarihinde ... GMBH unvanlı Alman şirkete devretmiş olduğunu, Davalı şirket dava konusu eserleri hiçbir dijital ortamda kullanmamakta olduğunu, Davacı taraf, hiçbir inceleme yapmaksızın davalıya husumet yöneltmiş olup bu durum hukuka aykırı olduğunu, “.... LTD. ŞTİ. tarafından dijital ortamda dava konusu eserlerin umuma arz edilip edilmediğine ilişkin kayıtlar getiriliğinde davalının hiçbir. Paylaşımının bulunmadığı ortaya çıkacak olduğunu, Her ne kadar davacı taraf, davalı şirketi sorumluluk altına sokmaya çalışmakta ise de, davalı şirketin ... GMBH isimli şirketin yaptığı işlemlerden bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, Davacının husumeti ...GMBH'YA YÖNELTMESİ GEREKMEKTE olduğunu, Davacı tarafın, hukuksal olarak dava konusu eserleri yurtdışında kullanım hakkı bulunmamakta olduğunu, Davalı şirket dava konusu eserleri hiçbir dijital ortamda kullanmamakta olduğunu, davacı taraf, hiçbir inceleme yapmaksızın davalı husumet yöneltmiş olduğunu, Davalı şirket hakkında açılan davanın husumet yokluğundan bu mümkün olmazsa esastan reddine, davalı şirket hakkında ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi şeklinde beyan edildiği görülmektedir. <br> Davalı ... GMBH vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; ... GMBH bir Alman şirketi olup, Almanya 'da faaliyet göstermekte olduğunu, bu nedenle davalıya yöneltilecek dava Alman Mahkemelerinde açılmalı olduğunu, Türk mahkemelerinin yetkisi bulunmamakta olduğunu, Davalı şirket, dava konusu eserleri dijital platformlarda yayınlamamış olduğunu, Davalı dava konusu eserlerin yurt dışı hakkına sahip olduğunu, sadece yurt dışında Almanya'da faaliyet göstermekte olduğunu, bu nedenle davalıya yöneltilecek dava Alman Mahkemelerinde açılmalı olduğunu, Türk mahkemelerinin yetkisi bulunmamakta olduğunu, Davalı ... GmbH Almanya'da kurulu ayrı bir tüzel kişilik olup, Alman hukukuna tabi bir şirket olduğunu, Eserlerin yurt dışı haklarının kullanımı davalıya ait olduğunu, Dava konusu eserlerin yurt dışı haklarını davalı ... GMBH 01.06.2016 tarihinde devralmış ve yalnızca eserleri yurt dışında, dava konusu eserleri dijital platformlarda yayınlamamış olduğunu, Davacı tarafın, dava konusu eserlerin yurt dışında kullanım haklarına dair hiçbir talep ve dava hakkı bulunmamakta olduğunu, Dava konusu eserlerin yurt dışı haklarını davalı ... GMBH 01.06.2016 tarihinde devralmış ve yalnızca eserleri yurt dışında, dava konusu eserleri dijital platformlarda yayınlamamış olduğunu, Davalı şirket dava konusu eserleri Türkiye de hiçbir dijital ortamda kullanmamakta olduğunu, Davacı tarafın, hukuksal olarak dava konusu eserleri yurtdışında kullanım hakkı bulunmamakta olduğunu, Davalı şirket, dava konusu eserleri hiçbir dijital ortamda kullanmamakta olduğunu, Davacı taraf, hiçbir inceleme yapmaksızın davalıya husumet yöneltmiş olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davalı şirket hakkındaki ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın husumet yokluğundan bu mümkün olmazsa esastan reddine karar verilmesini, şeklinde beyan edildiği görülmektedir.        <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  19/11/2025 tarih ve 2024/107 Esas - 2025/257 Karar sayılı kararıyla; ''...FSEK. m.52 hükmü uyarınca da, usulüne uygun bir mali hak devri sözleşmesi olabilmesi için, devredilen hakların neler olduğu tek tek gösterilerek, yazılı bir sözleşme yapılası bir sıhhat şartı olup,  bu durumda  davacının  dijital hakların kullanımı noktasında hak sahibi  olabilmesi için, FSEK.m.51 uyarınca anılan 2001 yasa değişikliğinden sonra usulüne uygun olarak  dijital hakların devrini içeren mali hak devir sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Somut olay incelendiğinde bu konuda  herhangi bir dijital hak devir sözleşmesi yoktur. Fonogram yapımcısının hak sahipliği, kendiliğinden değil, eser sahibi ve icracı sanatçıyla yaptığı eser sahibi ve icracı sanatçıdan aldığı haklarla sınırlı olarak sözleşmeden  doğar. Yapımcının faaliyetinde hususiyet  unsuru olmayıp  yapımcının eser ve icrayı tespit etmesi, hakların  yapımcının olacağı anlamına gelmediği,  yapımcı eser sahibi-icracı sanatçıdan hakları almadıkça, tespit üzerinde ilk tespiti dahi yapsa yapımcının kendiliğinden hakkı oluşmayacağı  tartışmasızdır.Hülasa, davalı yanın dijital platformlarda husule gelen kullanımlarının  haksız olduğu varsayılsa dahi, bu konuda  dava açma yetkisinin davacı da olmadığı, davacının dijital platformlar üzerinde  dijital hakların kullanımı noktasında hak sahipliğinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı yanın itirazları yerinde görülmemiştir.Davacı vekili her ne kadar  biri 2003, diğeri 2009 yılı olan devir sözleşmelerine dayanarak dijital hakların kullanımı noktasında  hak sahibi olduğunu beyan etmiş ise de; ilgili sözleşmelerin icracı sanatçılar ile yapılmış sözleşmeler olmadığı yukarıda da ifade edildiği gibi  davacı ancak  icracı sanatçı ile karşılıklı olarak yapmış olduğu ve dijital umuma iletim haklarını icracı sanatçıdan devir aldığına ilişkin  sözleşmeler ile hak sahipliğini kanıtlayabilir, bu noktada davacı yanca sunulmuş bir sözleşme olmadığı gibi, davacı yanın hak devraldığı şirket ve kişilerin de icracı sanatçılar ile dijital platformlar üzerinde umuma iletim hakkı kapsamında bir sözleşmenin mevcudiyetine dair dosyada bilgi ve belge bulunmaktadır. Yukarıda ifade edildiği gibi dosya kapsamında dijital umuma iletim haklarının  icracı sanatçılardan devir alındığına ilişkin hiçbir delil bulunmamakta olup, anılı sebeplerle davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın  ve tedbir isteminin anılı nedenlerle reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili her ne kadar pasif husumet itirazında bulunmuş ise de, pasif husumet itirazının dinlenebilmesi için öncelikle davacının aktif husumetinin olup olmadığı belirlenmeli, olması halinde davalılara husumet tevcihinin yerinde olup olmadığının( pasif husumet) değerlendirilmesi gerekmekte olup, somut olayda davacıların davayı açma noktasında aktif husumetinin bulunmaması sebebi ile pasif husumet itirazı incelenmeksizin davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:<br>1-Açılan davanın ve tedbir isteminin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine,...'' karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; <br>Bilirkişi raporunda, müvekkili şirketinin dijital iletim haklarına sahip olmadığı, icracı sanatçılardan muvafakat alınmadığı ve bu nedenle devirlerin geçerli olmadığı yönündeki değerlendirmeler, açıkça hukuki nitelendirme ve değerlendirme niteliğinde olduğunu, Dosya kapsamında,  fonogram yapımcısı olan müvekkili şirketin sahip olduğu haklara ilişkin olarak herhangi bir icracı sanatçı veya eser sahibi tarafından itiraz, dava veya beyan bulunmadığını, FSEK m. 80/B hükmü, fonogram yapımcılarının mali hakları kullanma yetkisini eser sahibi ve icracı sanatçıdan devraldıktan sonra belirli haklara sahip olduğunu düzenlediğini, ancak, fonogram yapımcısının hakları, eserin/icranın ilk tespitini yapmakla birlikte kanundan doğan mutlak haklar olduğunu, bu hakların kaynağı bizatihi Kanun'un kendisi olduğundan, ayrıca sözleşme ile verilmesine gerek bulunmadığını, fonogram yapımcısının kendi tespiti (kaydı) üzerindeki hakkının, eser sahibinin eseri ve icracı sanatçının icrası üzerindeki haktan bağımsız bir mutlak hak olduğunu, Müvekkili şirketin, dava konusu eserlerin ilk tespitlerini gerçekleştirmiş olması nedeniyle fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğunu ve bu hakların kanundan kaynaklanan ortadan kaldırılamaz haklar olduğunu, Yerel Mahkeme, 2001 yasa değişikliği öncesi yapılan sözleşmelerin dijital hakları kapsamadığı ve FSEK m. 51 uyarınca doğmamış hakların devrine yönelik sözleşmelerin geçersiz olduğu gerekçesine dayandığını, ancak, müvekkil şirket ile ...-... arasında 01.12.2009 tarihinde, yani FSEK m. 25'teki \"dijital iletim\" ifadesinin eklenmesinden sonra, noter tasdikli bir \"Devir Sözleşmesi\" yapılmıştır. Bu sözleşmenin 5. maddesi, FSEK m. 25 kapsamında yer alan dijital iletim haklarını (umuma iletim/dijital iletim) münhasıran, süresiz ve sınırsız biçimde müvekkil şirkete devir ettiğini, FSEK m. 52'ye uygun olarak yazılı ve ayrı ayrı belirtilmiş bu devir, kanunların geriye yürümezliği ilkesi karşısında dahi geçerli olmalıdır. Zira, sözleşme 2001 değişikliğinden sonra yapılmış olup, dijital iletim haklarını açıkça içerdiğini, FSEK m. 51, ileride çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı hakların devrine ilişkin sözleşmeleri batıl kılsa da 2009 tarihli sözleşmenin, dijital iletim hakkının mevzuatta yer aldığı bir dönemde yapılmış ve bu hakkı açıkça devrettiğini, dolayısıyla, bu sözleşmenin geçerliliği ve kapsamının mahkemece göz ardı edildiğini, davalıların hak sahipliği olmadan kullanımlarına devam etmesinin ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Bilirkişi raporunda davalıların \"...\" kullanıcı/kanal adıyla dijital platformlarda eserleri aktif şekilde yayınladığını teknik olarak tespit edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava,  FSEK'dan doğan mali haklara tecavüzün men'i davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile davaya konu yapımlardaki eserlerin  tamamının FSEK 3. Madde kapsamında musıki eseri olduğunun tespit edildiği, uyuşmalığa konu dijital yayınların umuma iletim hakkı kapsamında değerlendirilmesi ve fonogram yapımcısı olduğu tespit edilen davacının hak sahipliğinin, eser sahibi ve icracı sanatçıdan aldığı haklarla sınırlı olduğu, 2003 ve 2009 tarihli sözleşmelerin icracı sanatçılar ile yapılmış sözleşmeler olmadığı anlaşılmakla icracı sanatçılar ile dijital platformlar üzerinde umuma iletim hakkı kapsamında bir sözleşmenin mevcudiyetine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle davacının aktif husumetinin bulunmadığı tespiti ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39efa915dc316809","SID":"a2c81bb9df694241"}}