{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1680 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/514<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/05/2024<br>NUMARASI\t: 2023/827 Esas, 2024/332 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkiline karşı İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile  25/10/2010 vade tarihli, 4.200.000.000-TL (eski TL) bedelli kambiyo vasfını yitirmiş bono ile  icra takibine giriştiğini,  müvekkilinin takibe konu senedin ön yüzüne kefil olarak imza atmış olduğunu, avaliste karşı sebepsiz zenginleşmeye dayanılamayacağını, müvekkilinin avalist olarak sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacı borçlu aleyhine başlatılan  ilamsız icra takibinin kesinleştiğini, davacı borçlunun zamanaşımı itirazının isabetli olmadığını, davacının icra hukuk mahkemesine yaptığı borca itirazının reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, aval olarak davacının borcunun savunarak davanın usul ve esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı senet alacaklısının sadece senedin avalisti olan davacı hakkında takip başlattığı, avalistin bono ile ilgili sorumluluğu değerlendirildiğinde, takip tarihi olan 04/09/2020 tarihi itibariyle, vade tarihi olan 25/10/2010 tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğu, avalist olan davacının dava ve takibe konu edilen ve kambiyo senedi niteliğini yitiren bono nedeniyle sorumluluğu kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacının zamanaşımı itirazı sebebiyle İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/526  E. - 2022/61 K.sayılı dosyası ile borca itirazının kabul görmeyerek, mahkeme tarafından davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu kararın usul yönünden verildiği ve kesin hüküm teşkil etmeyeceği şeklinde hatalı bir değerlendirme yapıldığını, söz konusu davanın esasına girildiği ve tahkikat sonrasında usul ve esas yönünden hüküm kurulduğunu,  aval olarak davacının borcunun baki olduğunu, müvekkilinin alacağının gerçek ve sabit olduğunu, dava konusu bonoda kanunun aradığı tüm yasal unsurlar  mevcut olduğundan kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava, menfi tespit  talebine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı olan ve davacının avalist olduğu 25/10/2010 ödeme tarihli bononun, 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtikten sonra 04/09/2020 tarihinde takibe konulduğu, dolayısıyla 3 yıllık zamanaşımı dolunca kambiyo vasfını kaybetmiş olan bonodan dolayı avalistin sorumluluğunun sona erdiği, söz konusu bono nedeniyle avaliste karşı temel ilişkiye dayalı talepte bulunulmasının mümkün olmadığı, dar yetkili icra hukuk mahkemesi kararlarının genel mahkemeleri bağlamayacağı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu  anlaşılmakla,  davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE<br>2-Alınması gereken 8.538,75 TL harçtan, peşin alınan 2.562,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.976,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a74138a53f9164eb","SID":"80d64cba48dcbf97"}}