{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1656 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/515<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2024<br>NUMARASI\t: 2020/379 Esas, 2024/122 Karar<br>DAVA: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 06/11/2020<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU\t 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2020/45 ESAS, 2020/251 KARAR SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 14/12/2020<br>KARAR TARİHİ: 30/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin çoğunun baskın unsuru “...” olan markalarını .... sınıflarda tescil ettirdiğini, daha önce İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi'nin 2020/37 Değişik İş sayılı dosyada tespit talebinde bulunulan ... diğer varislerle birlikte hak sahibi olduğu markayı kullanmak yerine müvekkil şirketin tescilli, tanınmış markasına tecavüz edecek biçimde kullanım içinde olduğunu,  diğer davalı - ...'in marka tecavüz ve haksız rekabet konusu ürünleri piyasaya satış ve pazarlamasını yaptığını ileri sürerek,  davalıların gerçekleştiği işlemlerin tecavüz olduğunun tespitine, devam eden ve muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüz fiillerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ASIL DAVACEVAP:<br>Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının huzurdaki dava gibi,  bir çok defa müvekkil aleyhine haksız ve kötü niyetli dava ikame ettiğini ve bu davaların tamamının davacı aleyhine sonuçlandığını, müvekkilinin hali hazırda  ... no ile tescilli  marka tescil belgesinden de anlaşılacağı üzere ... markası adı ile üzerinde ... küpü olan ve ... olarak kısaltılan ... ... ... ve sirke markasını kullandığını,  davacının soyadının ... olmasının kendisine bu ismin marka olarak kullanılmasında yeknesaklık sağlamadığını, davacının iddia ettiği üzere markalar arasında bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin bahse konu ... ürününü müvekkil kendi adına üretici firmadan almamakta, kendisi ile ... arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, davalı piyasada bulunan müşterilerinin talebi üzerine 2020 yılı kış sezonunda...  Ltd. Şti. şirketinden ürünü satın almakta olduğunu, ayrıca davalının totalde aldığı ürünün çok az bir miktarda olduğunu, ...Ltd.Şti henüz kurulma aşamasında iken ...'ya ait şirket ile anlaşılarak, 09/09/2020 tarihinde taraflar arasında bir distribütör sözleşmesi imzaladığını,  ...'nin tarihi ve bölgede bilenen, tanınan ... bozacısının mirasçılarından birisi olduğunu, ... bozacısının birden çok varisinin olduğunu, ürün aldığı şirketin ... ... ... markasını mahkeme kararı doğrultusunda kullanmaya yetkili olduğunu bildiğinisavunarak, davanın reddini istemiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tanınmış \"...\" markasının sahibi olduğunu, \"...\" ibaresini içeren pek çok tescilli markasının bulunduğunu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2020/379 Esas sayılı dava ile haklarında dava açılan ... ile...-...'in izinsiz olarak müvekkilinin markalarını kullanmak suretiyle müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiklerini ve haksız rekabette bulunduklarını, dava açıldıktan sonra... olarak bildikleri işletmenin ... olarak faaliyet gösterdiğini tespit ettiklerini, bu nedenle işbu davayı açtıklarını belirterek, öncelikle bu davanın İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/379 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, SMK 7,29,149 maddesi gereğince davalıların gerçekleştiği işlemlerin tecavüz olduğunun tespitine, devam eden ve muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüz fiillerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:<br>Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin ...  numaralı ... ibareli markanın ... ve içecek emtialarında tescilli sahibi olduğu, yine en eski tarihli ... tescil tarihli  ... ibareli markası olmak üzere çok sayıda ... esas unsurlu markanın ... Emtiasının yer aldığı 32. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalılardan ...'nin ... numaralı ... ve sirke emtialarında tescilli 19/11/1996 tarihinde tescil edilen markanın tescilli sahibi olduğu, hem davacının hemde davalının ortak olarak ... esas unsurlu marka tescilinin bulunduğu fakat değişik iş dosyasında davalılara ait işyerinde yaptırılan tespitte incelenen ürünler üzerinde ... ibaresinin asli olarak ve ilk planda kullanıldığı markanın tescilli haliyle kullanılmadığı davalı markasında yer alan ... ibaresinin çok küçük şekilde yer alıp dikkat çekmediği, bu yönüyle davacının ... markaları ile iltibas yarattığı, aldırılan her 3 bilirkişi raporunda da davalılarca satışı yapılan ürünlerdeki ... ibaresinin tescilli marka kullanımı aşılmak suretiyle büyük ve dikkat çekici şekilde yazılmak suretiyle davacı markası ile iltibasa yol açtğı bu durumunda ortalama tüketici nezdinde davacı tarafından üretilen ... ... şeklinde algılanabileceği ve bunun da karışıklığa sebebiyet vereceği bu durumun da SMK 29/7. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği davalılardan ...'nin markayı bu şekilde kullandırtması birleşen davalı şirketin bu marka üzerinden satışta bulunması asıl davadaki diğer davalı ...'in de hem birleşen dava şirket yetkilisi olması hemde şahsi olarak markayı kullanmış olduğu ve bu şekilde ticari faaliyette bulundukları tespit edildiğinden davalıların tümünün marka hakkına tecavüzden sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalılar ... ve .... Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ve müvekkile ait şirkete ilişkin gerekçe belirtilmemiş olduğunu, gerekçeli karar haklarının  ihlal edildiğini,  müvekkillerinin söz konusu süreçte iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiğine dair herhangi bir sebep olmamasına rağmen, aleyhe karar verilmesi hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davacı, davalı ... taraflarının mirasçılık, akrabalık, ilgili ... markasını kullanmaya kanunen sahip olma, marka üzerindeki tasarruf hakları ve iç ilişkileri gibi hususlar göz önüne alınarak müvekkilinin iyi niyetinin korunması gerektiğini, verilen kararın salt bilirkişi raporuna dayandırılmasının da hukuka aykırılık içermekte olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde; tüm itirazlarına rağmen, tasarım uzmanı bilirkişiden rapor alınmadığını, ayrıca heyet içerisine alınacak sektör bilirkişinin, gıda konusunda, marketing, pazarlama ve satış uzmanlığı bulunan bir bilirkişi olması gerektiğini,  raporda, sektör bilirkişisine ait hiç bir değerlendirme olmadığını, TPE'ye müzekkere yazılarak her iki markanın tescilli halinin celbi gerektiğini, hükme esas alınan 30/11/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, davalıya ait markada ön planda olanın  '....' değil '...' ibaresi olduğunu, ayrıca, TPE'nin aşağıda verilen ekran görüntüsünde de görüldüğü gibi, davalıya ait 86/095297 no'lu markanın tescil bilgisinin de '...' olarak yer aldığını  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Asıl ve birleşen dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men'i talebine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar asıl ve birşen davada davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davacının  .... sınıflarda tescilli   ... esas unsurlu markalarının bulunduğu, davalı ... ...'nin 30.32 sınıflarda tescilli  ... numaralı  \"... ... SİRKE İSTANBUL + Şekil markasında  ... ... varisi olarak hak sahibi bulunduğu,  delil tespit dosyasında davalılara ait işyerinde yaptırılan tespitte incelenen ürünler üzerinde ... ibaresinin asli olarak ve ilk planda kullanıldığı, markanın tescilli haliyle kullanılmadığı, davalı markasında yer alan ... ibaresinin çok küçük şekilde yer alıp dikkat çekmediğinin tespit edildiği, davacı markaları aynı sınıftaki davalı  kullanımların davacının ... markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu;  davalı ... ... 'nin  markayı bu şekilde kullandırttığı, birleşen davalı şirketin bu marka üzerinden satışta bulunduğu, asıl davadaki diğer davalı ...'in de hem birleşen dava şirket yetkilisi olması hemde şahsi olarak markayı kullanmış olduğu ve bu şekilde ticari faaliyette bulunduklarının tespit edildiği, bu nedenlerle davalıların tümünün marka hakkına tecavüzden sorumlu olduğu, somut olayda tasarım hukukuna ilişkin bir ihtilaf bulunmadığından, tasarım uzmanı bilirkişiden rapor alınmasını gerektirir bir durum da bulunmadığı, gerekçeli kararda asıl ve birleşen davalıların sorumluluklarını sebebinin açıklandığı, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde asıl ve birlen davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, asıl ve birşen davada davalı  vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl davada davalı ... ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, <br>2Asıl davada davalı ... ve  birleşen davada davalı ... ..... Ltd.Şti. vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>3-Asıl davanın davalısı ...'den alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı ... ...'den alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Asıl davanın davalısı ...'ten alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına, <br>5-Asıl ve Birleşen davanın davalısı .... Ltd.Şti'den alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı ... ..... Ltd.Şti'den alınarak hazineye irat kaydına, <br>6-İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42ceabf3a69e5f2d","SID":"829f330145b71500"}}