{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1633 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/471<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/06/2024<br>NUMARASI\t: 2022/100 ESAS,  2024/134 KARAR<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına ... ( ...) sayılı “... medical” ve ... (...) sayılı “...” markaları ... üzerinden Türkiye için dosyalanmış olduğunu, Türkpatent tarafından yapılan inceleme sonucunda SMK'nın 5/1 (ç) maddesi kapsamında kısmi olarak reddedilmiş olduğunu, marka başvurusunun davalı tarafa ait marka nedeniyle reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin o tarihlerde idari süreçlerde karara itiraz ve sair aşamaları gerçekleştirmiş olduğunu, marka ret gerekçelerinde dilekçede belirtilen şekilde olduğunu, davalının redde mesnet markayı kullanmadığını, davacının hukuki yararı başvurusunun reddedildiği anda ortaya çıkmış olduğunu, ... arama motorunda davalı markasının kullanılıp kullanılmadığı noktasında araştırma yapıldığını ve markanın kullanılmadığının tespit edildiğini, markayı kullandığını ispat etmesi gereken davalı olduğunu ileri sürerek davalı adına... sayı ile tescilli ... ibareli markanın kullanılmaması nedeniyle tescilli olduğu  09. ve 14. sınıflardaki tüm mallar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, dava konusu markasını, Türkiye'de efektif olarak kullanmakta olduğunu, Müvekkilinin ülkedeki ticari faaliyetlerini ve ürün satışlarını içerir marka kullanımlarını, İstanbul Ticaret Odası Siciline ... sayısı ile kayıtlı Türkiye yetkili satıcısı \"The ... ... Limited Şirketi” kanalıyla gerçekleştirdiğini, bu çerçevede, davalı markasına ilişkin bahsi geçen kullanımları ispat etmek üzere The ... ... Limited Şirketi'ne ait ticari defterlere dayandığını, bu ticari defterlerin yanı sıra davalı markasının tescilli olduğu 9. ve 14. Sınıflar bakımından müvekkili kullanımlarını ispat eder nitelikte her türlü fatura, ürün örnekleri, reklam materyalleri ve her türlü delilin bilirkişi incelemesinde de değerlendirilmek üzere delil listesi olarak ayrıca sunulacağını, davacı yan marka başvurularının, davacı yana ait başvuru kapsamındaki mal ve hizmet listelerinin, medikal sektöre ve tıbbi tanı ürünlerine özgülendiğini, davalı markasının tescilli olduğu ürünleri doğrudan veya bağlantılı olarak içermediğini, davacının hukuki menfaat eksikliğinin mevcut olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  27/06/2024 tarih ve 2022/100 Esas - 2024/134 Karar sayılı kararıyla; ''... kullanılmama nedeniyle iptal hükümlerinin SMK 9 ve 26. Maddelerinde düzenlenmiş olup SMK 9. Maddesine göre \"tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan yada kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.\" denilmek suretiyle markanın kullanımının nasıl olacağının belirtildiği, yine SMK 26. Maddesine göre kullanılmayan markaların iptalinin talep edilebileceği ve iptaline karar verilebileceğinin ilgili kişiler tarafından markanın  iptalinin istenebileceği, hem davacı hemde davalı şirketin ticari unvanlarının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davacının ... ve ... numaralı ... markaları başvurularının davaya konu marka nedeniyle kısmi olarak reddedildiği bu sebeple davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu kullanılmama nedeniyle iptal davalarında ispat yükü davalı da olduğundan davalı tarafından sunulan tüm deliller konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş ve aldırılan 24/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının 9. Sınıfın tamamı bakımından ve 14. Sınıfta \"heykelcikler, kupalar, yüzük, küpe, kol düğmeleri, bilezikler, nazarlıklar, broşlar, zincirler, kolyeler, yaka iğneleri gibi mücevherat, boyun bağı, mücevherat kutuları, değerli taşlar, yarı değerli taşlar, (yontulmamış taşlar) grubuna dahil değerli metaller veya bunların alaşımları ve bu maddelerden  yapılmış veya kaplanmış mallar\" bakımından kullanım olmadığı yönünde görüş bildirildiği davalı tarafından sunulan ticari defterler ve incelenen web siteleri kapsamında içerisinde marka vekilinin de olduğu bilirkişice dosya kapsamına uygun inceleme yapılmış ve davalı kullanımlarının özellikle saatler ve saat kayışları bakımından mevcut olduğu, bunun dışında kalan 9. Sınıftaki emtiaların tamamı ve 14. Sınıftaki diğer mallar bakımından kullanımını ispat edemediği anlaşıldığından fakat davacı tarafça 14. Sınıftaki tüm emtialar bakımından iptal talep edildiğinden davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:HÜKÜM:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davalıya ait 2014/95988 numaralı markanın 9. Sınıfın tamamı bakımından ve 14. Sınıfta yer alan \"heykelcikler, kupalar, yüzük, küpe, kol düğmeleri, bilezikler, nazarlıklar, broşlar, zincirler, kolyeler, yaka iğneleri gibi mücevherat, boyun bağı, mücevherat kutuları, değerli taşlar, yarı değerli taşlar, (yontulmamış taşlar) grubuna dahil değerli metaller veya bunların alaşımları ve bu maddelerden  yapılmış veya kaplanmış mallar\" emtiaları bakımından kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,...'' karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesini tekrarla, davanın tümüyle kabulü gerektiğini, yasal süresi içerisinde rapora karşı beyan ve itirazlarının sunulmasına karşın itirazlarının karşılanmadığını, hükme esas alınan rapora karşı, “...”, ya da “...” arama motorunda ya da acık kaynak kodu ile yaratılan “...” üzerinden ya da güncel tarihli davalı web sitesi üzerinden araştırma yapıldığını, oysaki dava tarihinden geriye dönük süreçte markanın kullanılıp kullanılmadığının web sitesi üzerinden incelenemeyeceğini, Davalı yanın alan adının dahi dava dışı firmaya (...) ait olması bir yana, eski tarihli markasal bir kullanım sunulamadığı, Türkiye'de yerleşik dava dışı “The ... ... Limited Şirketi” aracılığı ile çalışıldığı, aralarında yapmış oldukları herhangi bir distribütörlük, bayi, marka devri. Lisans devri beyanına rağmen dava dışı firma ile sözleşmesi dahi dosyaya sunulmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının aleyhe hüküm kısmı yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkiline ait dava konusu ... markasının 14. Sınıfta yer alan diğer bir kısım mal ve 9. Sınıfın tamamı bakımından kullanılmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, müvekkili markasının kullanımına yönelik yapılan incelemede, açık ticari kayıtların varlığına rağmen, bilirkişi raporunda maddi hata yapıldığını, bilirkişilerin başta kolye ve değerli taşlarda, mevcut marka kullanımını dikkate almadıklarını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, ... markasının sadece (kullanımı ispatlanan) saat ve saat esaslı emtiada değil; zincir, bileklik, bilezik ve benzeri mücevherat bakımından da efektif ve ciddi şekilde kullanıldığını, Dilekçesinde yer verdikleri görsel ürünlerde yer alan zincirin/bilekliğin, bağımsız bir mal olduğunu, ayrıca fiyatlandığını, satıldığını, zincirin saatin mütemmim cüzü niteliğinde olmadığını, bağımsız ve tıpkı gömleklerden ayrı satılan kol düğmeleri gibi bir farklı ürün olduğunu, saat emtiasının birleşik ürün olduğunu,  müvekkilinin ... markasıyla 14. Sınıf altında sayılan “değerli taş, yarı değerli taş grubuna dair metaller veya bunların alaşımları ve bu maddelerden yapılmış veya kaplanmış mallar” mallarını efektif kullanmakta ve tüketiciye sunduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE:<br>Dava,  kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine  karar verilmiştir. <br>Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 9/1. maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlendiği,  davalı adına... sayı ile tescilli \"...\" ibareli markanın 09. Ve 14. sınıf mal ve hizmetlerde 19.08.2016 tarihinden itibaren tescilli olduğu, kullanmama nedeniyle iptal davasında ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, sunulu faturalar ve web sayfalarının bilişim uzmanı bilirkişisi tarafından incelenmesi neticesinde yapılan tespitler ile davalı tarafından markanın Türkiye'de ... ... (The ... ... Limited Şirketi) aracılığı ile 2018-2022 yılları arasında  14. Sınıfta yer alan saat ve bağlantılı emtialar bakımından ciddi markasal kullanımın bulunduğunun, 14. Sınıftaki sair emtialar ve 9. Sınıfta tescil kapsamındaki tüm emtialar yönünden ise kullanımın tespit edilememesi karşısında davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi yerinde olduğundan taraf vekillerince ileri sürülen istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir.<br>Ayrıca, davalı vekili \"...\" markasının zincir, bileklik, bilezik ve benzeri mücevherat bakımından da efektif ve ciddi şekilde kullanıldığını, görsel ürünlerde yer alan zincirin/bilekliğin, bağımsız bir mal olduğunu, ayrıca fiyatlandığını, satıldığını, zincirin saatin mütemmim cüzü niteliğinde olmadığını ileri sürdüğü görülmüş ise de anılan emtiaların saat emtiasından bağımsız şekilde davalı tarafından markasal kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında somut delil bulunmadığı görülmekle ileri sürülen istinaf sebebinin de esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı yandan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı yandan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, \t<br>4- Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b68df27a42840b9","SID":"5555e2a788faa97b"}}