{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/973 Esas 2026/318 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/973 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/318<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/39 Esas 2023/172 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/04/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açılan konkordato davasında konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato sürecinde bildirilen  4.834.767,28 TL alacağın kayıt altına alındığını, 6.821.100,31 TL'nin çekişmeli hale geldiğini belirterek 6.821.100,31 TL'nin konkordato koşullarına göre, konkordato yürürlükten kalktığı takdirde ise tam olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; mühlet kararı öncesinde vadesi gelmiş borçların projeye dahil olması ve alacaklar toplantısında oy kullanmasının esas olduğunu, mühlet kararı sonrasında muaccel hale gelmiş borçların ise projeye dahil olacağını, ancak alacaklılar toplantısında oy kullanma hakkına sahip olmayacağını, davacının sadece rehinli alacak kısmına faiz isteyebileceğini, rehinle temin edilmeyen alacak yönünden faiz talep edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalı şirkete nakdi ve gayri nakdi kredi kullandırıldığı, davalı şirketin konkordato talebi üzerine mahkemece 26/11/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, yapılan yargılama sonucunda konkordatonun tasdikine karar verildiği, geçici mühlet tarihi itibariyle davacının nakdi 4.972.393,39 TL alacağının bulunduğu, borçlu tarafından kabul edilen 4.834.767,28 TL'nin mahsubu sonucu davacının işbu davada talep edebileceği nakdi alacağının 137.626,11 TL olduğu, davacının alacağının 320.000,00 TL'sinin rehinli olması nedeniyle rehinli alacağa geçici mühlet tarihinden alacak bildirim tarihi olan 03/09/2019 tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 413.844,80 TL olduğu, 03/09/2019 tarihine kadar nakde dönen teminat mektubu bedelinin 2.184.307,54 TL olduğu, 03/09/2019 tarihindeki meri teminat mektubu miktarının 550.350,00 Tl olduğu, dava tarihi itibariyle 21.350,00 TL sinin meri olduğu ve geri kalan kısmın tanzim edildiği, 03/09/2019 tarihine kadar tazmin edilen çek riskinin 20.350,00 TL, meri çek riskinin ise 79.170,00 TL olduğu, geçici mühlet tarihi itibariyle ödenmeyen teminat mektubu komisyon  bedelinin bulunmadığı, sonuç olarak alacak başvuru tarihi olan 03/09/2019 tarihi itibariyle ve bu tarihten sonra tazmin edilen gayri nakdi krediler dahil edildiğinde davacının konkordatoya tabi 3.286.028,45 TL nakdi ( 137.626,11 TL + 413.844,80 TL + 2.184.307,54 TL + 550.250,00 TL) ve 100.520,00 TL gayri nakdi ( 21.350,00 TL +79.170,00 TL ) alacağın bulunduğu bu alacağın ödenmesinde genel kredi sözleşmesi ve tasdik edilen konkordato gereğince davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.286.028,45 TL nakdi alacağın mahkemenin 2018/862 Esas sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato kapsamında davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine, 100.520,00 TL gayri nakdi alacağın mahkemenin 2018/862 Esas sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato kapsamında depo edilmesi amacıyla davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında rehin sözleşmesinde rehin limitinin 320.000 TL olarak belirlendiğinden sadece bu tutara faiz işletildiğini, davalı firma adına kayıtlı aracı, kendisinin her türlü kredi sözleşmelerinden ve/veya her ne sebepten olursa olsun doğmuş ve doğacak, kefalet dahil her türlü borçlarının teminatı olarak müvekkiline rehnettiğini, rehinli araç borçlunun doğmuş doğacak tüm borçlarının güvencesini teşkil ettiğinden<br> rehinli alacak hesaplanırken sadece kredi limitinin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, İİK'nun 298. Maddesine göre; öncelikle rehinli aracın değerinin tespit edilmesi, aracın değeri kadar tutarın rehinli alacak olarak dikkate alınması ve bu tutara İİK'nun 294. maddesi gereği faiz işletilerek alacak hesabı yapılması gerektiğini, İİK'nun 294/3, 298, 302/4. maddeleri kapsamındaki gereklilikler yerine getirilmeden 308/b maddesinde belirtilen çekişmeli alacak davasına esas miktar da net olarak belirlenmediğini, bu belirlemenin yapılmasının davanın kısmen konusuz kalması sonucu da doğurabileceğinden mahkeme tarafından rehinli malların kıymet takdirinin yapılması, buna göre rehinli alacak tutarı ve faiz hesaplaması yapılması gerekirken rehinli aracın değeri tespit edilmeden, sadece sözleşmedeki kredi limiti esas alınarak rehinli alacak tutarının belirlenmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, 20/02/2023 tarihli bilirkişi ek 3. raporunda 7.843,66 TL teminat mektubu komisyon alacağı olduğu tespit edilmesine rağmen mahkeme tarafından alacak tutarına dahil edilmediğini, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti üzerinden hesaplandığını, oysa İİK'nun 308/b uyarınca açılan davalar konkordato müessesine dahil olduğundan nispi değil maktu harç alınması gerektiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tHesap kat ihtarı, genel kredi sözleşmesi sureti, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/862 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 24/11/2021 tarihli kök, 27/07/2021 tarihli birinci ek, 07/11/2022 tarihli ikinci ek, 20/02/2023 tarihli üçüncü ek rapor, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi dosya içerisinde yer almaktadır. \t<br>\tDavacı ile davalı arasında 07/08/2014 tarihli 6.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, 22/03/2018 tarihli son limit artışıyla kredi sözleşmesi limiti 12.500.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. <br>\tTaraflar arasında 15/12/2016 tarihli 320.000,00 TL limitli ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzalanmıştır.<br>\tDavacı tarafından kredi hesabı kat edilerek 06/03/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ve diğer borçlulara gönderilmek suretiyle toplam 8.322.011,45 TL nakit alacağın 7 gün içinde ödenmesi, teminat mektubundan kaynaklanan 614.250,00 TL ile çekten kaynaklanan 109.620,00 TL gayri nakit alacağın 7 gün içinde depo edilmesi talep edilmiştir. Anılan ihtarname 08/03/2019 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. <br>\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/862 Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından konkordato talebiyle açılan davada davacının 05/09/2019 tarihli dilekçesi ile, 03/09/2019 tarihi itibarıyla 10.883.214,50 TL nakit, 550.250,00 TL teminat mektubu riski, 93.380,00 TL gayri nakdi çek riski, 4.023,09 TL mer'i teminat mektup komisyonu olmak üzere toplam 11.655.867,59 TL alacak üzerinden konkordato nisabına dahil edilmesinin talep edildiği, anılan talep dilekçesinde araç kaydında rehin bulunduğu, bu araçla ilgili 925.033,60 TL'nin tahsili talepli menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, aracın kasko değerinin 390.707,00 TL olduğunun belirtildiği, davacının ayrıca 05/09/2019 tarihli ek alacak kaydı bildirim dilekçesiyle 1 adet çekten kaynaklanan 66.000,00 TL alacağının da kaydını talep ettiği, mahkemece 01/10/2020 tarihli ara karar ile talebin kısmın kabulüne, davalı şirketin konkordato projesinin kabulü için davacı alacaklının alacağının 4.831.767,28 TL üzerinden hesaba katılmasına karar verildiği, yapılan yargılama sonunda davalı hakkında konkordato tasdik kararı verildiği dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tAnılan dosyada 26/11/2018 tarihinde davalı yönünden 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi kök raporunda, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan 4.972.393,39 TL nakit, 643.630,00 TL gayri nakit alacaklı olduğu, geçici mühlet tarihi itibarıyla ödenmeyen mektup komisyonunun görülmediği, geçici mühlet tarihinden sonra faiz işlemesinin devamı halinde dava tarihi itibarıyla 8.167.907,11 TL nakit, 383.025,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu, geçici mühlet tarihinden sonra faiz işlemesinin durması halinde dava tarihi itibarıyla 5.254.859,71 TL nakit, 383.025,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\tİtiraz üzerine alınan birinci ek raporda, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan 4.972.393,39 TL nakit, 2.808.157,54 TL gayri nakit alacaklı olduğu, geçici mühlet tarihinden sonra faiz işlemesinin devamı halinde dava tarihi itibarıyla 13.421.424,59 TL nakit, 383.025,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu, geçici mühlet tarihinden sonra faiz işlemesinin durması halinde dava tarihi itibarıyla 7.435.490,93 TL nakit, 383.025,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tAlınan ikinci ek raporda, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan 4.972.393,39 TL nakit, 2.816.157,54 TL gayri nakit alacaklı olduğu, nakdi alacağın rehinle teminat altına alınan 320.000,00 TL kısmına ayrıca faiz hesaplaması yapılacağından geçici mühlet tarihi itibarıyla tespit edilen toplam nakdi miktardan 320.000,00 TL'nin mahsubu gerekeceği, nakdi alacağın 320.000,00 TL kısmına 16/03/2019 temerrüt tarihine kadar işlemiş %13,02 akdi faizin 12.906,67 TL, BSMV'nin 645,33 TL, temerrüt tarihinden banka alacak bildirim tarihi olan 03/09/2019 tarihine kadar %58,8 oranında temerrüt faizi işletildiğinde 89.376,00 TL temerrüt faizi, 4.468,00 TL BSMV olmak üzere toplam 413.844,80 TL alacak bulunduğu, geçici mühlet tarihinden itibaren nakde dönen mektupların kalem kalem tespiti, mektuplar geçici mühlet tarihinden sonra tazmin olanlar, mer'i olanların 03/09/2019 alacak bildirim tarihinde tazmin olan mektup tutarının 2.184.307,54 TL olduğu, alacak bildirim tarihinde 550.250,00 TL tutarında teminat mektubunun mer'i durumda bulunduğu tespit edilmiştir.<br>\tAlınan üçüncü ek raporda, rehin sözleşmesinde rehin limitinin 320.000,00 TL olarak belirlendiği, alacak bildirim tarihinde banka tarafından gayri nakdi çek kredisine konu çek yapraklarının nakde dönen tutarlarının 21.350,00 TL olduğu, alacak bildirim tarihinde banka tarafından gayri nakdi çek kredisine konu çek yapraklarının nakde dönen tutarlarının 21.350,00 TL, nakde dönmeyen çek risk tutarının 79.170,00 TL olduğu, geçici mühlet tarihi itibarıyla ödenmeyen mektup komisyonunun bulunmadığı, 03/09/2019 tarihinde teminat mektuplarının komisyonlarının toplam 7.843,66 TL olduğunun hesaplandığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu, davalının konkordato tasdik davasında mahkemeye bildirilen alacağının tümünün kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise konkordato davasında kabul edilen borç dışında davacıya başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında genel kredi sözleşmesi, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzalandığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davalının konkordato davasında 4.834.767,28 TL nakit alacağının kabul edildiği, davalının doğrudan mülkiyeti kendisine ait aracı üzerinde davacı banka lehine tesis edilen rehin bulunduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesi kapsamında konkordato davasında kabul edilen alacak dışında davalıdan başka bir kredi alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, geçici mühlet tarihinden sonra davacı alacağına faiz işletilip işletilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde konkordato davasında kabul edilen alacak dışında başka alacağı bulunduğunu, geçici mühlet tarihinden itibaren alacağın rehinle teminat altına alınması nedeniyle alacağa faiz işlemesi gerektiğini ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.<br>\tYargılama şamasında alınan bilirkişi raporundan, geçici mühlet tarihi olan 26/11/2018 tarihi itibarıyla davalının ödemesi gecikmiş herhangi bir kredi borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Geçici mühlet tarihi itibarıyla gecikmiş herhangi bir kredi borcu bulunmayan davalının kredi hesabının, davacı banka tarafından, geçici mühlet tarihinden sonra, 06/03/2019 tarihinde kat etmesi usul ve yasaya uygun nitelikte olmadığı gibi, TMK'nun 2. maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.  <br>\tBu durumda davalının kredi hesabının davacı tarafından kat edilmesi usulüne uygun olmadığı, davacı tarafından usulsüz hesap kat ile muaccel olmayan alacağın İİK'nun 308/b maddesi kapsamında davalıdan tahsilinin talep edilemeyeceği anlaşılmış ise de, davalı vekilinin bu yönde bir istinaf başvurusu bulunmadığı, istinafa gelen tarafın sıfatı ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek mahkemece hüküm altına alınan alacak dışında davacının davalıdan başkaca bir alacak talebinde bulunamayacağı gözetilerek davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, açılan işbu alacak davası nispi harca tabi olup, davacı tarafından nispi peşin harç yatırılmak suretiyle işbu dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra reddedilen kısım yönünden yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, mahkemece kabul edilen kısım yönünden de davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında istinafa gelenin sıfatı ve aleyhe hüküm kurma yasağı da gözetilerek bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026<br><br>Başkan -          Üye -                 Üye -             Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91122802941a656a","SID":"afee3bb1943eef99"}}