{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/856 Esas 2026/330 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/856 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/330<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/423 Esas 2022/1220 Karar<br><br>DAVA\t: Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/04/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin de ortağı olduğu ... İş Ortaklığı ile Sağlık Bakanlığı arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme kapsamında çalıştırılacak personelin temini, görev öncesi, görev süresi ve görev bitimi sonrası destek hizmetleri danışmanlığı teminine ilişkin müvekkili ile ... ... Ltd. Şti ve ... ... Ltd. Şti arasında insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme tarihinde davalı ...'ın şirket yönetim kurulu başkanı, diğer davalının şirket genel müdürü olduğunu, sözleşmenin konusu destek hizmetleri danışmanlığı temini olmasına rağmen şirket yetkilisi olan davalılar tarafından ... ve ... ile doğrudan hizmet alımı yapılmak için sözleşme <br>İmzalandığını, sözleşmede ...'un danışmanlık hizmet bedeli olarak anlaşma tutarı ve keseceği fatura tutarının ne şekilde hesaplanacağının hükme bağlandığını, hizmet bedeli olarak maktu veya personel maliyetinin belli bir yüzdesi şeklinde nispi bir personel temin ücreti öngörülmediğini, müvekkilinin sağlık personeli maliyetini ... firmasının medikal personel temini ve danışmanlık faturaları düzenlediği dönemlerde %40 artış gösterdiğini, bu şekilde sözleşmedeki iş karşılığında ...'a ödenecek ücretin olması gerekenden çok fazla olarak ortaya çıktığını, ücretlerin ticari teammüller çerçevesinde olmadığını, ...'un düzenlediği faturaların medikal personel temini danışmanlık ücreti <br>açıklaması ile tanzim edildiğini, hangi unvanda kaç personel temin edildiğine dair herhangi bir <br>açıklayıcı bilgi olmadığını, müvekkilinin muhasebe kayıtlarında denetim müdürlüğü <br>tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda faturalar için ... ile <br>herhangi bir mutabakat yapılmadığının tespit edildiğini, muhatap firmalar incelendiğinde müvekkiline fatura kesmesi gereken asıl firmanın ... olması gerektiği halde faturaların ... <br>tarafından tanzim edildiğinin görüldüğünü, ... tarafından tanzim edilen faturaların VUK madde 230' da belirtilen miktar, fiyat, işin türü, ücreti gibi sözleşmenin ifasına <br>yönelik detaylarının olmadığını, firma ile bahse konu faturalarla ilgili herhangi bir mutabakat <br>yapılmadığını, İnsan Kaynakları Temini ve Danışmanlık Sözleşmesi 5.8. maddesi gereği bordroların <br>personele imzalatılarak müvekkiline gönderilmesine ait iş ve işlemler ... ve ...’un <br>sorumluluğundayken yapılmadığını ve çalıştırılan personel işveren maliyetinin halihazırda müvekkili üzerindeyken, ... ve ...’un sözleşmede belirtilen iş ve işlemlere ilişkin tanzim ettiği fatura <br>bedellerini hak edecek mali delil niteliğinde belgesinin bulunmadığını, <br>... ve ...’un açıkça sözleşmeye aykırı davranmış <br>olmaları ve konunun kendilerine ihtar edilmesine rağmen müvekkilinin zararına uygulamaya devam <br>edeceklerini beyan etmeleri ve yine sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemelerinin <br>sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmesine sebep olduğunu, ... - ... firmasının insan kaynakları temininde hiçbir deneyimi olmadığını, müvekkili ile sözleşme imzalanmasından hemen önce esas sözleşmesini değiştirdiğini, şirket isminin sürekli olarak değiştirildiğini, müvekkilinin sözleşme konusu çalışanları bulmakta güçlük çekecek bir durumda olmadığını, insan kaynakları konusunda danışmanlık hizmeti alınarak daha verimli bir şekilde personel teminine gidilebilecekken hiçbir deneyimi olmayan bir şirket ile sözleşme imzalandığını, şirket kaynaklarını üçüncü kişilere aktarılmasını gizlemek amacıyla sözleşmenin bir taraf için gabin oluşturması, sözleşme ifası kapsamında bir çok kusurlu ve eksik davranışta bulunmasına rağmen bu hususların fesih sebebi olarak gösterilmediğini, bu şekilde yeni yönetimin feshe dikkatinin çekilmemesinin amaçlandığını, sözleşmenin amacının ve düzenlenen faturaların hizmet alımına ilişkin olmadığını, davalıların müvekkilinin kaynaklarını ... ve ... firmaları yararına kullandırdığını, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek şimdilik 1.584.215,55 TL ve 100.000,00 USD'nin ödemelerin yapıldığı andan itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurulda alınmış karar olması gerektiğini, müvekkilinin faaliyet dönemine ilişkin genel kurulda ibra edildiğini, ibra kararı iptal edilmeden sorumluluk davası açılamayacağını, müvekkilinin basiretli davrandığını, yapılan her türlü işlemin bir kaç yetkilinin onayından geçerek yapıldığını, zarar iddiasının soyut olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, sorumluluk davasının açılmasına ilişkin alınan karar bulunmadığını, müvekkilinin ibra edildiğini, davacının zararı ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalıların yönetim kurulu üyesi olarak davacı şirketi zarara uğrattığına ilişkin olarak iddiadan başka zararın varlığına dair somut bir delil sunulamadığı, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu için meydana gelmiş bir zarar bulunması gerektiği, zararın varlığını kanıtlamanın zarara uğradığını iddia eden davacıya  düştüğü, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu için davacının zararının gerçekleşmesi gerektiği, bu zararın, yönetim kurulu üyelerinin kendi kusurlarından ileri gelmiş olması gerektiği, kusurun, kasıt veya ihmal sonucu meydana gelmesinin önemli olmadığı, kusurda kasıt aranmadığı, ilgililerin hukuki sorumluluğuna gidebilmek için iki şartın aynı anda tahakkuk etmesi gerektiği, bu şartın herhangi biri tahakkuk etmediği takdirde hukuki sorumluluğun da doğmayacağı, bilirkişi raporunda da bu durumun açıkça belirtildiği, sorumluluk davasının şartlarından olan zarar unsurunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Ulusal İstihdam Organizasyon ve İnsan Kaynakları Turizm Ltd. Şti. ve ... Havacılık Turizm İnşaat Tarım Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında 01.07.2013 tarihinde imzalanan insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesinin 6. maddesinde; \"...'un sözleşmede bahsi geçen hizmet için her ay ...'in sözleşmede yer alan firma unvanına danışmanlık hizmet bedeli olarak anlaşma tutarı ve keseceği fatura tutarının şu şekilde hesaplanaktır.\" şeklinde madde bulunduğunu, sözleşmenin anılan maddesi gereği faturaların ... şirketi tarafından kesileceğinin kararlaştırıldığını, faturaların ... şirketi tarafından kesileceğinin kararlaştırılmış olması, ... şirketi ile ticari ilişkinin olmadığı anlamına gelmediğini, aksi bir durumun sözleşmeyi çok dar yorumlamak olacağını, mahkemenin gerekçeli kararında ... şirketi bu sözleşmenin tarafı değil gibi bir anlam yaratıldığını, oysa anılan sözleşmenin sorumluluk başlıklı 5. maddesinde ... ve ... şirketi'nin ...'e karşı müteselsilen ve müştereken sorumlu olacağının belirtildiğini, mahkeme tarafından sadece ticari defterlere bakılarak eksik inceleme ile karar verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dayanağını oluşturan acil sağlık hizmetleri genel müdürlüğü ile 20.03.2013 tarihinde imzalanan ambulans helikopterleri kiralanması hizmeti alımına ait sözleşmesi 5. maddesinde, işin tanımının açıklandığını, çekirdek personele atıfta bulunulduğunu, konu ile ilgili ambulans helikopterleri kiralanması ihalesi teknik şartnamesi 1.2.7. maddesinde çekirdek personelin; \"idarenin ambulans helikoptere binmesini istediği, bir doktor, bir yardımcı sağlık personeli ile görevin yerine getirilebilmesi için sivil havacılık mevzuatı ile istenmiş tip intibaklı iki pilottan oluşan personel. ” olarak tanımlandığını, ... tarafından tanzim edilen faturaların VUK 230. maddesinde belirtilen miktar, fiyat, işin türü, ücreti gibi sözleşmenin ifasına yönelik detaylarının olmaması, firma ile bahse konu faturalarla ilgili herhangi bir mutabakat yapılmaması, insan kaynakları temini ve danışmanlık sözleşmesi 5.8. maddesi gereği bordroların personele imzalatılarak ... A.Ş’ye gönderilmesine ait iş ve işlemlerin ... ve ...’ un sorumluluğundayken yapılmaması ve çalıştırılan personel işveren maliyetinin halihazırda ... A.Ş üzerindeyken, ... ve ...’un sözleşmede belirtilen iş ve işlemlere ilişkin tanzim ettiği fatura bedellerini hak edecek mali delil niteliğinde belgesi bulunmadığını, bu hususların hiçbirinin mahkeme tarafından araştırılmadığı gibi sadece ticari defterlere bakılarak müvekkili şirketin ... şirketi'ne borçlu olduğu şeklinde karar verildiğini, müvekkilinin sağlık personeli maliyeti ... firmasının medikal personel temini ve danışmanlık faturaları düzenlediği dönemlerde ortalama % 40 artış gösterdiğini, dolayısıyla sözleşmede belirtilen iş karşılığında ...’a ödenecek ücret normal olması gerekenden çok fazla olarak ortaya çıktığını, Türkiye geneli sadece 17 merkezde görev yapacak, doktor ve yardımcı sağlık personeli temin etmek için bu ücretlerin çok yüksek olduğunu, ticari teamüller çerçevesinde olmadığını, müvekkilinin muhasebe kayıtları incelendiğinde, 2013 yılı içerisinde ... tarafından düzenlenmiş tüm faturaların ödemelerinin yapıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin muhasebe kayıtlarında denetim müdürlüğü tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda dava dilekçesinde ayrıntılarına yer verdikleri faturalar için müvekkili şirket ile ... ile herhangi bir mutabakat yapılmadığının tespit edildiğini, hem gerekçeli kararda bilirkişi raporunun hükme esas tutulduğu belirtilmiş hem de 3 adet faturanın davacı/müvekkil şirket tarafından düzenlendiği ve davacı/müvekkil şirket tarafından hizmetin verildiğine dair herhangi bir delil sunulamadığı şeklinde, son derece hatalı bir ifadeye yer verildiğini, anılan sözleşme gereği faturaların davalı ... şirketi tarafından kesildiğini, müvekkili tarafından kesilmediğini, ... şirketi  3 adet faturada yer alan işlerin yapıldığını ispat edemediğini, bilirkişi raporunda bahsedilen 268.589,91 TL'lik borcun müvekkili şirket kayıtlarında gözükmediğini, buna rağmen mahkeme müvekkili şirketin davalı ... şirketine borçlu olduğu şeklinde hatalı bir tespitte bulunduğunu, ilgili yıla ilişkin muavin dökümünün de ayrıca sunulduğunu, gerekçeli kararda, sorumluluk davasının şartlarından olan zarar unsuru kanıtlanamadığından davanın reddine karar verildiğinin ifade edildiğini, iddialarını ispat edebilmemiz için mahkeme tarafından hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını, insan kaynakları temini ve danışmanlık sözleşmesi sonrası 60 ayda 15.361.200 Abd dolarından yaklaşık olarak 4.454.750 Abd dolarının ... ve ... üzerinden ... İş Ortaklığından gizlenerek para aktarılmak suretiyle çekilmek istendiğinin denetim raporu ile tespit edildiğini, anılan sözleşmede hizmet bedeli olarak maktu veya personel maliyetinin belli bir yüzdesi şeklinde nispi bir personel temin ücreti öngörülmemiş olup, günlük brüt 482,00 Usd+20,00 Usd yemek bedeli + kdv tutarı sağlık personeli için tahmini maliyet olarak öngörüldüğünü, ... tarafından tanzim edilen faturaların rastgele düzenlendiğinin anlaşıldığını, dava dilekçesinde detaylı olarak açıkladıkları faturalara bakıldığında ortalama 46 sağlık çalışanı için 5 ay aralığında birbirinden çok farklı meblağlarda fatura kesilmesinin de bu sözleşmenin amacının ve düzenlenen faturaların kesinlikle hizmet alımına ilişkin olmadığını gösterir nitelikte olduğunu, mahkemenin 21.12.2022 tarihli gerekçeli kararında \"hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve rapora itirazların değerlendirildiği ek raporda\".. şeklinde açıklamalara yer verildiğini, ancak bu söylemin aksine 09.11.2022 tarihli duruşmada ek rapor alınması taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini, ek rapor alınmadığını, dava dilekçesinde belirtilen faturalarda yer alan danışmalık hizmetine istinaden ... şirketine gelen herhangi bir rapor, sunum vb. bir belge bulunmaması, ... ve ...’un sözleşmede belirtilen iş ve işlemlere ilişkin tanzim ettiği fatura bedellerini hak edecek mali delil niteliğinde belgelerin dosyasında bulunmaması, denetim raporumuzda yer alan tablo-1' de gösterilen faturaların tamamının açık fatura olarak tanzim edilmesi, faturalarda yer alması gereken bilgilere yer verilmemesi ve ... ile herhangi bir mutabakat yapılmaması, faturaların ödemelerinin herhangi bir bilgi istenmeden ve itiraz yapılmadan ödenmesi hususları anlatılan kaynak aktarımını da teyit ettiğini, davalıların müvekkili şirketin kendisine tevdi ve teslim edilen kaynaklar üzerindeki tasarruf yetkisini muhasebe, finans denetimi ve hesap verilebilirlikten uzak bir şekilde ... ve ... firmaları yararına kullandırarak, güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği ve böylece bahsi geçen firmalar lehine haksız yarar sağladığını, sözleşmede belirtilen iş karşılığında ...’a ödenecek ücret normal olması gerekenden çok fazla olarak ortaya çıktığını, Türkiye geneli sadece 17 merkezde görev yapacak, doktor ve yardımcı sağlık personeli temin etmek için bu ücretlerin çok yüksek olduğunu, ticari teamüller çerçevesinde olmadığını, mahkeme tarafından emsal maliyet araştırması yapılmadığını, müvekkili ile ... ve ... arasında imzalanan insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesinin teminat başlıklı 8. maddesinde \"İşbu sözleşmeden doğan borç, cezai şart, kar mahrumiyeti ve sair her türlü borç ve taahhüdün garantisini teşkil etmek üzere, ... ve ... aşağıda yazılı teminatı vermeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Buna göre; ...'in kabul edeceği metne ve muteber bir bankaya ait 100.000 Usd tutarında, her türlü masrafı kendisi tarafından karşılanmak üzere, ...'e teminat çeki verecektir. \" denildiğini, ... şirket yetkilisi tarafından 50.000,00 Usd bedelli, ... şirket yetkilisi tarafından  50.000,00 Usd bedelli teminat çeki keşide ederek müvekkiline verildiğini, inceleme raporunda, ...'dan toplam 100.000,00 usd tutarında iki adet teminat çekinin nakde çevrilmesi ile ilgili işlemlerin başlatılması, nakde çevrilme kabiliyetinin olmaması halinde toplam tutarın müvekkili tarafından dönemin yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü davalılardan rücu edilmesi gerektiğinin rapor edildiğini, ... ve ... tarafından müvekkiline verilen iki adet teminat çekinin nakde çevrilmesi amacıyla bankaya ibraz edildiğini, fakat imzası olmayan, keşide ve vade tarihleri yazılmamış olan ve toplam 100.000,00 Usd bedelli çeklerin karşılığı çıkmadığını, müvekkilinin zararının giderilmesi amacıyla mahkemede dava açıldığını, belirtilen iş ve işlemler neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın nedeninin dönemin yöneticilerinin yaptığı usulsüz ve hukuka aykırı iş ve işlemlerden kaynaklandığının açık ve sabit olmasına rağmen, mahkeme tarafından eksik inceleme ile hakkaniyete ve hukuka aykırı olacak şekilde karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\t Davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; zaman aşımı def'ini ileri sürdüklerini, davacı şirket yönetim kurulu tarafından ilgili döneme ait ibra kararları olduğunu, bu kararların da değerlendirilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde bu itirazlarının dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/98884 sr. sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, fatura suretleri, davacı tarafından dava dışı ... ... Ltd. Şti'ne gönderilen 26/10/2014 tarihli fesih ihbarı, insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesi, iş ortaklığı sözleşmesi, ambulans helikopterleri kiralanması hizmet alımına ait sözleşme, 02/03/2021 tarihli iç denetim inceleme raporu, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/188 Esas 2019/1041 Karar sayılı karar sureti, davacı şirket genel kurul kararı, yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden alınan 19/09/2022 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\t TTK'nın 553/1 maddesi; \"Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanunda ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.\", aynı Yasanın 555/1 maddesi; \"Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.\" hükmünü içermektedir. Şirket yöneticisi hakkında TTK'nun 553 vd. maddeleri gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için TTK'nun 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması tamamlanabilir dava şartı olarak öngörülmüş olup, davacı şirketin 10/11/2021 tarihli genel kurul kararı ile, THK genel başkanlığı iç denetim müdürlüğünün 03/03/2021 tarihli inceleme raporu doğrultusunda davacı şirketi zarara uğrattığı tespit edilen kişilere karşı rapora bağlı sorumluluk ve rücu davalarının açılmasına, açılan davaların sürdürülerek sonuçlandırılmasına karar verilmekle şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararı bulunmasına dair dava şartı tamamlanmıştır.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ... ... Ltd. Şti defterlerinde davacı şirkete ait herhangi bir borç alacak kaydına rastlanmadığı, dava dışı ...... Ltd. Şti. defterlerinde 31/12/2015 tarihi itibarıyla davacıdan 268.589,91 TL alacaklı olduğu, davacının ... tarafından düzenlenen 21/10/2014, 10/11/2014, 15/02/2015 tarihli 3 faturanın defterlerinde kayıtlı olmadığını ileri sürdüğü, faturalar davacı defterlerinde kayıtlı değil ise, ... şirketinin anılan 3 faturada bahsedilen işlerin yapıldığını ispatlamakla mükellef bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan şirketin genel müdürü ve yönetim kurulu başkanı olan davalıların davacı şirketi zarara uğrattıklarını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında davalı ...'ın davacı şirketin yönetim kurulu başkanı, diğer davalının davacı şirketin genel müdürü olduğu, davalıların yönetim kurulu başkanlığı ve genel müdürlükten ayrıldıktan sonra davacı şirketçe 02/03/2021 tarihli dava konusu iddia edilen zararlara ilişkin iç denetim tarafından inceleme raporu düzenlendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.  <br>\tUyuşmazlık, davalıların yönetim kurulu başkanı ve genel müdür olarak çalıştığı dönemde iç denetim tarafından hazırlanan inceleme raporunda yer aldığı şekilde davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, zarara uğratmış ise zarar miktarı, uğranılan zararın davalılardan talep edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde; davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda davalı yönetim kurulu başkanı ... ile davalı genel müdür/yönetim kurulu başkan yardımcısı ...'in davacı şirketi zarara uğrattığını iddia ederek yöneticinin sorumluluğuna dayalı işbu tazminat davasını açmıştır. <br>\tDava  dilekçesinde yer alan iddia karşısında işbu davada ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacı yan davalıların iddia edilen kalemler yönünden yaptığı iş ve işlemler ile şirketi zarara uğrattığını usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu, mahkemece denetime elverişli olduğu kabul edilerek hükme esas alınmış ise de, anılan bilirkişi raporu dava dışı ... ve ... şirketlerinin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye ilişkindir. Bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği gibi, ... şirketinin düzenlediği 21/10/2014, 10/11/2014 ve 15/02/2015 tarihli üç adet fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı değil ise 3 adet faturadaki işin yapıldığını ispat külfetinin davacı üzerinde olduğundan söz edilemeyecektir. <br>\tMahkemece ise, davacının fatura düzenlediği, anılan 3 adet faturadaki işin yapıldığını davacının ispatlaması gerektiği gerekçede yazılı ise de, anılan gerekçe dosya içeriğine uygun bulunmadığı gibi, yargılama aşamasında ek rapor alınmadığı halde ek rapor alındığının gerekçede yazılı bulunmasında da isabet görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, yöneticinin sorumluluğunun dayanağı olarak dava dışı ... ve ... şirketleri ile yapılan insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesi gösterilmiştir. Davacı yan davalı yöneticilerin şirketin gelirlerini aktarmak için bu sözleşmenin imzalandığını, personel teminine ilişkin sorun bulunmadığını, Sağlık Bakanlığı ile ambulans helikopterleri kiralanması hizmet alım sözleşmesini imzalayan ve süresi sona eren önceki şirket çalışanlarının bakanlıkla yeni sözleşmeyi davacı imzaladığından davacı şirkette çalışmak isteyeceklerini ileri sürdüğü gibi, danışmanlık faturalarının içeriğinin boş olduğunu, fahiş miktarlı olarak düzenlendiğini, insan kaynakları ve temini sözleşmesi kapsamında ... ve ... şirketinden alınan teminat çekinin de karşılıksız çıktığını, bu nedenlerle davacı şirketin zarara uğradığını ileri sürmüştür. <br>\tİleri sürülen zarar iddiası karşısında mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin 13/04/2022 tarihli celsede tesis edilen ara kararda hem davacı şirketin hem de ... ve ... şirketlerinin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak faturaların yapılan işe uygun bulunup bulunmadığına ilişkin rapor alınması kararlaştırıldığı halde yargılama aşamasında sadece dava dışı ... ve ... şirketlerinin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle defter kayıtları incelenip rapor alınması yoluna gidilmiştir. Alınan raporda faturaların yapılan işe uygunluğu incelenmediği gibi, davacının ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılması yoluna gidilmeyerek ara karar tesis edilen hususlarda eksik inceleme yapılmıştır.  <br>\tBu durumda mahkemece, ... ve ... şirketlerinin ticari defterleri üzerinde, defterlerde kayıtlı bulunan faturaların dayanaklarıyla birlikte incelenmesi suretiyle düzenlenen faturaların yapılan işe uygun bulunup bulunmadığına ilişkin sektör uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde de mali müşavir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde yer alan zarar kalemlerinden biri de, insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesi kapsamında dava dışı ... ve ...'dan alınan toplam 100.000,00 Usd'lik teminat çekinin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığıdır. Anılan iddia HMK'nun 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı yana açıklattırılması gereken zarar kalemi olup, mahkemece teminat çekinin karşılıksız çıkmasının davacıyı ne şekilde zarara uğrattığı, çekin teminat vasfının ortadan kalkıp kalkmadığı hususu açıklattırılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, anılan zarar kalemine ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamış olması da isabetsizdir. <br>\tÖte yandan, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/188 Esas 2019/1041 Karar sayılı kararından, ... ... Ltd . Şti, ... ... Ltd. Şti tarafından ... Havacılık ... A.Ş. aleyhine insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesinin anılan davalı tarafından feshedilmesinin haksız olduğu iddiasıyla sözleşmeden kaynaklanan alacak ve tazminat talebiyle açılan dava ve bu davayla birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/304 Esas sayılı ... ... Ltd . Şti, ... ... Ltd. Şti tarafından ... Havacılık ... A.Ş. aleyhine insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda davalı ... şirketinin genel tatil ücreti gerekçe gösterilerek sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu, fesih tarihine kadar verilen hizmet bedeli ve fesih nedeniyle kar mahrumiyeti sonucu oluşan zararı talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tAnılan karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2020/717 Esas 2024/388 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine ise, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 16/12/2024 tarih 2024/1287 Esas 2024/4888 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin temyiz taleplerinin reddi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararının onanmasına karar verilerek hükmün kesinleştiği görülmüştür. <br>\tAnılan dava dosyasında işbu davada davacı olan ... Havacılık ... A.Ş. tarafından dava dışı ... ve ... şirketiyle yapılan insan kaynakları temini ve danışmanlığı sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilmesinin haksız olduğu gerekçesiyle ödenmeyen faturaların ve fesih nedeniyle uğranılan kar mahrumiyetinden kaynaklanan zararın tazminine karar verilmiş olması karşısında, mahkemece dosyada delil olarak dayanılan anılan dosyanın işbu dava dosyası üzerinde etkisi üzerinde durulmaması da usul ve yasaya aykırıdır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazları ile davalı ... vekilinin katılma yoluyla istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ve 2021/423 Esas 2022/1220 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazları ile davalı ... vekilinin katılma yoluyla istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davalı ... tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t6-Davacı ve davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026<br><br>Başkan -              Üye -                Üye -            Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab93c3f5e963d2e7","SID":"411763d04227d20a"}}