{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/1130 <br>KARAR NO\t: 2026/367<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/04/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/1008 E. 2025/315 K.<br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 18/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/02/2026<br>\t\t\t\t\t\t<br>İSTEM:Davacı vekili, davalı borçlunun, sayaç okumaya göre elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım tespit edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; 287.660,52TL asıl alacak, 5.369,66TL gecikme zammı, 966,54TL KDV olmak üzere 293.996,72TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 4. İcra Müdürlüğü 2020/7093 Esas  esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.\t<br>CEVAP:Davalı vekili, görev ve yetki ilk itirazında bulunarak, davalı şirket yetkilisi olan dava dışı ... hakkında hakkında açılan Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/418 E sayılı ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalı tarafından kaçak elektrik kullanılmadığını, iki ayrı iş yerinde faaliyet gösteren davalı şirketin, uyuşmazlığa konu kaçak elektrik tespiti yapılan iş yerini kısa süreli depo olarak kullanıldığını, davaya konu kaçak elektrik tespiti yapılan iş yerini depo olarak kullanmak üzere mal sahibi dava dışı ....’ten 01.07.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 1 yıl süreyle kiraladığını, eski kiracı ....'in iş yerini kullanmaya devam etmesi nedeniyle iş yerini sözleşme tarihinden 7-8 ay sonra kullanmaya başladığını ve yaklaşık 1 yıl süreyle depo olarak kullandığını, kira süresi boyunca elektrik faturalarının eski kiracı adına geldiğini ve bu faturaların davalı firma tarafından ödendiğini, 1 yıl sonra tahliye edilerek boşaltıldığını, davalı firmanın kaçak elektrik kullanmasını gerektirecek bir durumunun bulunmadığını, sayaca giden kablonun kesik olmasının davalıdan kaynaklanmadığını, gecikme zammı alınamayacağının açıkça hükme bağlandığını, inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.<br>MAHKEME:\t\"... Tüm bu tespitlere göre dayanak kaçak elektrik tespit tutanağına konu abonelikte kaçak elektrik kullanımının kimin zamanında ve ne zaman yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, kaçak elektrik tespitinin gecikmiş bir tespit niteliğinde olduğu, davacı şirket  tarafından sayaca hangi dönemde müdahale edildiğini belirleyecek işlemlerin yapılmadığı, davalı şirketin asıl elektrik tüketimini başka bir adreste gerçekleştirdiği, dava konusu yerin ise depo olarak kullanıldığı ve faturaya konu edilen bedel kadar kaçak elektrik kullanımını gerektirir boyutta bir enerji tüketiminin bulunmadığı,  bu hali ile davacı şirketin düzenlediği  tutanak ve tahakkuk ettirilen faturanın doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı, tüm bu tespitlere ilişkin düzenlenen  bilirkişi raporunun dosyadaki verilere uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmış, davanın reddine karar verilmesi gerektiği görülmüş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, \"Davanın REDDİNE\"  karar vermiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:Davacı vekili, yukarıda \"istem\" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, davacı şirketçe tahakkuk ettirilen faturanın doğru hesaplandığını ve EPDK mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, 22621658 tesisat numaralı aboneliğe ait 916059 seri numaralı sayaca 14.02.2020 tarihinde yapılan incelemede \"R ve S fazlarının gerilim uçlarının kesilerek sayacın değer kaydetmesini engellemek\" suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiğini ve K-33526 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden .... adına Z/00101818 seri numaralı 1.701,97TL tutarlı kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, ancak 28.02.2020 tarih 830 sayılı Kuzey Bölge Müdürlüğü Komisyon kararına istinaden tüketicinin tüketim seyrinde yapılan incelemede, enerji kesilme tarihi olan 11.02.2019 tarihinden itibaren kullanımların düşmeye başladığının tespit edildiğini ve tespiti yapılan kaçak şeklinin de sayacın değer kaydetmesini engellemeye yönelik olduğundan Z/00101818 seri numaralı faturanın revize edilmesi ve faturada ayrıca kaçağa bağlı ek tahakkuk hesaplaması yapılması gerektiği kanaatine varıldığını, komisyon kararı doğrultusunda Z/00101818 seri numaralı faturanın iptal edilerek yerine Z/00103928 seri numaralı fatura oluşturulduğunu, Z/00103928 seri numaralı faturanın 14.02.2020 kaçak tespit tarihi ile 14.02.2019 tarih arası toplam 365 gün için oluşturulduğunu, 14.02.2020 kaçak tespit tarihi ile 13.02.2020 tarihi arası 1 günlük kaçak kullanım için 187.630 kW kurulu gücün %60'ı olan 112.578 kW üzerinden 8 çalışma saati alınarak 1 x 112.578 x 8 = 901 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi ile çarpılması sonucu elde edilen bedel ile 13.02.2020 tarihi ile 14.02.2019 tarihi arası 364 günlük kaçak kullanıma bağlı ek tüketim için 187.630 kW kurulu gücün %60'ı olan 112.578 kW üzerinden 8 çalışma saati alınarak 364 x 112.578 x 8 = 327.827,136 kWh tüketimden aynı tarihlerde tahakkuk eden 2.086,17 kWh tenzil edildikten sonraki kalan tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi ile çarpılması sonucu elde edilen bedelle toplanarak 287.660,52-TL tutarlı kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, ancak 01.07.2020 tarih 2441 sayılı Kuzey Bölge Müdürlüğü Komisyon kararında kira kontratında adresin 01.07.2018 tarih itibariyle .... Şti. tarafından kiralandığının ve .... unvanlı abonenin 11.02.2019 tarihinde Görevli Tedarik Şirketine abonelik iptali için dilekçe verdiğinin tespit edildiğini, bu nedenle .... adına tahakkuk ettirilen Z/00103928 seri numaralı faturanın iptal edilerek aynı güç, gün, saat hesaplaması ile ... Şti. adına Z/00107797 seri numaralı kaçak kullanım faturası tahakkuk ettirildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen elektrik bedelinden abone ile birlikte fiili kullanıcının da müteselsilen sorumlu olduğunu ve fiili kullanıcının haksız fiil hükümleri uyarınca, abonenin ise sözleşmeden doğan sorumluluğu bulunduğunu, bu durumda fiili kullanan ve abonenin müteselsilen sorumlu olduğunu, buna göre davacının alacağının tamamını fiili kullanıcı konumunda olan ve bu durum kira kontratı ile de sabit olan davalı yandan talep etmesinin hukuka uygun olduğunu, davalının kaçak tüketimi gerçekleştirmediğine dair somut herhangi bir delil sunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE:\t<br>\tDava; kaçak elektrik kullandığı tespit edilen davalı hakkında tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;<br>\tElektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1.c maddesinde; gerçek veya tüzel kişilerin, \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,\" kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmış olup, aynı yönetmeliğin devam eden maddelerinin kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasına yönelik düzenlemeler içerdiği görülmektedir. <br>\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi: \"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.<br>\tAynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz\" hükmünü amirdir. <br>\tBu açık hüküm karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.<br>\tHemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (HGK., 10.01.1975 gün ve 1971/T-406 E., 1975/1 K.; 23.01.1985 gün ve 1983/10-372 E, 1985/21 K; 27.04.2011 gün ve 2011/17-50 E, 2011/231 K; 03.04.2013 gün ve 2012/19-873 E, 2013/433 K sayılı kararları).<br>\tYargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. <br>\tTüm bu açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde;\tAliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/418 E. ve 2024/548 K sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisi hakkında iş bu davaya konu kaçak tutanağına istinaden açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılama sonucunda “Karşılıksız Yararlanma” suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi  21. Ceza Dairesinin 2024/2643 E. - 2024/4262 K. sayılı esastan red kararı ile kesinleşmiştir. Davalının abone olduğu adreste \"R ve S fazlarının gerilim uçlarının kesilerek sayacın değer kaydetmesini engellemek\" suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir. Artık hukuk hakimi, ceza hakimi tarafından tespit edilen bu maddi olgu ile bağlıdır.<br>\tHal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, hukuk hakiminin ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla bağlı olduğu dikkate alındığında, davalının davaya konu sayaca müdahale ederek yukarıda anılan yönetmelik hükmü anlamında kaçak elektrik kullanma fiilini gerçekleştirdiğinin kabulü ile bilirkişiden kaçak ve ek tahakkuku nedeniyle davacı şirketin, davalı taraftan isteyebileceği bedelin tespiti noktasında, kaçak tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınması suretiyle, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>\tBu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>\t1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2025 tarih ve 2023/1008 Esas - 2025/315 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>\t4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,<br>\t5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,<br>\tDava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/02/2026 günü oybirliği ile karar verildi.\t <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d04c46a10f362fd9","SID":"29eeead3e6c5a120"}}