{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1029 <br>KARAR NO: 2026/186<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>NUMARASI: 2018/1033 Esas -  2021/685 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2026<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, 10 pafta, 58 ada, 94 parsel üzerindeki taşınmaz üzerinde müvekkili lehine tesis edilen 100.000,00 TL bedelli fekki bildirinceye kadar geçerli 05/08/2014 tarihli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, dosyada ipotekli taşınmaz malikine gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlu vekili tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu ipotekli taşınmaz hakkında Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/156 E. sayılı dosyasının mevcut olduğunu, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, yetki itirazında bulunduklarını, icra takibinin ve davanın kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkilinin 30/12/2008 yılında ... Şti. isimli şirketini devrettiğini, bu tarihten sonraki borçlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ,... Türk Medeni Kanunu’nun 881/2. maddesine göre; ipoteğin mutlaka borçlunun taşınmazı üzerinde kurulması zorunlu değildir. Üçüncü kişi başkasının borcu için malik olduğu taşınmazı üzerinde alacaklı lehine ipotek tesis edebilir. Davalının eski ortağı olduğu dava dışı ...Şti.'nin bayilik ilişkisinden kaynaklı doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipotek resmi senedine imza atarak ipoteğin tesis edilmiş olması ipotek hakkına ve tesisine ilişkin yukarıda ayrıntılarına yer verilen Türk Medeni Kanunu'nun 881-897 maddeleri arasındaki düzenlemeler gereğince davalının dava dışı şirketin borcuna teminat teşkil edecek şekilde davacı lehine ipotek tesis ettirmiş olması karşısında; davalının söz konusu şirketteki hisselerini devretmiş olduğu, artık dava dışı borçlu şirketin ortağı olmadığı ve bu sebeple de dava dışı şirketin davacıya borcundan dolayı sorumluluğu bulunmadığına ilişkin savunmasına  geçerlilik tanımak mümkün değildir.Yapılan  bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında alınan kök ve ek raporun da dosya kapsamına göre denetime elverişli olduğu hususları bir bütün olarak dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne, takibe dayanak alacağın kesinleşmiş mahkeme kararına dayanması sebebiyle likit olduğu gözetilerek alacağın %20 'si oranında hesap olunan 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçeli kararda ibraname sonrası sözleşmelerden oluşan borçlardan dolayı ibraname içinde değerlendirilemeyeceği ve bu haliyle verilen ipoteğin oluşan borçtan dolayı kapsamının  devam ettiğinin belirtildiğini, ancak borcun doğduğu  sözleşmenin, belirtilen tarihte davacı ile davalının devrettiği şirket arasında yapılan yeni bir sözleşme olduğunu, bu yeni sözleşmeye dayalı olarak, davalının açıkça rızasının aranması ve rızası halinde yeni sözleşmeden oluşacak alacaklarda ipoteğinin devam ettiğine dair beyanının alınması gerektiğini, taşınmazın sahibi olan davalının sözleşmenin tarafı olmadığını, açıkça ipoteğin yeni sözleşmede devam edebilmesi için muvafakatinin alınması gerektiğini, tüm bunlara rağmen yerel mahkemece, sözleşmenin taraflarının değişmesine rağmen borcu doğuran sözleşmeden kaynaklı alacağın geçmiş döneme ait davalının tarafı olduğu sözleşmeye ilişkin verilen ipoteğin  devam ettiği kanaatine varıldığını, davalının, davacıdan birbirlerini ibra ettiklerini gösteren ve herhangi bir borcunun kalmadığını belirten yazılı ibraname alarak herhangi bir borcunun olmadığını ispatladığını, bunun doğal bir sonucunda verilen ipoteğin artık karşılıksız kaldığı ve fekkinin gerektiğini, davalının devrini yaptığı şirketin yeni bir sözleşme ile davacı ile ilişkisini devam ettirmesinin artık davalının 3.  kişi olarak kendi dönemindeki sözleşmenin iptal olduğu ve bunun doğal sonucu olarak verilen ipoteğin devamı için rızasının alınması gerektiğini, sözleşmenin revize edilmesi halinde dahi müvekkilin 3. kişi olarak ipoteği vermesi hali oluşacağı için yine rızası alınması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmişi davalı vekilince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının ibra edilip edilmediği, ipoteğin sona erip etmediği  noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı  takip borçlusu ve dava dışı ...Şti. hakkında, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü... sayılı takip dosyasında, '' İstanbul 26. İcra Müdürlüğü ... ve İstanbul 5. İcra Müdürlüğü... sayılı dosya alacakları tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, Sakarya İli Adapazarı İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi 10 pafta 59 Ada 94 parsel taşınmaz üzerindeki 05.08.2004 tarihinde tesis edilen 100.000,00 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi'' ipotek sebebine dayalı olarak 100.000,00 TL alacağın tahsili istemiyle 14.03.2018 tarihli takip talebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış,davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Sakarya Tapu Sicil Müdürlüğünün 05.08.2004 tarih ... yevmiye numaralı ipotek belgesinin incelenmesinde;  ''...... çocukları ... ve ...'nin borçlu sıfatı ile, ... A.Ş.'nin alacaklı sıfatı ile bulunduğu ve “... Mahalle ... Caddesinde kadastronun 58 ada 94 parselini teşkil eden 615.26 m2 miktarındaki arsa'nın 1/3 hissesi ... oğlu ... ve 2/3 hissesi ... oğlu ... adlarına kayıtlı olup bu kerre işbu gayrimenkulün tamamını ... ve ....Şti.'nin ... A.Ş.'ne doğmuş ve doğacak borçları için bila faiz....derece ve birinci sırada fekki alacaklı şirket tarafından bildirilinceye kadar devam etmek üzere 100.000,00 TL bedel karşılığında ipotek tesis ettiklerini ve alacaklı şirket adına ..İpoteği bu bedelle ve bu suretle kabul ettiğini birlikte tescilini talep ve beyan ettiler....'' belirtilmiştir.Dosyada mevcut, Adapazarı Tapu Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre, davalı ...'nin söz edilen taşınmazda 2/3 payı 03.03.1994 tarihinde, 1/3 payı ise 29.11.2011 tarihinde edindiği, taşınmazda 100.000,00 TL bedel ile 05.08.2004 tarih ve ... yevmiye no.lu işlem ile dosyamız davacısı ... A.Ş. lehine ipotek tesis edildiği, ayrıca aynı taşınmaz üzerinde 12.152,90 TL tutarlı borç için Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 07.09.2016 tarih ve ... yevmiye no.su ile kayıtlı kamu haczinin bulunduğu belirtilmiştir.Takip dayanağı olarak gösterilen, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında, davacı tarafından, dava dışı ... ve ....Şti.'ye karşı ''6.584,05 TL'lik cari hesap alacağı'' nedeniyle toplam 7.070,68 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı görülmüştür.Takip dayanağı olarak gösterilen, İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyasında davacı tarafından, dava dışı ... ve ....Şti.'ye ve ...'e, kesinleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.09.2015 tarih ve 2014/1107 Esas nolu 2015/599 Karar nolu ilamı nedeniyle, 10.740,76 TL vekalet ücreti, yargılama gideri ve faiz, 30.000,00 USD cezai şart alacağı nedeniyle toplam 111.106,83 TL için icra emri gönderildiği görülmüştür. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1107 E., 2015/599 K. Sayılı dosyasında, davacı, dava dışı ... ve ....Şti.'ye ve ...'den, taraflar arasındaki 20/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı  tarafından fesih edildiği 17/06/2013 tarihine kadar ki dönem için KDV dahil satış taahhüdünü ihlalden doğan cezai şart alacağının 10.000,00 USD ile yine davalı tarafından bayilik sözleşmesinin fiilen fesih edildiği 17/06/2013 tarihinden bayilik sözleşmesi süresinin sona erdiği 20/09/2015 tarihine kadar ki dönem için ise şimdilik 10.000,00 USD kar mahrumiyeti ve 10.000,00 USD maktu cezai şart olmak üzere toplam 30.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ettiği, Mahkemece, davanın kabulüne, davacı tarafça talep edilen 10.000,00 USD maktu cezai şart, 10.000,00 USD satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart ve 10.000,00 USD kar mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 30.000,00 USD tazminatın davalılardan dava tarihinden itibaren 3095 SK.nun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın 28/11/2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle her ne kadar dava dışı ... ve ....Şti.'den 6.584,05 TL ana para alacağı bulunmuşsa da davalının davacı şirkete evvelce vermiş olduğu 10.000,00 TL teminatın davacı şirket kayıtlarınsa 10.08.2018 tarihinde davalı lehine virmanı ile bu kez 10.08.2018 tarih itibari ile dava dışı şirketin davacıdan 10.000,00 TL- 6.584,05 TL = 3.415,95 TL alacaklı olduğu, İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası ile açılan takibin kesinleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.09.2015 tarih ve 2014/1107 Esas nolu 2015/599 Karar nolu ilamına dayanak gösterildiği, 13, Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın ise davalı ...'nin değil eski ortağı olduğu ... ve ....Şti. ile dava tarihinde şirket müdürü olan ... aleyhine açılmış olduğu ve davacı lehine sonuçlandığı, ilgili takibin kesinleştiği, harca esas değerin takip talebinde 111.106,83 TL olarak gösterildiği bu durumda ilgili takip talebinin 100.000,00 TL bedelli ipotek tutarının üzerinde olduğu, ek raporda ise,  dava dosyasına 20.09.2010 tarihli en son ... Bayilik Sözleşmesi ile Satış 20.09.2010 Taahhütnamesinin sunulduğu, ibraname incelendiğinde “....07.10.2004 ve 01.09.2006 tanzim ve imza tarihli istasyonlu akaryakıt bayiliği ilişkisi kapsamında ve bu akaryakıt bayilik ilişkisi ile ilgili olarak ... birbirlerini kesin olarak ibra etmiştir.” ifadesinin yer aldığı, bu ifadeden son bayilik sözleşmesine ait borçların ibraname içinde yer almayacağı, bu hususun kabulü halinde ise ipotek borcunu da kapsamayacağı, davalı ...'nin dava dışı ... ve ....Şti.'nde hisselerini devrederek ayrılmış olduğu, ancak hisse devir tarihinin dosya kapsamında tespit edilemediği, maddesi açıklığa kavuşturulmuş olup, diğer tespitlerin aynı şekilde devam ettiği,\" şeklinde görüş bildirilmiştir.Davalı ...'nin, dava dışı  ... ve ....Şti.'deki 900 payını, Sakarya ... Noterliği 30.12.2008 tarihli ... yevmiye numarası ile 300 hissesini, dava dışı ...'a, Sakarya ....Noterliği 30.12.2008 tarihli ... yevmiye numarası ile 600 hissesini, dava dışı ...'a, devrettiği, 08.01.2009 tarihli Ticaret SicilGazetesinde ilan edildiği görülmüştür.Uyap üzerinden yapılan inceleme de, davalı tarafından davacıya ipoteğin fekki istemiyle açılan Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/156 E. Sayılı dosyasından davanın reddine karar verilmiştir.Türk Medeni Kanunu'nun 881. maddesinde; halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabileceği, ipoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmeyeceği, 883. maddesinde; alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği, yine aynı yasanın 887. maddesinde; ipotekli taşınmazın malikinin borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlı olacağı, düzenlemeleri yer almaktadır.Somut olayda, davalı, dava dışı ... ve .... Şti.'nin ortağı olduğu dönemde davacı ile yaptıkları Bayilik Sözleşmesi nedeniyle, ... ve ....Şti.'nin ... A.Ş.'ne doğmuş ve doğacak borçları için taşınmazına100.000,00 TL bedel karşılığında ipotek konulduğunu, şirket ortaklığından ayrıldığını, davacının ibra ettiğini, borcun sona erdiğini, davacıya ipoteğin kaldırılması için ihtarname gönderildiği, ipoteğin karşılıksız kaldığını, ibranameden ve ortaklıktan ayrıldıktan sonra yapılan Bayilik Sözleşmesine göre yeni borç çıkartıldığını, ipotek verilen taşınmazın, davacı ile  ... ve .... Şti. ile imzalayacakları yeni sözleşmelerin teminatı olamayacağını iddia etmişse de, 05.08.2004 tarihli ipotek senedinin incelenmesinde; ipoteğin  ... ve .... Şti.'nin, ... A.Ş.'ne doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak verildiği, ipoteğin davacı şirketin Bayilik Sözleşmesi süresince veya belirli bir sürenin teminatı olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibarenin ve düzenlemenin yer almadığı, davaya konu ipoteğin Türk Medeni Kanunu'nun 881.maddesi gereğince üst sınır ipoteği olup dava dışı şirketin,  davacıya mevcut olan borçları ile ileride doğabilecek borçları için tesis edildiği, şirket ortaklığından ayrılmanın verilen kefaleti veya taşınmaz üzerine konulan ipoteği sona erdirmeyeceği gibi (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24/10/2019 tarihli,  2018/1132 E., 2019/6705 K. Sayılı ilamı),  ipoteğin ayni bir teminat olduğu şahsi teminat olmadığı, sözleşmenin tarafı olmasa da bağlı olduğu, dava dışı  ... ve .... Şti. İle davacı arasında imzalanan İbranamede,''....07.10.2004 ve 01.09.2006 tanzim ve imza tarihli istasyonlu akaryakıt bayiliği ilişkisi kapsamında ve bu akaryakıt bayilik ilişkisi ile ilgili olarak ... birbirlerini kesin olarak ibra etmiştir. ... arasında yukarıda tapu bilgileri verilen istasyon ile ilgili olarak 2010 tanzim ve imza tarihli yeni akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilave olarak bir kısım hukuki sonuç doğuran metinler imza edilmiş olup, yeni akaryakıt  bayilik ilişkisi, işbu ibranamenin konusu ve kapsamı dışında tutulmuştur.'' düzenlemesi karşısında, takip konusu son bayilik sözleşmesine ait borçların ibraname içinde yer almadığı,  takip konusu,İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1107 E., 2015/599 K. Sayılı ilamında, taraflar arasındaki 20/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı  tarafından fesih edildiği 17/06/2013 tarihine kadar ki dönem için 10.000,00 USD maktu cezai şart, 10.000,00 USD satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart ve 10.000,00 USD kar mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 30.000,00 USD tazminatın davalılardan  tahsiline karar verilerek, kararın kesinleştiği, davacının söz konusu ilam nedeniyle dava dışı şirketten  alacağı bulunduğu ve davalının vermiş olduğu ipotekten dolayı  sorumluluğunun devam ettiği anlaşıldığından Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harcın, alınması gerekli olan 6.831,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec64bb5b7e5e0408","SID":"8579e1af41d23e85"}}