{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/962 <br>KARAR NO\t\t: 2026/305<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                         : 03/10/2022 (Dava) - 21/03/2023 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2022/774 Esas - 2023/162 Karar<br>DAVA             \t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/02/2026<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih ve 2022/774 Esas - 2023/162 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, dava dışı ... ile 03.12.2021 tarihinde ''Malzeme Alım Sözleşmesi'' imzaladığını,  Bu sözleşmeye göre dava dışı ... kg fiyatı  10.782,00 TL olan 300.500 Kilogram 8mm İnşaat Demiri,  220.000 Kilogram 10mm İnşaat Demiri, 180.000 Kilogram 12mm İnşaat Demiri,  200.000 Kilogram 14mm İnşaat Demiri, 215.000 Kilogram 16mm İnşaat Demiri, tedarik ederek, 03.12.2021 tarihinden itibaren iki hafta içerisinde eksiksiz ve kusursuz bir şekilde müvekkili şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin buna karşılık  toplam 12.027.321-TL  ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin ödeme taahhüdüne binaen dava dışı ... adına 03.12.2021 düzenleme, 03.01.2022 vade tarihli takibe konu bono keşide edildiğini ancak dava dışı ... tarafından süresi içerisinde sözleşme konusu edim yerine getirilmemiş olmasına karşın, müvekkili tarafından keşide edilerek kendisine verilen bono ciro ederek, davalı yana verildiğini, davalı yanca, söz konusu bonoya dayalı olarak, Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2022/20 Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin hem davalıya hemde dava dışı ...'a borcunun bulunmadığını ileri sürerek, Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2022/20 Esas sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin söz konusu icra takibine konu borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin malzeme alım sözleşmesi hakkında bir bilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin işbu bononun altında yatan ticari ilişkiyi bilmesinin de söz konusu olmadığını, dava dışı ... takip konusu bonoyu ciro ederek, müvekkiline ödeme olarak verdiğini savunarak, davacı yanca iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunan müvekkili aleyhine açılmış işbu haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİNİN 24/05/2022 TARİHLİ KARARI:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"...davalının tacir kaydının bulunmadığı, potansiyel mükellef olduğu ve 1. Sınıf tacir olmadığı anlaşılmakla davaya bakmaya Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı..\" gerekçesiyle Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20/1 maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Aydın Nöbetçi  Asliye  Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tDAİREMİZİN 21/09/2022 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:<br>\tDairemizce; \"...Somut olayda; dava konusu  03.12.2021 düzenleme, 03.01.2022 vade tarihli bononun keşidecisinin davacı, lehdarının dava dışı ... olduğu, davalının ise bonoyu ciro yoluyla lehdardan devralan ciranta sıfatına sahip bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle taraflar arasında temel ilişki bulunmamaktadır. TTK’nın 26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 5. maddesinde; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.  Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından re’sen de dikkate alınmalıdır. Bono, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda unsurları ile birlikte düzenlendiğinden, aynı Kanun’un 4/1-a maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Bu durumda, dava kambiyo senedinden kaynaklandığından davalının tacir olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Buna göre; mahkemece taraf delilleri toplanıp esasa girilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır...\" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulüne, yerel mahkeme kararının HMK'nın 355. ve 353/1-a-3 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA karar verilmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİNİN 21/03/2023 TARİHLİ KARARI\t:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"...Dava ticari bir davadır. Davacı, dava konusu bononun keşidecisi olup bonoda ciranta konumunda bulunan 3. Kişiye karşı borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Davanın sebebi dava dışı bono lehdarı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bononun kıymetli evrak niteliği göz önünde bulundurulduğunda ciranta konumunda bulunan davalının kötüniyetinin davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki davada, davacı defterlerini, kendisine verilen kesin süreye rağmen sunmamıştır. Yine davalının kötüniyetini ispatlar herhangi bir delil de dosyada mevcut değildir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davasını ispat edemediği...\" gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t: <br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine haksız ve dayanaksız olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin, takibe konu senetten kaynaklı borcunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine açılan icra takibinin konusunun senet olmasına rağmen, müvekkili açısından asıl konunun müvekkilinin dava dışı ... ile yaptığı sözleşme olduğunu, müvekkilinin, 03/12/2021 tarihinde dava dışı ... ile malzeme alım sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre, anlaştıkları inşaat demirlerini tedarik edecek ve iki hafta içerisinde eksiksiz ve kusursuz bir şekilde müvekkiline teslim edeceğini, müvekkilinin de dava dışı ...'ın bu tedariğine karşılık toplam 12.027.321-TL yi ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini; bu taahhüdüne binaen 03.12.2021 düzenleme, 03.01.2022 vade tarihli kambiyo senedini düzenleyerek dava dışı ...'a verdiğini, ancak dava dışı ...'ın, sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin düzenlemiş olduğu senetten borçlu olmasının mümkün olmadığını, dava dışı ...'ın, davada bahsi geçen sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği gibi; kendisi lehine düzenlenen müvekkilinin borçlu olduğu senedi de davalıya ciro ettiğini, bu durumda müvekkilinin davalıyla arasında da herhangi bir şekilde ticari ilişkinin de mevcut olmadığını, aralarında herhangi bir ticari ilişki olmayan ve kambiyo senedini ciro yolu ile kazanan davalının, müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin imzalamış olduğu kambiyo senedinin muhatabı olan ... tarafından sözleşme uyarınca verilen taahhüt yerine getirilmediğini, bu durumda müvekkilinin davalıya borçlu olmasının mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin, karşılığını alamadığı bir kambiyo senedi ile karşı karşıya olduğunu, bu hususların yargılama aşamasında ileri sürülmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından kambiyo senedinin verildiği dava dışı ....tarafından taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca üzerine düşen edim yerine getirilmediğinden müvekkilinin davalıya borçlu olmasının mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, icra takibine konu senet sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br> Davalı, dava konusu bonoya ciro yolu ile hamil olmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 778/1-a maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı konunun 687/1 maddesi uyarınca keşideci ile lehdar arasındaki doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan şahsi def'ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi, hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun kanıtlanması koşuluna bağlıdır. Dosya kapsamına göre davalının, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı tarafça kanıtlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/774 Esas - 2023/162 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  19/02/2026<br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b381590b42c5366","SID":"8d75f5299b566e1e"}}