{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/877 <br>KARAR NO\t\t: 2026/308<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                         : 07/07/2022 (Dava) - 22/12/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2022/556 Esas - 2022/1046 Karar<br>DAVA             \t: Menfi Tespit<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/02/2026<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2022 tarih ve 2022/556 Esas - 2022/1046 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından Manisa 1.İcra Müdürlüğü'nün 2022/3878 Esas sayılı dosyası ile 2.258,00-TL bedelli üç adet senet dayanak gösterilerek  müvekkili ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin  ...'e karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu senette, alacaklı olarak yer alan ..., müvekkili olan ...'in öz kardeşi olduğunu, müvekkili ile kardeşi ... arasında uzunca bir süre  süre gelen anlaşmazlıkların bulunduğunu, müvekkili ve davalının babaları olan .... 16.11.2015 tarihinde vefat ettiğini, muris.... vefatından 6 yıl kadar önce, 2009 yılında davalı ...'e taşınmazını muvazaalı bir şekilde devrettiğini, müvekkilinin söz konusu devir işlemini murisin vefatından sonra öğrendiğini, işbu sebeple müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmazlıkların bir hayli büyüdüğünü,  taraflar birbirlerine karşı husumet beslemeye başladığını,  yaşananlar sebebiyle müvekkilinin annesiyle dahi arasının açıldığını, müvekkilinin annesi .... ve müvekkilinin kardeşi davalı ...'in, müvekkiline karşı tabiri caizse cephe aldıklarını ileri sürerek, davanın kabulü ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı-borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığını ve  ödeme emri gönderildiğini, (2022/3878 - Manisa 1. İcra Dairesi - İcra Dosyası) öncelikle dava dilekçesinde belirtilen  iddialarının tümünün geçersiz olduğunu, kambiyo senetleri illetten mücerret senetler olduğunu asıl borç ilişkisinden bağımsız bir borcu ifade ettiğini, davaya konu somut olayda imzaların  Borçlu-Davacıya ait olduğunu, gerçek bir kambiyo borç ilişkisini içerdiğini, dava dilekçesinde bahsedilen İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/97 sayılı dosyasının devam eden yargılamasında davacı tarafın borçlu olduğu senet asıllarınında mevcut olduğunu, davacının ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin olarak  kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte menfi tespit davası açmak tek başına icra takibini durdurmayacağını, takibin durdurulması, talep halinde ve teminat karşılığında mümkün olduğunu, davacının  belirttiği diğer hususlarında yanıltıcı yalan yanlış bilgiler olduğunu savunarak, itirazların reddine takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu  ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Her ne kadar HMK 203/1-a maddesinde kardeşler arasındaki  işlemlerin ispatı açısından senetle ispat zorunluluğunun bulunmadığı belirtilmiş ise de bu hüküm senede karşı senetle ispat yasağının istisnaları arasında kabul edilmemektedir. Davacının dava konusu ve takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığı iddiasını HMK’nun 201. maddesi  uyarınca yazılı delille veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış bulunmaktadır...\" gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu karar verildiğini, dava dilekçesinde belirtilen ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına senetler üzerinde yapılması zorunluluk arz eden hiç bir incelemenin yapılmadığını, dosya kapsamına sunulan tanık dinletme taleplerinin de mahkemece reddedildiğini, müvekkilinin, davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, tarafların kardeş olduklarını ve uzunca bir süredir aralarında anlaşmazlıklar mevcut olduğunu, davaya konu senetlerin davalı tarafından bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı bir şekilde tanzim edildiğini, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkilinin takipten ve takibe dayanak senetler nedeniyle davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu senet metninde borçlu gözüken müvekkilinin adı ve soyadı, imzası, rakamla belirtilen tutar ve senet numaraları ile diğer kısımlarda mevcut olan yazılarda çok açık bir şekilde ve ilk bakışta dahi anlaşılabilecek derecede kalem renk tonlarının farklı olduğunu, ayrıca el yazılarının birbirine uygun olmadığı bir çok farklılıklarının bulunduğunu, bu hususların dahi senet metninin sonradan doldurulduğu iddialarını kanıtlar mahiyette olduğunu, mürekkeplerin yaşının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle, dava konusu senetlerde bedelin nakden veya malen alındığına, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığına yönelik herhangi bir ibarenin yer almadığını, bu nedenle İzmir ilinde ikamet eden kişinin düzenleme yeri olarak Manisa ilini göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın senet üzerinde sonradan yaptığı eklemelerle yetkili yerin Manisa olarak gösterilmesini sağladığını, bu durumun dahi İzmirde ikamet eden müvekkilini zor durumda bırakmaya yönelik girişimlerden biri olduğunu, söz konusu hususların kanıtlanabilmesi adına müvekkili ve davalı tarafa ait HTS ve BAZ istasyonu kayıtlarının tespitinin gerektiğini, davalının icra takibine konu senetleri doldurmak suretiyle haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkili ...'in herhangi bir borcu bulunmadığını ve söz konusu senetleri tanzim etmediği halde günümüz koşullarında, davalının haksız icra takibi sebebiyle haciz tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, dosya kapsamında yapılması gereken hiç bir araştırmanın yapılmadığını, dosyanın bilirkişiye gönderilmeden, tanıkları dinlenmeden, delilleri değerlendirilmeden ve toplanmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, icra takibine konu senetler sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıda olmasına rağmen kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğünün davacı borçluya ait olduğu, senede karşı senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu, davacı ve davalı kardeş olmakla birlikte taraflar arasındaki asıl hukuki işlem senede bağlandığı için artık senede karşı savunmaların tanıkla ispat edilemeyeceği, davacının senetlerdeki imzaya itirazının bulunmadığı, açığa imza suretiyle senet düzenlenmesi mümkün olup davacının bu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delille ispatlaması gerektiği, senette TL yerine YTL yazmasının sonuca etkili olmadığı, davay konu senetlerin davalı tarafından bir şekilde ele geçirilerek gerçeğe aykırı doldurulması suretiyle resmi belgede sahtecilik yapıldığı iddiasına yönelik Manisa CBS'nin 2022/10899 sor. nolu dosyasında başlatılan soruşturma ile ilgili takipsizlik kararı verildiği ve itiraz üzerine kesinleştiği de anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/556 Esas - 2022/1046 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  19/02/2026<br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce6c76ef3ae8362d","SID":"03ad0891501778fb"}}