{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/857 <br>KARAR NO\t\t: 2026/401<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                         : 24/12/2020 (Dava) - 17/11/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/721 Esas - 2022/802 Karar<br>DAVA             \t: Menfi Tespit<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/03/2026<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 tarih ve 2020/721 Esas - 2022/802 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın emrine  müvekkillerinin imzalarının taklit edilerek müvekkili şirketin keşidecisi, diğer müvekkillerinin ... ve ...'nün kefil olarak göründüğü, sahte 3 adet senet düzenlendiğini, işbu sahte senetler ile davalı ... tarafından İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4845 Esas sayılı dosyası ve  İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5043 Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, karşı tarafın müteahhit olması sebebiyle müvekkili şirketin .. İli, ... İlçesinde değerli taşınmazının olduğunu bildiğini, kötüniyetli davranarak haksız menfaat elde etmeyi amaçlayarak tamamen kendisinin düzenlediği sahte senetler ile müvekkili şirketin maliki bulunduğu taşınmazlara İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/417 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz uygulandığını, icra dosyasına konu senetlerdeki tüm yazıların ve imzaların müvekkillerine ait olmadığını, senetlerin üzerinde şirket kaşesi dahi bulunmadığını, müvekkilleri ve müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve herhangi bir borçta bulunmadığını, imzaların sahte olduğunun 04/10/2019 tarihli Adli Belge İncelemeleri ve Balistik Uzmanı bilirkişisi ....'ın düzenlediği bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davalılar aleyhine TCK madde 204 gereği Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan 08/05/2019 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/54602 Soruşturma Numaralı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın hala devam ettiğini,  diğer şüpheli ...'nin ise hala ifadesinin alınamadığını, dosyanın tarafların ifade vermekten kaçınmaları nedeniyle sürüncemede kaldığını ve müvekkillerin mağdur olduğunu, İzmir 15. İcra Müdürlüğü ve İzmir 19. İcra Müdürlüğü tarafından yürütülen takiplerde tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı müvekkilleri ..., ... ve müvekkil şirket .... A.Ş tarafından işbu takiplere yasal süresinde itiraz edildiğini, yapılan bu itirazların İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/411 ve 2019/410 Esas sayılı dosyaları ile değerlendirilip, müvekkilleri ... ve ...'nün itirazlarının kabulüne, müvekkili şirket yönünden itirazının süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, müvekkilleri açısından takipleri iptal edilse dahi şirket açısından itirazın süresinde yapılmadığına karar verilerek takiplerin iptal edilmediğini, şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, konu usulsüzlüklerin taraflarınca haberdar olunması ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/52380 soruşturma numarasıyla posta memuru hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şüphelinin verdiği ifade tebligatın usulsüzlüğünü ikrar ettiğini,  İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1179 sayılı dosyası ile davanın devam ettiğini, sahteliği sabit olan senedi temel alan takibin devamına yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu, sahte olarak düzenlenen senetlerin hiç doğmamış olarak kabul edilmesi gerekirken takibe devam edilmesinin sahtecilik eylemine imkan açan ve müvekkili şirketi mağdur eden bir durum olduğunu bildirerek bilirkişi raporunda da imzaların sahte olduğunu ileri sürerek, teminatsız olarak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ve adaya konu 17/04/2017 ödeme tarihli 1.750.000,00 TL tutarındaki senet 17/06/216 tarihli 1.750.000,00 TL tutarındaki senet ve 12/03/2019 tarihli senet 1.500.000,00 TL tutarındaki sahte senetlerin iptali ile  bu senetlerle ilgili müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalılara tebligat yapıldığı, davaya süresinde cevap verilmediği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...davacılar tarafından davalılar aleyhine, davaya konu İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2019/4845 Esas sayılı dosyasında takip konusu olan 17/02/2017 düzenleme, 17/04/2017 vade tarihli   1.750.000 TL bedelli ve 17/06/2017 vade  tarihli  1.750.000 TL bedelli senetler ile; İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2019/5043  sayılı dosyasında takip konusu olan 12/02/2019 düzenleme tarihli, 12/03/2019 vade tarihli 1.500.000 TL senetlerin davacıların imzaları taklit edilerek düzenlendiği, davalı ... tarafından senetlerle ilgili İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2018/4845 ve İzmir 19.İcra Müdürlüğünün 2018/5043 sayılı dosyası ile davacılar aleyhine icra takibi yapıldığı senetlerdeki imzaların davacılara ait olmadığı, taraflar arasındaki herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından bahisle senetler nedeniyle davacıların davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak iş bu davanın açıldığı, dava konusu senetlerin davalı ... tarafından kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibine konu edildiği,  dava konusu senetlerin keşide tarihleri itibariyle davacı şirket yetkililerinin ... ve ... oldukları, dosyaya verilen bilirkişi raporunda davaya konu senetlerdeki davacı ... ve ... adına atılan imzaların davacıların eli ürünü olmadığının bildirildiği...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2019/4845 Esas sayılı dosyasında takip konusu olan 17/02/2017 düzenleme 17/04/2017 vade tarihli   1.750.000 TL bedelli ve   17/06/2017 vade tarihli  1.750.000 TL bedelli senetler ile; İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2019/5043 sayılı dosyasında takip konusu olan 12/02/2019 düzenleme tarihli 12/03/2019 vade tarihli 1.500.000 TL senetler  nedeni ile davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, şartları bulunmadığından davacıların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, noter aracılığı ile yapılan düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akabinde, davalı ... hesabına toplamda 2.500.000 TL ödemede bulunulduğunu, bunun karşılığında da sözleşmeye konu arazinin tapu kayıtlarına ipotek koydurduğunu, daha sonra borçlu ... ve ...'nün talep ettikçe parça parça olmak üzere ödemelerde bulunduğunu, bu suretle ipoteğe konu 2.500.000 TL dahil olmak üzere davacı ... ve kardeşi ...'ye toplamda 5.400.000 TL para ödemesinde bulunduğunu, davalılara yapılan bu ödemenin gayrimenkulun tamamının bedeli olarak yapıldığını, bu nedenle gayrimenkulu kapsayacak şekilde sınırsız ipotek koyulduğunu, taraflar pazarlıklara devam ederken görüştüklerini, yapılan görüşmede, davacının diğer tarafa yaptığı ödeme bedellerine yönelik geçmiş tarihli bono vermek şartıyla, müvekkili davacının tapu kaydına koyduğu ipoteğin kaldırılması ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinin davacıya teklif edildiğini, müvekkilinin de süreç çok uzadığından ve daha fazla zarar etmemek amacıyla bu teklifi iyi niyetle kabul ettiğini, bunun üzerine davacıya 17/02/2017 tanzim tarihli, 1.500.000 TL, 17/04/2017 tarihli 1.750.000 TL ve 17/06/2017 tanzim tarihli 1.750.000 TL olmak üzere üç adet bononun ... ve kardeşi ... tarafından keşide edilerek verildiğini, bunun üzerine taraflar arasında sözleşmenin feshedildiğine fesihname düzenlenip, taşınmaz üzerindeki ipoteğin de müvekkili tarafından fek edildiğini, noter onaylı fesih namenin \"düzenleme şeklinde taşınmaz vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi üzerinde etkili bir fesihname olduğunu, karşılığında davacı tarafça müvekkiline hiç bir ödeme yapılmadığını, söz k onusu noterce tasdikli bu ibranın parasal yönden bir ibra olmadığını, inşaat sözleşmesinden kaynaklanan bir ibra olduğunu, noter tasdikli bu ibranın parasal yönden bir ibra ise ve bu ödemeyi inkar ediyorlarsa, ödemeyi yapmış olmaları gerektiğini, yerel mahkemenin, önceden yapılmış olan bilirkişi raporlarını yeterli görerek üç kişilik bir heyet tarafından İstanbul ATK'dan daha detaylı, donanımlı ve sistematik bir raporun alınmasını gerekli görmediğini, ancak söz konusu senetlerin davacılar tarafından düzenlenip müvekkiline teslim edildiği söz konusu olduğundan ve aldıkları paraya karşılık ödemenin ne suretle yapıldığını ispat etmediklerinden daha detaylı ve kesin bir incelemenin bu heyet ile belli olacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4845 Esas sayılı dosyası ve İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5043 Esas sayılı dosyasındaki takibe konu senetler sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-) Dava, davaya konu icra takiplerine esas bonolardaki borçlu imzasının davacılara ait olmadığı iddiasıyla İİK'nın 72. maddesi hükmü uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda benimsenen 20/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre  dava  ve  takip  konusu  senetlerdeki  imzaların  davacılara ait  olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyap bilişim sistemi üzerinde yapılan incelemede, davacıların davaya konu senetlerdeki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığından bahisle yaptıkları şikayet üzerine davalılar hakkında İzmir C. Başsavcılığı'nın 2019/54602 sor. nolu dosyasında, davacıların müşteki, davalıların şüpheli, suçun ise dava konusu senetler sebebiyle sahtecilik olduğu iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6098 sy. TBK'nın 74. maddesi gereği ceza hakimi tarafından tespit edilen maddi vakıa hukuk hakimini bağlar. O halde eldeki davanın sonucunu doğrudan etkileyecek olan ceza dosyası bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>2-)  6100 sayılı HMK 114/1. maddesi gereğince taraf ehliyeti dava şartlarından olup bu koşulun dava açıldığı esnada bulunması zorunlu olduğu gibi yargılama esnasında da bulunması zorunludur. Davalı ... dosya istinaf aşamasında iken 13/01/2026 tarihinde vefat etmiş olup taraf ehliyeti sona ermiştir. Bu nedenle, mahkemece mirası redde dair süreler de gözetilerek, anılan davalının mirasçılarının verasete esas nüfus kayıtlarının temini ile mirası red durumu olanların belirlenip müteveffa davalının mirasçıları tespit edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalılar vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/721 Esas - 2022/802 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-İstinaf eden davalıların diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf eden davalılarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında istinaf eden davalılarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  05/03/2026<br><br>\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53c217fe778180d4","SID":"6db5f0307567c414"}}