{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:30/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:19/01/2026<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:30/03/2026<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; mülkiyeti müvekkiline ait ve davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile dava dışı karşı araçlar arasında 12/02/2025 tarihinde trafik kazası gerçekleştiği, bu kaza sonucunda, mülkiyeti müvekkile ait ... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiği, dava dilekçesinin ekinde yer alan ekspertiz raporuyla  yaklaşık olarak tespit edilen zarar kalemleri doğrultusunda, müvekkilinin aracında meydana gelen pert farkı bedeli ve kullanım dışı kalınan süreye ilişkin Mahrumiyet Bedelinin sorumlulukları oranından davalılardan tahsil edilebilmesi amacıyla dava açıldığını, müvekkiline ait ... plakalı aracın, 12/02/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ağır hasar aldığı ve pert hale geldiği, kazanın, karşı aracın sürücüsünün kusurlu hareketi neticesinde meydana geldiği, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen, aracın uğradığı zararın sigorta şirketi tarafından tam anlamıyla karşılanmadığı, bu nedenle müvekkil lehine pert farkı tazminat alacağı doğduğu, söz konusu alacağın, poliçe limitini dahilinde davalı sigorta şirketi ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve poliçe limiti dışından kalan kısmı itibariyle kazada kusurlu olan aracın ruhsat sahibi ve sürücüsünün müteselsilen sorumluluğu bulunduğundan, bu zararların da adı geçen davalılardan tahsili gerektiği, araçta meydana gelen hasar nedeniyle, sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında bir miktar ödeme yapılmışsa da yapılan bu ödeme müvekkilinin uğradığı gerçek tazminat zararını tamamen karşılamadığı, eksper tarafından düzenlenen raporda, araçta oluşan bakiye pert bedeli zararı tespit edilmiş olup adı geçen davalılardan tahsili gerektiği, öncelikle tensiple birlikte ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı sigorta şirketine ait taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız şekilde ihtiyati haciz konulmasını; mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, tahkikat sonucunda müvekkilinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğunda HMK 107/2 uyarınca arttırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak davası olarak davanın kabulü ile fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında oluşan şimdilik 1000 TL gerçek  pert farkı bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalıların tamamından tahsilini, şimdilik 1000 TL mahrumiyet bedelinin ve serviste kaldığı süreye ilişkin tüm giderleri olmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...'dan  tahsilini, Kısmi dava olarak mahrumiyet  bedelinin belirlenebilmesi adına bağımsız eksperden aldırılan rapora istinaden tanzim edilmiş 2.150 TL rapor fatura bedelinin fatura tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"... T.C. Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleme Ve Denetleme Kurumu tarafından, davalı sigorta şirketinin yeni poliçe yapma ve mevcut poliçeleri yenileme yetkisinin kaldırılmasının İİK'nın 257/2. maddesinde yer alan koşulu sağladığı hususunda bir değerlendirme yapılamayacağı, dava dilekçesi ekinde sunulan kaza tespit tutanağında davacı mülkiyetindeki araç sürücüsünün kusurlu, diğer kaza taraflarının kusursuz olduğunun rapor edilmesi ile  ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek delil yokluğundan, yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketi hakkında tesis edilen idari tedbirler nedeniyle mayi yapısının ciddi biçimde zayıfladığını, faaliyet alanının kısıtlandığı ve ödeme kabiliyetine ilişkin objektif tereddütlerin bulunduğunu, davalı araç sürücüsünün malvarlığını azaltma, devretme ya da gizleme ihtimali de gözetildiğinde müvekkilinin alacağının tahsilinin açıkça tehlikeye düşme riski bulunduğunu, İİK m.257 ve devamı hükümleri uyarınca alacağın güvence altına alınması amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi hukuki bir zorunluluk halini almış olup mevcut koşullar altında ihtiyati haciz taleplerinin kabul gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.   <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı ... Şirketi  lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.30/03/2026<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3adeaea20f0488a5","SID":"ba9f5cab9fe3a569"}}