{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/05/2025<br>NUMARASI\t\t: ...Esas  ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 1 -...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t...<br>\t  Av....<br><br>DAVALI\t: 2 -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 15/09/2022 tarihinde müvekkilin maliki olduğu ... plakalı araç ile sürücüsünün davalı... ve sigortalısının ... Sigorta A.Ş, olan ... araç arasında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin davalı ..., ...Asliye Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasında taksirle yaralamadan ceza aldığını, ilgili davalı şirkete davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, meydana gelen kaza sonucu davacının aracının pert hale geldiğini ve davalı sigorta şirketi tarafından aracın bedeli adına 56.500,00 TL sovtaj, 53.500,00 TL hasar bedeli olmak üzere toplamda 110.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilin zararını karşılamadığını, müvekkilin kaza sonucu yaralanması üzerine 1 ay iş göremediğini ve müvekkilin motoru kullanırken taktiği AGV marka kaskı, korumalı özel ceketi, pantolonu, kol saati gibi eşyaları hasar aldığını, kaza sonrası müvekkilin motorunu çekici vasıtasıyla aldırdığını ve çekme kurtarma ve otopark masrafları için 740,00 TL masraf ettiğini ve yaşanılan kaza sonucu üzüntü, acı ve elem yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  50,00 TL bakiye pert bedeli tazminatının,  50,00 TL maddi tazminatın, 740,00 TL maddi tazminatın hakkın doğum tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun görülecek şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili ödenmesini, 50,00 TL kazanç kaybı (geçici iş göremezlik) tazminatının hakkın doğum tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun görülecek şekilde davalı Hüseyin Kara'dan alınarak müvekkile ödenmesini, TBK 56. Maddesi doğrultusunda 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...dan alınarak müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kaza tarihinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin araç başına 100.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın dava ile ilgili delillerini müvekkil şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, meydana gelen kazaya ilişkin davacı yana 56.500,00 TL ve 53.500,00 TL olmak üzere toplamda 110.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını ve davacı yanın zararını tamamen karşıladığını, davacı tarafın aracı pert edilmeye tabi olup talebi yeni trafik sigortası genel şartları davacınıın bakiye talebinin teminat dışında olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler ve poliçe teminat limiti göz önünde bulundurulduğunda müvekkil şirketten en fazla 46.500 TL ile sorumlu tutalabileceğini, davacı yanın kazanç kaybı ve araç mahrumiyet taleplerinin poliçe teminatı dışında bulunduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin kusura yönelik itirazlarının bulunduğunu ve bu durumun ispat edilmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu beyanla, davacının taleplerinin teminat dışı olması sebebiyle davanın reddine, her halükarda araç hasarı tazminatına ilişkin yapılan ödemeler sonrası ve müvekkil şirket tarafından bakiye poliçe limitimizin karar verilirken dikkate alınmasına, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkile ait araç ana yola çıkmak üzere hareket ettiği esnada yolu kontrol ettiğini ve diğer araçların kırmızı ışıkta beklediğini tespit ettikten sonra yola çıktığını, bu kısa süreçte davacının sevk ve idaresinde olan  motosiklet ile kırmızı ışıktan hızlı bir biçimde kalkış yaptığını ve müvekkile ait araçla kaza meydadna geldiğini, söz konusu kazada müvekkil  kendisine yüklenen özen yükümlülüğüne ve ilgili karayolları trafik kurallarına uyduğunu, ana yola çıkmadan evvel müvekkil  kendinden beklenecek biçimde yolu kontrol ettiğini ve sonrasında araçların kırmızı ışık sebebiyle beklediğini görerek ana yola çıkış yaptığını kazaya karışan motosikletin hızı sebebiyle söz konusu kaza gerçekleştiğini, davacının yönetimindeki motosiklet hız sınırlarının üzerine çıkarak saniyeler içerisinde müvekkile ait aracın bulunduğu noktaya geldiğini ve böylece kaza gerçekleştiğini müvekkilin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı tarafın kazanç kaybı ve araç mahrumiyeti taleplerini somut bir izahı mevcut olamayacağını, bu hususla ilgili doktor raporları, tedavi evrakları celbini ve bilir incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili dava değer arttırım dilekçesinde özetle: Bakiye pert bedeli talebini hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 8.975,00 TL'nin uygun görülecek şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesini, geçici iş göremezlik tazminatını doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 18.526,11 TL'nin Davalı...'dan alınarak müvekkile verilmesini, zarar gören eşya tazminatını hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 7.029,50 TL'nin 50,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, artırılan 6.979,50 TL'sinin ise yalnızca davalı ...'dan alınarak müvekkile verilmesini, otopark-çekici masrafı tazminatının doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 740,00 TL'nin uygun görülecek şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesini manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 15.09.2022'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiş, talebini harçlandırmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları, ATK raporları, bilirkişi raporları ve ek rapor birlikte değerlendirilmek suretiyle; <br>\"1-Davanın Maddi Tazminat talepleri yönünden KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, <br>-8.975,00-TL bakiye pert bedeli tazminatı ve 629,00-TL otopark ve çekici bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 17.10.2022 tarihinden itibaren, davalı ... 'dan kaza tarihi olan 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, otopark çekici giderine ilişkin fazlaya dair talebin reddine, <br>-18.526,11-TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 7.029,50-TL eşya bedelinin davalı ...'dan kaza tarihi olan 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya ödenmesine, <br>2-Davanın Manevi Tazminat talebi yönünden KABULÜ İLE, 10.000,00-TL Manevi Tazminatın davalı Hüseyin Kara'dan kaza tarihi olan 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya ödenmesine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen %85-%15 kusur oranı, somut olayın oluş şekli ve kazanın meydana geliş tarzı ile örtüşmediğini, kazaya ilişkin ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının da önemli ölçüde kusurlu olduğu tespiti yapıldığını, davacı, kırmızı ışık sonrası ani ve hızlı çıkışıyla, sürüş güvenliği kurallarına aykırı davranmış ve kazanın oluşumuna önemli katkı sağladığını, bu yönüyle kusur oranı yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında hukuka aykırılıklar olduğunu, 120 günlük iş göremezlik süresi ile ilgili olarak sunulan Adli Tıp raporuna rağmen, davacının ekonomik faaliyetini nasıl etkilediği açık şekilde ortaya konulmadığını, salt adli tıp raporuna dayanılarak geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanması hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, bakıcıya muhtaç olunduğu iddiasına rağmen bu hizmetin alındığına veya giderin gerçekten oluştuğuna dair hiçbir belge, fatura veya tanık beyanı dosyaya sunulmadığını, davacı tarafın %15 kusurlu olduğu kabul edilmesine rağmen, tam kusursuz gibi 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu,  %0 oranında maluliyetle sonuçlanan bir kazada, sıradan bir trafik kazası olmasına rağmen yüksek manevi tazminata hükmedildiğini, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğu kanaatinde bulunduklarını, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne,.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... K. numaralı dosyası kapsamında verilen kararın kaldırılarak yeniden ilk derece mahkemesi’ne gönderilmesini ve yeniden yargılama yapılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı taraf yerel mahkemenin maddi tazminat yönünden kesin nitelikte olan kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş olup maddi tazminat yönünden esastan incelemeye geçilmeden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin %15 gibi düşük bir oranda kusurlu olduğu kabul edilmesine rağmen kazada yaralanmış olması, bedensel ve ruhsal olarak zarar görmüş olması tazminatın takdirinde esas alındığını, olayın \"sıradan bir trafik kazası\" olduğunu iddiasını kabul etmediklerini, müvekkil kazada ağır şekilde yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü ve yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilendiğini, bu nedenlerle davalının istinaf gerekçelerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br> Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani ve maddi zarara dayalı olarak, hasar gören araca ilişkin bakiye pert bedeli, cismani zarara ilişkin geçici iş göremezlik ve maddi tazminat taleplerinden oluşan belirsiz alacak davası ile manevi tazminat talepli dava olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kabulüne karar verilmiş olup; karara karşı davalı ...vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Somut olayda, 15.09.2022 günü, saat 09.00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ...Yolu istikametinden ... Bulvarı yönüne doğru ....Caddesi üzerinde seyir halindeyken ... Sokak Kavşağı'na geldiğinde aracının sol ön yan kısımlarına, seyir istikametine göre sol tarafındaki kavşak kolundan gelerek sola dönüş ile kendisinin seyir halinde olduğu yola katılım yapmak isteyen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobilin sağ ön köşe kısımları ile çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından, ...plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile 100.000,00 TL maddi araç başına teminat limiti, 1.000.000,00 TL kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limiti olmak üzere sigorta poliçesi tanzim edildiği dava konusu trafik kazasının poliçe tarihleri arasında gerçekleştiği görülmüştür. <br>Kaza ile ilgili ceza dosyası olan  .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ...Karar sayılı 03/04/2023 tarihli ilamının incelenmesinde; müştekinin ..., sanığın ... olduğu, suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda kazanın gerçekleşmesinde sanığın asli kusurlu olduğu, müştekinin ise kusurunu bulunmadığı kanaatine varılarak sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suşçundan neticeten 1.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 25/04/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusu açısından;<br> Miktar ve değeri istinaf kesinlik sınırını aşmayan alacağa ilişkin nihai kararlar HMK'nın 341/2. maddesi hükmü uyarınca istinaf edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. 04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın ek ½ maddesi ile\" hükmün verildiği tarih\" ibaresi, \"davanın açıldığı tarih\" olarak değiştirilmiş olup, HMK’nın 448. maddesine göre değişen kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacaktır. İlk derece mahkemesi tarafından kanun değişikliği öncesinde hüküm kurulmuş ise, usul işleminin tamamlandığı kabul edilmelidir.  Bu nedenle 04.06.2025 yürürlük tarihinden önce verilen kararlarda istinaf kesinlik miktarın tespiti için karar tarihi esas alınacak, anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihi esas alınacaktır. (Yargıtay HGK'nun 14/07/2025 gün ve 2023/4-931 Esas, 2025/491 Karar sayılı kararı)<br>      Somut olayda ilk derece mahkemesinin karar tarihi (28/05/2025) kanun değişikliğinden önce olup, karar tarihinde kesinlik sınırı HMK'nın 341/2. maddesi gereğince 40.000,00-TL'dir. HMK'nın 346.maddesi hükmüne göre kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352.madde kapsamında yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Davalı tarafça istinafa konu edilen maddi tazminatlara ilişkin Mahkemece hükmedilen toplam bedel 35.159,61 TL olup, karar tarihi itibari ile  öngörülen kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle, maddi tazminat yönünden verilen hüküm davalı yönünden kesin niteliktedir.<br>Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusu açısından ise;<br>1-Dosya içerisindeki ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü... 2918 sayılı K.T.K 84/H (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak.) (Madde:57/1-A) kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ... ve ...'un ise kural ihlalinin olmadığı kanaatinin belirtildiği anlaşılmıştır.<br>Davaya konu kazaya ilişkin yargılama yapılan .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında alınan adli trafik bilirkişi raporunda özetle, davalı sürücü...'nın  asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ün kural ihlalinin bulunmadığının görüş ve mütalaa olunduğu; istinaf incelemesine konu iş bu dosyada İlk Derece Mahkemesince mizce adli trafik bilirkişi raporunda ise,  davalı sürücü...'nın  asli kusurlu olduğu, davacı sürücü...'ün tali kusurlu olduğunun görüş ve mütalaa olunduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve kusur oranlarının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 02/04/2024 havale tarihli raporda ise davalı sürücü ...nın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...ün %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu görüş ve mütalaa olunmuş olup; ilk derece mahkemesince bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı, ceza dosyası içeriği, tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde kendisine hitap eden \"DUR\" trafik levhasını dikkate alarak kavşak girişinde durup geçiş yapacağı yol üzerinden gelen araçlara ilişkin gerekli ve yeterli kontrolleri yapması, uygun zamanda dikkatli bir şekilde kavşak müşterek alanına girmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, tedbirsizce kavşak müşterek alanına girdiği sırada sağ tarafından gelen ve ilk geçiş hakkına sahip araç ile çarpıştığı kazada asli kusurlu; davacı sürücü ... ise, sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa yaklaştığını ve mevcut mahal şartlarını dikkate alarak görüş alanını kontrolü altında bulundurup seyrini her an tedbir alabilecek şekilde müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği anlaşılmakla gerçekleşen kazada tali kusurlu olduğu kanaatine varılarak mahkemece aynı doğrultudaki ATK kusur raporu hükme esas alınarak karar verilmesine bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>2-Haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında da, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecektir. Somut olayda, haksız fiil tarihinden itibaren zararın muaccel olduğu; hükmedilen manevi tazminat için haksız fiil tarihinden itibaren faiz uygulanmasına yönelik mahkeme uygulamasının yerinde olduğu anlaşılmakla; bu husustaki istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>3-6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. <br>Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen olayın niteliği, olayın oluş yer ve şekli, davalı sürücünün ve davacının kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanmasının niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu görüldüğünden, davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun  HMK'nın 341/2. ve 352. maddesi gereğince usulden reddine, manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih,...Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı ...vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2. ve 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE; manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun ise istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- Alınması gerekli 2.401,75 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 771,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.630,50 TL eksik harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/03/2026\t\t\t\t<br>...<br>Başkan...<br>Üye...<br>Üye...<br>Katip...<br> <br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d826a0d75a018bfb","SID":"7de17bf15f0380dc"}}