{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/416 - Karar No:2026/375<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/416 <br>KARAR NO\t: 2026/375<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2015/237 E-2023/769 K<br><br><br>DAVA KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/04/2026<br>\tAsıl, karşı dava ve birleşen 2015/252 Esas sayılı dosyada  eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve menfi tespit, birleşen 2017/105 Esas sayılı dosyada alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl, karşı ve birleşen 2017/105 Esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2015/252 Esas sayılı davanın reddine dair verilen kararda, karşı davada davalı- birleşen 2015/252 Esas sayılı davada davacı ve birleşen 2017/105 Esas sayılı davada davalı ....Şti vekili ile asıl davada davalı ....Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; davalı şirketin İller Bankası Genel <br>Müdürlüğünden almış olduğu \"Haymana Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatında\" müvekkilinin taşeron olarak <br>çalıştığını, müvekkiline iş başlangıcında 350.000,00 TL bedelli teminat <br>senedi verildiğini, müvekkili firmanın üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, İller Bankasına iş <br>yapılarak teslim edildiğini, taşeron sözleşmesinden kaynaklanan 818.000,00 TL alacakları bulunduğunu, davalının  alacağını ödemediği gibi, kendisine teminat olarak verilen çekin düzenleme <br>tarihini 27.04.2015 günlü olarak tanzim ederek tahsil etmeye çalıştığını, davalı tarafın kendisine <br>vadesi boş olarak teslim edilen çekte tahrifat yaparak müvekkilin rızası dışında kendi isteklerine <br>uygun olarak tarih keşide ettiğini, bu konu ile ilgili olarak davalı şirket yetkilileri hakkında Ankara <br>Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin işin tamamını yaptığını, <br>davalı şirketin idare ile yapmış olduğu sözleşme gereği işin tamamı için taşeron kullanmasının yasak <br>olduğunu, bu durumun sözleşmenin fesih nedeni olduğunu belirterek, davalıdan alacaklı olduğunun <br>tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL alacağın tahsilini talep etmiş olup, 03.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; <br>dava değerini 523.476,24 TL arttırarak toplam 573.476,24 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı- karşı davacı vekili; davacı tarafça verilen teminat <br>çekinde sözleşmeye göre şartları oluştuğu için sözleşmeden ve yasalardan doğan haklarını kullandıklarını, <br>bir ödeme aracı olan teminat çekini şirket borcuna karşılık cirolamak suretiyle kullandıklarını, <br>ödenmeyen çekle ilgili olarak davacı ile birlikte aleyhlerinde Ankara 1.İcra Müdürlüğü’nün 2015/8805 sayılı <br>dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında <br>imzalanan 12.11.2013 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında keşide ettikleri ihtarnamelere <br>rağmen davacı tarafça iş tamamlanmadığından 26.01.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi <br>feshettiklerini ve işi 3.şahıslara tamamlattıklarını, bu süreçte eksikliklerin tamamlanması için <br>3.şahıslara  (... Grup İnş.Ltd.Şti’ne KDV dahil 144.093,10 TL ve ... Elektromekanik Ltd.Şti’ne <br>KDV dahil 58.881,23 TL) olmak üzere  toplam 202.974,33 TL imalatlar karşılığı ödeme <br>yaptıklarını, davacının 438.059,45 TL borçlu olduğunu, bu borcun ödenmesi için gönderdikleri <br>14.04.2015 tarihli ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, asıl davadaki vakıalara dayalı olarak, karşı davalıdan, 3.şahıslara ödenen toplam 202.974,33 TL imalat bedeli için şimdilik <br>10.000,00 TL alacağın davacı- karşı davalıdan tahsilini, 13.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; taleplerini 192.974,33 TL arttırarak toplam 202.974,33 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tBirleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/252 Esas Sayılı Dosyasında;<br>\tDavacı vekili; müvekkiline ait ... Şube'sinin 27.04.2015 keşide tarihli ve 350.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafça bankaya ibraz edilerek <br>işlem yapıldığını ve çek tazminat bedeli olan 1.200,00 TL’nin davalıya ödendiğini, davaya konu <br>çekin müvekkili tarafından taşeronluğunu yaptığı dava dışı ... İnş.Ltd.Şti’ne taşeron sözleşmesi gereği \"<br>teminat çeki\" olarak verildiğini, davalı şirket ile dava dışı ... İnş.Ltd.Şti’nin birlikte hareket <br>ederek teminat çekini hükümsüz bırakmak amacıyla çeki ciro ederek çekin bankaya ibrazını <br>sağladıklarını, bu olaylarla ilgili olarak dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. hakkında Ankara <br>Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2015/65794 Hz. numarasıyla suç durusunda bulunduklarını, müvekkilinin davalıya <br>herhangi bir borcunun bulunmadığını <br>belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; müvekkili şirketin, dava dışı ... İnşaat...Ltd. Şti.'ne taşeron olarak iş yaptığını, yaptığı işler nedeniyle oluşan alacağına karşılık olarak dava konusu çeki aldığını, müvekkili şirketin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, müvekkili şirketin gerek geçmişten gerekse güncel işlerden dolayı alacaklarının mevcut olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin süreklilik arz eden işlerden dolayı ... İnşaat...Ltd. Şti.'nin müvekkiline ödemeler yaptığını, müvekkili şirketin yaptığı işe karşılık olarak aldığı çekin, iddia edildiği gibi teminat çeki olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, çekin üzerinde teminat olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/105 Esas Sayılı Dosyasında;<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12.11.2013 tarihinde \"Haymana Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatı\" işiyle ilgili olarak taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, 15.11.2013 tarihinde müvekkili firma tarafından davalı firmaya yer teslimi yapıldığını, sözleşmeye göre 01.06.2014 tarihinde işin bitirilmesi gerekirken, ek  süre de verilmiş olmasına rağmen işin süresinde bitirilmediğini, müvekkilinin işlerin üçüncü şahıslara yaptırılması neticesinde uğramış olduğu zararların, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini, 13.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; talebini 233.505,60 TL arttırarak toplam 243.505,60 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; dava şartı yokluğunu ve ikame edilen davanın evveliyetle derderstlik itirazı doğrultusunda reddini, talepleri kabul görmez ise dosyanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tMahkemece, asıl dava yönünden; davacı alt yüklenicinin ödenmeyen bakiye hakediş alacağını harçlandırarak dava konusu yaptığı, teminat çeki bedelinin tahsiline  yönelik talebinin olmadığı, bilirkişi heyetinin dosya kapsamına uygun yaptığı hesaplamaya göre davacının imalat bedelinden kaynaklanan 789.114,15 TL bakiye alacağının olduğu anlaşılmakla, asıl davada  taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne, 573.476,24 TL’nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi, alacağın 50.000 TL’sine dava tarihi olan 29.04.2015'den, 523.476,24 TL’sine ise ıslah tarihi olan 02/02/2021’den itibaren avans faizi uygulanmasına, davacı namına 3. kişilere yaptırılan işler dolayısıyla, davalı yanca açılmış karşı dava ve Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/105 Esas sayılı dosyada, karşı davaya dahil edilmeyen kısım alacak için dava açıldığı nazara alınarak, bu alacakların ilgili davada değerlendirildiği, karşı dava yönünden; davalı-karşı davacı üst yüklenici, davacı alt yüklenici nam ve hesabına yaptırılan eksik ve kusurlu işlerden kaynaklanan ödemelerin, davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ettiği, bilirkişi incelemesinde, karşı davacının, karşı davalının imalatlarındaki eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması için dava dışı 3.şahıslar olan ... Grup İnş.Ltd.Şti'ne (KDV dahil) 144.093,10 TL, ... Elektromekanik Ltd.Şti'ne (KDV dahil) 58.881,23 TL olmak üzere toplam 202.974,33 TL ödeme yaptığı, ticari defter ve kayıtlarıyla tespit edildiği, bahse konu üçüncü kişilere kesilen faturaların anılan tarihteki piyasa rayiçlerine uygun olduğu, buna göre karşı davacının 202.974,33 TL karşı dava kapsamında alacaklı olduğundan, karşı davanın kabulüne, 202.974,33 TL’nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, alacağın 10.000 TL’sine dava tarihi olan 08.06.2015, 192.974,33 TL’sine ıslah tarihi olan 13.07.2023’den itibaren avans faizi uygulanması gerektiği, birleşen 2015/252 Esas sayılı dava yönünden; davacı, davalı ... Grup Ltd. Şti.'ne karşı açtığı menfi tespit davasında, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8805 sayılı dosyasıyla icra takibine konu edilen teminat çekinden dolayı borçsuz olunduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalının ise ... Firmasının yükleniminde olan Tekirdağ İsale Hattı Kaba İnşaat ve Boru Döşeme İşlerine ilişkin taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacı ile dava dışı ... firması arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, çekin gerçek bir borç için kendilerine tevdi edildiğini savunduğu, bilirkişi raporuna göre, davalı ... ile dava dışı ... Firmaları arasında 28.02.2014 tarihinde Tekirdağ İsale Hattı Kaba İnşaat ve Boru Döşeme İşlerine ilişkin taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, davalı yanca kendilerine tevdi edilen dava konusu çekin Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8805 sayılı dosyasına konu edildiği, davacı şirketin 01.07.2015 tarihinde 438.745,10 TL ve 02.07.2015 tarihinde 16.267,45 TL yatırılarak dosya borcunun kapatıldığının anlaşıldığı, TTK'nın 687.maddesinde \"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” düzenlemesinin yer aldığı, davacının, davalının davacı ile ... ile arasındaki hukuki ilişkiye vakıf olduğu, çekin teminat çeki olduğunu bildiği ve kötüniyetli olarak davacının zararına hareket ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen 2017/105 Esas sayılı dava yönünden; davacı üst yüklenicinin, davalı alt yüklenici nam ve hesabına yaptırmış olduğu eksik ve kurulu işlerden dolayı, 3.kişilere yaptırılan ve asıl davada karşı davaya konu edilmeyen 251.168,36 TL alacağının tahsilini talep ettiği, davacının ticari defterleri incelendiğinde, dava dışı ... Grup Yapı İnş.Ltd.Şti'ne 348.962,34 TL ödeme yapılmış olup, talebin 198.618,99 TL olduğu, ... Elektromekanik Ltd.Şti'ne 82.057,39 TL ödeme yapılmış olup, talebin 22.469,09 TL olduğu, ... Fabrika Sist.Ltd.Şti'ne 23.122,96 TL ödeme yapılmış olup, talebin 22.417,52 TL olduğu, söz konusu faturaların anılan tarihteki piyasa rayiçlerine uygun ve geçici kabul eksikliklerinde yer alan eksik ve kusurlu işler listesiyle uyumlu olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiş olmakla, buna göre, davacının davalıdan taleple bağlılık ilkesi uyarınca toplamda 243.505,60 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 243.505,60 TL’nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, alacağın 10.000 TL’sine dava tarihi olan 09.02.2017, 233.505,60 TL’sine ıslah tarihi olan 13.07.2023’den itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.<br>\tKarşı davalı- birleşen 2015/252 Esas sayılı davada davacı ve birleşen 2017/105 Esas sayılı davada davalı ....Şti vekili istinaf başvurusunda; karşı dava yönünden; mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ıslahın 13.07.2023 tarihinde yapıldığından alacağı kabul etmemek kaydıyla zamanışı süresinin dolduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, TBK'nın 147.maddesinde eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olacağının düzenlendiğini, karşı dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğinin açıkça belirtilmediğini, kaldı ki müvekkili şirket tarafından eksik yapıldığı iddia edilen işlerin  3.şirketlere yaptırıldığı ve bu nedenle uğranılan zararın tazmini talebi belirlenebilir olduğundan, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinin açık olduğunu (Yargıtay 9.HD'nin 2022/10255-9908 E-K), karşı davacının taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkilince sözleşme ile üstlenilen tüm edimlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, yapılan işin eksik olduğundan bahisle açılan karşı davanın reddi gerektiğini, 29.09.2014 tarihinde işin bitirildiğini, 25.11.2014 tarihine kadar işletme öncesi testlerinin yapıldığını, 25.11.2014 itibar tarihli olarak geçici kabulün yaptırıldığını, geçici kabul ile kesin kabul arasındaki 14 aylık teminat süresinden sonra 04.02.2016 tarihinde işin kesin kabulünün yapıldığını, davalının bu işlerle ilgili nakdi, gayri nakdi tüm teminatlarını idareden aldığını, davalı tarafça geçici kabulün onay tarihinin 17.03.2015 olduğu belirtilmekte ise de, onay tarihinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde hiçbir hukuki anlamının bulumadığını ve bu noktada esas olan geçici kabul itibar tarihi olduğunu, 26.01.2015 tarih ve 2015/01613 yevmiye no'lu ihtarnamenin kasıtlı ve kötü niyetli olarak müvekkili şirketin değişen ve değiştiği kendisine bildirilen adresine gönderilmiş olup, davacı şirketin iade olan bu ihtarnameyi elinde tutarak, 20.04.2015 tarihinde bir defa daha bu sefer önceden de bildiği yeni adrese gönderdiğini, davalının, müvekkili şirketçe işin geçici kabulü yaptırıldıktan, kabul tutanağı idare tarafından onaylandıktan sonra  halihazırda tesisin işletmesi devam ederken sözleşmeyi feshettiğini, böylece işin devamı süresince eksik hesapladığı 818.296,00 TL'lik hakediş alacağını almasına, kendisine emaneten verilen teminat çeki ve müvekkili şirketin 12 aylık işletme süresince edeceği karı elde etmesinin önüne geçtiğini, dava konusu sözleşmenin 31.2.maddesine göre müvekkilinin hakedişlerinden %10 kesin hesap teminat kesmesinin kendisine sözleşme ile tanınan bir hak olduğunu ancak davalı şirketin bu hakkını 7 (yedi) hakediş boyunca kullanmayıp, işin kabulünden sonra bu hakedişleri kesmeye çalışmasının kötü niyetinin ve sözleşmeden doğan hakkını sözleşmenin diğer tarafı aleyhine kötüye kullanılmasının bariz bir göstergesi olduğunu, ayrıca davalı şirketin kesin hesabını ve kesin kabulü yaptığı için bunun süren bu dava ile ilgisi kalmadığını,  %10'luk 288.884,46 TL kesin hesap teminatının müvekkilinin alacak hanesine yazılacak bir rakamdan ibaret olduğunu, birleşen 2017/105 Esas sayılı dava yönünden; mahkemece 243.505,60 TL’nin tahsiline karar verilmişse de, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu dava yönünden de ıslahın 13.07.2023 tarihinde yapılmış olup, TBK uyarınca 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen dava davacısının, davaya konu taleplerini müvekkili şirkete karşı 2015/237 Esas sayılı asıl davada- karşı dava olarak yer vermiş olduğundan, birleşen 2017/105 Esas sayılı davanın hukuki yararı bulunmadığından reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanca , dava konusu dosyaya ilişkin derdestlik itirazlarının hukuki dayanağının olmadığının, mahkeme dosyasına konu işlere ilişkin sözleşme kapsamında 3. kişilere yaptırılmak zorunda kalınan ek işler olduğunun ifade olunduğunu, davacı taraf aynı taleplere dayanarak istinaf incelemesine konu asıl davada “sözleşme gereğince müvekkil şirketin yerine getirmekle yükümlü olduğu edimlerini yerine getirmediği için yapılmayan/eksik imalatların tamamlanması amacı ile 3. kişilere imalat yaptırdığını, uğramış olduğu bu zararların da tazmini için fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla 10.000-TL’nin kendilerine ödenmesi” talepli karşı dava ikame ettiğini, davacının aynı gerekçe ve taleplerle karşı dava açmış olmasına karşın aynı taleplerle yeniden dava açmasının kabul edilebilir olmadığını, müvekkilince sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, birleşen 2015/252 Esas sayılı dava yönünden; mahkemece \"...Davacı, davalının davacı ile ... arasındaki hukuki ilişkiye vakıf olduğu, çekin teminat çeki olduğunu bildiği ve kötüniyetli olarak davacının zararına hareket ettiğini ispatlayamadığı kanaatine varılmakla...\"şeklindeki gerekçe ile haklı davanın reddine karar verildiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu çekin, müvekkili şirket tarafından, dava dışı ... İnş. Müh. Mim. Taah. San. ve Ltd. Şti.’ne İller Bankası’na bağlı Haymana Atıksu Arıtma Tesisi inşaatında müvekkilince yapılan taşeronluk sözleşmesinde teminat çeki olarak verildiğini, bu durumun hem taşeronluk sözleşmesi hem de belgeler ile ispatlandığını, söz konusu teminat çekine konu olan Haymana Atıksu Arıtma Tesisi’ne ilişkin olarak dava dışı ... Şirketince imzalanan 12.11.2013 tarihli taşeronluk sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesine rağmen, buna ilişkin verilen teminat çekini ciro etme hakkına sahip olmadığını, dava dışı ... Şirketi'nin, idareden yer teslimini 15.08.2013 tarihinde almasına rağmen, müvekkiline 3 ay sonra taşere ettiğini, dosya kapsamında sunulan belgelerden de görüleceği üzere dava dışı ... Şirketi tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ancak ....Şti'nin imzalanan taşeronluk sözleşmesi sonucunda kendisine teminat çeki olarak verilen 350.000,00 TL değerindeki çeki kötüniyetli olarak ve durumdan haberdar ettiği üçüncü bir kişiye ciro ettiğini, nitekim çekin teminat çeki olduğunun davalı yanca da açık bir şekilde ifade edildiğini, işbu davada hamilin bilerek borçlunun zararına hareket ettiği karine olarak kabul edilerek, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının kabul edilebilir olmadığını, keza her ne kadar davalı şirket, dava dışı ... şirketi ile aralarında taşeronluk ilişkisi olduğunu ve buna istinaden söz konusu çeki aldığını iddia etmiş olsa da, bunu kanıtlayacak herhangi bir belge ibraz etmediğini, tüm bunların yanı sıra dava konusu teminat çeki üzerinde herhangi bir keşide tarihi bulunmadığını, bunun da TTK'nın 680.maddesine göre çekte bulunması zorunlu unsurlardan birinin eksik olduğunu, bu nedenle söz konusu çekin kıymetli evrak vasfını kaybettiğini gözler önüne serdiğini, keza Yargıtay Ceza Kurulu’nun 1989/7-213 E. 1989/280 K. sayılı kararında \"...teminat olarak ve tarih yazılmadan verilen çekin tarihinin sonradan çeki elinde bulunduran tarafından atılmış olması, ona geçerli bir çek hüviyetini kazandıramaz...\" şeklinde hüküm tesis ettiğini, bununla beraber asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için çekin keşide tarihinin sonradan doldurabilir olduğu kabul edilse dahi, bu yapılan işlemin borçlunun arzuna uygun şekilde yapılması zorunlu olup, yine başkaları tarafından kesin teminat çekine eklenen keşide tarihinin müvekkili tarafından da onaylanmadığından kabulünün mümkün olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, karşı davanın ve birleşen 2017/105 esas sayılı davanın reddine, birleşen 2015/252 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tAsıl davada davalı ....Şti vekili istinaf başvurusunda; asıl davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinin \"Sonuç Ve Talep\" kısmında açıkça \"1-Davamızın kabulüne , Müvekkil şirketin Davalı Şirketten alacaklı olduğunun  tespitine, 2- Davalıda bulunan  teminat çekimizin  icraya konulması halinde takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesine, 3- Yargılama giderleriyle vekalet ücretinin Davalının ödemesine karar verilmesini bilvekale talep ederim.<br>\" şeklinde  açık ve net talepte bulunulmuş olup, davanın eda (alacak tahsili) talepli değil, tespit talepli olduğunu, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, bir an dahi aleyhlerine karar verilecek olursa eda hükmü içeren bir karar değil, tespit nitelikli bir karar verilmesi gerektiğini, dosyada en son alınan bilirkişi raporunda görevinin gereklerini aşarak hukuki değerlendirme yapıldığını ve bu yönüyle de söz konusu raporun hükme esas alınmayacağını, zira mezkur 22.05.2023 tarihli raporun \"Sonuç Ve Kanaat\" kısmında \"...Davanın, imalat bedelinden kaynaklanan alacak ve teminat çekinden dolayı menfi tespit davası niteliğinde olduğu,...\" şeklinde değerlendirme yapıldığının görüldüğünü ancak izah edildiği üzere asıl davanın alacak niteliği olmadığını ve sadece tespit talepli olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, dava tespit davası niteliğinde olduğundan ne dava dilekçesi  ne de ıslah dilekçesi dikkate alınarak huzurdaki davada davacı lehine tahsile ilişkin hüküm verilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, davacı tarafın ıslah dilekçesini 6100 sayılı HMK'nın 181.maddesi hükümlerine göre miktar yönünden kısmen ıslah olarak dikkate alınabileceğini, davasını tamamen ıslah etmeyen davacının dava niteliğinin halen tespit davası olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tamamen ıslah ettiği düşünülecek olursa 6100 sayılı HMK'nın 180.maddesi hükümlerine göre \"Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.\" hükmü yer aldığından, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermesi gerektiğini, dosya kapsamında yeni bir dava dilekçesi olmadığı gibi, taraflarına da tebliğ edilmediğini, bu halde davanın tamamen ıslah edilmediğinin açık olup, kabul etmemekle bir an dahi aksi düşünülecek olsa bile ıslah tarihi ile tüm talepler yönünden zamanaşımı def'inin dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle tüm taleplerinin reddinin gerektiğini, aksi takdirde ıslah ile arttırılan tutar yönünden zamanışımı def'inin dikkat alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, müvekkili ile davacı arasında 12.11.2013 tarihli Haymana Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatı Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7.1 maddesinde düzenlendiği üzere, sözleşmenin imza edilmesinden 3 gün sonra yer teslimi yapılarak işe başlanmış sayılacağının, yine aynı maddenin 2. fıkrasında, işin bitim tarihinin 01.06.2014 olarak kararlaştırılmış olup, taşeronun işi bu tarihe kadar geçici kabule hazır hale getirmesi gerektiğini ancak yapım işinin bu sürede tamamlanamadığını, işin tamamlanması için gereken sürenin aşılması nedeniyle, müvekkilinin davacıya Ankara 18. Noterliği’nin 13.06.2014 tarih ve 19342 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiğini ve idare tarafından verilen ek süre ile işin bitirilme tarihi olarak 26.06.2014 tarihinin olduğunu, işin bu zaman zarfında bitirilmesi ve geçici kabulün yapılarak bir an önce işletmeye alınması gerektiği aksi halde idare tarafından müvekkiline uygulanacak yasal müeyyidelerin aynen taşerona yansıtılacağının ihtar edildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Ankara 18. Noterliği'nin 07.11.2014 tarih ve 34510 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ilk ihtarnamede idarece verilen 15 günlük sürede yapım işinin tamamlanmadığının, 04.11.2014 tarihinde İller Bankası A.Ş. Ankara Bölge Müdürlüğü heyetince eksikliklerin tutanağa bağlandığının, bunun yanında yine şantiyede eksik bulunan diğer hususların da tespit edilerek yapım işinin bir an evvel geçici kabule hazır hale getirilmesi için bu eksikliklerin giderilmesi gerektiğinin davacı şirkete bildirildiğini, davacının bu ihtarlara da cevap vermediğini ve eksiklikleri gidermediğini, davacı şirketin gidermediği eksiklikleri onun nam ve hesabına gidermek adına müvekkili şirket tarafından Haymana Sulh Hukuk Mahkemesinde 2015/1 D. İş sayılı dosya ile tespit davası açıldığını ve yerinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığını, yapılan tespitler neticesinde eksik ve hatalı işlerin ortaya konulduğunu ve davacı şirket ile taşeronluk sözleşmesinin devamının artık mümkün görülmediğini, davacı şirkete gönderilen Ankara 33. Noterliği’nin 26.01.2015 tarih ve 01613 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşeronluk sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, aynı ihtarname ile eksik kalan yapım işlerinin davacının nam ve hesabına tamamlatılacağının, maddi bakımdan doğacak farkın ve idarenin uygulayacağı yaptırımların ve ilgili tüm zararın kendilerine rücu edileceğinin bildirildiğini, geçici kabul işlemi için idare yetkililerinin 04.02.2015 tarihinde inşaat sahasında gerekli incelemelerde bulunduğunu ve yapım işinin geçici kabulünü yaparak eksik ve hatalı imalatların giderilmesi için 15 günlük süre verildiğini, süre sonunda eksikler giderilerek 17.03.2015 tarihinde geçici kabul tutanağının idarece onaylandığını, dosyada alınan bilirkişi raporlarında hakediş hesaplamalarının hatalı yapıldığını, bilirkişinin raporun ekinde yer verdiği 8 nolu hakedişin 24.12.2014 tarihli göründüğünü ancak müvekkili şirket tarafından imzalanan böyle bir hakediş bulunmadığını, davacı şirket ile imzalanan taşeronluk sözleşmesinin 9.maddesinde hakedişlerin nasıl düzenleneceğinin açıkça belirtildiğini, bu maddeye göre idare tarafından müvekkili şirkete hakediş ödemesi yapıldıktan sonra 3 iş günü içerisinde taşerona hakediş ödemesi yapılacağını, davacı ile düzenlenen ilk 7 hakedişin bu şekilde düzenlenmiş olup, ödemelerin yapıldığını, söz konusu ilk 7 hakedişte yer alan işler miktarına bakıldığında idarenin kayıtları ile aynı olduğunun ve sözleşme gereği %20 tenzilata denk gelecek şekilde birim fiyatlar ile düzenlendiğinin görüleceğini, hatta idareden alınan ilk hakediş avans hakedişi niteliğinde olup, aynı şekilde taşerona da düzenlendiğinin görüleceğini, idare ile müvekkili arasında düzenlenen 8 nolu hakedişin de dosyada bulunduğunu, idare ile müvekkili arasında 8 adet hakediş düzenlenmişken, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 7 adet hakediş düzenlendiğini, dolayısıyla davacı ile düzenlenen hakedişlerin (taşeron hak edişi) bir sıra geriden geldiğini, 7 nolu taşeron hakedişinde yer alan imalat miktarının, müvekkili ile idare arasında düzenlenen 8 nolu hakedişte yer alan imalat miktarı ile birebir aynı olup, dosyada mevcut hakedişler incelendiğinde bu hususun açıkça görüleceğini, müvekkili ile idare arasında düzenlenen 9 nolu hakedişin ise 23.12.2014 tarihinde idare tarafından onaylandığını ve 24.12.2014 tarihinde hakediş faturasının düzenlendiğini, ardından davacı şirket tarafından 8 nolu hakediş faturası adı altında 30.12.2014 tarih ve 151230 nolu numaralı faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini ancak davacı şirkete işin geçici kabulünün yapılması akabinde 8 nolu hakediş ödemesi yapılacağının  bildirilerek gelen faturanın iade edildiğini, davacı şirketin müvekkiline gönderdiği hakediş faturasının iade edilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, zira davacı şirkete düzenlenecek 8 nolu hakedişin kesin hakediş olacağından ve henüz eksik işler tamamlanmadığından, davacı tarafından giderilmesi gerektiği halde eksik bırakılan ve hatta düzeltmeye muhtaç onca iş varken elbette kesin hakedişin düzenlenmediğini, davacının kendisinin hakediş düzenleyerek müvekkiline göndermesinin de özünde usule aykırı olduğunu, devamında davacı şirket ile akdedilen taşeronluk sözleşmesinin 26.01.2015 tarihinde feshedildiğini, 26.02.2015 tarihinde işin geçici kabul işlemlerinin yapılabilmesi için gerekli olan LPG tankı faturalarının davacı şirketten ihtarname yoluyla istendiğini ancak davacı şirket tarafından verilen cevapta asılsız bir şekilde 7 ve 8 nolu hakediş ödemelerinin yapılmasının istenildiğini, bu ihtarnameye cevap olarak gönderilen 14.04.2015 tarih ve 06953 yevmiye numaralı ihtarname ekinde müvekkili şirket tarafından düzenlenen 8 nolu taşeron istihkak raporunun davacı şirkete gönderildiğini ve istihkak raporunda bedelin 125.882,29 TL olduğunun açıkça görüldüğünü, bilirkişinin rapora konu ettiği 23.12.2014 tarihli 8 nolu hakediş raporunun gerçek olmadığının ve yetkisiz bir şekilde geriye dönük olarak düzenlendiğinin ortada olduğunu, 9 nolu hakedişin idare tarafından 23.12.2014 tarihinden onaylandığını ve 24.12.2014 tarihinde hakediş faturası düzenlenerek 29.12.2014 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, dolayısıyla 24.12.2014 tarihinden önce taşeron hakedişinin düzenlenmesinin mümkün olmadığını, bu hususun bile tek başına davacı tarafın kendi başına düzenlediği 23.12.2014 tarihli hakedişin gerçek olmadığını ortaya koyduğunu, bu tespitin en önemli delilinin de davacının ikrarı olduğunu, davacı şirketin 25.03.2015 tarih ve 7439 yevmiye numaralı ihtarnamesinin 5. numaralı bendinde \"...5. 8 nolu hakedişimiz ve faturamız 16.03.2015 tarihinde tarafınıza iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilmiştir. Firmanız 27.11.2014 tarihinden itibaren 4 ay geçmesine rağmen 8 nolu hak edişimizi yapmamakta, tarafımızca yapılan hak edişi ve kesilen faturayı kabul etmemektedir...\" denilmekle, 25.03.2015 tarihi itibariyle müvekkili şirket tarafından düzenlenen 8 nolu hakediş bulunmadığını, bilirkişi incelemelerine esas alınan 8 nolu hakedişin nasıl 23.12.2014 tarihinde düzenlenmiş olduğunun anlaşılamadığını, bilirkişi raporuna konu 8 nolu hakedişin hukuksuz bir şekilde yetkisi son bulmuş kişilerce geriye dönük olarak düzenlendiğini, bu hakedişte müvekkili ... İnşaat adına, ... isimli işçinin imzasının bulunduğunu, bu kişinin davacı ... İnşaat’ın işçisi olup, müvekkili tarafından kendisine sınırlı yetkili ve süreli vekaletname verildiğini,  veriliş amacının ise idare ile iş takibinin yapılması, müvekkili idare arasında hakedişlerin hazırlanması ve sahada yapılması gereken işlerle ilgilenmesi, tüm bu işlerin hızlıca yapılması hususlarında olduğunu,  ...'nin, müvekkili şirket ile idare arasında düzenlenen hakedişleri imzalamaya yetkilendirilmiş olup, dosyada yer alan müvekkili şirket ile idare arasındaki hakedişlere bakıldığında ...'nin imzasının görüleceğini ancak müvekkil ile davacı arasında düzenlenecek taşeron hakedişlerinde müvekkili adına imzalama yetkisi bulunmadığını, davacının işçisi olması sebebiyle taşeron hakedişlerini davacı adına imzalayabileceğini ancak müvekkili adına imzalayamayacağını, müvekkili adına sadece idare ile düzenlenen hakedişleri imzalayabileceğini, dolayısıyla 8 nolu taşeron hakedişinin hukuksuz ve hatalı olarak hazırlandığını, kısaca, bilirkişi incelemesine esas alınan söz konusu 8 nolu taşeron hakedişinin kesin hakediş olarak düzenlendiğini ancak müvekkili şirket tarafından taşeronluk sözleşmesinin 26.01.2015 tarihinde feshedildiğini ve bu tarihten önce yapılan imalatlara ait kesin hakedişin düzenlenmesinin ancak bu tarihten sonra mümkün olacağını, bu tarihten önce kesin hakediş düzenlenmesinin de mümkün olmadığını, davacı şirketin tamamen kendi lehine olacak şekilde sözde bir hakediş düzenlediğini ve müvekkili adına yetkisiz olarak imzaladığını, bu nedenle bilirkişi raporunun hatalı olup, müvekkili şirket tarafından 06.04.2015 tarihinde düzenlenen 8 nolu taşeron hakedişi baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun baz aldığı 8 nolu hukuksuz hak ediş raporunda yer alan elektrik imalat bedelinin de davacı şirket tarafından uydurulmuş bir miktar olup, böyle bir kalem ve miktarın bulunmadığını, ayrıca yer verilen toplam imalat bedelinin de hatalı olduğunu, bu imalat bedelinin davacı şirketin haksız olarak düzenlediği 8 nolu hakedişteki miktar olduğunu, gerçek imalat bedeli ve diğer hatalı hesapların sunulan cari hesap tablosunda açıkça belirtildiğini, fahiş bir hesap ortaya koyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, dosyanın yeniden bilirkişi heyetine verilmesi ve itirazları doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece 22.05.2023 tarihli rapora karşı yapılan itirazlarının reddedilerek ıslah için kesin süre verilmesi üzerine hak kaybı olmaması adına ıslah dilekçesi sunulduğunu, alınan bilirkişi raporlarının birbirinden farklı sonuçlar içerdiğinden ve taleplerinin açıkça incelenerek ortaya konulamadığından son alınan rapora kadar ıslah etme imkanlarının bulunmadığını, gerek karşı dava gerekse birleşen davada iddia ve taleplerinin tam olarak çözüme kavuşturulmamış olsa da, mahkemenin kesin süre içeren ara kararı uyarınca ıslah hakkının doğduğunu ve buna göre ıslah edildiği dikkate alındığında davacı/ karşı davalının zamanaşımı itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını belirterek, asıl davanın reddi, aksi halde asıl davanın tespit davası olarak tanzim edildiği dikkate alınarak lehine tahsil hükmü içeren karar verilemeyeceğinden reddine, davacının ıslah dilekçesinin davanın tamamen ıslahı niteliğinde olmadığından reddine, aksi halde tüm talepler yönünden zamanaşımı def'inin dikkate alınmasını, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle asıl ve birleşen davalarda bakiye hakediş alacağı ile eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeline yönelik ayrı ayrı dava açılmış bulunmasına, bu kapsamda mahsup yapılmaksızın hüküm kurulmasında makhemece tüm davalardaki talep hususunda kesin hesabın çıkarılmış olmasına, taraflarca düzenlenen hakedişlerde kesilen gecikme cezasına yönelik YİGŞ gereğince usulüne uygun ihtirazı kayıt konulmadığından  davacı taşeron hakedişine dahil edilmesi hatalı ise de, bilirkişilerce belirlenen bakiye hakediş alacağı ile talep edilen ve hüküm altına alınan miktar dikkate alındığında sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına,  asıl ve  birleşen davalar itibariyle kesin hesap çıkartılmış olmasına, birleşen 2015/252 esas sayılı davada davalının kötüniyetli olduğu ispat edilememiş olduğundan  kesin teminat olarak verilen çekin kesin hesapta mahsup edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, karşı davada davalı- birleşen 2015/252 Esas sayılı davada davacı/ birleşen 2017/105 Esas sayılı davada davalı ....Şti vekili ile asıl davada davalı ....Şti vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Karşı davada davalı- birleşen 2015/252 Esas sayılı davada davacı/ birleşen 2017/105 Esas sayılı davada davalı ....Şti vekili ile asıl davada davalı ....Şti vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince;<br>\ta-Asıl davada istinaf talebinde bulunan davalıdan alınması gereken 39.174,16 TL istinaf karar harcından peşin alınan 9.739,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.434,62 TL harcın asıl davada davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\tb-Karşı davada istinaf talebinde bulunan davalıdan alınması gereken 13.865,18 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.467,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.398,18 TL harcın karşı davada davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\tc-Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/252 Esas sayılı davada  istinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\td-Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/105 Esas sayılı davada  istinaf talebinde bulunan davalıdan alınması gereken 16.633,87 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.166,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.467,87 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdıre-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"044137c5f84e59a4","SID":"c94e7839322f39ed"}}