{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1547 - 2026/407<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1547 <br>KARAR NO\t: 2026/407<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/09/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/451 Esas - 2025/863 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/04/2026<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.03.2013 tarihinde, davalı ... Mobilya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin maliki olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından ZMM Sigorta poliçesiyle sigortalanan aracın dava dışı alkollü sürücü idaresinde olduğu sırada bir başka araçla çarpışmasıyla meydana gelen kaza neticesi dava dışı ...'ın yaralandığını, davacı şirket tarafından zarar görenin başvurusu ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2018.E.85759 başvuru, K-2019/30208 karar sayılı dosyasından verilen karara istinaden, 23.07.2018 tarihinde 35.879,09-TL, 14.12.2018 tarihinde 4.350,00-TL olmak üzere toplam 40.229,90-TL tazminat bedeli ödendiğini, davacı şirket tarafından zarar görene ödenen 40.229,09-TL asıl alacak, 4.582,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.811,90-TL'nin tahsili için, Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/32670 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, söz konusu davadaki tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kaza münhasıran alkol sebebiyle olmuş ise sigorta şirketine sigorta bedelini ödemeden imtina etme hakkı tanındığını, oysa olayda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmediğini, tamamen diğer sürücünün %100 kusuru ile meydana geldiğini, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, sigorta şirketinin söz konusu tutarı sigortalı davalıya rücu etme hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan ilk yargılamada, davaya konu kazanın 08/03/2013 tarihinde meydana geldiği, ödemelerin 23/07/2018 ve 14/12/2018 tarihinde yapıldığı, icra takibinin 09/02/2021 tarihinde başlatıldığı ve davanın ise 30/03/2021 tarihinde açıldığı, takibin ve davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmış olduğu gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/1372 E. 2023/1377 K. sayılı 01/11/2023 tarihli ilamı ile kararın; “Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görene yapılan ödemelerin tarihi nazara alındığında yetkisiz icra müdürlüğünde davalı aleyhine başlatılan icra takibi tarihi olan 20.03.2020 tarihi itibarıyla KTK 109/son maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla mahkemece zamanaşımı itirazının reddi ile işin esasına girilerek delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesi’nin 2020/32670 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce verilen 2024/1226 E. - 2025/266 K. nolu 27/02/2025 tarihli ilam ile kararın; ‘dava konusu trafik kazası 08.03.2013 tarihinde meydana geldiğinden, mahkemece, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin irdelenmesi açısından Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporunun dosyaya kazandırılması, raporun davalı yana tebliği ile itiraz sürelerinin beklenmesi, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi, kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığının tespiti halinde dava dışı ...’ın kaza tarihinde yaralanmasına bağlı meydana gelen maluliyetinin (kalıcı, geçici işgöremezlik, iyileşme süresi vs.) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından uygulanması gerektiği kabul edilen \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre alınması, akabinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği’gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin 2020/32670 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,asıl alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, mahkemece hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kazanın, münhasıran alkol sebebiyle gerçekleşmediğini, tamamen diğer sürücünün %100 kusuru ile meydana geldiğini, Gaziosmanpaşa 4.SCM’nin 2013/628 Esas - 2014/435 karar sayılı kararında atılı suçun sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından sanığın müsnet suçtan beraatine karar verildiğini, sürücüde tespit edilen alkol seviyesinin kazanın meydana gelişinde etkili olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapordan açıkça anlaşıldığını, davacı sigorta şirketinin, söz konusu tutarı, sigortalı davalıdan talep edemeyeceğini, ... ile ... plakalı araçta bulunanlar arasında 04.06.2013 tarihli anlaşma protokolü imzalandığını ve bu kişilerin maddi ve manevi zararlarının ... tarafından giderildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazası nedeniyle zarar görene yapılan ödemenin sigortalıdan rücuen tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.<br>Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca  08.03.2013 tarihinde sürücü ...’ün idaresindeki araçla sürücü beyanına göre Habibler istikametinden tersten gelerek Yeni Çevre Düzenleme Yolunda Arnavutköy istikametine katılmak istediği esnada doğrultu değiştirmesiyle  aracının ön kısımlarıyla sürücü ...’nun idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’ün kural ihlali olduğu, yapılan alkol kontrolünde sürücü ...’ün 0,80 promil alkollü olduğunun belirlendiği, sürücü ...’ün sevk ve idaresinde olan aracın 30.10.2012-2013 tarihlerini kapsayan ZMM Sigorta poliçesinin davacı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, kaza sebebiyle yaralanan ...'a, davacı şirket nezdinde açılan hasar dosyasından zarar görenin başvurusu ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2018.E.85759 Başvuru, K-2019/30208 Karar sayılı dosyasından verilen karara istinaden, 23.07.2018 tarihinde 35.879,09-TL, 14.12.2018 tarihinde 4.350,00-TL olmak üzere toplam 40.229,90-TL tazminat bedeli ödendiği, İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü’nün 2020/7242 Esas nolu dosyasında alacaklının... Sigorta A.Ş.,borçlunun ... Ofis Mobilyaları A.Ş. olduğu, borçlu aleyhine 40.229,09 TL asıl alacak ve 4.582,81 TL işlemiş faize ilişkin takibe girişildiği, borçlunun aynı tarihli itiraz dilekçesi üzerine dosyanın yetkisizlik kararı ile Sincan Batı İcra Dairesi’ne gönderildiği, burada  2021/7740 esas nolu dosyada ödeme emrinin 15.02.2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 11.02.2021 tarihinde itiraz ettiği, aynı tarihli kararla takibin durduğu, eldeki davanın 30.03.2021 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinin davalıya 05.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin süresinde sunduğu 05.04.2021 tarihli cevap dilekçesi ile görev ve zamanaşımı itirazında bulunduğu, Gaziosmanpaşa 4.SCM’nin 2013/628 esas, 2014/435 karar sayılı dosyasında her ne kadar sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği iddiasıyla TCK 179/2-3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı nın 19/08/2013 tarihli raporunda 0,99 promil hesaplanan sanık ...’te tespit edilen alkol seviyesini emniyetli şekilde araç sevk ve idare edip edemeyeceği hususunda bir tespit yapılamayacağının belirtilmesi karşısında suçun sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçtan beaatine karar verildiği,davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 04.06.2013 tarihli anlaşma protokolü başlıklı taraflarca imza altına alınmış evrakta ‘Araç sürücülerinden (...)..., asli kusurlu durumunda olduğu için; Diğer araç (... plakalı ... Minibüs) de meydana gelen hasarları tamir ettirmeyi veya tamir bedelini ödemeyi üstlenmiştir. Bu Minibüs için sigorta veya kaskoya müracaat edildiyse, geri-feragat edilmek üzere, yahut ödemeye ... halef olmak üzere; araç sahibine 3.700 TL kazalı -hurda bedelini veya araç kazalı haliyle 3.700 TL karşılığı sayılmak üzere ruhsat sahibi ... alacaktır. Bunu dışında kalan 17.300 TL de Minibüs ruhsat sahibi (...)ne gördüğü zarar ve arabasında yaralanan ..., ... , ... ve ... için uğranılan maddi ve manevi tazminatları dahil olmak üzere böylece toplam: 21.000-TL (17.300-TL 2 eşit taksitle ilk 8,650-TL olan dava ve şikayetten vazgeçmek şartıyla ) ... tarafından bu protokolün imzası anında’ödenecektir ibarelerine yer verildiği, kazaya karışan minibüs ruhsat sahibi tarafından bu kaza nedeniyle sigorta şirketi ve sürücü ...’ün hasar ödemesi nedeniyle ibra edildiğinin bildirildiği, mahkemece son kaldırma kararından sonra Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenmiş maluliyet raporu uyarınca kaza sonucu yaralanan ...’ın geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle meydana gelen pelvis kırığı arızasının tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu sürede %100 malul sayılması gerektiği, şahısta sürekli işgöremezlik halinin bulunduğu, sürekli işgöremezlik oranının %11 olduğunun belirlendiği, mahkemece bilirkişiden alınan rapor uyarınca kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği ve sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, takipte talep edilen 40.229,90TL ödeme ile 4.582,81TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 44.811,90TL yönünden takibin devamı gerektiğinin belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Karayolları ZMMS Genel Şartlarında da, 01/06/2015 tarihinden önceki düzenlemede alkol ve uyuşturucu etkisinde araç kullanımı durumundaki rücuya ilişkin  B-4.d maddesinde; \"Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa,..\" denilerek, sigortanın sigortalısına rücu hakkı düzenlenmiş iken, 01/06/2015 tarihinde yapılan değişiklik ile 2918 sayılı Yasa'nın 48. maddesindeki değişiklik ile uyumlu olarak B-4-c maddesinde; \"Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,..\" nedeniyle yapılan ödemelerde sigortanın, sigortalısına rücu hakkı olduğu kabul edilmiştir.<br> Buna göre; KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta edilen, sigorta poliçesinin ve Sigorta Genel Şartları'nın kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.<br> Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan Sigorta Genel Şartları nazara alınır.<br> Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası tanzim tarihi (30.10.2012) itibarıyla rücu şartlarının belirlenmesinde, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınamayacağı, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin tespiti gerektiği açıktır.<br>Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına buna göre kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği ve sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, kaza sebebiyle yaralanan ...'a, davacı şirket nezdinde açılan hasar dosyasından zarar görenin başvurusu ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2018.E.85759 Başvuru,K-2019/30208 Karar sayılı dosyasından verilen karara istinaden, 23.07.2018 tarihinde 35.879,09-TL, 14.12.2018 tarihinde 4.350,00-TL olmak üzere toplam 40.229,90-TL tazminat bedeli ödendiği, yapılan ödemenin rücuu amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü’nün 2020/7242 Esas nolu dosyasında 20/03/2020 tarihinde ödeme emri düzenlendiği, bu kapsamda yetkisiz icra Müdüürlüğünde başlatılan icra takibinde rücu için öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına, davalı tarafça süresi içinde hatır taşımasına ilişkin itirazın ileri sürülmemiş bulunmasına, her ne kadar Gaziosmanpaşa 4.SCM’nin 2013/628 esas, 2014/435 karar sayılı dosyasında sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği iddiasıyla TCK 179/2-3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; ATK’nın 19/08/2013 tarihli raporunda 0,99 promil hesaplanan sanık ...’te tespit edilen alkol seviyesini emniyetli şekilde araç sevk ve idare edip edemeyeceği hususunda bir tespit yapılamayacağının belirtilmesi gerekçesiyle beraat kararı verilmişse de ceza mahkemesinde verilen beraat kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağı ilkesi kapsamında mahkemece maddi vakanın açıklığa kavuşturulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçek zararın belirlenmesi ilkelerine uygun, hüküm vermeye ve denetime elverişli bulunmasına, davalı tarafından dava dışı araç işletenine yapıldığı bildirilen ödemenin ve protokolün iş bu rücu davasına konu yaralanmanın muhatabı olan ... tarafından imza altına alınmadığı gibi anılan yaralanma kapsamında ödeme mahiyetinde de değerlendirilemeyeceği, bu suretle yerel mahkeme kararında  bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1- Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 3.061,10 TL istinaf karar harcından peşin alınan 765,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2295,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d21f6e4c49d9fca","SID":"0744f4a976781224"}}