{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2025/752 Esas<br>KARAR NO: 2026/203<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 29/08/2025<br>Birleşen ---- Esas Sayılı Davası tarafları <br>Sk. No:46 Beşiktaş/ İSTANBUL<br>DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 10/10/2025<br>BİRLEŞTİRME KARAR TARİHİ:12/11/2025<br>KARAR TARİHİ:31/03/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı birleşen davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ----özel üretim ---- ürünlerinin imalatı konusunda anlaşıldığını, ürünlerin ------ tarihi itibarıyla teslime hazır hale getirildiğini davalının, siparişin ön şartı olan avans ödemesini ve bakiye ödemeyi yapmadığı, ürünleri teslim almaktan imtina ettiği iddia edilerek asıl alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davacı birleşen davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında --- tarihinde, davalı tarafından talep edilen ---- konulu siparişi ile ilgili ------ bedel üzerinden siparişte %50'si, kalan bakiyesi ise mal tesliminden önce ödenecek şekilde teklif sunulduğu,  akabinde ticari sözleşme ilişkisi kurulduğu,  müvekkili özel siparişleri imal etmesine rağmen ödemesini alamadığı, ürünler de yazılı bildirim ve ihtara rağmen teslim alınmadığını, müvekkili tarafından ----- faizine ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu takibe itiraz edildiği ve itirazın iptali davası ikame edildiğini işbu davanın itirazın iptali davası ile birleştirilmesi taleplerinin mevcut olduğunu, ---- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı birleşen davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek reddini talep etiğklerini, davacı tarafın dayandığı teklif formunun tek başına kesin bir ilacak hakkı doğurmadığını, malların fiilen teslim edilmediği ve faturası kesilerek usulüne uygun bir teslimatın gerçekleşmediğini, ayrıca talep edilen döviz cinsi alacak üzerinden ödeme emri düzenlenemeyeceğini, uygulanan faiz oranı ve birleşen dosyadaki depo bedeli, etim kaybı gibi tazminat kalemlerinin fahiş, mesnetsiz ve ispatlanmamış olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ve beyan etmiştir.\tDavacı vekili --- havale tarihli sulh sözleşmesine dair sunduğu beyan dilekçesinde özetele; Taraflar arasında karşılıklı mutabakat sağlanmak suretiyle sulh protokolü düzenlendiğini, bu protokol kapsamında davaların konusuz kaldığını beyan etmiştir.<br><br>SAFAHAT------karar sayılı kararı ile \"1-Davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle mahkememizin iş bu dava dosyasının ----- Esas sayılı dosyası ile HMK. m. 166 maddesi gereğince Birleştirilmesine, 2-Yargılamanın ----- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,\" dair karar verilerek dosyanın iş bu mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görülmüştür.<br><br>Deliller Tarafların ----sorguları dosya arasına alınmıştır.<br>---- sayılı dosyasının------ kayıtları  dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.<br><br>Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Asıl dava, davalı tarafça ----esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davası; Birleşen dava, aynı ticari iş sebebiyle, davalının alıcı sıfatıyla temerrüdünün oluşup oluşmadığı, imal edilen ürünlerin teslim alınması, teslim alınmayan günler bakımından depo bedeli alacağı, menfi ve müspet zararların doğup doğmadığı hususunda HMK 107 maddesi uyarınca açılmış belirsiz alacak davasıdır.6100 sayılı HMK 313.maddesinde:\"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.<br>(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.<br>(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.<br>(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.\"6100 sayılı HMK 314.maddesinde:\"1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.\"6100 sayılı HMK 315.maddesinde:\"(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.<br>(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.\" denmektedir.Dava dilekçeleri, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, sulh protokolü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların sulh olduklarının anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK 313 ve devamı maddeleri gereği sulhün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, sulhün, ilgili bulunduğu davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, mahkemenin taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre karar vereceği, tarafların sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep etmedikleri anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca tarafların birbirinden  yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından yargılama giderleri, yapan üzerinde bırakılmış, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.Ayrıca sulh ön inceleme aşamasından sonra yapılmış olduğundan Harçlar Kanunu 22.maddesi gereği karar ve ilam harcının 2/3'ü alınmıştır.<br><br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Karar tarihi itibariyle asıl ve birleşen davada alınması gereken 976,00 TL (488,00 TL+488,00 TL) harçtan, peşin alınan 22.328,70 TL ve 615,40 TL harcın toplamı olan 22.944,10 TL harcın mahsubu ile arta kalan 21.968,10 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT  uyarınca ------ bütçesinden ödenen asıl ve birleşen davada ödenen 9.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>6-Gerekçede açıklanan sebeplerle taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.31/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4e86a939d442943","SID":"28cc4cce81230eeb"}}