{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/606 <br>KARAR NO: 2026/607<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI: 2021/692 Esas - 2022/865 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/11/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... ... .. Şti. arasındaki bayilik ilişkisinin imzalanan sözleşme ve protokollerle yenilenerek 13/04/2017 tarihinde imzalanan yeni bayilik sözleşmesi ile işleticiliğin diğer davalı ... şirketine verilmesine kadar devam ettiğini, bu sözleşme ve protokoller çerçevesinde davalı ... şirketine müvekkili tarafından peşin yatırım destek bedeli verildiğini, bu davalıya ayrıca sözleşme sona erdiğinde müvekkiline iade edilmesi şartı ile ariyet demirbaş ve malzemelerin istasyonda kurulu halde teslim edildiğini, ... şirketine verilen bayiliğin sona erdirilip ... ile  imzalanacak olan yeni bayilik sözleşmesi ile bayiliğin ...'e verilmesi, ... şirketinin sözleşmeden doğan yatırım bakiyesi borcunun bulunduğu ve yeni bayi olacak ...'in bu borcu müteselsil kefil olarak müvekkiline ödemeyi kabul ettiği, bayilik ilişkisinin sözleşmede kararlaştırılacak süreden önce sona ermesi halinde bu borcun tamamının müvekkiline ödeneceği hususlarında protokol imzalandığını, protokol gereğince ... 'e verilen işleticiliğin sona erdirildiğini, yerine ... ile bayilik sözleşmesi  imzalandığını,... ile imzalanan bayilik sözleşmesinin, bu davalının 11/09/2020 tarihli fesih ile ihtarı ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshi ile süresinden önce sona erdiğini,14/04/2017 tarihli protokolün 2/D maddesinde yazıldığı üzere; eski bayi ile olan bayilik sözleşmesinin karşılıklı feshedilip yeni bayi ile bayilik sözleşmesi imzalanacağı, yeni bayinin istasyonu işletmesine eski bayi olan malik tarafından muvafakat edildiği, kira ecrimisil gibi taleplerden ...'i beri kılmayı kabul ettikleri, yeni bayi ve kefillerin eski bayinin münfesih olacak sözleşmeden doğmuş 606.205,81-TL+faiz+KDV borcuna müteselsil kefil olduğu, imzalanacak yeni bayilik sözleşmesinin azami süresi dolmadan önce her ne sebeple ve suretle olursa olsun sona erdiği takdirde, yeni bayinin bu yatırım bakiyesi borcun tamamını, bayilik sözleşmesi süresi sonunda sona erdiği takdirde ise yeni bayinin bu yatırım bakiyesi borcunun ... tarafından yeniden hesaplanacak olan bakiye tutarını derhal ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, protokolde yeni bayilik sözleşmesinin azami süresi dolmadan önce her ne sebep ve surette olursa olsun sona ermesi halinde protokolde miktarı 606.205,81-TL olduğu belirtilip taraflarca da varlığı ve miktarı hususlarında mutabık kalınan yatırım bakiye borcunun tamamının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, fesihten sonra davalıya 29/09/2020 tarihli ihtarname gönderilerek bu bedelin ödenmesinin istenildiğini, 29/09/2020 tarihinde tebliğ edilen ihtara rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, 606.205,81-TL yatırım bedeli borcunun KDV ilavesi ile birlikte ve muacceliyet tarihi olan 18/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... ... .... Şti. vekili; müvekkili şirketin eski işletici olup protokolde imza ve kaşesinin bulunmasının sebebinin, davacıya daha önceden olan borçlarına ilişkin olduğunu, dolayısı ile yatırım bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının talebinin yatırım bakiyesine ilişkin olup muaccel bir bir borç olmadığını, bu talepten sözleşmeye taraf olmayan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, 13/04/2017 tarihli sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, 14.04.2017 tarihli protokoldeki imzanın, bayi değişikliği nedeniyle atılan imza olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki intifa hakkına dair sözleşmenin 2014 yılına ait olup 5 yıllık sürenin 2019 yılında dolduğunu, bu döneme ait hiç bir kar kaybı belirtilmediğini, davacı ve diğer davalı arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesi gereğince, diğer davalının feshinin haklı bir fesih olduğunu, diğer davalının sözleşmeye uygun olarak sözleşmenin sona ermesiyle istasyonu teslim etmek istemesine rağmen davacının 29.09.2020 tarihli ihtarı ile teslim edilmek istenenleri teslim almadığını, bu nedenle davacının kusurlu olduğunu, ayrıca 2020 yılında yaşanan salgın hastalık mücbir sebep niteliğinde olduğundan bu durumun dikkate alınması gerektiğini, protokolün 1 ve 2. sayfalarında imzası bulunmayan müvekkilinin, bu sayfalarda yer alan hükümler nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, yine protokolün 7. maddesinde, bu protokolün tanzimine ilişkin masrafların bayi tarafından karşılanacağı belirtilmiş olduğundan, bu bedelin müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ..... Şti. vekili; davacının bayilik sözleşmesini istasyonun maliki olan davalı ... şirketi ile imzaladığını, daha sonra müvekkilinin davalı ... şirketinin kiracısı olarak işleticilik yaptığını, protokolden anlaşılacağı üzere işletmenin gerçekleştiği gayrimenkul üzerinde davacının 11/12/2019 tarihine kadar geçerli intifa hakkının bulunduğunu, yapılan protokolün geçerliliğinin ise 14/04/2022 tarihine kadar olduğunu, davacının intifa hakkının 11/12/2019 tarihi itibari ile taşınmaz üzerindeki intifa hakkının sona erdiğini, ancak davacının malik ... şirketi ile görüşerek intifa hakkını yenilemediğini, intifa süresini protokolün geçerliliğine kadar uzatmadığını, bu nedenle ... şirketinin müvekkili şirket yetkilisi ile bu hususu görüşerek intifanın uzatılmadığını, ...'in taşınmaz üzerindeki kullanım hakkının son bulduğunu, bu nedenle kira sözleşmesine de son verileceğini, ayrıca kira bedellerinin de gecikmesi sebebi ile kira sözleşmesini devam ettiremeyeceğini beyan ettiğini, bu durumun müvekkili şirket ile ... şirketi arasında tutanak altına alındığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, protokolün 3. maddesinde, \"bayinin bayilik sözleşmesi ve intifa hakkı süresince ...'e karşı yükümlülüklerini yerine getirmesi şartı ile\" şeklinde ibare bulunduğunu, protokolün başında ...'in intifa hakkının 2019 yılında sona ereceğinin yazıldığını ve bu maddede ...'in yükümlülüğünün intifa hakkı ile sınırlı tutulduğunu, dolayısıyla davacının kötü niyetli bir şeklide protokol hükümlerini hazırladığını ve müvekkilini yanılttığını, davacı tarafından müvekkiline herhangi bir yatırım bedeli ödenmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ikinci bayi davalı ... tarafından davacıya gönderilen ihtarname ile tamamen kendisinden kaynaklı nedenlerle sözleşmeyi fesih ettiği açıkça anlaşıldığından, sözleşmenin bu davalı tarafından haksız olarak fesih edildiği,taraflar arasında imzalanan protokole göre; eski bayi olan ... şirketinin bu protokolün imzalandığı tarih olan 14/04/2017 tarihi itibari ile KDV hariç 606.205,81-TL yatırım bakiyesi borcu bulunduğunun tüm tarafların kabulünde olduğu, protokolün D bendinin 2. fıkrasında, ... ile imzalanan bayilik sözleşmesinin 14/04/2022 tarihine kadar yürürlükte kalması halinde davacının 606.205,81-TL yatırım bakiyesi borcunu talep etmeyeceği, 3. fıkrasında ise bayilik sözleşmesinin süresinden önce fesih edilmesi halinde ise bu borcun muaccel hale geleceği ve borcun tamamının, bayilik ilişkisinin süresi sonunda sona ermesi halinde ise ... tarafından yeniden hesaplanacak yatırım bakiyesi miktarının ...'e ödeneceği kararlaştırıldığı, davacının yeni bayi ...'in sözleşmeyi süresinden önce fesih etmesi nedeniyle protokolün D maddesinin 3. fıkrasının ilk kısmı uyarınca yatırım bakiyesi borcu olan 606.205,81-TL ve KDV'nin tamamını talep ettiği, protokolün D bendinin 2. fıkrası ile 3. fıkrasının \"... bayilik ilişkisinin süresi sonunda sona ermesi halinde ise ... tarafından yeniden hesaplanacak yatırım bakiyesi miktarının ...'e derhal nakden ve defaaten ödeyeceğini kabul ikrar ve taahhüt eder\" cümlesinin birbiri ile çeliştiği,protokolün D maddesinin 2. fıkrasında, bayilik ilişkisinin belirlenen süreye kadar devam etmesi halinde yatırım bakiyesi talep edilmeyeceği yazılı iken, 3. fıkrasının son kısmında bayilik ilişkisinin süresi sonunda sona ermesi halinde ... tarafından hesaplanacak yatırım miktarının ödenmesinin kabul ve taahhüt edildiği, bu durumda protokolün amacına uygun yorumlanarak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yatırım bakiye borcunun,sözleşmenin işlemeyen süresine göre kıstelyevm usulüne göre hesaplanarak davalıdan talep edilebileceği sonucuna varıldığı, ... ile imzalanan bayilik sözleşmesi  14/04/2017-14/04/2022 dönemine kadar toplam 1.826 gün olup, davalı ...'in  1.246 günü yerine getirdiği,kullanılamayan sürenin 580 gün olduğu,günlük yatırım bedelinin (606.285,81:1826=) 332,02-TL, kullanılmayan süreye isabet eden yatırım tutarının ise (332,02x580=) 192.571,60-TL olduğu, dava dilekçesinde KDV talep edilerek harcın yatırıldığı,34.662,88-TL KDV hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,( 192.571,60-TL+34.662,88-TL)toplam 227.234,48-TL'nin davalılardan ... yönünden 08.10.2020, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihi olan 03/11/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 14.04.2017 tarihli protokolün 2/D maddesinde; yeni bayi ve kefillerin eski bayinin münfesih olacak sözleşmeden doğmuş olan 606.205,81-TL+faiz+KDV borcuna müteselsil kefil olduğu, imzalanacak yeni bayilik sözleşmesi azami süresi dolmadan önce her ne sebep ve surette olursa olsun sona erdiği takdirde yeni bayinin bu yatırım bakiyesi borcunun tamamını, bayilik sözleşmesi süresi sonunda sona erdiği takdirde ise yeni bayinin bu yatırım bakiyesi borcunun ... tarafından yeniden hesaplanacak bakiye tutarı derhal ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, yeni bayilik sözleşmesinin, yeni bayi olan davalı tarafından süresinden önce haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle anılan protokol hükmü doğrultusunda 606.205,81-TL olduğu belirtilip taraflarca da varlığı ve miktarı hususlarında mutabık kalınan yatırım bakiyesi borcunun belirtilen bu tutarının tamamının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, protokolde, yapılan yatırımın geçmişteki bayilik sürecinde geri dönüşen kısmı hesaplanıp, yatırımın geri dönüşmeyen kısmı belirlenerek taraflar arasında mutabık kalınarak, bu tutarın protokolde açık ve net biçimde belirtildiğini, bu hüküm ile 606.205,81-TL olarak mutabık kalınan yatırım bakiyesi borcunun, yeni bayilik sözleşmesinin süresi dolmadan önce her ne sebep ve surette olursa olsun sona ermesi halinde tamamının müvekkiline ödeneceğinin açıkça belirtildiği, bu husus göz ardı edilerek protokole aykırı olarak kıstelyevm usulüne göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki yapılan bakiye tutar hesaplamasının da hatalı olduğunu, çünkü protokolde bayilik sözleşmesi süresi sonunda sona erdiği takdirde, bu yatırım bakiyesi borcunun ... tarafından yeniden hesaplanacak olan bakiye tutarın derhal ödeneceğinin kararlaştırıldığını, buna göre protokolde, imzalanacak olan yeni bayilik sözleşmesinin süresi sonunda sona ermesi halinde, yatırım bakiyesi borcunun salt sözleşmenin süresinin dolması sebebiyle tamamen bitmiş olmayacağını, bu sürede tamamen geri dönüşüp dönüşmediğine bakılacağını ve geri dönüşmeyen kısım kalırsa bu tutarın müvekkiline ödeneceği kararlaştırıldığından, bilirkişi raporunda yatırım bakiyesi hesaplamasının sözleşmenin ifa edilen süresi ile ifa edilmeyen süresine bakılarak kıstelyevm hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca sözleşmenin süre olarak işlemiş olması tek başına yatırımın geri dönüşmesi anlamına gelmediği, yatırımın geri dönüşümünün davalıların bayiliği ifa ederken müvekkilinden akaryakıt ürünleri satın alıp istasyonda satışını gerçekleştirmiş olmaları halinde gerçekleşeceğinden, davalının müvekkilinden ürün alımı yapmadan geçen sürelerde de yatırımın geri dönüştüğünün varsayılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen protokole dayalı yatırım bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. <br>Somut olayda; davacı ile davalı ... şirketi arasındaki bayilik ilişkisinin sona ermesini müteakip davacı ile diğer davalı ... arasında 13.04.2017 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, yine taraflar arasında eski bayilik sözleşmesine dayalı ilişkinin tasfiyesi ve yeni bayilik tesisine ilişkin olarak 14.04.2017 tarihli protokol imzalandığı, protokolde davacı ve her iki davalı şirket ile birlikte müteselsil kefil olarak dava dışı gerçek kişilerin imzasının bulunduğu, bayilik sözleşmesinin davalı ... tarafından keşide edilen 11.09.2020 tarihli ihtarname ile sözleşme şartları ve ekonomik koşullardan dolayı zarar edildiği, kiraların ödenemediği, kira sözleşmesinin  feshedildiği ve ticari faaliyetlerinin durduğu gerekçesiyle feshedildiği, bunun üzerine davacı tarafından davalı ...'e keşide edilen 29.09.2020 tarihli ihtarname ile protokole dayalı olarak 606.205,81-TL yatırım bedeli tutarının 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflarca imzalanmış olan protokolün 2.D maddesinde, bayi ve kefillerin, eski bayinin ...'e münfesih olacak sözleşmeden mütevellit işbu protokolün imza tarihi itibari ile vade farkı, faiz ve KDV hariç 606.205,81-TL yatırım bakiyesi borcu bulunduğunu, bu borca müşterek borçlu müteselsil kefil olarak kayıtsız şartsız kefil olduklarını kabul ettikleri, ...'in, işbu protokol ve bayilik sözleşmesi öngörülen 14/04/2022 tarihine kadar yürürlükte kalması ve bayinin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi kayıt ve şartı ile vade farkı, faiz ve KDV hariç 606.205,81-TL'lik yatırım bakiyesi borcu bedelini talep etmeyeceği, bayinin, yeni bayilik ilişkisinin azami süresinden önce de her ne sebep ve surette olursa olsun  sona ermesi halinde, başkaca bir ihtara hacet kalmaksızın protokol imza tarihindeki borcun muaccel hale geleceğini ve borcun tamamını, bayilik ilişkisinin süresi sonunda sona ermesi halinde ise ... tarafından yeniden hesaplanacak yatırım bakiyesi miktarını ...'e derhal nakden ve defaaten ödeyeceğini kabul, ikrar ve taahhüt ettiği hüküm altına alınmıştır. Protokolün 2.D maddesinde tarafların, önceki bayi ... şirketinin davacıya protokol tarihi itibariyle vade farkı, faiz ve KDV hariç 606.205,81-TL bakiye yatırım bedeli borcunun bulunduğu açıkça kabul edilmiş olup, bu kabul tarafları bağlayıcı niteliktedir. Maddenin başında  davalı ... ile akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinin 14/04/2022 tarihine kadar, yani 5 yıllık süre sonuna kadar yürürlükte kalması ve bu bayinin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi şartıyla davacının yatırım bedeli alacağını talep etmeyeceği belirtilmiş iken, maddenin son cümlesinde, bayilik ilişkisinin süresi sonunda sona ermesi halinde ise davacı ... tarafından yeniden hesaplanacak yatırım bakiyesi miktarının davacıya ödeneceği belirtilmiş olmakla, madde içerisinde her iki cümle bakımından çelişki yaratıldığı sabittir. Ancak somut olayda bayilik ilişkisi davalı ikinci bayi ... tarafından süresinden önce feshedilmiş olmakla, bu çelişkinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Zira protokolde bayilik ilişkisinin süresinden önce sona ermesi hali ayrıca düzenlenmiş olup, bu durumda yani yeni bayilik ilişkisinin süresinden önce her ne sebep ve surette olursa olsun  sona ermesi halinde, protokol imza tarihindeki borcun muaccel hale geleceği ve borcun tamamının davacıya ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Buna göre bayilik ilişkisinin 5 yıllık süre dolmadan davalı ikinci bayi ... tarafından haksız olarak feshedildiği sabit olmakla, davacının protokolde belirlenen ve tarafların kabulünde bulunan yatırım bedeli tutarını talep hakkı doğmuştur. Taraflarca kabul edilen yatırım bedeli tutarı KDV hariç 606.205,81-TL olup, davacı tarafça dava dilekçesinde bu bedelin KDV ilavesiyle birlikte tahsili talep edilmiş olmakla, mahkemece 109.117,04-TL tutarındaki KDV yönünden verilen süre içerisinde davacı tarafça peşin nispi harç yatırılmıştır. Ancak davalıların yatırım bedelinden doğan iade sorumluluğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır. Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK’nın 79. maddesi hükmü gereğince ise davalılar sadece kendilerinin sebepsiz zenginleştiği miktar kadar sorumludur. Bu sebeple davacı tarafından ödenen ve ancak davalıların elinde kalmayan KDV tutarı davalılardan talep edilemez. Bu nedenle mahkemece davanın 606.205,81-TL yatırım bedeli tutarı üzerinden kısmen kabulü gerekirken, protokol hükmüne aykırı olarak kıstelyevm hesabına göre belirlenen tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece hatalı gerekçeyle eksik alacağa hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ./12/2022 Tarih 2021/.. Esas - 2022/.... Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, 606.205,81-TL yatırım bedeli alacağının davalı ... yönünden 08.10.2020 tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihi olan 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 41.409,91-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 12.215,92-TL nin mahsubu ile kalan 29.193,99-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafça yatırılan 12.275,22-TL peşin harçların davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından sarf edilen 3.000-TL bilirkişi ücreti, 191,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.191,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.705-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 96.930,87-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br>Davalılar için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,<br>Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.118-TL'sinin davalılardan müteselsilen, 202-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, \"<br>Davacı tarafından yatırılan 8.337-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,<br>Davacı tarafından sarf edilen 165-TL istinaf yargı giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, \t<br>HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/04/2026\t\t\t\t<br><br>              <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4cb02c79abb6935","SID":"becd53c8d2242762"}}