{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1341 <br>KARAR NO: 2026/192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/04/2022<br>NUMARASI:2021/832 Esas -  2022/425 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2026<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin dava dışı .... A.Ş. ile sigorta sözleşmesi imzaladığını, imzaladığı bu sözleşmenin ... numaralı poliçeye bağlandığını, müvekkilinin anılan poliçe ile nakliye sırasında oluşacak hasarları sigorta himayesi altına aldığını, sigortalının müşterisi ...'in  Belçika'dan ithal ettiği sünger emtiasını, parsiyel yükleme şeklinde Bursa'ya teslim etmek amacıyla davalı ile taşıma sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye konu bu taşıma sırasında süngerlerin toplam 328 metrelik kısmının hasarlı/yırtık olduğunun tespit edildiğini, söz konusu hasarın ihbarı üzerine müvekkilinin poliçeye istinaden 1.157,07 Euro ödeyerek zararı karşıladığını ve TTK 1472. Maddesi uyarınca halef sıfatını kazandığını, davalının söz konusu zarardan sorumlu olduğunu, davalının icra takibine yetki itirazında bulunduğunu, somut olayda, sigortalı ile davalı arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde Bakırköy Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, müvekkili şirketin, sigortalısının haklarına halef olduğundan sigortalı ile davalı arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu ve bu nedenle davalının yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, CMR konvansiyonu md. 17-29 ile 6102 sayılı TTK.'nın 875-879 maddeleri uyarınca taşıyıcının yükün taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyaından, hasarından doğan zararlardan, kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğunu, davalının taşıyıcı olması nedeniyle yükte oluşan hasardan sorumlu olduğunu, ayrıca, sigortalı ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesinin muhtelif maddelerinde de oluşacak zararların tümünü davalının yüklendiğini, somut olayda hasar tespit tutanaklarında 328 metre süngerin hasarlı olduğunun ortaya konulduğunu, sigorta rücu alacaklarında ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden faizin, ödeme tarihi olan 17/12/2020'den itibaren işletilmesi gerektiğini, alacak miktarının yargılamaya muhtaç olmadığını, dava konusu alacağın likit olduğunu bildirerek, davalının Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı  ... Şti vekili  cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin Arnavutköy/İstanbul olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, davacı sigorta şirketinin somut olaya ilişkin eksper raporu dahi almaksızın sadece evraklara dayanarak hatır ödemesi yaptığını, yapılan hatır ödemesinin sorumluluğunun da müvekkili şirkette olmadığını, somut olayda müvekkili şirketin taşıma işini üstlenmiş olduğunu, fiili taşımanın davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... şirketi tarafından yapıldığını, meydana gelen hasarda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, somut olayda meydana gelen hasarın taşıma aşamasında meydana gelmediğinden müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, davacı sigorta şirketinin sigortalısının da fiili taşımayı üstlenmiş olup hasarın onun sorumluluğunda olup olmadığının da araştırılmaksızın eksper raporu dahi almaksızın sadece müşteri memnuniyetini sağlamaya yönelik olarak yapılan hatır ödemesinin müvekkili şirkete rücu edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu hasarın taşıma esnasında oluşmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kusuru tespit edilse dahi sorumluluğunun CMR konvansiyonu Md.18/3 kapsamında olduğunu, davanın ... Şirketi ihbarının gerektiğini,  davaya konu hasarın hangi aşamada ve nasıl olduğuna ilişkin olarak ne eksper raporu ne de somut hiçbir delil dosyaya sunulmamışken, sanki davaya konu olayda tüm hususların açık ve netmiş gibi icra inkar  tazminatı talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu bildirerek, müvekkili şirketin her türlü  yasal hakkı saklı kalmak kaydıyla öncelikle davanın ... A.Ş'ne ihbarına, yetki itirazının kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile  dava masraf ve ücreti vekaletin  davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \",Dava dışı sigortalı firma ... A.Ş.'nin müşterisi ...'in Belçika'dan ithal ettiği 16 kap 939,40 kg sünger emtiasının taşınması işi için dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi akdedildiği, dava dışı sigortalının akdi olarak üstlendiği taşıma işini, fiili taşıyıcı olarak davalı firmaya yaptırdığının anlaşıldığı, dava dışı sigortalının tüm dünya ülkelerinden Türkiye'ye veTürkiye'den tüm dünya ülkelerine karayolu ve demiryolu ile sevk ettireceği muhtelif emtianın davacı ... A.Ş. tarafından \" Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (Blok Dövizli)\" ile taşınma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı, 10/11/2020 tarihinde Belçika'dan Türkiye'ye davalı şirkete ait ... plakalı araçla sevk edilen emtianın tahliyesi esnasında 10 kap süngerde yırtık tespit edildiği ve 27/11/2020 tarihli tespit tutanağı düzenlenerek antrepo sorumlusu ve araç şoförü tarafından imza altına alındığı, ayrıca taşıma konusu emtianın sahibi firma tarafından düzenlenen idari kabul tutanağı ile emtiada 82 kat 328 mt yırtık tespit edildiği, davacı sigortacının bu hasar nedeniyle sigortalısı adına 17/12/2020 tarihinde 1.157,07 Euro ödeme yaptığı, 23/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna göre dava dosyasına sunulu sigorta poliçesinin geçerli ve dava konusu taşıma risklerine karşı hasarlı emtiayı güvence altına aldığı, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme neticesinde TTK m.1472 kapsamında sigortalısına halef olarak huzurdaki davayı açmaya hak kazandığı, şoför ve antrepo sorumlusu arasında imza edilen hasar tutanağına göre davalı şirketin hasardan haberdar olması nedeniyle ayrıca ihbara lüzum olmadığı, gerçek zarar miktarının 1.204,15 Euro olmasına göre davacı sigorta şirketinin asıl alacak kalemi altındaki 1.157,07 Euro tutarındaki talebinin (ve ödemesinin) gerçek zarar kapsamında olduğu, davalı taşıyıcının sorumluluk sınırının 9.157,87 SDR olması ve Euro&SDR kurları mukayesesine göre davacı sigorta şirketinin talebinin CMR m. 23/3 kapsamında belirlenen sorumluluk sınırını hiçbir zaman aşmayacağının öngörüldüğü hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; 23/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli bulunarak kararda esas alınmış ve davacı sigorta şirketinin sigortalısı adına yaptığı ödemeyi halefiyet ilkesi uyarınca sorumlulardan rücuan talep edebileceği değerlendirilerek dosyaya esas takipte davacı 1.157,07 Euro asıl alacak, 3,40 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.160,47 Euro alacağı takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibe esas olarak göstermiş olmakla, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından, davacının ana para yönünden talebinin kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 3.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 1.157,07 Euro asıl alacak üzerinden  devamına, asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere fiili ödeme tarihindeki kısa vadeli Euro cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatının reddine ...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hatır ödemesi yapılmasını hiç değerlendirmeyerek, eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, söz konusu hasarın taşıma esnasında oluşmasının mümkün olmadığını, ancak, mahkemenin bu hususu da ayrıntılı olarak incelemediğini, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin kusuru tespit edilse dahi sorumluluğu Cmr Konvansiyonu md. 18/3 kapsamında olduğunu, müvekkilinin meydana gelen hasar ile bir bağlantısı olmadığını, çünkü, taşıma esnasında meydana gelen bir hasar olmadığını, bu nedenle açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılarak haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile dava masraf ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, takibin 1.157,07   Euro asıl alacak  üzerinden devamına, takip öncesi işlemiş faiz alacaklarının ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verildiğini, mahkemenin asıl alacakların yönünden yaptığı tespite katılmakla, takip öncesi işlemiş faiz alacakların ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile reddedilen talepleri yönünden ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretimizin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketi tarafından, ödediği zarar tutarını fiili taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle sorumlu olup olmadığı, hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı,Mahkemece işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin yerinde olup olmadığı  noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyasında, \"Borçlu şirket ile müvekkil şirket sigortalısı ... A.Ş. İle imzalanan taşıma sözleşmesi uyarınca, borçlu şirkete ait ... plakalı araç ile taşınan ve alıcı ... A.Ş.'ye ait hasarlanan emtialara ilişkin müvekkil şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili 11.128,91 TL\" sebebine dayalı olarak 1.157,07 EURO asıl alacak, 3,40 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.160,47 EURO alacağın tahsili istemiyle 29.03.2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı .... A.Ş. ile 31.01.2020-31.01.2021 tarihlerini kapsar Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (Blok) (Dövizli) düzenlendiği, ... numaralı 19.11.2020 tarihli ... Sigorta Poliçesi Sefer Ek Belgesi ile sigortalı ... şirketinin 16 kap 939,40 kg. ürününü Belçika'dan Türkiye'ye ... plakalı araç ile taşınması ziya ve hasarlara karşı sigortalandığı, taşımanın davacının sigortalısı ....Ş. tarafından üstlenildiği, fiili taşıma işinin ise davalı tarafından, davalıya ait araçla gerçekleştirildiği görülmüştür.Dava konusu taşımaya ilişkin Gümrük Beyannamesine göre gönderenin dava dışı ... Şirketi,  alıcının ... şirketi olduğu, yükleme yerinin Belçika, varacağı yerin Bursa olduğu görülmüştür. Gönderen satıcı dava dışı ... A.Ş, alıcı ... adına 23.10.2018 tarihli 213.500,00 Euro tutarlı fatura düzenlenmiştir.Taşımaya konu ithalata ilişkin satıcı tarafından alıcıya 10.11.2020 tarihinde 9.237,02  EURO bedelli fatura kesilmiştir. Gümrük beyannamesine göre de dava konusu ihracat işlemine ilişkin olarak teslim şekli ..., ödeme şekli mal mukabili olarak belirlenmiştir. ... teslim şeklinde satıcının emtiayı, alıcı ile mutabık kaldığı kendi ülkesinde bir yerde alıcı tarafından belirlenen taşıyıcıya, gümrükleme işlemlerini tamamlayarak teslim etmesi ile sorumluluğu sona ermekte, tüm sorumluluk alıcıya geçmektedir. Bu teslim şeklinde satıcının, kendi ülkesinde belirlenen yerde emtiayı taşıyıcıya teslimi ile sorumluluğunun sona ermesi esas olup, emtianın araca yüklenmesi satıcının (göndericinin) sorumluluğunda değildir. ... teslim şekli nedeniyle taşımanın alıcı tarafından organize edildiğinin, emtianın taşıyıcıya teslim edilmesi ile taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşacak zararın da alıcı üzerinde gerçekleşeceğinin kabulü gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta, satıcının sigortacısı olan davacı sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereği rücu imkanı bulunmakta olup, ayrıca dava hakkının temlik alındığına ilişkin temlikname ibrazına gerek yoktur. <br> Taşıma konusu sünger emtiasının, araç sürücüsünün de imzasının bulunduğu  27.11.2020 tarihli tutanakta, Bursa Gümrük Müdürlüğünce 27.11.2020 günlü gelen ....'ye ait ... plakalı araçla, .... A.Ş.'ne ait 10 kap süngerde yırtıklık tespit edildiği, söz konusu mallar araçtan bu şekilde alındığının tutanak altına alındığı, ... şirketi tarafından 03.12.2020 tarihli  yazı da, ... şirketinin ...plakalı aracı ile 10.11.2020 tarihinde Belçika'dan Türkiye'ye taşınmak üzere yola çıkan  süngerde 328 metre yırtık hasar meydana geldiği, hasarlı ürün bedelinin 1051,89 EURO + %10 navlun bedeli toplam 1157,07 EURO  olduğunun belirtildiği, davacının 17.12.2020 tarihinde dava dışı ... şirketine 1.157,07 EURO ödeme yapmış olduğu görülmüştür.Davaya konu taşıma Belçika-Türkiye arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.CMR Konvansiyonu 9/2. maddesi hükmüne göre sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılır. Davalı taşıyıcı tarafından yükün taşınmak üzere teslim alındığı anda ambalajlama, paletlerin yetersizliği veya istiflenmesi ile ilgili CMR belgesine herhangi bir çekince konulmadığından taşınan yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu kabul edilmelidir.CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. CMR 17/2. madde, \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. 17/3. maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir.\tBu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı, hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni  uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir.Dosyada toplanan deliler ve hüküm kurmaya elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu taşıma işinde davacının sigortalısı şirketin (sigorta ettiren) akdi taşıyıcı, davalı şirketin ise fiili taşıyıcı olduğu, dava dosyasına sunulu sigorta poliçesinin geçerli ve dava konusu taşıma risklerine karşı hasarlı emtiayı güvence altına aldığı, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme neticesinde TTK m.1472 kapsamında sigortalısına halef olarak huzurdaki davayı açmaya hak kazandığı, şoför ve antrepo sorumlusu arasında imza edilen hasar tutanağına göre davalı şirketin hasardan haberdar olması nedeniyle ayrıca ihbara lüzum olmadığı, gerçek zarar miktarının 1.204,15 Euro olmasına göre davacı sigorta şirketinin asıl alacak kalemi altındaki 1.157,07 Euro tutarındaki talebinin (ve ödemesinin) gerçek zarar kapsamında olduğu, davalı taşıyıcının sorumluluk sınırının 9.157,87 SDR olması ve Euro&SDR kurları mukayesesine göre davacı sigorta şirketinin talebinin CMR m. 23/3 kapsamında belirlenen sorumluluk sınırını hiçbir zaman aşmayacağının öngörüldüğü, davacı sigorta şirketinin, davalı şirketi sigortalısından ayrı olarak temerrüde düşürmemesi nedeniyle  işlemiş faiz alacağı talebinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.Somut olayda, ürünlerin hasarına ilişkin taşımayı yapan şoförün imzasını taşıyan tutanak, alıcı ... tarafından tutulan idari kabul tutanağı ve ekindeki fotoğraflar,  olaya uygun hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile hasarın taşıma sırasında oluştuğu anlaşılmaktadır.Davaya konu taşımada davalı taşıyıcının sorumluğunda olduğunun tespit edilmesi ve taşıyıcı olarak da kendisini sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerin herhangi birini de dosya kapsamı ile ispat edememesine göre, Mahkemece  CMR 23/7 maddesine göre sorumluluk üst sınırı  geçmeyen  hasarlı ürün bedeli 1.157,07 EURO gerçek zarar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.TTK'nın 1472. maddesine göre kanuni halefiyet hakkına dayanarak açtığı rücu davasında faiz başlangıç tarihinin sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olduğu,  bu durumda sigorta şirketinin ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar  temerrüt faizi talep hakkı mevcut olduğundan (Yargıtay 11. HD, 24.11.2014 tarih, 2014/11410 E-2014/18217 K.sayılı ilamı) mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken,  davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki uyuşmazlıkta davalı aleyhine rücuen açılan dava, hasar gören emtia bedelinin tahsiline yönelik olup, hükmedilen miktarın tazminat niteliğinde olması ve gerçek zararın araştırılmasının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK'nın 67. maddesi uyarınca davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;Mahkemece işlemiş faize hükmedilmemiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın  kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\t<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>1-Davanın KABULÜ İLE; borçlu davalının Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, 1.157,07 EUR asıl alacak,   3,40 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.160,47 EUR  üzerinden DEVAMINA,<br>-Asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere fiili ödeme tarihinde kısa vadeli Euro cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin   İŞLETİLMESİNE,<br>2-Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 827,35 TL'den dava açılırken yatırılan  152,03 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 675,32 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 152,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br> 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin  davalıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu, 59,30 TL başvurma harcı ve 54,81TL icra dosyasına yatırılan peşin  harç, 52,20 TL posta masrafı, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.966,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 12.111,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,<br>9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;<br>a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 441,40 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 206,23 TL harcın, alınması gerekli olan 827,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 621,12 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"774b16672fb6b7bf","SID":"2e96fc64abe00a4e"}}