{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1684 <br>KARAR NO:2026/274<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/09/2021<br>NUMARASI:2017/827 Esas -  2021/538 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı firmanın, kara yolu ile yurt dışı taşıma işi konusunda anlaştığını, davalı firmanın, yükünü Türkiye'den İngiltere'ye taşıtmak istediğini, davacı firmanın yükü taşıdığı, davalı firmanın, gönderen olarak ambalajlamayı kendisi yaptığını ve davacının, alt taşıyıcısı, .... Şti. Firmasının, davalının adresinden yükü teslim aldığını, gönderen davalıca, tüm çıkış işlemlerinin,  Türkiye'de ... Gümrük ve ... Gümrükte yapıldığını, davalı gönderenin yükü, İngiltere ... gümrüğünde kontrole tabi tutulduğunda, yükte taşınması yasak maddeye rastlandığını ve aracın beklemeye alındığını, bu durum üzerine, alt taşıyıcı tarafından, davalının sorumluluğu bulunan navlun ve bekleme ücretlerinin davacı tarafa yönlendirildiğini ve davacının bu ücretlerin tamamını ödediğini  ancak davalının, kusurundan dolayı oluşan navlun, navlun farkı, bekleme ve gümrükleme işleri için yapılan masraflardan doğan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul 21.lcra Müdürlüğü... Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu belirterek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin icra takibinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacının, davalıya ait yükün taşınması için anlaştığını, yükün, davalı çalışanları tarafından ... plakalı araç ile brüt ağırlığı 1046,40 olan ve 96 koli olarak, davacı iş yerine teslim edildiğini ancak davacı firmanın, davalının onayı olmadan, söz konusu yükü, adını daha sonra duyduğu, ..., ... Şti. firması tarafından yurt dışına taşıttığını, yükün, İngiltere Gümrüğü'ne geldiğinde yükte taşınması yasak maddeye rastlanıp ve aracın beklenmeye alındığını, davacı firmanın, davalı firmanın taşınması yasak uyuşturucu madde çıkan yükünden dolayı aracın bir hafta boyunca bekletildiğini,  davacının, bu süre içinde oluşan bekleme ve navlun ücretinden dolayı alt taşıyıcıya ödemek zorunda olduğu bedeli talep ettiğini, aracın İngiltere Gümrüğü'nde beklemesini sorumlusunun davalı şirket olmadığını, davacı firmanın, davalının bilgi ve onayı dışında alt taşıyıcı aracılığı ile yükü taşıtmış olduğunu, yük içindeki uyuşturucunun, yük firmasının hakimiyeti altında iken bulunduğunu, bu nedenle bekleme nedeniyle oluşan zarardan davalının sorumluğu olmadığını, her halükarda davacı ile alt taşıyan ...'nın sorumluğu olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle huzurdaki açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı ya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, talebin dosya kapsamıyla uyumlu olup olmadığı, faturaların olay ile ilgili uyumlu olup olmadığı, olayda kusurun tespiti açısından inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olmakla, taraflarca incelemeye ibraz edilen 2016 ve 2017 yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği, davacı yasal defterlerinde davacı tarafın,  davalıdan 15.326,46. TL(3.902,94 Euro) tutarında alacaklı olduğu görünmekteyken, davalının yasal defterlerinde davalı tarafın davacıya 2.013,70 TL borçlu olarak göründüğü, davacının ticari defterlerinde 15.326,46 TL(3.902,94 Euro) tutarında alacaklı görünmesine rağmen taraflar arasında vade farkı alınacağına ilişkin yazılı bir sözleşme veya teamül halini almış fiili bir uygulama bulunmadığı dolayısı ile 246,35 TL(62,94 Euro ) vade farkının düşülmesinden sonra 15.080,11 TL(3.840 Euro) talep edebileceği, savcılık ve soruşturma aşamasında alınan beyan, bilgi ve belgelere göre de, tek başına, davalı ....Şti'nin uyuşturucu maddenin konulması sorumluluğunu ifade etmemek ile birlikte, davalının ambalajlamadan kaynaklanan kusurunun bulunduğu ve buna göre, araçların bekletilmesinin sebebinin davalıya ait yükler olduğu ve davacı tarafından kendilerine karşı öne sürülen alacaklarında(navlun,navlun farkı,gümrükleme ve bekleme ücreti) haklı olduğu,  huzurdaki davada davacının davalıdan 3.840.- EURO tutarında alacaklı olduğu, icra takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği bu nedenle, işlemiş faiz talep edilemeyeceği,  anlaşılmakla asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olmakla, alacak likit,  davalı itirazında haksız olmakla, davacı lehine icra-inkar tazminatına , ...\"karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile .... A. Ş., davalının İngiltere'ye yapacağı ihracatın (gömlek cinsi tekstil ürünlerinin) taşıma işlemini gerçekleştirmek üzere anlaştığını, davalı şirket, 40*57*40 cm ebatlarında, brüt ağırlığı 1.046,40 olan ve 96 koli gömlek cinsi tekstil ürününü, 09.12.2016 tarih ve... numaralı sevk irsaliyesi ile kendi çalışanları eşliğinde ... plaka sayılı araçla davacı şirkete teslim ettiğini,  teslimin gerçekleşmesi ile davalı şirket üzerine düşeni yaptığını ve sorumluluğunun sona erdiğini, yük İngiltere'ye ulaşığında yapılan incelemede yükte taşınması yasak maddeye rastlandığını ve aracın beklemeye aldığını, davacı şirket, taşınan yükte çıkan yabancı madde nedeniyle aracın bir hafta bekletilmesinde ortaya çıkan bekleme ve navlun farkı ücretini davalı şirketten talep ettiğini, davalı şirkete gönderilen fatura sehven kayıtlara işlendiğinden, davalı şirket iade faturası keserek navlun farkı ve bekleme ücretinden sorumlu olmadığını davacı tarafa bildirdiğini ancak davacı taraf işbu iade faturasını kendi defter kayıtlarına işlemediğini, bu nedenle resmi kayıtlarda dava tarihi itibariyle, davacının resmi kayıtlarında davalının 15.326,46 TL borçlu olduğunu, davalının resmi kayıtlarında ise 2.013,70 TL borçlu olduğunu, davalı şirketin resmi kayıtlarında yer alan 2.013,70 TL tutar gerçek borç olup davalı şirketin davacı tarafa başkaca bir borcu bulunmadığını, davacı ve davalı şirketin muhasebe kayıtları arasında çıkan 13.312,76 TL tutarındaki fark, davalının kesmiş olduğu iade faturasına karşılık gelen kısım olup işbu iade faturasının konusu ise davalı şirketin sorumluluğu olmayan hususlar dayanak gösterilerek haksız olarak talep edilen tutar olduğunu, davacı şirket, inceleme esnasında çıkan yabancı maddeden haberdar olmadığından ve bu beklemede herhangi bir kusuru bulunmadığından, yukarıda bahse konu iade faturasını düzenlediğini, davacının davalı şirketin kusuru ve tasarrufundan kaynaklanmayan nedenlerden dolayı işbu tutarı davalıdan talep etmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin uyuşmadığının tespit edildiğini, raporda da tespit edildiği gibi uyuşmazlığın nedeni yukarıda bahsi geçen davalı şirketten kaynaklanmayan, 13.028,69 TL tutarındaki, navlun ve bekleme ücretinin davalıya fatura edilmesini olduğunu, raporun açıkça yasaya aykırı olduğunu ve eksik değerlendirme yapıldığının beyan edildiğini ve itirazların mahkemece değerlendirilmeye alınması talep edilmiş ise de itirazların hiçbiri dikkate alınmadığını ve hukuka aykırı tespitler hükme esas alındığını, uyuşmazlık konusu faturaların, tarafların defterlerinde kayıtlı olması veya olmaması da alacağın varlığını ispat için tek başına yeterli olmayacağını, yerel mahkemece yükün kim tarafından taşındığını, malın teslim edilip edilmediğini, yükün hangi aşamada ve nerede ağırlığının ne olduğunu, beklemeye sebep olan tarafın hukuken kim olduğunun hususları irdelenmesi gerekirken bu incelemelerin yapılmadığını ve eksik araştırma sonucunda hatalı hüküm kuruduğunu, uyuşmazlık konusu fatura kapsamındaki bedelin (beklemeden kaynaklı bekleme ve navlun ücreti) davalı şirket tarafından ödenip ödenmemesi gerektiğini ancak ve ancak ceza yargılamasının sonucunda sorumluluğun kimde olduğu tespit edildikten sonra  açıklığa kavuşacağını, ceza davası ile ilgili tüm itiraz ve taleplere rağmen ceza dosyasının akıbeti beklenmeden, dosya tamamen göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, yerel mahkemenin değerlendirmediği bir diğer husus ise davalı tarafın bilgisi ve onayı olmadan söz konusu yükün, adı olayın meydana gelmesi ile duyulan .... ŞTİ. aracılığıyla yurt dışına taşınması olduğunu, davalı şirket taşınacak yükü paketleyip davacı tarafa teslim ettiğini, davacı taraf ise yük kendi bünyesinde iken davalı şirketin haberi dahi olmadan yükü üçüncü şahıs şirkete teslim ettiğini ve daha sonrasında ise yük içerisinde yabancı madde tespit edildiğinden dava konusu zararlar meydana geldiğini, yükün içerisindeki yabancı madde .... ŞTİ. uhdesinde tespit edildiğini, yerel mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, kusurlu tarafın hem onay olmadan yükü başka şirkete taşıtan davacı şirkette hem de yükün sorumluluğunu taşıyan  .... ŞTİ.'de olduğunu tespit ederek davayı reddetmesi gerekirken kabul etmesi açıkça yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki dosyaya konu bekleme ve navlun ücretinin CIF kapsamında değerlendirmesinin de hukuka aykırı olduğunu, İngiltere ... Gümrüğü'nde meydana gelen bekleme malların cinsinden veya davalı şirketin inisiyatifinde olan bir nedenden kaynaklanmadığını, bu sebeple de davalı şirketten kaynaklanmayan, tamamen davacı şirketin kontrolündeyken gerçekleşen bir fiilden dolayı meydana gelen zararın, sanki sıradan bir beklemeymiş gibi değerlendirilmesi ve bu husustaki zararın davalı şirketten tahsil edilmesi yönündeki karar hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  davacı şirketin teslim ettiği süreçteki yükün ağırlığı ve özellikleri ile İngiltere ... gümrüğünde incelemeye tabi tutulan ürünlerin ağırlığı ve özelliği kıyaslandığında suç teşkil eden eylemin davacı şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, bu nedenle de doğan zararın davalı şirketten karşılanmayacağını, yükün davalı şirketten çıktığındaki ağırlığı açıkken mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığını ve yük İngiltere ... Gümrüğü'nde beklemeye alındığındaki ağırlığı ilgili gümrüğe sorulmadığını, İngiltere ... Gümrüğü'ne yazılarak, gümrüğe alınan yükün brüt ağırlığının sorulması çokça talep edilmiş ise de yerel mahkemece önce bu hususta ara karar kurulduğunu, daha sonrasında uzunca bir süre ara karar yerine getirilmediğini ve ara karardan rücu edildiğini, yalnızca bu durum dahi mahkemece incelemenin eksik ve hatalı yapıldığını, delillerin toplanmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu,uyuşmazlık konusu hususu açıklığa kavuşturmak için öne sürülen taleplerin ve toplanması istenilen delillerin hiçbirinin dikkate alınmaması ve adeta geçiştirilmesi adil yargılanma hakkının gasbına sebep olduğu ve davalı şirket yönünden geri dönülmez zararlar doğmasına sebebiyet verdiğini,  dosya kapsamındaki usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını, tespit edilen yasaklı madde ile ilgili yürütülen cezai tahkikatının kesinleşmesinin beklenmemesini, delillerin eksik toplanmasını ve  beyan ve itirazlarımızın hiçbir şekilde dikkate alınmamasını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, uluslararası kara  taşıması nedeni ile navlun, bekleme  ücreti ve vade farkı için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen  kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taşınan kolide yasaklı madde bulunmasının kimden kaynaklandığı, davacının bekleme ücreti ve navlun farkı talep edip edemeyeceği, noktalarındadır.<br>Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, \"600,00 Euro Fatura (Tarih 06.02.2017), 3.240,00 Eur Fatura (Tarih 06.02.2017), 62,94 Eur Fatura (Tarih 23.03.2017 Açıklama Vade Farkı Faturası\" sebebine dayalı olarak  toplam 3.917,14 Eur  alacağın  tahsili istemiyle 29.03.2017  tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen  taraf defterlerinde, davacı tarafın 2016 ve 2017 yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği, davacı yasal defterlerinde davacı tarafın, davalıdan 15.326,46. TL(3.902,94 Euro) tutarında alacaklı olduğu görünmekteyken, davalının yasal defterlerinde davalı tarafın davacıya 2.013,70 TL borçlu olarak göründüğü, davacının ticari defterlerinde 15.326,46 TL(3.902,94 Euro) tutarında alacaklı görünmesine rağmen taraflar arasında vade farkı alınacağına ilişkin yazılı bir sözleşme veya teamül halini almış fiili bir uygulama bulunmadığı dolayısı ile 246,35 TL(62,94 Euro ) vade farkının düşülmesinden sonra 15.080,11 TL(3.840 Euro) talep edebileceği, savcılık ve soruşturma aşamasında alınan beyan, bilgi ve belgelere göre de, tek başına, davalı ....Şti'nin uyuşturucu maddenin konulması sorumluluğunu ifade etmemek ile birlikte, davalının ambalajlamadan kaynaklanan kusurunun bulunduğu ve buna göre, araçların bekletilmesinin sebebinin davalıya ait yükler olduğu ve davacı tarafından kendilerine karşı öne sürülen alacaklarında(navlun,navlun farkı,gümrükleme ve bekleme ücreti) haklı olduğu,  huzurdaki davada davacının davalıdan 3.840.- EURO tutarında alacaklı olduğu, icra takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği bu nedenle, işlemiş faiz talep edilemeyeceği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup Mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı ilamı).  Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. TTK'nın 863. maddesine göre, yükleme ve boşaltmalarda, taşıyıcı, kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul süreden daha fazla beklemesi halinde uygun bir bekleme bedeline hak kazanacaktır.Somut olayda, davalı satıcıya ait gömleklerin bulunduğu 96 adet koli gömleğin Türkiye'den İngiltere'de bulunan alıcıya taşınması konusunda anlaşma yapılmış olup, İngiltere de Gümrükte 26.12.2016 tarihinde yapılan kontrolde, içinde gömlek olan kolilerde yapılan incelemelerde kolilerde uyuşturucu madde olduğunun tespit edilerek aracın beklemeye alındığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018 / 12540 soruşturma sayılı dosyasında, davalı şirket yetkilisinin,  yükün ... isimli şahsa ait olduğu, şahsın davalı firmadan 3.456 adet gömlek cinsi eşya aldı bu eşyaların şahıs tarafından kendisinin getirdiği kolilere konulduğu gümrükleme işlemi yapıldıktan sonra yükünün firma adına ihraç edildiği beyan ettiği görülerek, taşınan emtiada yasaklı madde çıkmasında davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi bu durumu, davacının emtiayı alt taşıyıcıya taşıtmasından da kaynaklanmadığından davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Davacının gümrükte beklemek zorunda kalması nedeniyle bekleme ücreti ve navlun farkı talep edebileceği, ancak taraflar arasında vade farkı alınacağına ilişkin yazılı bir sözleşme veya teamül halini almış fiili bir uygulama bulunmadığından  246,35 TL(62,94 Euro ) vade farkı faturasını talep edemeyeceği, zaten tarafların ticari defterleri arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafından düzenlenen 13.028,69 TL bedelli navlun farkı, bekleme ücreti faturası olup söz konusu faturanın davalı tarafın defterlerine kaydedildikten sonra Büyükçekmece ... Noterliği 07.03.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya iade edildiği, ancak davalının söz konusu fatura bedelinden sorumlu olduğundan, davacının alacağından vade farkı faturasının düşülerek, davalının borcuna da söz konusu fatura eklendiğinde, taraf defterlerinin de uyumlu olduğu, dosya kapsamından davacının bekleme ücreti ve navlun farkı talep etmekte haklı olduğu bu nedenle ceza dosyasının sonucunun beklenmesinin sonuca etkisi de olmadığı görülerek, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 260,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.028,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye  768,25 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b906e2c3b8bdf8a8","SID":"6995e7c74264c4b7"}}