{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2026/522 - 2026/652<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2026/522 <br>KARAR NO\t: 2026/652<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/10/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/80 E.  -  2025/436 K.<br><br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Kullanmama Nedeniyle Marka İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/10/2025 tarih ve 2025/80 E. - 2025/436 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin “...” markasının 05.03.1997 tarihinde 169841 tescil sayısı ile 43.sınıfta tescil edildiğini, markanın 1958 yılından beri kebap, restoran işletmeciliğinde kullanıldığını ve “... Kebap” olarak tanındığını, davalının 2016 80916 tescil sayılı markasının müvekkil markası ile benzer bulunduğunu, dava konusu markanın logosunun müvekkilinin logosuyla tıpatıp aynı olduğunu, ayrıca internet üzerinde yaptıkları araştırmada da görüldüğü gibi davalının tescil ettirdiği marka ismini internette aradıklarında müvekkilin tescilli markasına ait restoranın çıktığını, dava konusu marka ile müvekkilinin markası arasında iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/80916  sayılı markanın 43. sınıf bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>   Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin davaya konu markayı 09.08.2019 tarihinde devir aldığını, markanın devir alındığı ... firmasının “...” ibaresi üzerinde hak sahibi olup uzun yıllardır anılan markayı kullandıklarını, davacı tarafından bu kullanımlara ve müvekkilinin devir aldığı marka başta olmak üzere sair tescillere sessiz kaldığını, müvekkilinin dava konusu markayı devraldığı ... şirketinin kurulduğu günden bugüne halihazırda şirket adresi olan “...” adresinde faaliyetini sürdürdüğünü, bu firmanın sahibi ...’un uzun yıllardır Ankara ilinde yerleşik ve köklü bir çok restoranın et tedarikçisi olduğunu, en hacimli müşterilerinden birinin de davacı yanın markasının önceki sahibi ... Restaurant İşletmeleri Turizm San. ve Tic. A. Ş. olduğunu, yıllar içerisinde ... A. Ş. firmasının müvekkiline olan borçları çoğalınca ... A. Ş. tarafından ... A. Ş. Balgat Şubesinin “...” adresindeki iş yerinin tüm markasal hakları ile birlikte ...’a devir edildiğini ve bugüne kadar da aynı adreste ... markası ile faaliyetlerine devam ettiklerini, ... A. Ş. tarafından ... ve kurucu ortağı olduğu ... Restoran’a devredilen iş yerine ait şubenin kapanışının 20.09.2016 tarihinde gerçekleştirilerek Ticaret Sicil Gazetesinde 05.10.2016 tarihinde ilan edildiğini, müvekkilinin markasını devir aldığı ... şirketinin kurulduğu günden beri aynı adreste ... markası ile faaliyetlerine devam ettiğini, bundan markanın o tarihteki hak sahibi ... A. Ş.’nin haberdar olduğunu, ... şirketinin markanın o dönemdeki sahibi ... A. Ş.nin bilgisi dahilinde “...” ibaresinin içeren birden çok marka başvurusunda bulunduğunu, ayrıca müvekkilin markasını devir aldığı ... şirketine, davacının  markasının önceki hak sahipleri ... Ltd. Şti ve ... A. Ş firması tarafından muvafakat, lisans ve yetkilendirme belgeleri gibi birçok iznin verilmiş olabileceği yönünde bilgiler mevcut olduğunu, bu hususta araştırmalarının devam ettiğini, bu konuda yazılı deliller elde edildiğinde sunulacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Birleşen davada davacı vekili, davalı adına tescilli 169841 sayılı markanın davalı tarafından hiçbir surette kullanılmadığını, davalının kullanma kastının da bulunmadığını,  kullanmadığı halde dava konusu markaya dayanarak ikame ettiği davalarla müvekkilini baskı altına almayı amaçladığını ileri sürerek, dava konusu markanın iptal şartlarının ilk oluştuğu tarihten itibaren geçmişe etkili hüküm doğacak şekilde kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen davada davalı vekili davaya süresinde cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, asıl davada, davacının 96/005244 (169841) sayılı  \" ŞEKİL+... KEBAP\" ibareli markası ile kendisinden daha sonra tescil edilen davalıya ait  2016 80916 sayılı \"...\" ibareli markası arasında ortak olan 43.ncü sınıftaki hizmetler açısından   biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil  olarak SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ancak birleşen davada \"davalı markasının iptaline, iptal kararının asıl davanın açıldığı tarihi de etkileyecek şekilde 06/10/2016 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanmasına\" karar verildiği, davanın açıldığı   09/04/2021  tarihini de kapsar şekilde davacı markasının iptal edildiği, bu nedenle asıl davanın reddinin gerektiği, birleşen \"kullanmama nedeniyle marka iptali\" davasında davalı ait 96/005244 (169841)  sayılı markanın davanın açıldığı 06/10/2021 tarihinden geriye yönelik son 5 yıl içerisinde  yani  06.10.2016- 06.10.2021 tarih aralığında  kapsamındaki 43.ncü sınıftaki hizmetlerde  kullanılmadığından iptalinin talep edildiği,  birleşen davalının veya devirden önceki marka sahibinin 169841 sayılı “... kebap” ibareli markayı davanın açıldığı  06/10/2021  tarihten başlamak üzere geriye yönelik son 5 yıl içerisinde yani 06.10.2016- 06.10.2021 tarih aralığında tescil kapsamındaki herhangi bir hizmet üzerinde ciddi, markasal kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalı tarafa ait 169841 sayılı markanın 06/10/2016 tarihinden geçerli olmak üzere kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Ltd.Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu markayı icra yoluyla devraldığı 12/03/2021 tarihinden itibaren hukuk mücadelesi içerisinde bulunduklarını, kendileri ve yatırımcıların dava sonuçlarını beklediklerini ve bir yatırım yapmadıklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin yaptığı sözleşmelerin, lisans ilişkilerinin ve kullanım için yapılan hazırlıkların dikkate alınmadığını, müvekkilinin dava konusu markayı ciddi biçimde ticari amaçla kullanma niyet ve isteğinin bulunuğunu ancak marka hakkına tecavüz eden çok sayıda işletme ve dava bulunduğundan bu amacı gerçekleştiremediğini, müvekkilinin kullanım engelinin haklı sebebe dayandığını, mahkemece gerekçeli kararda usuli eksiklik yapılarak müvekkilinin sunduğu sözleşme ve belgelerin değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava; marka hükümsüzlüğü, birleşen dava; kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, birleşen davada davalı adına tescilli 169841 sayılı markanın kullanmama nedeniyle, iptal şartlarının oluştuğu tarihten geçerli olmak üzere iptalinin talep edildiği, SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi uyarınca, marka sahibinin, tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markasını kullanmakla yükümlü bulunduğu, bu kullanımının SMK'nın 7. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7. maddenin 3. fıkrası ve SMK'nın 9. maddenin 2 ve 3. fıkrasında belirlendiği biçimde gerçekleşmesinin gerektiği, markanın kullanımından söz edilebilmesi için ciddi bir kullanım olmasının gerektiği, ciddi kullanım ibaresi SMK'da çok açık değil ise de her şeyden önce sadece markanın iptal edilmesini önlemek için göstermelik küçük ölçekte ve sembolik kullanmaların ciddi bir kullanım olmayacağı (Uğur ÇOLAK, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı, İstanbul, s.972), yargılama konusu markayı kapsamında bulunan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının, 169841 sayılı dava konusu markayı kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ciddi surette kullandığını ya da markasını ciddi surette kullanamamasının haklı bir sebebe dayandığını ispat edemediği, davalı vekili markayı 12/03/2021 tarihinde icra yoluyla devraldıklarını ve bu tarihten itibaren hukuk mücadelesi içinde bulunduklarını beyan etmişse de, anılan markanın hükümsüzlüğüne ilişkin başka bir davanın bulunduğu iddia ve ispat edilmediğinden, markayı kullanmamalarının haklı bir sebebe dayandığının söylenemeyeceği ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, asıl davada davacının mesnet markası olan 169841 sayılı marka birleşen davada 06/10/2016 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptal edildiğine göre, asıl dava tarihi olan 09/04/2021 itibariyle davacının SMK'nın 6/1.maddesine dayalı iddiası yönünden iltibas değerlendirmesinde de dikkate alınmayacağı, bu durumda asıl davanın reddine karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...  Sağlık Medikal Metal Otomotiv Taş.inş.gıda Tarım Hayvancılık San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Birleşen davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t4-İstinaf aşamasında asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fbc4e366761689c","SID":"727a778f962fa00c"}}