{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4.HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2025<br>DAVANIN KONUSU: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 18/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 18/03/2026<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkiline  ait ... plakalı aracın bisikletli sürücü ile çarpışması  neticesinde  maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,  kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın kanun ve yönetmelik maddelerine aykırı bir şekilde DUR levhasını kapatacak şekilde park etmiş olması sebebiyle meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin aracı oluşan hasar sonucu çok fazla tamirat gördüğünü, kaza sebebiyle aracın hasar kaydı oluştuğunu, ...plakalı aracın  davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, meydana gelen zararlar sebebiyle sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından herhangi bir  ödeme yapılmadığını, aracın değer kaybı piyasadaki rayiç bedele göre belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiği anda HMK 107/2 uyarınca artırım yapma hakkı saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde özetle; bedel artırım  talebinin kabulü ile 50,00 TL değer kaybı tazminatı talebini 34.000,00 TL'ye yükseltilerek olay tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkil şirket tarafından sigortalandığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin başvuru süresi dolmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın kısmi talepli bulunmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince 18.07.2023 tarihli karar ile ; \"davanın kabulü ile, 34.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiş, karar Dairemizin ..esas, ...karar sayılı ilamı ile ‘’ Bu durumda, dava konusu olaya ilişkin trafik kaza tespit tutanağındaki  kusur tespitine göre sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün asli tam kusurlu, dava dışı bisiklet sürücüsünün ise  kusursuz olduğunun belirlendiği, ancak anılan raporlarda oransal kusur belirlemesi yapılmadığı, yerel mahkeme ise trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden  sigortalı araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. <br>Şu durumda yerel mahkemece, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman  bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli oransal kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir ‘’ gerekçesiyle kaldırılmıştır. <br>Kaldırma kararı sonrası mahkemece aşağıdaki gerekçeyle ‘’ Meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla trafik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Sürücü ...sevk idaresinde  bulunan plakasız pedallı bisiklet sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun’unda yer alan sürücülere ait asli kusur sayılan kusurların belirtildiği kanun maddelerinden 84/h “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” ve yine aynı kanunda belirtilen sürücü kusurlarından; 57/a “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar.” Kurallarını ihlal ettiği, mezkur kazadan asli kusurlu olarak % 80 (Yüzde  seksen) kusurlu olduğu, hatalı park eden ...plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun’unda yer alan sürücülere ait kusurların belirtildiği kanun maddelerinden; 60/d “d) Kavşaklar, tüneller, rampalar, köprüler ve bağlantı yollarında ve buralara, yerleşim birimleri içinde beş metre ve yerleşim birimleri dışında yüz metre mesafede, duraklamak yasaktır” Kuralını ihlal ettiği, mezkur kazadan tali kusurlu olarak % 20 (Yüzde  yirmi) kusurlu olduğu, sürücü ...sevk idaresinde ki ...plakalı otomobili ile mezkur kazada atfı kabil kural ihlali bulunmadığı, başkaca kusur izafe edilecek kişi, kurum ve unsurun olmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde;Dava dışı bisiklet sürücüsü .. ın sevk ve idaresindeki bisiklet ile kavşak noktasına geldiğinde kendine dur levhası olmasına rağmen davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dur levhasını kapatacak şekilde park edilmesi nedeniyle bisikletin ön teker kısımları ile  davacı aracının sol ön çamurluk kısmına çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün kusurlu olduğu ve serbest piyasa rayicine göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 34.000,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, bedel artırım beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı tarafından sigortalanan aracın minibüs olması nedeniyle avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Trafik sigortasında 2918 sayılı kanunun 99. maddesi gereğince sigortacı başvurudan itibaren 8 iş günü içinde zararı gidermelidir. Zarar gidermeyen sigortacı 8 iş gününün dolmasından sonra temerrüte düşer. Somut olayda davacı tarafından davalı sigortaya 06/07/2022 tarihinde başvuru yapılmış olup 8 iş günü içerisinde davalı tarafından zarar giderilmediği, bu haliyle davalının 19/07/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla 19/07/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine dair karar verilmiştir.<br>Meydana gelen kazada dava dışı sürücü ... ve davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunduğu, meydana gelen zarardan her iki sürücünün  davacıya karşı müştereken müteselsil sorumlu oldukları ve davacı tarafından TBK 60 ve 61.maddeleri kapsamında tazminat talep edildiğinden yüzdelik kusur oranı nazara alınmaksızın tazminat bedelinin tamamına hükmolunmuştur.<br>HÜKÜM  :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>Davanın KABULÜ ile,<br>1-34.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine ‘’ karar verilmiştir. <br>Davalı ...Sigorta vekili özetle, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olmamasına rağmen mahkemece kusur indirimi yapılmadığını, sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, değer kaybının fahiş olduğunu, avans faizine hükmedilmemesi gerektiğini, değer kaybı yönünden itirazların dikkate alınmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dava, haksız fiil nedeniyle maddi  tazminat istemine ilişkindir. <br>Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla  sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ve bilirkişi raporuna göre sigortalı aracın ve dava dışı aracın olayda kusurlu olduğu davacı aracın kusurunun bulunmadığı, her iki aracın davacıya karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu kusur raporunun sigortalı araç sola dönüşte dar manevra yapması nedeni ile oluşa uygun olduğu, davacı aracın motor kaputu, sol ön çamurluk ve ön tamponu hasar almış olup değer kaybı ve raporun denetlenebilir olduğu, davacı aracın daha önce hasar kaydı bulunmadığı anlaşıldığından davalı şirketin sair istinaf sebepleri yerinde değildir. Ne var ki davacı araç hususi araç olup mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedildiğinden davalının istinaf isteminin kabulüne hükmün kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;<br>Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, <br>Hükmün esasına ilişkin olarak ;<br>Davanın KABULÜ ile,<br>1-34.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Alınması gerekli 2.322,54 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harç, 579,79 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.662,05 TL harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan  752,69 TL (peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı, tamamlama harcı) ve 4.893,00 TL (bilirkişi, müzekkere ve tebligat gideri) olmak üzere toplam 5.645,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı vekilince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın HMK 333.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra  iadesine,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince hesaplanan 34.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Bakanlık suçüstü ödeneğinden ödemesi yapılacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>III-İstinaf incelemesine ilişkin olarak; <br>1-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf karar ve başvurma harcının istek halinde  davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 250,00 TL yargılama gideri davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>3- Kullanılmayan avansların ilgilisine iadesine,<br>4-Avans ve teminat iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile 18/03/2026 tarihinde karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05ba59608a59903b","SID":"1acdc0242a5eab66"}}