{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/81 - 2026/471<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/81 <br>KARAR NO\t: 2026/471<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/12/2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2025/528 Esas <br>İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN <br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: SOYLULAR İNŞAAT HAFRİYAT NAKLİYAT BETON OTOMOTİV VE AKARYAKIT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t: Fesih İstemli<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>DAVA TARİHİ\t: 17.09.2025<br>KARAR TARİHİ\t  : 11/03/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 23/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket adına yapmış olduğu ödemelere ilişkin davalı şirkete yapmış olduğu başvurular haksız ve hukuka aykırı şekilde reddedilerek şirket zarara uğratıldığı gibi ilgili ödemeler yapılmadığını, söz konusu haklı taleplerin şirket yetkilisi tarafından tamamen gerekçesiz olacak şekilde reddedilmesi şirket yetkilisinin şirket çıkarlarını değil kendi kişisel gücünü kötüye kullandığını açıkça ortaya koyduğun, şirketin envanterinde olması gereken malların akıbeti bilinmediğini, şirket üzerinde bulunan kesinleşmiş hacizlere ilişkin herhangi bir işlem/ ödeme yapılmaması, şirket alacaklarının tahsiline yönelik gerekli işlemleri yapmaması nedeni ile şirketin fiilen yok hükmünde olduğunu, mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesinde şirketin mali durumunun tespitinde belirttikleri hususlar ortaya çıkacağı gibi yıllardır herhangi bir ticari faaliyet yapmayan, şirketin malvarlığının kullanılamaz hale getirilmesine sebep olan şirket yetkilisinin eylemlerinden kaynaklanan her türlü hakları da saklı tuttuklarını, bu aşamada şirketin ekonomik olarak herhangi bir faaliyeti bulunmamasına rağmen şirketin bir kısım malvarlığı bulunduğunu, söz konusu malların tasfiyesi aşamasında şirket yetkilisinin bugüne kadar gösterdiği taraflı tutum , usul ve yasaya aykırı kararlar çerçevesinde müvekkilinin haklarının korunması ve tasfiyenin mahkemece atayacağı bir kayyum aracılığı ile yapılması zaruri olduğunu, şirket halen fiilen tasfiye aşamasında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin haklarının korunması gerektiğini, organların çalışamaz hale gelmesi belirttikleri üzere şirket yetkilisi tarafından şirketin ticari faaliyetine dair herhangi bir işlem yapılmadığını, şirketin müvekkili dönemindeki  ticari faaliyetleri göz önüne alındığında şirket organlarının görevlerini yapmadığı açık ve net olduğunu, şirket müdürünün sorumluluğundaki ticari defterlerin dahi yediemine teslim edilmiş olması karşısında şirket müdürünün görevini yapmadığını, ortaklar arasındaki güvenin ortadan kalktığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile , her türlü cezai başvuru hakları saklı kalmak kaydı ile , şirketin ekonomik durumun bilirkişi marifeti ile tespitini, tedbiren şirkete fesih işlemlerine ilişkin kayyum atanmasını, davalı şirketin tüm malvarlığına tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesi ile davalı şirkete kayyım atanması talebinin mahkememizin 18/09/2025 tarihli ara kararı ile reddedildiği, 10/12/2025 tarihli celsede beyanında davalı şirkete kayyım atanması talebini yinelediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince 10/12/2025 tarihli ara karar ile; \"...Davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanması talebinin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tarafından şirketin yönetiminin devir alındığı tarihten bu yana şirketin alacakları tahsil edilmediğini, şirketin malvarlığının yok denecek kadar azaltıldığını, ayrıca şirketin herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığının da ilgili kurumlardan istenecek belge ve bilgilerle tespit olunacağını, ...'in yetkili olduğu dönemde şirketin mal varlığının çok düşük bedellerle devredildiği hususunda gerekli araştırmanın da yapılmasını, şirketin ekonomik olarak herhangi bir faaliyeti bulunmamasına rağmen şirketin bir kısım mal varlığının bulunduğunu, söz konusu malların tasfiyesi aşamasında şirket yetkilisinin bugüne kadar gösterdiği taraflı tutum, usul ve yasaya aykırı kararlar çerçevesinde davacı haklarının korunması ve tasfiyenin mahkemenizin atayacağı bir kayyum aracılığı ile yapılmasının zaruri olduğunu, tasfiyesinin taraflar arasında ki husumeti göz önünde bulundurularak kayyum vasıtası ile yapılmasının zorunlu olduğunu, şirket yetkilisi tarafından açılan davalar göz önüne alındığında şirketin bulunduğu durum itibari ile şirketin feshini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/12/2025 tarihli ara karar, 2025/528 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; şirketin feshi istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirketin feshinin talep edildiği, şirket ortakları arasında husumet bulunduğu ve fesih işlemlerinin kayyım vasıtası ile yapılması gerektiği iddia edilerek, kayyım atanması için ihtiyati tedbir talep edilmiş, Mahkemece talebin reddine karar verilmesi nedeniyle davacı tarafından karar istinaf edilmiştir. <br>İhtiyati tedbir 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 390-(3) maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır.<br>Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>6100 sayılı HMK'nın 392-(1) fıkrasının 1. cümlesine göre; \"İhtiyati tedbir talep eden, haksız<br>çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.\" hükmü bulunmaktadır.<br>Bu hüküm uyarınca ihtiyati tedbir kararı verildiğinde lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın teminat göstermesi asıl olup teminat gösterilmesine gerek bulunmayan haller aynı fıkrada sayılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 636/(4) maddesinde; \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın haklarının ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar. Bu bağlamda mahkemenin ihtiyati tedbire hükmederken, orantılılık ve ölçülülük ilkesinin yanı sıra hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerini de gözeterek uygun bir tedbire hükmetmesi gerekir.<br>Kuşkusuz mahkeme ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte tedbirlere hükmedemez. Aksi halde davanın sonunda elde edilebilecek sonuç peşinen ihtiyati tedbir kararıyla elde edilmiş olur (Bkz. Yıldırım, Ali Haydar : 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Bursa, 2013 s.438-440.).<br>Eldeki davada, davacının fesih için haklı neden olarak özetle, mahkeme kararı ile şirketin elinden alındığına, diğer ortak ... yüzünden hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan ceza davası açıldığına, şirkete yapmış olduğu ödemelerin geri verilmediğine, şirketin malvarlığının azaltıldığına dayanmıştır.<br>Tüm bu belirlemelere göre; şirkette organ eksiliği olmadığı, davacının şirketin kötü yönetildiği veya şirket mal varlığının azaltıldığına dair yaklaşık ispata yarar bir delil sunmadığı, bu haliyle alınması gerekli bir tedbir olmadığı sonucuna varılmakla mahkemece kayyım tayini talebinin reddine karar verilmesi isabetli bulunmuş davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Karar başlığında; davacının T.C. Kimlik numarasının yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının / davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f049469fbcd1759d","SID":"61247df76a075199"}}