{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/597 - 2026/646<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/597 <br>KARAR NO\t: 2026/646<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/435 E.  -  2023/370 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/10/2023 tarih ve 2022/435 E. - 2023/370 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin  2018 88060 sayılı 35, 41 ve 43.sınıfta tescilli \"...\"  markasının sahibi olduğunu,  davalının 2021/139962 sayılı “... ...” ibaresinin 3.sınıfta tescili için gerçekleştirdiği marka başvurusuna 2018/88060 sayılı markalarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini oysa taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkil markasının asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davalının markasındaki ... ibaresinin, Fransızca' da belirteç olarak kullanıldığını ve davalı markasına herhangi bir ayırt edicilik katmadığından davalı markanın asli unsurunun da ... ibaresi olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarından haksız yarar sağlayacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-12874 sayılı kararının iptaline, 2021/139962 sayılı “... ...” markasının SMK m.6/1 ve SMK m.6/5 uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  davalının  \"... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... \"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle  markaların bütünselliği açısından görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği oluşmadığından (taraf markaları arasında aynı benzer veya ilişkilendirilebilir mal/hizmet görülmediğinden markalar arasında kanştırılma ihtimalinin bulunmadığı) SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulunun gerçekleşmediği, SMK 6/5 maddesindeki \"davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan \" haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği \" hususlarının ve dava konusu  marka açısından  SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru veya TTK 54 .ncü madde anlamında haksız rekabet yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında yapılan mal ve hizmet benzerliği değerlendirmesinde, karşılaştırılacak mal ve/veya hizmetler arasındaki bütün ilişkilerin dikkate alınmasının gerektiğini, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı gibi hususların mahkemece incelenmediğini, müvekkilinin mesnet markasının tanınmışlığına dair delillerinin usulüne uygun olarak değerlendirilmediğini, SMK'nın 6/5.maddesi koşullarının oluşmadığına dair kabulün hatalı olduğunu, marka olarak tescil edilebilecek sınırsız işaret varken, davalı tarafından yapılacak çok küçük bir araştırma ile müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haberdar olunabileceği halde dava konusu marka başvurusunda bulunulmasının davalının kötüniyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu \"... ...\" ibareli 3.sınıf emtiaları içeren başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu 35, 41 ve 43.sınıflarda tescilli marka arasında, \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle benzerlik bulunmakla birlikte, kapsamları yönünden emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1.maddesi koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/5.maddesi anlamında tanınmışlığa dayalı tescil engelinin bulunmadığı ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"047568a70b8b319a","SID":"e230a0fc1a2201c3"}}