{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/245 - 2026/298<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/245  <br>KARAR NO\t: 2026/298<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/43 E.  -  2021/30 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/02/2021 Tarih ve 2020/43 Esas - 2021/30 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, müvekkilleri tarafından ilk kez ihdas, istimal ve tescil ettirilmiş olan \"...\" ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, söz konusu ibarenin öncelikli hak sahibi olduklarını, müvekkillerinin uzun yıllar süren emek ve 200 milyon dolar gibi çok büyük yatırım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda İstanbul ...’te, Türkiye ve Avrupa’nın günümüzdeki en büyük ev, ofis ve alışveriş-eğlence merkezlerinden biri olan \"...\" ortak projesini hayata geçirdiklerini, 2004 yılında \"...\" ibareli ortak markaları, seri hizmet markası olarak tescil ettirdiklerini, \"...\" markasının sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da adını duyurmuş bir marka olduğunu, ortak seri marka ve marka sahiplerinin tanıtımlarının yer aldığı \"www...com.tr\" adlı internet sitesinin de bulunduğunu, davalı Şirketin 2018/79395 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, bu başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 19. sınıftaki malların çıkarıldığını, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkillerinin “...” esas ibaresinin, davalı markasında “...” olarak kullanıldığını, bunun dışında markada kullanılan unsurların, ayırt ediciliği olmayan tali nitelikteki unsurlar olduğunu, müvekkilleri markalarının şekil unsuru, kırmızı renk ve biçim olarak taklit edildiğini, müvekkilleri markasının tanınmışlığı dikkate alındığında, umumi intiba açısından dava konusu markada iltibas olgusunun çok kuvvetle mevcut olduğunu, bu şekilde bir görselin bilinçli olarak kullanıldığını, davalı başvurusunun iyi niyetli olmadığını, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, orta düzeydeki tüketicinin yanılacağını, davalının, müvekkillerine ait ortak hizmet markasının şöhretinden ve haklı itibarından yararlanacağını ve bu gruptaki bir şirket olduğu intibaını yaratacağını, taraflar arasında görülen davalarda verilen emsal kararların da iddialarını desteklediğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-10213 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava dilekçesinin netice bölümünde, YİDK kararının iptali talebinin bulunmadığını, davacının itirazına mesnet 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454 sayılı markaların kullanımına ilişkin delil sunulmadığını veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığını, davacının itiraz gerekçesi kullanım ispatına tabi olmayan 2014/109106, 2015/27750, 2015/27761 sayılı markaların ise başvuru ile benzer markalar olduğu kabul edilmekle birlikte, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediğini, dolayısıyla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkilinin inşaat sektöründeki kurumsal geçmişi, güçlü ve deneyimli personelleri ile 1974 yılından günümüze, üniversite, hastane, konut, okul, karayolu, köprü, tünel, arıtma tesisi, isale hatları, atık su tünelleri, endüstriyel tesis gibi sayısız dev projelere imza attığını, 1974 yılından bu yana \"...\" ismi ile inşaat ve gayrimenkul alanında önde gelen bir marka haline geldiğini, bu ibarenin, müvekkili Şirketin ortaklarının soyadı olduğunu, davacının itirazına mesnet markaların ciddi şekilde kullanılmadığını, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait \"...\" markasının tanınmış bulunduğunu, taraf markalarının yazı karakteri, hitap etmiş olduğu kitle, markaların anlam, şekil ve harf dizilişlerinin de farklılık teşkil etmesi nedeniyle tüketicilerin markaları karıştırmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının itirazına mesnet gösterdiği 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454 sayılı markaların kullanımının ispatlanamadığı, dolayısıyla bu markalar esas alınarak karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimali incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı, davacıya ait diğer markaların ise tescil tarihi itibariyle kullanım ispatına tabi bulunmadığı, davalı tarafa ait marka ile davacıya ait markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu ancak taraf markalarının emtia listelerinin örtüşmediği, bu itibarla taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmadığı, davacı taraf markalarının tanınmış marka olduğunun, dava dosyası kapsamında ispat edilemediği, davalının müktesep hak savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili, ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde, kullanıma ilişkin delillerin tarihlerinin en son 2015 yılı olarak kabul edildiğini, bu tespitin yerinde bulunmadığını, müvekkillerinin \"...\" ibareli seri markalarının kullanımına ilişkin delilerin, 2006, 2012, 2016, 2017, 2018 tarihlerini içerdiğini, sunulan delillerle müvekkilleri markalarının kullanıldığının ispat edildiğini, mahkemenin, müvekkili markalarının tanınmışlığının kanıtlanamadığına ilişkin kanaatinin de son derece yanlış olduğunu, bu kabulün aksine müvekkili markalarının tanınmışlığının yurt dışına kadar ulaştığını, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu kabul edilmesine rağmen markalar arasında iltibas oluşmadığı kanısının da çelişkili olduğunu, dava konusu marka açısından smk'nın 6/1 maddesinde öngörülen koşulların tümünün eldeki davada mevcut bulunduğunu, “...” ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibinin müvekkili şirketler olduğunu, davalı tarafın aynı görseli, aynı sınıfta tescilinin, müvekkili şirketlerin tanınmışlığından yararlanmak ve haksız kazanç elde etmek amacına hizmet edeceğini, emsal yargı kararlarının da iddialarını desteklediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunu yapan davalı Şirketin, hem marka işlem dosyasında hem de hükümsüzlük davasında kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacı tarafça işlem ve dava dosyasına sunulan delillerin, davacının itirazına mesnet olan ve tescil tarihleri itibariyle kullanım ispatına tabi bulunan 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 ve 2011/76454 sayılı markalar ile hükümsüzlük davası yönünden dayanılan 2009/39254 sayılı markanın, kapsamlarındaki mal ve hizmetler yönünden kullanıldığını ispata elverişli olmadığı, bu itibarla anılan markaların, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında değerlendirmeye alınmalarının mümkün bulunmadığı, öte yandan dosya kapsamındaki delillerle davacı markalarının tanınmış olduğunun da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2-İlk derece mahkemesince, davacının itirazına mesnet olan ve kullanım ispatına tabi bulunmayan 2014/109106, 2015/27750, 2015/27761 sayılı markalar ile dava konusu başvuru arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik olduğu, ancak taraf markalarının emtia listeleri arasında benzerlik bulunmadığı, bu itibarla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile dava konusu başvurunun asli unsurunu teşkil eden \"...\" ibaresi arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, markaların asli unsurları arasındaki tek harf farklılığının başvuruyu, itiraza mesnet markalardan farklılaştırmaya yetmediği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.01.2019 tarih ve 2017/3672 E., 2019/600 K., 18.03.2024 tarih ve 2022/5810 E., 2024/2196 K. sayılı kararlarında, anılan ibarelerin benzer bulunduğu kanaatine varılmıştır. <br>\tMarka kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru, 16,35,36,37. ve 41. sınıf mal ve hizmetleri kapsamaktadır. Davacının itirazına mesnet 2014/109106, 2015/27750, 2015/27761 sayılı markalar ise 19 ve 38. sınıf mal ve hizmetlerde tescillidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre, davacının 2014/109106 sayılı markasının kapsamında yer alan 19. sınıf mallarla, dava konusu başvuru kapsamında yer verilen ve bu mallarla aynı ya da ilişkili 35/5. sınıftaki \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için, bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı,<br> sıva, beton, blok mermer. Beton,  alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı<br>elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli<br> kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan<br> trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan<br> prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum  kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.\" yönünden benzerlik olduğu, zira ticari bir malı üreten kişinin bu malı satmasının, ticari hayatın bir gereği olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasının da aynı yönde bulunduğu, bunun dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği kanaatine varıldığından, dava konusu başvuru ile davacının 2014/109106 sayılı markası arasında başvuru kapsamında yer alan yukarıdaki hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu kabul edilmiş, aksi yöndeki mahkeme kararı yerinde görülmemiştir. \tYukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesince, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2014/109106 sayılı marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 19. sınıf malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilerek, bu yönden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/02/2021 gün ve 2020/43 Esas - 2021/30 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 29.11.2019 tarih 2019-M-10213 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için, bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı,<br> sıva, beton, blok mermer. Beton,  alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli<br> kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan<br> trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan<br> prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum  kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.\" yönünden KISMEN İPTALİNE,<br>\t4-Dava konusu 2018/79395 sayılı markanın 35. sınıftaki \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için, bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı,<br> sıva, beton, blok mermer. Beton,  alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı <br>elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli<br> kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan<br> trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan<br> prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum  kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.\" yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile SİCİLDEN TERKİNİNE,<br>\t<br>\t5-Fazlaya dair talebin REDDİNE,<br>\t6-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t7-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t<br>\t8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, \t<br>\t9-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 466,20-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 424,00-TL tebligat ve posta giderleri toplamından oluşan 3.859,60-TL yargılama giderinden, davanın kabul-ret oranı takdiren 1/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.286,53 TL'ye 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1,395,33-TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t<br>\t10-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t<br>\t<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t<br>\t<br>\t12-Davacıdan peşin olarak alınan 430,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026<br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cbbd36e67c43e52","SID":"b3b88ea9f61a9b15"}}