{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/02/2023<br>DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:24/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ:27/03/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/06/2022 tarihinde davalı ... adına kayıtlı ve ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'a ait ve durmakta olan ... plakalı araca arkadan çarpması ve bu aracın da davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigortaya başvuruda bulunulduğunu ve değer kaybına ilişkin 5.062,00 TL ödendiğini, ancak zaranın tam olarak karşılanmadığını beyanla davacının kaza nedeniyle aracında meydana gelen değer kaybı için 500,00 TL, servis süresince mahrum kalınan araç nedeniyle 500,00 TL araç kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olduğundan herhangi bir sorumlulukları kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle araç değer kaybı hesaplamasında hasar gören aracın; hasar geçmişi ve niteliği, kilometresi marka ve model bilgisi, üretim yılı, trafiğe çıkış tarihi, pazar değeri gibi birçok kıstas belirlenerek hesaplama yapıldığını, mahrumiyet bedelinin poliçe ile teminat altına alınmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin buna ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığından davacının talebinin reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın ilgili Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davaya konu tazminat taleplerinin uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirket açısından ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>Bilirkişi raporu, kaza tutanağı, arabuluculuk tutanağı, araç tescil kayıtları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu dikkate alınarak, davacının davasını ispatladığı kanaatiyle davanın kabulü ile; davacının değer kaybı tazminatı talebinin kabulü ile; 24.938,00 TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 06/04/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden 19/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Anonim Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, davacının araç mahrumiyet zarar bedeli talebinin kabulü ile 7.500,00 TL araç mahrumiyet zarar bedelinin davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 06/04/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden 19/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Anonim Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının başvuruyu usulüne uygun yapmamasına rağmen mevcut başvurunun tahkikata esas alınıp hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmamasına rağmen davanın kabul edildiğini ve ilk derece mahkemesince karar verildiğini, ... tarihli bilirkişi raporunda bilirkişinin değer kaybı hesabında dikkate alınması gereken parçaların dikkate aldığını, iş bu yanlışlığa rağmen ilk derece mahkemesi tarafından hukuka aykırı raporun hükme esas alındığını ve tahkikatın sonlandırıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hükmedilen tazminat tutarında limit aşımı bulunduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı itirazları baki kalmak kaydıyla tazminata hükmedilecek olsa dahi tazminat miktarına kıymet kazanma tenzilatının uygulanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli teminat kapsamında olmadığı halde ilk derece mahkemesince araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, hayatın olağan akışında değer kaybı hesaplamasında bu kadar büyük farkın olmasının mümkün olmadığını, bilirkişinin yaptığı hesaplamayı kabul etmediklerini, ilk derece mahkemesinin kararını kabul etmemekle beraber aracın onarımı sonucunda yenilenen yeni parçalardan dolayı değer artışı meydana geldiğini, bu durumda ödenecek tazminat miktarından bu değer artış miktarlarının düşülmesi gerektiğini, davacı ...'ın aracında oluşan hasardan tamamen davalı ...'yı sorumlu kılmanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki 500,00 TL'lik kiralama bedelini kabul etmenin mümkün olmadığını, ... plakalı aracın ... Sigorta'nın mali mesuliyet teminatı ve hukuksal koruma teminat klozu başlıkla maddeleri gereği araç zorunlu mali sorumluluk sigortasını karşılamadığı kısımlar karşısında sigortalı olduğunu, davaya dahil edilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararını kabul etmemekle beraber aracın onarımı sonucunda yenilenen yeni parçalardan dolayı değer artışı meydana geldiğini, bu durumda ödenecek tazminat miktarından bu değer artış miktarlarının düşülmesi gerektiğini, davacı ...'ın aracında oluşan hasardan tamamen davalı ...'yı sorumlu kılmanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki 500,00 TL'lik kiralama bedelini kabul etmenin mümkün olmadığını, ... plakalı aracın ... Sigorta'nın mali mesuliyet teminatı ve hukuksal koruma teminat klozu başlıkla maddeleri gereği araç zorunlu mali sorumluluk sigortasını karşılamadığı kısımlar karşısında sigortalı olduğunu, davaya dahil edilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: <br>Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarından kaynaklı maddi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, çift taraflı trafik kazası sonucu aracın hasarlandığını, araçta değer kaybı oluştuğunu ve araçtan mahrum kalındığını belirterek araç mahrumiyet bedeli ile araç değer kaybı zararı adı altında maddi tazminatın karşı aracın kayıt maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı sigorta şirketi vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından arabuluculuk yargılama gideri ile sınırlı olarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Davalı ...'nın ilk derece mahkemesi karar tarihinden ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra 23/04/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Ölüm henüz karar kesinleşmeden ve istinaf yasa yoluna başvurulduktan sonra gerçekleştiğinden davanın halen devam ettiği kabul edilmelidir.<br>Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 50. maddesinde tanımlanan gerçek kişilerin taraf ehliyeti ve 4721 Sayılı TMK'nın 28/1. fıkrası uyarınca ölümle son bulur. Kural olarak bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. 6100 Sayılı HMK'nın 55. maddesi hükmü dikkate alınarak ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Bu halde mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcuttur.<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2021 gün ve ... esas, ... karar ve ... gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı gibi karar tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında taraf sıfatı sona eren davalı ...'nın tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması için kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>2-Davalı ... Anonim Şirketi, zarara neden olan ... plaka sayılı otomobilin trafik sigortacısıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumludur. Davacı vekili, bakiye değer kaybı bedeli yanında araç mahrumiyeti (ikame araç bedeli) zararının davalı sigorta şirketinden de tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesince ikame araç bedeli yönünden davalı sigorta şirketinin de sorumluluğuna ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Davacının araç mahrumiyetine (ikame araç bedeli) ilişkin tazminat talebi, Genel Şartlar ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmamaktadır. Bu itibarla, araç mahrumiyetine (ikame araç bedeli) yönelik davacı isteminden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve davalı sigorta şirketi vekilinin ikame araç bedeline yönelik istinaf talebinin kabulüne karar verilerek yeniden hüküm tesisi amacıyla kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. (Aynı yönde; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2019 gün ve 2016/3933 esas, 2019/796 karar sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30/05/2017 gün ve 2016/12526 esas, 2017/6104 karar sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2014/24138 esas, 2015/8551 karar sayılı ilamı).<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Anonim Şirketi vekili ile davalı ... ve mütevaffa davalı ...'nın istinaf istemlerinin yukarıda gösterilen sebepler yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı ... Anonim Şirketi vekili, davalı ... ile müteveffa davalı ...'nın diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... Anonim Şirketi vekili ile davalı ... ve mütevaffa davalı ...'nın istinaf istemlerinin yukarıda gösterilen sebepler yönünden KABULÜNE,<br>2-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 15/02/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davalı ... Anonim Şirketi vekili, davalı ... ile müteveffa davalı ...'nın diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı ... A.Ş. tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 560,00 ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde bu davalıya iadesine,<br>6-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (399,53 TL + 154,47 TL) 554,00 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,<br>7-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (399,53 TL + 154,47 TL) 554,00 TL istinaf karar harcının istekleri halinde mirasçılarına iadesine,<br>8-Davalı ... A.Ş tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK. 36 madde uyarınca bu davalıya iadesine,<br>9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 24/03/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97df66b6ec9cd10c","SID":"a7dcfae3f8d56fee"}}