{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/722 - 2026/307<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t       (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t       (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                        Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/722 <br>KARAR NO\t: 2026/307<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/02/2025<br>NUMARASI\t: 2017/168 Esas -  2025/110 Karar<br><br><br>DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali <br>BİRLEŞEN DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 02/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 02/04/2026<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada davalı ... ve ... İnşaat yönünden davanın taraf sıfatları bulunmadığından husumet yokluğu nedeni ile reddine, ... İnşaat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde asıl dosya davacısı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili;  müvekkili ile davalı arasında 11/02/2016 tarihli “Ankara/Etimesgut Botaş Doğalgaz İşletmeleri Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası İnşaatı ile Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İşi” kapsamında götürü bedelli sözleşme imzalandığını, şantiye alanının teslim edildiği halde davalının iş programının gerisine düştüğünü, bunun üzerine davalıya Bakırköy 51. Noterliğinin 01.06.2016 tarih ve 11049, Beşiktaş 6. Noterliğinin 10.06.2016 tarih ve 23808, Beşiktaş 6. Noterliğinin 13.06.2016 tarih ve 23987, Beşiktaş 6. Noterliğinin 22.06.2016 tarih ve 25914, Beşiktaş 6. Noterliğinin 29.07.2016 tarih ve 31205, Beşiktaş 6. Noterliğinin 01.08.2016 tarih ve 31435, Beşiktaş 18. Noterliğinin 18.08.2016 tarih ve 33773 yevmiye sayılı ihtarnamelerinin çekildiğini, ayrıca Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 D.İş sayılı dosyasından tespit yapıldığını ve davalı yana ihtarname ile bildirildiğini, davalıya keşide edilen faturaların davalı tarafından iade edildiğini, faturaların iadesi üzerine İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün 2016/14055 E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafın icra takibine yetki itirazında bulunduğunu ve dosyanın Ankara 8. İcra Müdürlüğüne 2017/576 e. Sayısı ile işlem görülmeye devam edildiğini, takip dosyasına davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile 403.622,28 TL tutarındaki asıl alacak üzerinden asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte) takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı vekili; \tmüvekkili ile davacı şirket arasında 11/02/2016 tarihli sözleşme imzalandığını; işverenin BOTAŞ, dava dışı ... İnş. Taah. San. Tic. A.Ş.'nin yüklenici, davacı şirketin ise alt yüklenici olduğunu, müvekkilinin yer teslimi yapılmadan ve avans almadan işe başladığını, davacı şirketin hakediş ödemesini eksik yaptığını, imalat yapılırken inşaat ruhsatı almadığını ve Etimesgut Belediyesince mühürlendiğini, şantiyeye elektrik bağlanmadığını, işveren ... ile yüklenici inşaat ruhsatındaki problem nedeniyle, sözleşmeyi karşılıklı sona erdirdiklerini, müvekkiline yalnızca 130.000,00 TL ödenmiş olduğunu, yer tesliminin henüz yapılmadığını, elektrik ve su getirilmediğini, faturaların çoğunun gecikmeden dolayı kesilen faturalar olduğunu, müvekkilinden kaynaklanan gecikme bulunmadığını savunarak, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>\tBİRLEŞEN ANK. 7. ATM'NİN 2020/595 E. SAYILI DOSYASINDA; <br>\tİDDİA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; BOTAŞ Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş., Doğalgaz İşletme ve Piyasa İşlemleri Bölge Müdürlüğünün Hizmet Binası Yapım İşini ... idaresi ile yaptığı 21/06/2013 tarihli protokol ile ...'ye verildiğini, protokolün 2. Maddesine göre Mülkiyeti BOTAŞ'a ait olan ve Ankara İli Etimesgut İlçesi Yapracık Mahallesi'nde yer alan 38062 m2 yüzölçümlü 1180 No lu kadastral parsel üzerinde BOTAŞ'ın ihtiyacı olan Doğalgaz İşletmeleri Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası bedeli karşılığında ... tarafından 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilerek BOTAŞ'ın nam ve hesabına gerçekleştirileceğinin belirtildiğini, ... idaresinin bu işi 02.09.2015 tarihinde gerçekleştirdiği ihale ile 25.857.147,87 TL + KDV bedelle ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret A.Ş. İsimli firmaya anahtar teslimi götürü bedel ile ihale ettiğini, 02.11.2015 tarihli sözleşmede işin bitim tarihinin 13.05.2017 tarihi olacağının belirtildiğini, ...'nin cevabına göre işin 23.11.2016 tarih ve 411 sayılı Stratejik Planlama Komisyon Kararı ile tasfiye edildiğini, her ne kadar ... ve Yapı A.Ş. Arasındaki sözleşmenin 15.2 maddesinde işin tamamının alt yüklenicilere yaptırılamayacağı belirtilmiş olsa da, yüklenici ... A.Ş. nin, işin tamamını ... İnşaat. San ve Ticaret A.Ş.'ne sözleşme ile verdiğini, sonrasında sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, iki şirket arasındaki inşaat yapımına ilişkin sözleşmenin Ankara 9. Ticaret Mahkemesi 2017/168 sayılı dosyasına konu edildiğini belirterek, dosyanın Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/168 Esas sayılı dava birleştirilmesine, davacının sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, İş yerinde bulunan malzemelerden sadece konteynerin alınmasına izin verildiği diğer tüm malzemelere şantiye sahasında davalılar tarafından el konulduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik şantiyede kalan ve teslim-iade edilmeyen mallar bedeli olarak 10.000 TL'nin, yapılan iş karşılığında ödenmesi gereken tutarın 3.822.435 TL olduğu, 130.000 TL tahsil edildiğinden bakiye alacaklarının 3.692.000 TL olduğunu belirterek fesih tarihine kadar yapılan tüm işlerden dolayı ödenmeyen alacak bedeli olarak 25.000,00 TL'nin, eser tamamlansaydı davacının elde edeceği net kar olarak 25.000,00 TL'nin, davacının alacaklarını alamadığı için ana sermayesini kaybetme, iş yapamaz hale gelme, vergilerini ödeyememe, vergi borcu faizleri ve 5 yıldan bu yana çalışamamış olmasından kaynaklanan maddi zararları için 10.000 TL'nin, yargılama aşamasında tespit edilecek diğer zararlar için 1.000-TL olmak üzere, toplam 71.000 TL'nın haksız fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, bu talebin kabul görmemesi halinde sorumlulukları oranında her bir davalıdan ayrı ayrı tazmin ve tahsiline, dava açılış harçları davacı tarafından yatırılmış olmakla birlikte, ıslah halinde harç ikmali yapması mümkün olamayacağı ve acz hali içinde bulunulduğundan bu aşamadan itibaren adli yardım kararı verilmesini talep ve dava etmiş, 22/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, yapılan ve ancak ödenmeyen imalat/iş bedeli istek kalemi ile ilgili talebini 1.065.700,60 TL'ye, müvekkiline ait olup iş yerinde kaldığı tespit edilen demir bedeli ile ilgili talebini 84.600,05 TL'ye yükseltmiş, davanın bu bedeller üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı ... A.Ş vekili; yerel mahkemece adli yardım talebinin mahkemece kabul edilip edilmediğine ilişkin bir ara karar oluşturulmadan, HMK 119 madde gereğince yasal şartları taşıdığından bahisle tensip zaptı oluşturulmasının hukuka ve yargı içtihatlarına aykırı olduğunu, ayrıca davacının dava tarihi itibariyle alacağının miktarını belirleyebilecek durumda olduğunu, davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını bu nedenle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafa mahkemece 12/01/2021 tarihinde verilen ara karar ile ” Birleşen davada; Dava dilekçesinde, sonuç ve istem kısmında, \"1.000,00 TL yargılama aşamasında tespit edilecek diğer zararlar\" şeklinde dava edildiği ve talebin açık olmadığı görüldüğünden; Davacı vekiline, HMK m.119/(1)-ğ gereğince; talebini açık ve somut vakıa belirtilerek yapmak üzere, bir haftalık kesin süre verilmesine; bu konuda muhtıra ekli davetiye tebliğine; muhtıranın tebliğinden itibaren, bir haftalık kesin süre içinde talebin açık olarak hangi vakıayı içerdiği belirtilerek yapılmaması durumunda, HMK m. 119/(1)-ğ atfıyla HMK m.119/(2) uyarınca bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına ve ihtarı yönünde muhtıra tebliğine, \" karar verilmiş ve davacı yana 20.01.2021 tarihinde UETS üzerinden gönderilerek 25/01/2021 tarihinde okundu sayılarak 1 haftalık süresi işlemeye başladığını, davacının süresi dolduğunu ve mahkemeye bu hususta bir açıklama sunmadığından, Davacı olumlu zarar talep emesi sebebiyle olumlu zarar yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, olumlu zararlar kural olarak geçerli bir sözleşmeden kaynaklanan zarar olduğunu, birleşen davacının sözleşmeyi feshettiği dikkate alındığında bu talebinde reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen davacı taraf ile vekil eden ... arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığını, ... İnşaat ile birleşen dava davacısı arasındaki sözleşmede ... taraf olmadığından pasif husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca birleşen dava dosyası davacısı ile ... A.Ş arasında kurulan bir sözleşme söz konusu olmadığını, ... ile ... inşaat arasında imzalanan 10/02/2016 tarihli sözleşmeye göre işin yapımı ... inşaata ait olduğunu, davacısının sözleşmeleri ... inşaat ile akdettiğini, davacının dosyaya sunduğu 23/12/2016 tarihli yazı hakkında haklarını saklı tuttuklarını, birleşen dava davacısı ile diğer davalı ... İnşaat arasında kurulan sözleşmeden doğan alacak iddiası sözleşmenin taraflarını bağlayan bir durum olduğunu, bu hususa ilişkin müteselsil sorumluluğa gidilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmelerde nispilik ilkesi esas olmakla sözleşmeler ancak sözleşmenin tarafları arasında hak ve borç doğuracağından ... A.Ş'nin sözleşmeden doğan bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın müvekkili yönünden yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili; davada; BOTAŞ Doğalgaz İşletmeleri Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşinde İdarenin onayına sunulmadığını, taşeron firmanın taşeronu olan birleşen davanın davacısı ...'nun anılan işin davalı İdare ile yüklenici arasında karşılıklı mutabakat ile tasfiye edilmesi sonucunda oluşan zararının tahsilinin” talep et “BOTAŞ Doğalgaz İşletmeleri Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi”nde ... İdaresi tarafından ihalesi yapılan, yüklenici firma “... İnş Taah. San. ve Tic. A.Ş.” ile ... arasında sözleşme imzalandığını, yer teslimi yapılan işin inşaat aşaması ve inşaat sonrası yapı denetim ve müşavirlik hizmetleri ... Uluslararası Müh. ve Müş. A.Ş. tarafından yürütüldüğünü, birleşen davada davacı taraf olan ...'nun davalı ... idaresinin onayının almış bir altyüklenici olmadığını, sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. Maddesinde “Alt yüklenicilerin çalıştırılması ve sorumlulukları” başlıklı 21. Maddesinde idarece onaylanmayan alt yükleniciler hiçbir suretle iş yerinde çalışamaz denildiğini, Birleşen davanın davacısının onaylanan alt yüklenici olmadığını, bu nedenle birleşin davada davacının İHALE makamı olan ... İdaresi ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, İdarenin sadece yüklenici firma ile sözleşme yaptığını, Bu işlerde alt yüklenici kullanıp kullanmamak tamamen yüklenicinin inisiyatifinde olup, bu husus bildirildiğinde sadece onay verildiğini, YİGŞ.nin 21. maddesi Alt Yüklenicilerin Yaptığı Bütün İşlerden İdareye Karşı Yüklenicinin Sorumlu olduğu, Alt Yüklenicilerin İdarece Kabul Edilerek Onaylanması Bu Sorumluluğu Hiçbir Şekilde Değiştirmeyeceğini, davalı ... İdaresi tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırı yön bulunmadığı gibi İdare'nin herhangi bir kusurundan ve sorumluluğundan da söz edilemeyeceğini, birleşen davanın İdare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen davada, davalı ... İnş Taah. San. Ve Tic. A.Ş. ile dava konusu işin karşılıklı olarak tasfiye edilmesine karar verildiğini, dilekçe ekinde sunulan tasfiye mutabakat metninin 4. maddesinde “Yüklenici yukarıda listelenen giderleri dışında herhangi bir nam altında başkaca bir alacak, vergi, resim, tazminat v.s. hak talebinde bulunmayacak ve yargı yoluna gitmeyecek herhangi bir itirazda bulunmayacaktır.” hükmüne yer verildiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... İnşaat vekili; davacı ile müvekkili şirket arasında mevcut sözleşme kapsamında, davacı tarafından alt yüklenici sıfatıyla edimin yerine getirilmediği gibi kendi onayları olmaksızın sözleşme konusu işin yapımını ... isimli başka bir alt yükleniciye devrettiğini, davacının Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 D.İş sayılı dosyasında yaptırdıkları tespitten anlaşılacağı üzere şantiye alanını bizzat terk etmesine karşı sözleşmeyi haklı nedenlere dayalı olarak fesih ettikleri iddiasına dayalı olarak olumlu zararları oluştuğu iddiasına dayalı olarak tazminat talebinde bulunamayacaklarını, davacı tarafça edimin yerine getirilmesi yönünde sözlü ve sonrasında keşide ettikleri ihtarnameler sonrasında, davacının 18/10/2006 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesih ettiği yönündeki irade beyanının haklı olmadığını, müvekkilince gerekli uyarı ve ihtarlardan sonra sözleşmenin haklı nedenlere dayalı olarak feshedildiğini, sözleşme düzenlendikten sonra müvekkilince 12/02/2016 tarihinde yer teslimi yapılıp davacı tarafından işçi çalıştırmaya başlandığının sabit olduğunu, taraflarınca açılan davada, müvekkili şirketin haklılığı, davacının haksız yaptığı hukuki ve fiili işlemlere ayrıntılı olarak yer verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Asıl davada dava, taraflar arasındaki “11.02.2016 tarihli “Ankara/Etimesgut Botaş Doğalgaz İşletmeleri Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası İnşaatı ile Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İşi” kapsamında imzalanan götürü bedelli eser sözleşmesine dayalı olarak alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali, istemine ilişkin  olup, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yer tesliminin yapılıp yapılmadığı; edimlerin yerine gelip gelmediği; kusur olup olmadığı; gecikme bulunup bulunmadığı; davacının talep edebileceği alacak olup olmadığı ve varsa miktarı ile tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Birleşen davada dava, davacı taşeron tarafından alt yükleniciye, asıl yükleniciye ve iş veren ... aleyhine açılmış olup, yapılan imalatlar nedeniyle bakiye alacağın, şantiyede kalan ve teslim edilmeyen mal bedellerinin işin yaptırılmaması nedeniyle uğradığı kar kaybının, alacakların ödenmemesi sebebiyle iş yapamaz, çalışamaz hale gelmelerinden kaynaklanan zararlar ile vergileri ödeyememeleri sonucu vergi borcu faizinden kaynaklanan maddi zararların, yargılama aşamasında belirlenmek suretiyle davalılardan tahsili istemine ilişkindir.<br>\tAsıl davada davacı birleşen davada davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ ile esas davada davalı birleşen davada davacı ... arasında mevcut 11/02/2016 tarihli sözleşme, birleşen davada davalı iş veren ... ile davalılardan ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ arasında mevcut sözleşme örneği ve ekleri, ... ile dava dışı ... İnşaat Nakliyat . . . Ltd. Şti. arasındaki sözleşme örneği, davalılardan ... ile kendi yüklenicisi ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ arasındaki ihale evrakı, dava dışı ... Şirketi ile ... arasındaki karşılıklı yazışmalar, dava konusu sözleşmeye ilişkin iş ile ilgili taraflar arasında yapılan hakediş örnekleri, karşılıklı keşide edilen ihtarname örnekleri ve diğer belgeler taraflarca dosyaya sunulmuş, Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 D.İş sayılı dosyası dahil delil olarak dayanılan diğer belgeler de yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir.<br>\tAnkara 8. İcra Dairesi'nin 2017/576 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden asıl davada; Davacı (alacaklı) ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından davalı (borçlu) ... aleyhine dört ayrı faturadan kaynaklı 400.705,32 TL asıl alacak, 150,14 TL ihtar bedeli, 2.766,82 TL işlemiş faiz toplamı 403.622,28 TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında avans faizi, 150,14 TL ihtarname bedeline yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsili amacıyla 01/07/2016 tarihinde İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nde başlatılan icra takibinin, Yetkisizlik kararı ile Ankara'ya gönderilmesi ve Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/576 esas sayılı dosyasında 13/01/2017 tarihinde çıkarılan ödeme emrinin 23/01/2017 tarihinde davalıya tebliği sonrasında, 26/01/2017 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, mevcut davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>\tMahkememizce esas davada davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığı ile mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmak suretiyle 23/12/2020 tarihli rapor aldırılmış, yine mahkememizce oluşturulan bilirkişi kurulundan davalı ...'na ait kayıtlar da incelenmek suretiyle önceki rapor da değerlendirilerek, 08/09/2020 tarihli rapor ve sonrasında 23/12/2020 tarihli ek rapor niteliğinde rapor aldırılmış; ancak raporlarda davanın esasına yönelik hesaplamalar yapılamadığı için mahkememizce yine inşaat mühendisi, nitelikli hesap bilirkişisi ve mali müşavirden ikinci bilirkişi kurulu oluşturularak, gerekçeli ve denetime elverişli olarak 26/08/2022 tarihli rapor ve itirazları karşılar şekilde 08/02/2023 tarihli ek rapor aldırılmıştır.<br>\tEsas dava ile ilgili yapılan yargılamada;<br>\tTaraflar arasında mevcut sözleşme kapsamında davacı alt yüklenici, taşeronu olan davalıdan, icra takibine dayanak yaptığı,<br>\t06.06.2016 tarih ve 29627 Sayı ile keşide ettiği yansıtma faturası bedeli olarak 123.815,13 TL, <br>\t06.06.2016 tarih ve 29628 saylı yansıtma faturası bedeli olarak 30.295,84TL,<br>\t06.06.2016 tarih ve 29629 sayılı yansıtma faturası bedeli olarak 104.834,61TL,<br>\t06.06.2016 tarih ve 29630 sayılı yansıtma faturası ile 133.622,70TL,<br>\t06.06.2016 tarih ve 29631 sayılı yansıtma faturası ile 8.137,04 TL olmak üzere toplam 400.705,32 TL asıl alacak isteminde bulunmuş olup,<br>\tTaraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinin 27. fıkrasında, \"Hafriyat İşleri İmalatı, müteahhidin anlaşmış olduğu firma ile devam etmekte olup, müteahhide yapılan hakediş bedelinin tamamı taşerona fatura edilecektir. Hafriyat işlerinin tüm maliyeti de taşeronun sorumluluğundadır.\" düzenlemesi, Yine taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinin 24. fıkrasında; \"Müteahhit ... İnş.Taah.San ve Tic. A.Ş'nin işyerinde bulundurmakla yükümlü olduğu ve bulundurduğu tüm personellerin ( iş sahibinin ana sözleşmede belirtmiş olduğu teknik personeller, Yapı ve Yapının İdareye tahsis ettiği hizmetli vs. Personellerin bürüt maaşları, sgk., vergi v.s tüm masrafları) ... tarafından ödenecek olup, Alt taşerona fatura edilecektir. Sözleşme imzalanmasını müteakip Taşeron ... bünyesinde bulunan tüm teknik personellerin çıkışını takip edip, kendi bünyesinden personelleri idareye bildirmekle yükümlüdür.\" düzenlemesi ile, Yine taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddeleri bilirkişi kurulunca dikkate alınarak, her fatura için denetime elverişli şekilde hesaplanıp gerekçelendirilmek suretiyle, Davacının davalıdan yansıtma faturalarına yansıyan, icra takip tarihi itibariyle talepte haklı olduğu alacak tutarı 06.06.2016 tarih 29 627 sayılı faturadan 118.533,89 TL, 06.06.2016 tarih 29628 sayılı faturadan 30.295,84 TL, 06.06.2016 tarih 29629 sayılı faturadan 99.553,37 TL, 06.06.2016 tarih 29630 sayılı faturadan 133.622,70TL, 06.06.2016 tarih 29635 sayılı faturadan 8.137,04TL,Toplam 390.142,80 TL olarak hesaplanmıştır. Rapora yönelik taraf itirazları ek raporla karşılanmıştır. İddia, savunma, dayanılan deliller, bilirkişi raporu ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davacının davalı adına dava dışı şirketlere yapıp faturalandırdığı harcamalar nedeniyle yaptığını iddia ettiği harcamanın 390.142,80 TL'lik asıl alacak bölümünü davalıdan talep edebileceği, usulünce temerrüt oluşmadığı için takip öncesi döneme ait işlemiş faiz isteyemeyeceği, yapılan ve yargılama giderleri kapsamında kalan ihtarname giderini faizsiz talep edebileceği anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile belirlenen 390.142,80 TL asıl alacak için davanın kısmen kabulü (alacağın likit olmayıp yargılamayla belirlenmesi nedeniyle icra inkar tazminatı istemi, takibin kötü niyetli yapıldığı anlaşılamamakla, kötü niyet tazminat istemi haklı görülmeyerek) ile bu miktar için itirazın iptali cihetine gidilmiştir.<br>Birleşen (Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/595 Esasında Kayıtlı İken) dava ile ilgili yapılan yargılamada;<br>Davacı taşeron ... ile davalılardan alt yüklenici ... İnşaat Ticaret AŞ arasında düzenlenen sözleşmede, diğer davalı asıl yüklenici ... İnşaat Ticaret AŞ ile asıl iş sahibi Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın imzası bulunmamaktadır. Dava konusu olayda yasal mevzuat ve yerleşik yargı uygulaması dikkate alındığında, davacı taşeronun her türlü talebini kendisinin iş vereni konumunda olan alt yüklenici ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketi'ne yöneltmek zorunda olmakla, Davacı taşeron tarafından, kendisi ile akdi ilişki içinde olmayan asıl yüklenici ... Anonim Şirketi ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na karşı açılan davada, davalıların taraf sıfatı bulunmamakla, bu davalılar yönünden davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>... İnşaat Ticaret AŞ aleyhine açılan davada yapılan yargılamada;<br>Yine son aldırılan bilirkişi kurulu raporu ve ek raporunda da belirlendiği üzere, inşaat yapılacak alanda yüklenici inşaat ruhsatının alınmasını beklemeden inşaatın yapımına başlamış, belediyece inşaat mühürlenmeden yapımına devam edilmiş, ruhsatsız inşaatın yapımı söz konusu olmuştur. İnşaat ruhsatının alınması iş sahibinin yükümlülüğündedir. Davalı taşerona yapmış olduğu imalat tutarında hakediş düzenlenerek ödeme yapılmamıştır.<br>Raporda teknik yönden yapılan değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, davacı şirketin 15/08/2016 olan sözleşmeyi fesih tarihine kadar taraflar arasında düzenlenen hakediş ve diğer belgelere göre; davalının yapmış olduğu ve talep edebileceği toplam imalat bedelinin 3.660.578,48 TL olmasına karşın davalıya yapılan ve davalı adına yapıldığı anlaşılan sözleşme kapsamında geçerli ödeme tutarı 2.633.911,81 TL'nin mahsubu sonrasında, davacının talep edebileceği tutar 1.026.666,67 TL olarak hesaplanmıştır. Yine davacının sözleşmenin feshi sonrasında şantiye sahasında kalan ve davalıdan talep edebileceği malzeme tutarı 84.600,05 TL olarak belirlenmiştir.<br>Taraflar arasında mevcut sözleşme konusu imalat ile ilgili inşaat ruhsatı olmadığı için sözleşmenin ve yapılan işin tasfiyesi yoluna asıl  iş veren ... ile yüklenicisi ... İnşaat ve Ticaret AŞ arasında gidilmiş olmakla, birleşen davada davacı tarafça ıslah ile arttırılan istek kalemleri dışında talep edebileceği ve kanıtlanan bir zararı mevcut değildir. İddia, savunma, dayanılan deliller, son aldırılan bilirkişi kurulu raporu ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davacının taşeron sıfatıyla yapmış olduğu imalat kapsamında talep edebileceği alacak tutarı 3.660.578,48 TL olup, davalı şirket tarafından gerek doğrudan, gerekse sözleşme kapsamında dolaylı olarak yapmış olduğu haklı ve kanıtlanabilen ödeme toplam tutarı 2.594.877,88 TL olup, davacının hak ettiği tutardan yapılan ödemenin mahsubu sonrasında, davacının talep edebileceği alacak tutarı 1.026.666,67 TL olup bu tutara yine davalı şirketin feshi sonrasında davacının şantiye sahasını terk etmek zorunda kalmasından ötürü şantiye sahasında kalan ve davacıdan talep etmekte haklı olduğu 84.600,65 TL'nin ilavesi sonrasında davacının davalıdan talep edebileceği toplam tutarın 1.150.300,65 TL olduğu anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle, bu miktar için birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\"<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tAsıl dosya davacısı ... İnşaat vekili istinaf başvuru dilekçesinde; birleşen dava yönünden verilen kararın isabetli olmadığını, birleşen dava yönünden mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmeden dosyanın karara bağlanmasının doğru olmadığını, dosya içeriklerinin klasör olması nedeniyle irdelenmediği ve incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı karşı davacı yanın kendi defter ve kayıtlarında 715.868,56 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini ve başkaca bir alacak kaydı olmayan ticari defter kayıtları dışlanarak, davalı karşı davacının sanki tüm işi yapan firma gibi değerlendirilerek, iş bedeli olarak 3.660.578,48 TL'lik bir bedel hesaplamasının hatalı olduğunu, birleşen dosya davacısının yaptığı iş miktarının 1.249.494,78 TL olduğunu ve bu durumun davalı karşı davacının kendi ticari kayıtları ile de sabit olduğunu, tasfiye hakedişine kadar iş yaptığının kabul edilemez olduğunu, yine müvekkilince ... inşaat firmasına ödenen bedellerine dava dosyasında mevcut olmasına rağmen, bilirkişilerce bu bedellerin hesaplanmadığını, davalı - karşı davacının 10/06/2016 tarihli 9454 yevmiye nolu ihtarname ile işe devam etmeyeceğini ve Ankara 57. Noterliğinin 32893 yevmiye nolu ve 09/08/2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, ve Ankara 10. Noterliğinin 19921 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 18/10/2016 tarihi itibari ile sözleşmeyi feshettiklerine açıkça yer verilmişken, bilirkişilerin bu evrakları görmezden geldiklerini, davalı - karşı davacının sözleşmeyi açıkça kendi feshetmişken, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/47 D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespit esnasında da şantiyede bulunmamaları zaten sözleşmeyi davalı - karşı davacının feshettiğinin bir kanıtı olduğunu, hal böyleyken müsbet zarar istenemeyeceği kuralı da dikkate alınarak davalı - karşı davacının karşı davadaki taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDavacı, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dosya davacısı alt yüklenici, asıl dosya davalısı taşerondur. Birleşen dosya davalısı ... ise iş sahibidir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada davalı ... ile, ... İnşaat yönünden davanın taraf sıfatları bulunmadığından husumet yokluğu nedeni ile reddine, ... İnşaat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm  asıl dosya davacısı vekilince istinaf edilmiştir.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t1-Taraflar arasında 11/02/2026 tarihli bir sözleşme imzalanmıştır. Davacı alt yüklenici asıl davada, gecikme cezası, davalı adına dava dışı firmalara ödenen bedeller nedeni ile, yansıtma faturası düzenleyerek icra takibi başlatmış, davalının takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali istemli davayı açmıştır. Birleştirilen davada, davacı  taşeron sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek, iş yerine kalan malzemeleri nedeni ile, imalat bedeli nedeni ile ve imalat bedelini süresinde alamadıkları için uğradıkları zararlar nedeni ile alacak talep etmiştir. <br>\t2-Mahkemece yargılama aşamasında Mali Müşavir bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış, sonrasında iki farklı heyet oluşturularak bilirkişi raporları alınarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece birleşen dosyada, dosya davacısı taşeron lehine 84.600,00 TL alacağa hükmedilmiştir. Söz konusu malzemelerin davalı yedinde bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, bunların nitelik ve niceliklerinin belirlenmediği görülmektedir. Mahkemece bahse konu malzemelerin davalı elinde olup olmadığı araştırılmalı, davalı elinde ise söz konusu malzemelerin nitelik ve nicelikleri de tek tek yazılarak bunların birleştirilen dosya davacısı taşerona iadesine karar verilmesi gerekirken, bu araştırma yapılmadan doğrudan malzeme bedeline hükmedilmesi hatalı olmuştur.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, asıl dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \t<br>2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/168 Esas, 2025/110 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından asıl dosya davacısı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br>E-imzalıdır <br><br>Katip<br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"098992388dda4301","SID":"2e4073f3ab15ffe4"}}