{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2022/2275 <br>KARAR NO:2026/168 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:07/06/2022<br>NUMARASI:2016/270 Esas- 2022/413 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat <br>KARAR TARİHİ:17/02/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; plakası belirlenemeyen motosikletin karıştığı  kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek 50.000 TL manevi tazminatın davalı sürücüden; şimdilik meslekte kazanma gücü ve efor kaybı için 600 TL, bakıcı gideri için 200 TL, ... tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için 200 TL olmak üzere toplamda 1000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesiyle kalıcı maluliyet tazminatını 30.984,97 TL, geçici işgöremezlik tazminatını 5.368,73 TL, geçici ve varsa kalıcı bakıcı gideri zararı tazminatını 2.116,26 TL olarak belirlemiştir. <br>Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile; kalıcı maluliyet tazminatını 30.984,97 TL, geçici işgöremezlik tazminatı talebini 5.368,73 TL, geçici ve varsa kalıcı bakıcı gideri zararı nedeniyle maddi tazminat taleplerini 2.116,26 TL olarak belirleyip toplamda 38.669,96 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari-avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 30.984,97 TL sürekli iş göremezlik, 5.368,73 TL geçici iş göremezlik, 2.116,26 TL bakıcı gideri ile 100 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 38.569,96 TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabı yönünden 14/03/2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 23/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve  müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>1-Davanın kısmen kabulü ile,10.000 TL manevi tazminatın  23/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; 2022 koşullarında hükmedilen tazminatın 2 aylık asgari ücret bile etmediğini, müvekkilinin, davalının verdiği zarar sonucunda sadece geçici iş göremezlik döneminin 9 ay olduğunu, bu hususlar dikkate alındığında maddi tazminat miktarının az olduğunu, mahkemenin takdir etmiş olduğu manevi tazminat miktarın oldukça yetersiz kaldığını belirtmiştir.Davalı Güvence Hesabı vekili ise Davacının müvekkiline eksik evrak ile başvurduğunu, trafik kazasına karıştığı iddia edilen plakası belirlenemeyen aracın varlığının ispatı gerektiğini, davacının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı, tedavi giderlerinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini belirtmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dava 14/03/2016 tarihinde açıldığına ve KTK'nin 97. maddesindeki başvuru ön koşuluna ilişkin düzenleme 14/04/2016 tarihinde yürürlüğe girdiğine göre, başvuru  ön koşulunun gerçekleşmediği yönündeki itiraz yerinde görülmemiştir.Somut olayda, plakası tespit edilemeyen (kaza mahalinden kaldırılmış) motosiklet sürücüsü ... mahalde yaklaşık 50-60 km/saat hızla seyrederken sağ taraftan araçların arasından çıkan davacı yayaya çarptığı, Trafik Kazası Tespit Tutanağında bulunan kaza yeri krokisinde yayanın yola çıktığı tarafta araç bulunmadığından taraflara %50'şer oranda kusur atfedildiği, davalı sürücünün diğer aracın motosiklet olduğunu belirttiği tespit edilmiştir. Bu durumda davalının kusur oranına itirazı yerinde değildir. Bununla beraber, Güvence Hesabının sigortasız veya plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalarda sorumluluğu bulunduğunun kabulü yerindedir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporlarının davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı ve asgari ücret üzerinden geliri esas alınarak, bakıcı ve tedavi giderleri değerlendirilerek düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle usule, yasaya  ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren iş görmezlik zararına ilişkin aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.Ayrıca, davacının  kaza tarihinde SGK nezdinde çalışan olmadığından geçici ödeme olmadığının kabul edilmesinde dosya içeriğine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nin 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olmakla bedensel zarar tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğine ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı Güvence Hesabı vekilinin geçici iş görmezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Ancak, TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı kanısına varıldığından, davacının talebi gibi manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>I.Davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddine,<br>II.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, <br>Buna göre:<br>A.Maddi tazminat yönünden;<br>1.Davanın kısmen kabulü ile 30.984,97 TL sürekli iş göremezlik, 5.368,73 TL geçici iş göremezlik, 2.116,26 TL bakıcı gideri ile 100 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 38.569,96 TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabı yönünden 14/03/2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 23/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  2.634,71 TL karar harcından 48,10 TL peşin harç ve 129,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 2.457,61 TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3.Davacı tarafından yatırılan 48,10 TL peşin, 31,40 TL başvurma harcı ve 129,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 208,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  davacıya verilmesine,<br>4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.785,49 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5.Davalı Güvence Hesabı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 100 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Güvence Hesabına verilmesine, <br>6.Davacı tarafından yapılan 2.750,00 TL bilirkişi ücreti, 1.723,15 TL tebligat, ATK faturası ve posta masrafı olmak üzere toplam  4.473,15 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 4.461,58 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7.İstinaf konusu edilmediğinden ilk derece mahkemesinin hükmü yinelenerek, davalı Güvence Hesabı tarafından sarf edilen 50 TL yargılama giderinin davanın kabul  ve ret oranına göre hesap edilen 49,87 TL'sinin davacıdan alınarak davalı Güvence Hesabına verilmesine, <br>8.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>B)Manevi tazminat yönünden;<br>1.Davanın kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın  23/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL karar harcının davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4.Manevi tazminat davası bakımından ayrıca yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br> 5.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>III.İstinaf İncelemesi Bakımından;<br>1.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,<br>2.İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 85 TL posta  gideri olmak üzere toplam 305,70 TL  yargılama giderinin, davalı ...'tan tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  2.634,71 TL harçtan, peşin yatırılan 658,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.976,04 TL istinaf karar ve ilam  harcının davalı Güvence Hesabından alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4.Davalı Güvence Hesabı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>5.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6.İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi oy birliği ile karar verildi.17/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b567385ffa5bff3","SID":"ac505b1db717041a"}}