{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/11/2022<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/11/2016 tarihinde davalılardan ...'ün sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı araç ile davacı ...'ın maliki, davacı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, zararın tazmini amacıyla Finike Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını, kaza nedeniyle Finike Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalı ...'ün cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza dosyasında davacı sürücünün tali kusurlu, davalı sürücünün ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle emniyet kemeri takılı olan davacının ufak tefek sıyrıklar dışında fiziksel olarak yaralanmasa da psikolojik olarak ciddi zarara uğradığını, 1.000,00 TL araç değer kaybı olarak maddi tazminatın ve 500,00 TL hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı ... için olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihinden tarihten itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... davaya cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın yaşanmasına davacının kusurlu davranışının neden olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yeniden keşif yapılarak farklı bilirkişilerden yeniden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, manevi tazminat miktarının fahiş olup kabulünün hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, gerçekleşen kazada davalının da yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, tam olarak iyileşemediğini, davacı ...'ın talep etmiş olduğu tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafın mahkeme dosyasına sunduğu delil ve belgeleri taraflarına tebliğe çıkartmadığından anılan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz haklarının saklı olduğunu, 2 yıllık hak düşürücü süresinin sona ermiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın kısmi dava koşullarını taşımadığının açık olduğunu, davacı tarafından başvuru öncesinde değer kaybı bedeli tespitinin yapıldığını ve açık ve net olarak tutarın belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından eksper raporu doğrultusunda ödeme yapıldığını, anılan ödeme ile sigorta poliçesi hükümlerinin tamamen yerine getirildiğini, kusur konusunda uzman bilirkişi heyeti raporu alınmasının zorunluluk olduğunu, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>Kaza tespit tutanağı, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacının söz konusu aracı değer kaybı olmaksızın satmış olması sebebiyle aracın değer kaybına ilişkin talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle yalnızca kazadan sonra araçta meydana gelen hasar bedelini talep edebileceği anlaşılmakla, hasar bedeli yönünden kısmen, değer kaybı yönünden ise talebinin tamamının reddine karar verilmiş; 15.146,21 TL hasar bedelinin ödenmesi yönünde hüküm kurulmuş, manevi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında anılı düzenleme ve içtihatlar kapsamında değerlendirme yapılmış, olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yoluna gidilmekle; davanın kısmen kabulü ile; 15.146,21 TL hasar bedelinin davalı sigorta yönünden 29/03/2017 tarihinden davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın fazlaya ilişkin hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin tazminat talebinin reddine, 3.500,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sürücünün dalgın ve dikkatsiz bir şekilde araç kullanması sonucu somut olaya konu kazanın meydana geldiğini, dosya kapsamında 3 kere bilirkişi raporu alındığını, müvekkilinin tali kusurlu bulunduğunu, davacının aracında ciddi bir hasar meydana geldiğini, ilk derece mahkemesince kısmi olarak karar vermesinin herhangi bir gerekçesi bulunmadığını, kısa bir paragraf ile gerekçe yazıldığını, bu hali ile kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, araçtaki hasarın telafisi için en düzgün şekilde tamir edilse bile araç değer kaybı oluştuğunu, ayrıca hasarın Tramer adı verilen Trafik Sigortası Bilgi Merkezi'ne de işleneceğini, tramer üzerinde hasar kaydı bulunan aracın elden çıkarılmak istenmesi durumunda pazarlık şansının düşeceğini, neticede ikinci el araç alacak kişilerin, başından hasar geçmiş araca yüksek bir teklif vermek bir yana şüpheyle yaklaşacağını, araçta meydana gelen hasarın miktarınının talep edilebileceği gibi, aracın tamiri için gereken zararı ve araç hasarlı olduğu için uğradığı değer kaybını da karşı taraftan da talep edebilme imkanı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek üzere, söz konusu kararın dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmadan ve eksik ve hatalı bilirkişi ve hüküm kurmaya elverişsiz rapor esas alınarak eksik inceleme sonucunda kurulduğunu, kusur oranlarının tespiti için rapor alınmadığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçe hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden, hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, somut uyuşmazlığın hukuki açıdan değerlendirilmesi açısından dosyanın sigorta hukuku bilirkişisine tevdi edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen hasar bedel tutarının son derece fahiş olduğunu, KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, 2016 parça fiyatları üzerinden iskontosuz bir şekilde hesaplanma yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun soyut ifadelerle hazırlanmış olduğunu ve denetlenebilir olmadığını, kusur oranları tespit edilmeden karar verildiğini, dava açılmadan önce sigorta şirketi tarafından davacı tarafa yapılan ödemenin rapor tarihi itibariyle güncellenerek tazminattan indirilmesi gerektiğini, manevi tazminatın kabulü yönündeki kararın hatalı olduğunu, gerçekleşen kazada davacının da kusurunun bulunduğunu, kazada müvekkilinin ağır yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, olay tarihindeki paranın alım gücü, kazada davacı tarafın da kusurlu olması dikkate alındığında davacı tarafa ödenmesi kararlaştırılan tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: <br>Davacı ve davalılar istinafa cevap vermemişlerdir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarından kaynaklı maddi  ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı taraf çift taraflı trafik kazası sonucu davacılardan ...'ın aracının hasarlandığını, değer kaybına uğradığı, aracın hasar aldığını ve bu olay nedeniyle davacılardan ...'ın ise ufak tefek yaralanmalarının olduğu ve uzunca zaman korku yaşadığını ve sarsıldığını ileri sürerek hasar bedeli, araç değer kaybı zararının tüm davalılardan, manevi tazminatın ise karşı arcın kayıt maliki ve sürücüsü olan davalı ...'den tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda hasar bedeline ilişkin ve manevi tazminata ilişkin taleplerin kısmen kabulüne, değer kaybı tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Somut davaya konu olayla ilgili Finike Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında makine mühendisi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda; davacı sürücü ...'ın karşı yönden gelen araçların geçişini zorlaştıran bir durum varsa geçişi kolaylaştırmak için aracını sağ kenara yanaştırmaya, gerektiğnide sağa yanaşıp durmak zorundadırlar maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ün ise dönemeçli yollarda ilerlerken hızını azaltmaması, geçmenin yasak olduğu yerlerde şeride tecavüz etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun rapor edildiği, aynı dosya kapsamında İTÜ Öğretim üyelerince tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda ise davalının K.T.K. madde 47/1.d, madde 52/a ve b, madde 54/a ve madde 84 (g-şeride tecavüz etme) kurallarına aykırı davrandığından ve nizamlara aykırı davranışı ile kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, davacı ...'ın K.T.K. madde 47/1.d, madde 56/b kurallarına aykırı davranıldığından, dikkatsiz ve tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışı ile kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının tali, davalının asli kusurlu olduğu tespiti ile bağlı kalarak herhangi bir oransal rapor alınmadan hüküm kurulduğu görülmüştür. Tarafların kusur raporlarına vaki itirazları da göz önüne alınarak somut davada ilk derece mahkemesince, ceza dosyasında alınan raporlarla bağlı olmaksızın kusur oranını belirleyerek taraflara itiraz imkanı da sunmak suretiyle kusur oranları yönünden yeniden bir rapor alarak sonucuna göre karar vermesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılarak herhangi bir oransal kusur raporu alınmadan hüküm kurulması yoluna gidilmesi doğru değildir.<br>Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından yapılması gereken iş; kusur tespiti konusunda uzman olan ATK Trafik İhtisas Dairesinden, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı da değerlendirilerek, tarafların davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarını belirleyecek şekilde denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporu alınarak, raporun sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olup, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilen kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>2-Davacı taraf aracında mevcut hasarın yanı sıra araç değer kaybını da talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince kaza meydana geldikten sonra dava konusu aracın davacılardan ... tarafından 56.789,00 TL bedelle satıldığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada aracın hasarsız olarak piyasa değerinin 45.000,00 TL olarak belirtildiği, bu durumda davacının söz konusu aracı değer kaybı olmaksızın satmış olması sebebiyle aracın değer kaybına ilişkin talebinin yerinde olmadığı, yalnızca kazadan sonra araçta meydana gelen hasar bedelini talep edebileceği gerekçesiyle değer kaybına ilişkin talebinin tamamının reddine karar verilmiştir.<br>Bu tespitler doğrultusunda dosya kapsamı ve istinaf istemleri incelendiğinde ise;<br>Trafik kazasına dayalı araç hasar bedelinin talep edildiği durumlarda; davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi ve o bedele hükmedilmesi gerekir. Aracın tamiri ekonomik ise o durumda belirlenen hasar bedeline hükmedilmelidir.<br>Yine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin araç değer kaybının belirlenmesi hususunda esas aldığı, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerekir. Ancak tamiri ekonomik olmayan araçta değer kaybı oluşmayacağından böyle bir durumda değer kaybı tazminatı talebinin kabul edilemeyeceği de gözden kaçırılmamalıdır.<br>Somut dosyada; sigorta eksperi bilirkişiden alınan raporda; rapora konu kaza sonucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin iskonto uygulanmamış olarak KDV dâhil 25.623,70 TL tutarında olduğu, değer kaybı yönünden aracın hasarı kilometre düzeyi, boyanan parça miktarı, parça değişim adedi, aracın kullanılış şekli, aracın bu hasarından önce mevcut hasarı bulunup bulunmadığı, sigortalı ile sigorta şirketi arasında aktedilen poliçenin tanzim tarihi gibi parametreler dikkate alınıp yapılan değerlendirmeler itibariyle temin edilen belge (tutanak/ resimler/ eksper raporu ve sair evraklar) doğrultusunda; serbest piyasada oluşan değer azalması yöntemine göre yapılan hesaplamada; dava konusu araçta 8.000,00 TL değer kaybı oluşacağı rapor edilmiş olmasına rağmen, aracın 2. el değeri ve hasar bedeli göz önüne alındığında tamirinin ekonomik olduğu, pert total işlemi yapılmayan araçla ilgili olarak söz konusu aracın hasarsız piyasa değerinden daha fazla bir miktara satılmış olmasının değer kaybı tazminatı istenmesi açısından bir faktör olmayıp yasal dayanağının da bulunmadığı göz önüne alınmaksızın kaza meydana geldikten sonra dava konusu aracın davacılardan ... tarafından değer kaybı olmaksızın satılmış olması sebebiyle aracın değer kaybına ilişkin talebinin yerinde olmadığına ilişkin kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı ... vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.<br>Açıklanan gerekçelerle ilk derece mahkemesince eksik araştırma ve inceleme sonucu araç değer kaybı yönünden yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup ilk derece mahkemesince davacı tarafın değer kaybı talebi yönünden hüküm kurulması için kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>3-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Finike Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasının incelenmesinden Finike Devlet Hastanesinin 22/11/2016 saat ... tarih ve ... rapor nolu Genel Adli Muayene Raporu ile; mağdur ...'ın yapılan mayuanesinde, sağ el içinde 2 adet sıyrık, sağ dizde sıyrık mevcut olduğu, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği, ceza dosyası kapsamında yapılan kovuşturma neticesinde sanık ...'in üzerine atılı taksirle yaralama suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 89/1. maddesi gereğince neticeten asli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen karara vaki itirazın da reddedilerek kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında davacı ...'ın davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığı sabit olmakla ilk derece mahkemesince davacı yararına manevi tazminat koşulları oluştuğu gözetilerek manevi tazminata hükmedilmiş olmasında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp takdir edilen manevi tazminat miktarının da davacının yaralanma derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde miktarının hakkaniyete uygun olduğu, fazla veya az olmadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin manevi tazminat hükmedilmesine ve miktarına yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin değer kaybına, davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin kusur raporu alınması gerektiğine yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bentleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, taraf vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin kusur raporu alınması gerektiğine yönelen ve davacılar vekilinin değer kaybı tazminatı hükmedilmesi gerektiğine yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,<br>2-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 25/11/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Taraf vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 320,00 ‬TL istinaf karar harcının istekleri halinde iadesine,<br>6-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 318,42 ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,<br>7-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 448,00 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,<br>8-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 258,66 TL istinaf karar harcının isteği halinde bu davalıya iadesine,<br>9-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK. 36 madde uyarınca bu davalıya iadesine,<br>10-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 12/03/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d45e3552395c15c6","SID":"2113265a952e05ff"}}