{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1426 Esas<br>KARAR NO: 2026/571 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2014/791 Esas - 2023/200 Karar<br>TARİHİ: 21/03/2023 <br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 26/03/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... varlıkları ticari ve İktisadi bütünlüğünün ihalesi 13/12/2005 tarihinde gerçekleştiğini, fon kurulunun 24/05/2006 tarih ve 243 sayılı kararı ile ...A.Ş ye ihale edilmesini onayladığını, TMSF ile müvekkili arasında ... Varlıkları Devir ve Teslim Anlaşmasının imzalandığını, Teslim Varlıklarının mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, ... A.Ş ile davalı ... - ... arasında 15/07/2005 tarihinde ... sözleşmesi imzalandığını, davalının yapmış olduğu hileli işlemlerle müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının belirli sayıda hat satışı yapan shoplarına vermiş olduğu primleri haksız olarak elde etmek için sahte hat aktivasyonları gerçekleştirdiğini, Ocak - Haziran 2007 döneminde müvekkilini 104.411,00-TL zarara uğrattığını, bu hileli fiilleri neticesinde 38.744,00-TL haksız menfaat elde ettiğini, davalı şirketin yukarıda belirtilen sözleşme hükümlerine ve ... A.Ş'nin satış kanallarına resmi duyuru hattından 18/01/2007 tarihlerinde duyurusu yapılan ... Satış Kanalı Ceza Prosedürü hükümlerine uymaması nedeni ile hakkında .... Müdürlüğün tarafından inceleme başlatıldığını, 06/09/2007 tarihli ... nolu Fraud tespit raporunun düzenlendiğini, davalının yapmış olduğu haksız işlemler nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, ... Satış Kanalı Ceza Prosedürü gereğince 18/09/2007 tarih 106.363,90 YTL meblağlı ceza bedeli faturası kesilerek davalıya .... Noterliğinin .... yevmiye numaralı 20/09/2007 tarihli ihtarın tebliğ edildiğini, ödeme yapılmayan alacakların tahsili amacı ile .... icra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalının itirazı üzerinde durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, yetkili Mahkemelerin Bafra Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından somut uyuşmazlıkta Borçlar Kanunun 73.ve HUMK'un 10.maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesindeki iddiaların aksine davacı şirketin hileli işlerle şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, bahse konu faturalı hatların müşterilere verilmesinde herhangi bir hileli yola başvurulmadığını, davacı şirketin öngördüğü hedefler doğrultusunda abonelik işlemlerine devam edildiğini, abonelerin satın almış oldukları hatlarını kullanmamalarının sorumluluğunun müvekkili ile ilgili olmadığını, Vodafonenin bu hatlardan yaptığı zararları takip etmediğini ve bu yönde kendilerine ne yazılı ne de şifai ikazda bulunmadığını, işletmenin sahtecilik ve ceza gerektirecek fiillerde bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 21/03/2023 tarih ve 2014/791 Esas - 2023/200 Karar sayılı kararında; \".......Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/6 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılamada sonunda dava konusu hat satışları ile ilgili dalandırıcılık ve sahtecilik  suçlarından delile yetersizliği nedeniyle beraat kararları verilmiş ve karar kesinleşmiş ise de hukuk mahkemelerinin ceza mahkemelerinin beraat kararları ile bağlı olmadığı, 249 adet hat alan .... Şti.' yetkilisi ve davalının kardeşi olan ..., mevcutta olmayan ileri de kurulacak satış ağında çalışacak personel için hatları aldığını beyan ettiği, 250 adet hat alan .... Şti. yetkilisi ...16 işçisi olduğunu hatları promosyon amacıyla aldığını beyan ettiği, 250 adet hat alan .... Şti. Yetkilisi ... 20 hat satın aldığını, daha sonra 200 hattın üzerinde kendisine fatura geldiğini, fazla kısmın faturasını davalının ödeyeceğini beyan ettiği, 249 adet hat alan ....Şti. Müdürü ... şirketi büyütmek için hatları aldığını, beyan ettiği, 105 adet hat alan  .... Şti. Yetkilisi ... ise ileride kurulacak fabrikada çalıştırılacak işçiler için aldığını beyan ettiği, hat satın alanların beyanlarına bakıldığında mevcutta olmayan işler, fabrikada çalıştırılacak işçiler, mevcut işçi sayısının 20 kat fazla hattın promosyon amaçlı alınması, talep edilenin 20 katından fazla hat satışı yapıldığı yönündeki tüm beyanlar, SGK kayıtları, hatların çoğunun kısa bir süre sonra kapatılmaları, yine bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere hatlarda konuşma olmadığı ve faturalara vergilerin yansıtıldığı, hat alanların davalı ile önceden tanışık olduğu, hatların yatırım aracı da olmadığı, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde hat satışları her ne kadar prosedüre uygun olarak gerçekleştirilmiş iseler de TMK'nın 2. Maddesi gereğince ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' düzenlemesi karşısında, davalının dürüstlük kuralına aykırı olarak sırf prim elde etmek amacıyla dava konusu hatların  usulen satışlarını gerçekleştirdiği kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu, davacının ödemiş olduğu  34.488,90 TL primleri geri talep etme hakkının olduğu, fakat dava konusu fatura içeriğindeki 65.667,00 TL yansıtılan vergilerin hat alan abonelere fatura edildiği ve onlardan tahsil edilemediğinin ispat edilemediği bu bakımdan fazla talebin yerinde olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, takip öncesi temerrütün ispat edilemediği, anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, <br>''1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yaptığı itirazın; 34.488,90 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2-Kabul edilen alacağın %40’ı olan 13.795,56-TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olarak haksız kazanç sağlama kastıyla hatlar açılmış olduğunu, fraud işlemi niteliğindeki abonelik sözleşmeleri müvekkil şirketçe iptal edildiğinden abonelerden tahsil edilmiş olmasının mümkün olmadığını, Bilirkişi raporunda dava konusu hatlar nedeniyle müvekkil şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan vergilerin davalı taraftan talep edilebileceği kanaatine varıldığını, söz konusu ödemelerin hat açılışları ile birlikte tahakkuk eden vergi ödemeleri olduğunu, söz konusu vergi ödemelerinin devlete ödenmemiş olma imkanı bulunmadığını, zira hat açılışı ile söz konusu vergi tahakkuk etmekte olduğunu, müvekkil şirketin vergi ödemelerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, Hükme esas alınan rapor doğrultusunda yerel mahkeme tarafından müvekkil şirketin talebinin sebepsiz zenginleşme teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak mübrez raporda da tespit edildiği üzere davalı tarafından haksız kazanç sağlama saikiyle hareket edilerek müşterilere dava konusu hatların sağlandığını, fraud işlemi niteliğindeki usulsüz abonelik sözleşmelerinin ve hatlar sebebiyle oluşan vergi ödemelerinin müşterilerden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalı yanın fraud işlemi niteliğindeki eylemleri sebebiyle müvekkil şirketin vergi ödemelerini gerçekleştirmiş olduğunu, yalnızca huzurdaki istinaf incelemesine konu dava ile davalı yandan söz konusu bedelleri talep ettiğini, bu sebeple bilirkişiler tarafından söz konusu bedellerin müşterilerden tahsil edilip edilmediği hususunda defter incelemesi yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen vergi ödemelerinin fraud işlemi niteliğindeki abonelik sözleşmesinden kaynaklandığını, dolayısıyla fraud işlemi niteliğindeki sözleşme sebebiyle yapılan vergi ödemelerinin müşterilere yansıtılmadığını, yalnızca davalı yandan talep edildiğini, yerel mahkeme tarafından dava konusu hatlar sınırlı sayıda müşteriye akdedildiğinden defter incelemesi yapılmaksızın vergi ödemelerinin müşterilerden tahsil edilmiş olabileceği sebebiyle ispatlanamadığı öne sürülerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>Davalı tarafça gerek sözleşme hükümlerine, gerek hayatın olağan akışına, gerekse dürüstlük kuralına aykırı olarak abonelik işlemi tesis edildiğini ve müvekkili zarara uğratacak şekilde haksız kazanç sağlandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye fatura bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davaya konu  .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası ile;  98.515,16 TL.asıl alacak +  4.378,45TL.  işlemiş faiz olmak üzere toplam= 102.893,61 TLlik alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebi olarak ise 18/09/2007 tarihli 106.363,90TL.lik fatura gösterilmiştir. Davacı şirket tarafından davalıya kesilen 18/09/2007 tarihli 106.363,90TL lik faturanın açıklama kısmına bakıldığında “prim iade bedeli 32.833,90 TL + prim aide bedeli (lcd) 1.655,00TL. + yansıtılan vergiler 65.667,00TL + %18 KDV 6.208,00TL. Olmak üzere Toplam: 106.363,90 TL. Olarak düzenlenmiştir.  Fatura ekinde yer alan 10 sayfalık cari KOS ekstresi incelendiğinde dip toplamında Tutar (UP) 252.195.16 TRY, hemen yanındaki sütunda Tutar (belge) 98.515,16 TRY olduğu, elle(-) 153.680 YTL Teminat Senedi yazıldığı, 98.515,16 YTL borçlu yazıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, davalı bayinin 7 müşteriye toplam 1603 sahte aktivasyonlar açarak haksız prim elde etmeye çalışıldığını, söz konusu 7 müşterinin ticaret sicil ve sgk kayıtları incelendiğinde satın alınan hatları kullanacak kadar personellerinin dahi bulunmadığı iddia edilerek davacının devir aldığı ... A.Ş ile davalı ... - ... arasında imzalanan 15/07/2005 tarihli ... sözleşmesinin hükümleri ve 06/09/2007 Tarihli ...Tespit Raporu ile......Satış Kanalı Ceza Prosedürü  uyarınca ceza faturası kesildiğini ve davalı bayinin sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiştir. Davalı taraf ise, aboneliklerin .../07/2005 tarihli ..... Sözleşmesi hükümleri ve prosedürlerine göre yapıldığını, 1603 adet telefon için davalının 20.000TL tahsilat yaptığını, 5008TL fatura bedelinin de ödenmiş olduğunu, bayinin kazandığı 43.752TL primden 5008TL düşülerek 38.744TL prim zararı oluştuğu iddiasının doğru olmadığını, bu primlerin ödenmediği; vergi ve harçlar dolayısıyla da davacının bir zararının oluşmadığını beyan etmiştir. Davacı ile davalı arasındaki 15/07/2015 tarihli ... Sözleşmesi m. 3.5. uyarınca davalı bayi “abonelik başvurusunda bulunan kişilerin ve/veya abonelik sonrası sair işlem vb. işlem girişlerini tam ve doğru olarak yapmakla ve söz konusu Sistem'e kayıt işlemlerini ilgili abonelik başvurusu ve/veya sair işlem talep tarihinde derhal yapmakla yükümlüdür.” Hükmü uyarınca davalı bayinin sözleşme hükümlerini uygulaması ve sözleşme öngörülen prim ve diğer gelirleri elde etmeye çalışması lazımdır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden,   davalı bayi ile dava dışı 1603 adet telefon ve hat alan 7 müşteri ile yapılan abonelik sözleşmelerinin,  sırf prim elde etmek amacıyla dürüstlük kuralına aykırı olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 3. bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava konusu fatura muhteviyatındaki prim iade bedeli olarak düzenlenen toplam 34.488,90TL'yi davacının talep hakkının olduğu, buna karşılık söz konusu fatura içeriğindeki 65.667,00TL yansıtılan vergilere ilişkin alacak talebini ispat edemediği anlaşılmıştır.  HMK 282 maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan  bilirkişi heyet raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiştir.  İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi heyet rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d3c98bbe143fab9","SID":"9c47c2f4252bf89f"}}