{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:06/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:24/06/2022<br>DAVANIN KONUSU:Alacak<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:06/03/2026<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı ... San. Tic. A.Ş. tarafından, kulübün yaşadığı likidite sorununu çözmek amacıyla kısa vadeli nakdi bir yardıma ihtiyaç duyduğu belirtilerek davacı şirketten borç talep edildiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından kulübe 24/04/2018 tarihinde banka havalesi yoluyla 2.000.000 TL borç para gönderildiğini, taraflar arasında varılan anlaşma uyarınca söz konusu borcun 17/07/2018 tarihinde geri ödeneceğinin kararlaştırıldığını, borcun ödenmesinin teminatı olarak kulüp tarafından davacı şirket lehine ... seri numaralı 17/07/2018 tarih ve 2.000.000 TL bedelli çek keşide edildiğini, borcun vade tarihi geldiğinde davacı şirketin kulüpten borcun ödenmesini talep ettiğini ancak kulüp tarafından çeşitli oyalamalarla borcun ödenmesinden imtina edildiği gibi taraflar arasındaki ödemeye dair görüşmeler sürerken kulüp tarafından davacı şirkete 18/07/2019 tarih, ... numaralı, “Reklam Bedeli” açıklamalı ve 2.000.000,00 TL tutarlı bir fatura keşide ve tebliğ edildiğini, davacı şirket tarafından kulüpten söz konusu fatura açıklamasında yer alan herhangi bir reklam veya başka nitelikteki herhangi bir hizmet alınmadığı gibi  davacı şirket tarafından kulübe reklam v.s. faaliyetlerinde kullanılması için hiçbir bir görsel, marka, logo v.s. gönderilmediğini, bu yönde hiç bir talimat verilmediğini ve kulüp tarafından da böyle bir reklam faaliyeti ile ilgili davacı şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, kulübün hiçbir reklam faaliyetinde yer almayan ve bu konuda herhangi bir talebi bulunmayıp reklam faaliyetinde kullanılması için kulübe hiçbir görsel ulaştırmamış olan davacı şirket ile kulüp arasında borç alacak ilişkisi dışında başkaca herhangi bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle kulüp tarafından davacı şirkete keşide edilmiş olan “Reklam bedeli” açıklamalı ve 2.000.000,00 TL tutarlı fatura ve içeriğini kabul edilmeyerek söz konusu faturanın kulübe iade edildiğini, faturanın iadesinin akabinde ise kulüp tarafından reklam hizmeti verildiği izlenimi yaratmak amacıyla davacı şirketin marka ve logolarının davacı şirketin bilgi ve onayı bulunmaksızın çeşitli mecralarda kullanılmaya başlandığı yönünde duyumlar alınması üzerine kulübe davacı şirketin ticari unvanı ile tescilli marka ve logolarının hukuka aykırı kullanımına derhal son vermesi gerektiğine dair ihtarname keşide edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, dolayısıyla davacı şirket tarafından davalı kulübe banka havalesi yoluyla 2.000.000 TL borç para gönderildiğini ve borcun ödenmesinin teminatı olarak çek alındığını, davalının süre gelen oyalamaları ve sair tazyikleri ile baskı altına alınan davacının çeki süresinde bankaya ibraz etmekte ve kulübe karşı icra işlemi yapmaktan çekindiği ve bu şekilde yasal süre geçirilerek söz konusu çekin kıymetli evrak vasfını yitirmesine neden olunduğunu, kulüp tarafından söz konusu paranın borç değil \"reklam hizmeti\" karşılığı alındığı ileri sürülmekle ise de bahsedilen reklam hizmetinin ne olduğu, hangi alanlarda reklam hizmeti verildiğini, ileri sürülen reklamlarda davacı şirketin işletme adı, logo marka v.s. hangi görsellerinin kullanıldığı v.b. herhangi bir bilgi ve açıklama mevcut  olmadığını, gerçekte ise kesinlikle var olmayan bu reklam hizmetlerinin tamamen kulübün borcunu ödemekten imtina etmesinin bir sonucu olarak ortaya atıldığını, bu kapsamda her halükarda kulübün davacı şirketten borç aldığını ve geri ödemenin teminatı olarak verdiği çekin bedelini ödemediğini yada iddia ettiği gibi davacı şirketten bir hizmet (reklam) karşılığı para almış olsa dahi ki kesinlikle böyle bir durum söz konusu olmadığını, almış olduğu paraya karşı herhangi bir hizmet vermemiş olması nedeniyle söz konusu parayı iade etmesi gerektiğini, yapılan tüm uyarı ve hatırlatmalara rağmen davalı kulübün borcunu ödemekten sürekli olarak imtina ettiğinden davacının alacağının tahsili amacıyla, kulüp aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı kulübün aleyhine başlatılan söz konusu icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamı için işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, 6102 sayılı TTK 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, TTK 732. maddesine dayalı davalarda sebepsiz zenginleşmenin vaki olduğu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu kambiyo senedinin çek niteliğinde olduğuna göre sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu tarihin çekin bankaya ibrazı gereken son gün olduğunu, buna göre faiz miktarı hesaplanarak icra takibine konu edildiğini, takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir bir alacak olmakla takibe haksız olarak itiraz eden davalının İİK. 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini beyanla davalının icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacı tarafın dava dilekçesine ve önceki göndermiş olduğu ihtarnamelere bakıldığında gerçeğe aykırı beyanlar ve çelişkilerin göze çarptığını, bu çelişkili ve gerçeğe aykırı beyanlardan ilkinin davalıya reklam ve sponsorluk bedeli olarak gönderilen 2.000.000,00 TL'nin davalıya \"borç olarak\" gönderilmiş olduğunu, uyuşmazlık öncesinde dava tarafları olan bu iki şirketin yakın ilişkiler içinde olup bu ilişkilerini \"reklam ve sponsorluk\" anlaşmasıyla pekiştirmek istediklerini, davalı şirketin bünyesinde bulunduğu ...'nün Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden profesyonel futbol takımının maçlarının oynandığı ...'nun reklam panolarında davacı şirketin reklam verilmesinin kararlaştırıldığını, karşılığında da davacı şirketin davalı şirkete \"sponsorluk bedeli\" ödeyeceğini, davalı şirketin de iyi niyetli bir şekilde bu sözlü anlaşmaya teminat olarak davacı tarafın icra takibine konu edindiği 2.000.000,00 TL bedelli çeki keşide edilerek davacı şirkete verildiğini, yapılan sözlü mutabakata en büyük kanıt olarak davacı tarafından 27/04/2020 tarihinde davalının hesabına EFT olarak gönderilen 2.000.000,00 TL'lik rakamın banka ödeme dekontunun açıklamasında \"... A.Ş. - 27.04.2018\" yazması olduğunu, davacı tarafın davalı  şirket ile aralarında sözde borç haricinde hiçbir hukuki ilişki olmadığı ve gönderilen bedelin borç olarak gönderildiği iddiasını söz konusu banka ödeme dekontunun açıklama kısmıyla davacı tarafından çürütüldüğünü, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda taraflara sözleşme serbestisi tanımış olup 12. maddesinde \"sözleşmelerin geçerliliğinin kanunda aksi görülmedikçe hiçbir şekil ve şarta bağlı olmadığı\" hükmü geçtiğini, doktrinde de sponsorluk sözleşmelerinin herhangi bir şekil ve şarta bağlı olmadığı yönünde birçok makale, tez ve bilimsel araştırma bulunduğunu, dolayısıyla taraflar arasında sözlü olarak kurulan sponsorluk sözleşmesinin hukuken geçerli olduğunu, davacı tarafın davalı şirkete göndermiş olduğu bedele ilişkin banka dekont açıklaması da bu sözleşmenin varlığına en büyük kanıt olup davacı tarafından yapılan bir ikrar olduğunu, bu dekonttaki açıklamanın söz konusu bedelin borç olarak verildiğini de tek başına çürüttüğünü, hayatın olağan akışında hiçbir basiretli tacirin banka aracılığıyla borç gönderirken açıklamasına \"borç\" yerine \"reklam ve sponsorluk bedeli\" yazmayacağının açık olduğunu, davalı şirketin davacının kendisine sponsor olması nedeniyle davacının reklamını stadyumunda yaptığı ve reklam hizmeti verdiği taraflar arasında geçen ihtarname sürecinde de görüldüğünü, davalı şirketin  taraflar arasında devam eden sponsorluk anlaşması gereği yeni sezonda alması gereken 2.000.000,00 TL'lik bedeli davacıya ... seri numaralı \" Reklam Bedeli \" açıklamalı fatura ile yasaya uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, anılan fatura ve gelir kayıtlarının ticari defterlerinde  mevcut olduğunu ancak davacı tarafın anlam verilemeyen bir şekilde faturanın kendisine tebliğ edildikten 19 gün sonra Beyoğlu 24. Noterliği'nin 06/08/2019 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle fatura bedeline itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini beyan ettiklerini, bunun üzerine taraflarınca Antalya 2. Noterliği'nin 23/08/2019 tarih ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesi çekilerek taraflar arasındaki sponsorluk anlaşması gereği gönderilen faturanın davacının stadyumumuzda reklamının yapılması nedeniyle olduğunun açıklandığını, davacı tarafın ihtarnameleri sonrasında Beyoğlu 24. Noterliği'nin 18/09/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, bu ihtarnamelerinde de anlaşılmaz bir şekilde davacı taraf ile davalı şirket ile herhangi bir hukuki ilişkilerinin olmadığını, davalı şirkete reklam ve sponsorluk bedeli olarak ödenen 2.000.000,00 TL'nin borç olarak verildiğini, hizmet verilmiş gibi gösterilmek adına davacıya ait logo ve marka amblemlerinin kullanımının derhal son verilmesi istendiğini ve borç olarak verildiğini savundukları 2.000.000,00 TL'yi faiziyle birlikte iade edilmesini talep ettiklerini, taraflarınca gerçeğe aykırı  ihtarnameye karşı Antalya 2. Noterliği'nin 27/09/2019 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle cevap verildiğini, davacının iddialarının  çürütüldüğünü beyanla  davanın reddine ve takibin iptaline, davacı tarafın teminat olarak verilen kambiyo vasfını yitirmiş çeki borcundan kurtulma amaçlı kötü niyetli şekilde takibe koyması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"... takibe dayanak süresinde ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını yitirdiği anlaşılmıştır. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan davada ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden davalıda olup davalı tarafça çekin reklam ve sponsorluk bedeli karşılığında olduğundan dolayısıyla sebepsiz zenginleşilmediği iddiasının usulüne uygun şekilde kanıtlanamamıştır. Mahkememizce  davalı tarafın cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmekle bu hususta davacıya yemin teklifinde bulunup bulunmadığı sorulmuş, yemin teklifinde bulunulmadığı beyan edilmekle itirazın iptali isteminin asıl alacak yönünden kabulüne, işlemiş faiz yönünden ise mahkememizce yapılan hesaplama doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir. Takibe konu alacağın likit olduğu anlaşılmakla davalı aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminata da\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin asıl alacak yönünden lehine kabul kararı yerinde olmakla birlikte işlenmiş faiz yönünden kısmen ret kararının hukuken yerinde olmadığını, istinaf incelemesine konu edilen davanın sebepsiz zengişlenmeden  kaynaklı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, çeklerde sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihin çek ibraz edildiği takdirde ibraz gününün, ibraz edilmemişse ibrazı gereken son gün olarak kabul edileceğini, bu kapsamda TTK 732. maddesine dayalı davalarda sebepsiz zenginleşmenin vaki olduğu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini, faiz miktarının 472.273,97 TL olarak hesaplanarak icra takibine konu edildiğini, Mahkemece faizin 9.616,44 TL olarak hesaplanmış olmasının yerinde olmayıp İlk Derece Mahkemesi'nin kısmen ret kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iyi niyetli bir şekilde sözlü anlaşmaya teminat olarak verdiğini ve davacı şirkete verildiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete göndermiş olduğu bedele ilişkin banka dekont açıklamasının da bu sözleşmenin varlığına en büyük kanıt olup davacı tarafından yapılan bir ikrar olduğunu, dekonttaki açıklamanın söz konusu bedelin borç olarak verildiğini de tek başına çürüttüğünü, Mahkemenin değerlendirilmesinin aksine ortada bir sponsorluk anlaşmasının bulunmadığını kanıtlamanın davacıya ait olduğunu, müvekkili şirketin davacının kendisine sponsor olması nedeniyle davacının reklamını stadyumunda yaptığı ve reklam hizmeti verdiği taraflar arasında geçen ihtarname sürecinde de görülmekte olup Mahkeme kararının aksine taraflar arasında sponsorluk ilişkisi bulunduğu bir diğer kanıt olduğunu, davacı tarafın iddialarının gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunun en önemli kanıtlarından birinin de dava konusu icra takibine konu edilen çekin kambiyo vasfının yitirmesi olduğunu, müvekkilin de davacının reklamının yapılacağının teminatı doğrultusunda güvence olarak kendisine takip konusu çeki keşide ettiğini, sponsorluk için ödenen bedelin borç gibi yansıtılmaya çalışıldığını, davacıya teminat olarak verilen çekin faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle mahsup amacı düşüncesiyle icra takibine konu yapıldığını, aleyhe verilen icra inkar tazminatının hiçbir şekilde kabul edilmeyerek itiraz ettiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Takibe dayanak ... Çallı Şubesine ait ... seri nolu, 17/07/2018 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli çekte, davalının keşideci, davacının lehtar konumunda olduğu, 27/04/2018 tarihli banka ödeme dekontunda, reklam ve sponsorluk bedeli açıklaması ile davacı tarafından davalı hesabına 2.000.000,00 TL gönderildiği anlaşılmıştır.<br>İbraz süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil, keşideci de dahil olmak üzere çekten sorumlu olan kişilere kambiyo ilişkisiden kaynaklanan başvuru hakkını kaybeder (TTK.m. 808 ).<br>İbraz süresi geçmiş olan bir çek, kambiyo senedi niteliğini yitirmekle birlikte, uyuşmazlıklarda yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabilir. Bu durumda çek hamili, on yıllık genel zaman aşımı süresi içinde \"doğrudan doğruya temel borç ilişkisine dayalı olarak çeki kendisine veren kişiye karşı bir alacak davası veya takip açma \"yoluna gidebilir. Bu husus Yargıtay kararlarında şu şekilde vurgulanmaktadır: \"Çek T.T.K.'nun 708. Maddesinde belirlenen süre içinde muhatap bankaya ibraz edilmez ise, bu çekle artık müracaat hakkı kullanılmaz. Böyle bir çek adi senede dahi dönüşmez. Bu durumdaki çek ancak, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge olup, davada temel ilişkiye dayanılmış ise, alacağın diğer yan delillerle kanıtlanması gerekir.<br>Somut olayda; takibe dayanak süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekte davacının lehtar, davalı ise keşideci konumundadır. Davacı bu durumda ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabilir. TTK'nın 732. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamaz. Dolayısıyla mahkemece yanılgılı değerlendirme ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>HMK'nın 33. maddesinde, hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı düzenlenmiş olup bu çerçevede, maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir. Dava dilekçesinde, temel ilişki açıklanmış olup çekteki sıfatlarına ve banka ödeme dekontuna göre davacı ve davalı taraflar arasında çekin düzenlenmesine dayanak bir temel ilişki bulunduğu, ancak çekin süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo senedi niteliğini yitirdiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, temel ilişki kapsamında tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda taraf delilleri toplanıp, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.  <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf istemlerinin ve davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesi'nce talebi halinde taraflara İADESİNE, <br>6-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesi'nde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı ve  davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06/03/2026<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0258878838e63299","SID":"2a680488c05b4d50"}}