{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ       <br>\t            \t\t          (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)\tESAS NO\t: 2021/1474 <br>KARAR NO\t: 2026/512<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...                                        ...<br>ÜYE \t: ...                                           ...<br>ÜYE \t: ...                        ...<br>KATİP  \t: ...                                       ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 14/04/2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2020/425E., 2021/255K.<br><br>DAVA\t: Sıra Cetveline İtiraz<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 04/03/2026\t     \t<br><br>\tTaraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Davacı Oda üyelerinden ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.10.2017 tarih ve 2016/306E., 2017/704K. sayılı kararı uyarınca iflas kararı verildiğini, Müflis Şirketin 25.10.2017 tarih saat 13.18’de iflasının açıldığını, Müflis’in davacıya 7.133,25TL ana para ve 4.340,80TL gecikme zammı olmak üzere toplam 11.474,05TL aidat borcu ile; yine aynı firmanın Temelli Şubesinin 223,75TL ana para ve 16,28TL gecikme zammı olmak üzere toplam 240,03 TL tutarında borcu olduğu ve ayrıca yine müflisin davacı Oda’ya kayıtlı diğer firmalarının da tahakkuk etmiş aidat borçlarının bulunduğunu, davacının iflas masasına alacaklarının kaydını talep ettiğini, iflas idare memurluğunca verilen 16.02.2018 tarihli ve 5 numaralı karar ile davacı tarafından talep edilen 11.714,08TL alacağın reddine, istemin 4 (dördüncü) sıra kapsamında değerlendirilmesine karar verildiğini, incelemenin hatalı olduğunu, bahse konu alacakların ... 2. Ve 3. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün görev ve yetkisine giren alacaklar olduğunu, davacının şirket alacağının imtiyazlı alacaklardan olup, istemin sıra cetvelinde 3. sıraya kaydolması gerektiğini, İflas İdaresince verilen kararda davacının alacak isteminin reddedildiğini ve sıra cetvelinde 4. sıraya kaydedildiğini, Müflis’in  davacıya olan borcunun 5174 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’ndan doğan bir aidat borcu olduğunu, ilgili Kanun Madde 77 uyarınca bahse konu aidatların tahsilatında 6183 Sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tahakkuk ettirileceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, davacının 11.714,08 TL tutarında alacağının sıra cetveline 3. sıraya kaydına karar verilmesini, İİK 196. maddesi gereğince iflasın açılmasıyla birlikte işleyecek faizlerin de hesaplanmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili özetle: Alacağın hem esasına hem de sırasına itiraz edildiğini, kayıt-kabul davalarının İİK 223/3 maddesi saklı olmak kaydıyla sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, bu davanın süresinde açılmadığını öncelikle bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, sıra cetveli hazırlanırken, müflis şirket kayıtları doğrultusunda şirket yetkilisinin vermiş olduğu beyanların da İflas İdaresince dikkate alındığını, dava dilekçesindeki açıklamalar karşısında, müflis şirket yetkilisinin, davacının alacak başvurusuyla ilgili olarak hatalı şekilde beyanda bulunduğunun anlaşıldığını, müflis şirket yetkilisinin söz konusu hatalı beyanı nedeniyle İflas idaresinin ret kararındaki gerekçenin de hatalı olduğunu, ancak davacı tarafın alacak başvurusu hakkında verilen \"alacak isteminin reddine, istemin 4. sıra kapsamında değerlendirilmesine\" dair kararın sonuç itibariyle yerinde bir karar olduğunu, çünkü  davacı tarafın, müflis şirkete 5709 üye sicil numarası adı altında, şirket merkezi için 2013-2016 yılları arasında munzam aidat, yıllık aidat ve gecikme zammı adı altında borç tahakkuk ettirmesinin hatalı olduğunu, müflis şirketin 11.01.2012 tarihinden itibaren ...nın ... üye sicil numaralı üyesi olarak tüm ticari faaliyetlerini ... adresinde sürdürdüğünü ve  bu suretle Merkez ve Temelli şube ayrımının da ortadan kalktığını, 5709 üye sicil numarası için davacının talep etmiş olduğu alacakların, şirket merkezi adresi değişikliğinden sonraki dönemlere ilişkin olduğunu, davacı tarafın, adres değişikliğini dikkate almaksızın, müflis şirket eski adresinde faaliyet gösteriyormuş gibi 5709 üye sicil numarası için borç tahakkuk ettirmeye devam ettiğini, davacı tarafın, müflis şirketin merkez adres değişikliğinden sonra kayıtlarında gerekli düzeltmeleri yapmadığından, davalı şirketin hem eski merkez adresi hem de yeni merkez adresi için borç tahakkuk ettirildiğini, davacı tarafın, müflis şirketin faaliyet göstermediği 5709 üye sicil nolu adres için hatalı şekilde tahakkuk ettirdiği aidatlar ve gecikme zamları toplamı 11.484,03-TL'den müflis şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yıllık aidat ve munzam aidat tutarları ile gecikme zamlarının hatalı hesaplandığını, müflis şirketin, hem ASO hem de ATO üyesi olduğunu, ödenmesi gereken aidatların Kayıt Ücreti ile Yıllık Aidat ve Munzam Aidatın Tespiti ve Ödenmesi Hakkında Yönetmelikteki düzenleme çerçevesinde hesaplanması gerektiğini, yönetmelikteki düzenlemenin aksine yapılan hesaplamaların  kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın tabi olduğu 5174 sayılı Yasada, aidat alacaklarının imtiyazlı olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, davacı alacağının imtiyazlı olduğunun kabulünün mümkün  olmadığını, 6183 sayılı Kanuna yapılan atıf sadece gecikme zammı uygulamasına ilişkin olup davacı tarafın alacaklarının imtiyazlı olduğu şeklinde bir anlam çıkmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince; \"...Öncelikle davacının kayıtları incelendiğinde merkez olarak görülen 5709 sicil nosu ile davalıya tahakkuk ettirilen ve ödenmemesi nedeniyle talep edilen 2013-2014-2016 yıllarındaki aidat tutarlarının 7.133,25 TL olduğu, gecikme zammı olarak davada talep edilen tutar 4.350,78 TL olup, 08.01.2021 tarihi itibariyle davacı kayıtlarında yer alan gecikme zammı tutarının 9.093,36 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.<br>Yine davacının kayıtları bilirkişi tarafından incelendiğinde şube olarak görülen ... sicil nosu ile davalıya tahakkuk ettirilen ve ödenmemesi nedeniyle talep edilen 2016-2017 yıllarına ilişkin 223,75 TL aidat tutarı ile 29,60 TL gecikme zammı toplamı olarak 253,35 TL’nin 25.06.2018 ve 25.10.2018 tarihlerinde ödenmiş olduğu tespit edilmiştir.<br>Dolayısıyla dava konusu olan ... sicil nosu ile talep edilen tutarlar davacı kayıtlarında ödenmiş gözüktüğünden davacının davalıdan 5709 sicil nosu ile tahakkuk ettirdiği 7.133,25 TL aidat tutan ile gecikme faizlerinin davada dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan davalı müflis şirketin kayıtlarında davacı alacağına ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı tetkik edilmiştir.<br>Uyuşmazlık konusuna ilişkin taraf iddia ve savunmaları dikkate alındığında; davalının 11.01.2012 tarihinde adres değişikliğine gitmesi, davalının hem ASO hem de ATO üyesi olması, davacının alacağının imtiyazlı alacak olup olmadığına ilişkin hususların değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Davalının 11.01.2012 tarihli tescil ve ilan ile merkez adresini ... olarak değiştirmiş olduğu sabittir. Ancak bu değişikliği üyesi olduğu davacı ... Odasına bildirdiğine ve merkez ve şube ayrımının ortadan kaldırıldığına dair bir belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. <br>Mahkememizce 11.01.2012 tarihi itibariyle merkez-şube ayrımının ortadan kalkmadığına dair kanaat oluştuğundan, 5709 sicil nosu ile davacının tahakkuk ettirdiği 7.133,25 TL aidat tutarı ile iflas tarihi olan 25.10.2017 tarihi itibariyle gecikme faizi olan 4.321,26 TL toplamı olan 11.354,51 TL tutarınca davalının borçlu olduğu sonucuna varılmıştır.<br>İİK'nun 206. maddesinde 4949 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen tüm alacakların üçüncü sırada yer alacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafın özel kanununda alacaklarının imtiyazlı olduğu belirtilmediğinden ve dava konusu alacağın kamu alacağı niteliğinde olmadığından davacının davasının kısmen kabulüne, 11.354,51 TL davacı alacağının Ankara Batı İcra  Müdürlüğünün 2017/7 sayılı iflas dosyasına alacak olarak iflas masasının alacaklar sırasının 4.sırasına kaydedilmesine...\"  karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili Oda'nın aidat alacağının imtiyazlı alacaklar arasında olduğu hususunun sabit olduğunu,ilk derece mahkemesinin davacı müvekkilinin özel kanununda alacaklarının imtiyazlı olduğu belirtilmediğinden ve dava konusu alacağın kamu alacağı niteliğinde olmadığından davacının davasının kısmen kabulüne karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:  Müflis şirketin faaliyet göstermediği 5709 üye sicil nolu adres için hatalı şekilde tahakkuk ettirilen aidatlar ve gecikme zamlarının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, merkez şube ayrımının ortadan kalktığını, hesabın hatalı olduğunu, sicil ilanının herkesi bağladığını, tek merkez olarak değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, davacının alacağının kayıt kabulü istemine ilişkindir.<br>1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>2- Müflis şirketin 11.01.2012 tarihi itibariyle adres değişikliğine gittiği, bu adres değişikliği kapsamında davalının davacıya merkez-şube ayrımının ortadan kalktığına dair bir bildiriminin bulunmadığı ancak bu durumun sicilde ilan edildiği sabittir.<br> TTK 36. Madde uyarınca; ilan edilen hususlar üçüncü kişileri bağlar ve 3. Fıkra uyarınca üçüncü kişiler bu hususları bilmediklerini iddia edemez. Buna göre merkez şube ayrımının ortadan kalktığının davacıya ayrıca bildirilmesinin aranması doğru olmamıştır. <br>Bu kapsamda; 11.01.2012 tarihi itibariyle merkez-şube ayrımı ortadan kalktığından, dosyada bulunan bilirkişi raporunda bu ihtimale göre yapılan hesap gereği, 5709 sicil nosu ile davacının tahakkuk ettirdiği yıllık aidat tutarlarından ... sicil nosu ile de tahakkuk ettirilerek tahsil edilen tutarların elimine edilerek sadece munzam aidat tutarlarını kapsayan 6.832,00 TL munzam aidat tutarının iflas tarihi olan 25.10.2017 tarihi itibariyle gecikme zammı hesabına göre, gecikme zammı toplamının 4.164,40 TL, iflas tarihi itibariyle anapara ve gecikme zammı toplamının 10.996,40 TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Mahkemece, hatalı olarak merkez şube ayrımının ortadan kalkmadığı ihtimaline göre yapılan hesaba itibar edildiğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK 353/1,b,2 uyarınca yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: <br>\t1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, <br>\t2-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/425E., 2021/255K. sayılı, 14/04/2021 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre:<br>\t\"Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,<br> 10.996,40 TL davacı alacağının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2017/7 sayılı dosya kapsamında iflas masasına 4.sırada kaydedilmesine,<br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE ,<br>2-Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile kalan 677,60 karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 46. maddesine göre; her yıl bütçe kanunu ile belirlenen terkin sınırının altında kalan harçlarla ilgili müzekkere yazılmaz amir hükmü gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, <br>Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Davacı tarafından sarf edilen  909,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 871,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir ve hesap edilen 10.996,40 TL vekalet ücretinin davalıdan  alınarak davacıya ödenmesine,   <br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 477,65 TL vekalet  ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>6-Karardan sonraki yargılama giderinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,\"<br>\t3-) a) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 672,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. <br>\tb) Peşin olarak alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine.<br>\t4-)\tHMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tdosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.  04/03/2026<br><br>           Başkan ...                  Üye ...                 Üye ...            Katip ...<br><br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3bfd6df5a0ce439","SID":"fca73781e79bee28"}}