{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/1258 <br>KARAR NO\t: 2026/522<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/09/2025 (Karar), 20/10/2025 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2025/201 Esas,  2025/502 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2026<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara ve istinaf talebinin reddine yönelik ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili, 02.03.2022 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ve ...'ın sevk ve idaresinde bulunan... çekici/... y.römork İran plakalı aracın seyir halinde iken müvekkiline ait trafik güvenliği ekipmanlarına çarpması sonucu meydana gelen toplam 16.799,00 TL'nin tahsili için davalı hakkında Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve hukuki temelden yoksun itirazı üzerine takibin durduğunu, alacağın likit olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.     <br>CEVAP:<br>Davalı vekili, davacı taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı yönünden inceleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri dahilinde sorumluluğu bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden kusur yönünden rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacıdan kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilmesini, davacı tarafından talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın ve davacının kötü niyetli icra inkar tazminatı talebinin reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince, \" ...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine Erzurum...İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, icra dairesi tarafından düzenlenen tensip tutanağı ile 14/03/2024 tarihi itibariyle alacaklının itirazın tebliğ edilmiş sayılmasına karar verildiği, bu haliyle davacının itirazı öğrenme tarihinin 14/03/2024 olduğu, davacının 10/03/2025 tarihinde arabulucuya başvurduğu ve arabuluculuk son tutanağının 11/04/2025 tarihinde düzenlendiği, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-15.maddesi uyarınca arabuluculuk başvuru tarihi ile arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih arasındaki süreçte hak düşürücü sürenin işlemediği, bu haliyle dava açmak üzere son günün 15/04/2025 tarihi olması gerektiği ancak dava tarihinin 22/04/2025 olduğu nazara alındığında dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin sona erdiği anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle \" 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili gerekçeli karara ve ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde; davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini  ancak itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, mahkeme tarafından itirazın taraflarına tebliği değil icra dairesi tarafından tutulan tensip tutanağında belirtilen öğrenme tarihi kabul edilen 14/03/2024 tarihi tebliğ tarihi olarak değerlendirilerek davanın reddedildiğini, hak düşürücü sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliğinin zorunlu olduğunu,  icra dairesi tarafından avans eksikliğin taraflarına bildirilmediğini, itirazın tebliği de halen yapılamamış olmasına rağmen 14/03/2024 tarihinde karar tensip tutanağı tutulmak sureti ile kararın taraflarına tebliğ edilmiş sayıldığını, mahkemece icra dairesi tarafından yapılan usulsüz tebliğ kararı dikkate alınarak davanın reddedildiğini, hak düşürücü sürenin tebliğ tarihi ile başlaması gerektiğini, icra dairesi tarafından tespit edilmiş öğrenme tarihinin dikkate alınamayacağını, her ne kadar kesin olarak karar verilmiş ise de kararın kanuna aykırı olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER  VE GEREKÇE:<br>Dava, itirazın iptali davasıdır. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Somut olayda, davacı tarafça davalı aleyhine Erzurum ...İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, icra dairesi tarafından düzenlenen tensip tutanağı ile 14/03/2024 tarihi itibariyle alacaklının itirazın tebliğ edilmiş sayılmasına karar verildiği, mahkemece bu karara göre de dava açma süresinin hesaplanarak hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmışsa da icra dairesinin alacaklının itirazının tebliğ edilmiş sayılmasına dair kararı keemlenyekün bir karar olup, icra dairesinin böyle bir yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece esasa girip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hak düşürücü sürenin dava şartı olması da gözetilerek ilk derece mahkemesinin 20/10/2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararının ve  17/09/2025 tarihli gerekçeli kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen 20/10/2025 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile EK KARARIN KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Başvuru sırasında davacı kurumun harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>8-Gerekçeli kararın tebliği ve teminat iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 362-(1)/g maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24858d176b891a9a","SID":"b3c84133a44b376b"}}