{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1358 <br>KARAR NO\t\t: 2026/502<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/07/2025<br>NUMARASI\t\t: 2022/449 E. 2025/531 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan<br>\t\t  Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 30.03.2026 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30.03.2026<br>\t<br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.07.2025 tarih 2022/449 E. 2025/531 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 20.01.2016 tarihinde, davalı ... .tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, davalı ...'in sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, müvekkilinin sürücüsü olduğu .... plakalı motorsiklete çarptığını, kaza sebebiyle müvekkilinin ağır yaralandığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden sigorta limitini aşmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.\t <br>\tDavacı vekili, 03.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 6.638,87 TL geçici işgöremezlik, 9.876,73 TL sürekli işgöremezlik olmak üzere maddi tazminat talebi yönünden dava değerini 16.515,60 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tDavacı vekili 27.06.2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 82.720,60 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ...Ş. vekili, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, dava dışı .... Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı sigortalı araç yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe özel ve genel şartları çerçevesinde teminat limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat, gelir kaybı, kar kaybı gibi dolaylı zararların teminat kapsamında olmadığını, trafik sigortası zarar sigortası niteliğinde olduğundan zarar görenin gerçek maddi zararının tespiti ve sigortalının kusuru oranında gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, sürücülerin kusur oranlarının, davacının maluliyet oranının tespiti, maddi tazminatın varlığı ve miktarının tayini, SGK'dan dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti, yapılmış ise ödemenin tazminat miktarından tenzil edilmesi ve kazada davacının koruma önlemlerini alıp almadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davayı kabul etmediklerini, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin 10-20 km/h hızla seyir halinde iken davacının hızla gelerek motorunu durduramadığını, müvekkilinin aracına sağ ön kısmından çarptığını, davacının asli kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 20.01.2016  tarihinde  davacının sevk ve idaresindeki ....plakalı motorsiklet ile davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı, davalı ...'in sevk ve idaresindeki .... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davalı sürücü ...'in %70 oranında, davacı sürücünün ise %30 oranında kusurlu oldukları, ATK'nın 18.10.2018 tarihli raporu ile davacının beden gücü kayıp oranının %3 ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 7 ay olarak belirlendiği, kusur oranları nazara alınarak davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 6.638,87 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 9.876,73 TL olarak hesaplandığı, davalı araç sürücüsünün TBK’nun 49. md. hükümleri ile davacının geçici ve sürekli maluliyet kaynaklı toplam 6.638,87 TL + 9.876,73 TL = 16.515,60 TL maddi zararından sorumlu bulunduğu, davalı ... şirketinin ise 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk-Trafik Sigortası Genel Şartları’nda belirtilen teminat türlerinden sadece 9.876,73 TL sürekli işgöremezlik zararından sorumlu bulunduğu, 6.638,87 TL geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığı, davalı ... sadece sürekli iş göremezlik zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kabulüne, 6.638,87 TL geçici, 9.876,73 TL sürekli işgöremezlik tazminatı toplamı 16.515,60 TL maddi tazminatın, davalı ...'ten 20.01.2016 kaza tarihinden itibaren, davalı ...Ş.’den 9.876,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olmak üzere ve 14.04.2016 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yürütülecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’ten 20.01.2016 kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda yürütülecek yasal faizi ile birlikte tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 18.07.2022 tarihli 2019/2154 E. 2022/1109 K. sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 26.07.2017 tarihli raporda 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının %3 oranında sürekli işgöremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin ise 7 ay olduğunun belirlendiği, kazanın gerçekleştiği 20.01.2016 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının maluliyeti ile iyileşme süresinin belirlenmesi gerekmesine rağmen, kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik sürelerinin belirlendiği,  öte yandan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.10.2016 tarihli raporda yürürlükte olmayan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının trafik kazasına bağlı olarak oluşan arıza nedeniyle sürekli işgöremezlik oranının %6.3, iyileşme süresinin ise 3 ay olarak hesaplandığı; kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporuna göre hesap raporu alınmasının hatalı olduğu; Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere geçici iş göremezlik zararı KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderleri arasında sayılamayacağından davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından da zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatı kapsamında sorumlu olmasına rağmen, geçici iş göremezlik tazminatının sadece davalı sürücüden tahsiline karar verilmesinin de isabetli olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ  : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, daha önce davacı adına düzenlenen ATK 3. İhtisas Kurulu'nun 26.07.2017 tarihli raporu ile Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 04.10.2016 tarihli raporu arasındaki çelişki giderilerek, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak davacının maluliyeti ve iyileşme süresinin tespiti yönünden Dokuz Eylül Üniversitesi adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 26.07.2024 tarihli raporda; davacının tüm vücut fonksiyon kaybı özür oranının %2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğu, 15 gün bakıcıya ihtiyaç duyduğu; ATK Trafik ihtisas Dairesinin 25.07.2018 tarihli raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %70 oranında, davacının %30 oranında kusurlu olduğu; 25.06.2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre davacının geçici iş göremezlik zararının 2.732,08 TL, sürekli iş göremezlik zararının 82.720,60 TL olduğu, davalı ...'in 08.06.2023 tarihinde vefatı nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 2.732,08 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 82.720,60 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 85.452,68 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere, davalı ... mirasçıları dahili davalılaran kaza tarihinden, davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 14.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... mirasçıları dahili davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine ait 04.10.2016 tarihli adli sağlık kurulunun % 6,3 oranındaki özürlülük raporu ve ATK Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 18.10.2018 tarihli %3 oranındaki özürlülük oranları dikkate alınmayarak uygun bir gerekçe de gösterilmeksizin usul ve yasaya uygun olmayan ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalının 26.07.2024 tarihli raporu dikkate alınarak  %2 özürlülük oranına göre hesaplama yaptırılması ve buna göre tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu raporun özenle düzenlenmediğini, ATK Adli Tıp 2. Üst  Kurulunun 18.10.2018 tarihli %3 oranındaki raporuna hiç değinilmediğini, ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 26.07.2017 tarihli raporundaki tespit ve görüşlerin rapora alınarak mütalaada bulunulduğunu, mahkemece taktir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ...Ş. vekili, ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile 9.876,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, işbu mahkeme ilamı uyarınca hükmedilen tazminat ve ferilerinin 27.06.2019 tarihinde davacı vekiline 19.717,00 TL olarak ödendiğini, istinaf kaldırma kararından sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.07.2024 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca %2 kalıcı maluliyet oranı ve 90 gün geçici iş göremezlik süresi tespit edildiğini, yeniden yapılan yargılama sonucunda 2.732,08 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 82.720,60 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı toplamı 85.452,68 TL tazminata hükmedildiğini, mahkemece müvekkili şirket tarafından yapılan kısmi ödemeye yasal faiz işletilerek bulunan güncel tutarın hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, bu yönetmeliğe uygun rapor düzenlemeye yetkili bir hastaneden verilmemiş olduğunu, meydana gelen arazın hareket kısıtlılığına ilişkin olduğunu, raporu tanzim edilen uzman hekimler arasında fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekim bulunmadığını, azalan maluliyet oranına göre aktüer hesabı yapılmadığını, %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı yapılması gerekirken progresif rant yöntemi ile aktüer hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi gideri kapsamında olması sebebiyle, 6111 sayılı Yasanın 59. ve geçici 1. maddesi gereği, müvekkili şirketin sorumlu olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı ... mirasçıları (dahili davalılar) vekili, gerekçeli kararda somut olay ile bağdaşmayan hatayı barındıran ibareler yer aldığını, gerekçeli kararın 4. sayfasında \"Dosyaya kazandırılan iş göremezlik raporuna göre davacının yaralanmasında zararın artmasına etkisinin olmadığı, davalılar tarafından da yaralanmanın davacının kusuru ile meydana geldiğinin ispatlanamadığı, belirlenen yaralanmanın niteliğine göre takdiren müterafık kusur indirimi yapılmamıştır.\" ifadesinin yer aldığını, oysa dosyada mevcut olan pek çok raporda söz konusu kemiğin yanlış kaynadığı veya mevcut durumun herhangi bir maluliyet gerektirmediğinin açık bir şekilde alanında uzman hekimlerce değerlendirildiğini, gerekçeli kararın 5. sayfasında \"Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında ölümlü trafik kazası nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat davasıdır.\"  şeklinde ifade bulunduğunu, oysa davaya konu trafik kazası sebebiyle herhangi bir ölüm gerçekleşmediğini, yine davacıların uğramış oldukları maddi zarardan söz edildiğini, oysa tek bir davacının bulunduğunu, ıslah dilekçesinin bedel arttırım dilekçesi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, HMK'nın 176. maddesinde \"Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.\" şeklinde düzenleme bulunduğunu, 25.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda kalıcı iş göremezlik döneminin geçici iş göremezlik dönemi sonundan başlatılıp 2025'in son gününe kadar hesaplandığını, oysa ki söz konusu rapordaki hesaplamanın rapor tarihi ile sınırlı olması gerektiğini, kırıkların yanlış veya geç kaynamasının sorumlusunun davacı olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinden kısa bir süre sonra çalışmaya devam ettiğini, tüm raporlarda, meydana gelen kırığın hatalı şekilde kaynadığının belirtildiğini, tedavi sürecinde davacının gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ... tarafından gerçekleştirilen ödemelerin faizi ile mahsubu gerektiğini, manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının varsayımsal olarak sakat kalma hali sebebiyle manevi tazminat istediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, karşı aracın sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat; ayırca sürücüden manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tBelirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. (Yargıtay 4. HD 20.05.2025 tarihli  2022/13608 E. 2025/8023 K.; 17. HD 04.11.2019 tarih 2017/2842 E. 2019/10129 K. sayılı kararları) Davalı ... mirasçıları (dahili davalılar) vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tDairemizin 18.07.2022 tarihli 2019/2154 E. 2022/1109 K. sayılı kaldırma ilamı üzerine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.07.2024 tarihli sağlık kurulu raporunda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 90 olduğu tespit edilmiş olup, anılan raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\tDavalı ...Ş. vekili, hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", Yasanın geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ....nın yükümlülüklerinin sona ereceği,\" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir.<br>\tYukarıda açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talebi yönünden sigorta  şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden mahkemece gecici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 4. HD 13.09.2021 tarih 2021/3454 E., 2021/4465 K. sayılı kararı). Davalı ...Ş. vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.  <br>\t Davalı ...Ş. vekili aktüerya raporunda %1,8 teknik faiz yerine progresif rant yönteminin uygulanmasının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E., 2021/3441 K.) Davalı ...Ş. vekilinin bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir.<br>\tDavacı vekili ve davalı Davalı ... mirasçıları (dahili davalılar)  vekilinin manevi tazminata ve miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 Esas - 1966/7 Karar sayılı ilamı) Somut olayda kaza nedeniyle oluşan maluliyet durumu, kusur oranları, kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacı vekili ve davalı ... mirasçıları (dahili davalılar) vekilinin manevi tazminata ve miktarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacı vekili, manevi tazminat isteminin kısmen kabul edilmesi nedeniyle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"Yargılama giderlerinden sorumluluk\" kenar başlıklı 326/2. Maddesindeki \"Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2024 tarih, 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. maddesindeki hükmün manevi tazminat davaları yönünden Anayasanın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiş ve bu karar 14.03.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ise de, söz konusu karar Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğinden, ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle iptal kararı henüz yürürlüğe girmemiş olmakla, ilk derece mahkemesince reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalı ... mirasçıları (dahili davalılar) yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>\t3-Davalı ...Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 5.837,22 TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.221,82-TL'nin davalı ...Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı ... mirasçıları (dahili davalılar ..., ... ve ...) yönünden istinaf karar harcı olan 6.520,37 TL'den peşin alınan 615,40 * 3 =1.846,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.674,17-TL'nin dahili davalılar ..., ... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/03/2026<br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8b6b8a194119783","SID":"a46cf63e146b65a5"}}