{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2021/547 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/211<br>DAVA\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 18/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2026<br><br>Mahkememizde görülen 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası ile müvekkiline üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin alacaklı ve borçlu şahısların arasındaki ticari ilişkide hiçbir şekilde yeri bulunmadığını, Kendisi ne borçlu olan gözüken firmaya ne de alacaklı olan firmaya borçlu olmadığını, Aralarında hiçbir şekilde alacak verecek ilişkisi olamamasına rağmen ve bunu alacaklı olarak gözüken --------- şti bilmesine karşın yine de müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderemeye devam ettiğini, Müvekkilinin İcra dairesinde borçlu olarak gözüken ---------- şti ile alacak- verecek ilişki içinde olması mümkün olmadığını, Hukuk da kural olarak ispat yükü dava açan tarafta olsa da menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklı üzerinde olduğunu,  İİk 89/1 gereğince haciz ihbarnamesi talebi yapan ve bu davanın açılmasına sebep olan alacaklı bu talebinin gerekçelerini açıklamak zorunda olduğunu, İş bu dosyada kesinlikle ve kesinlikle borçlu  --------- şti'nin malı elimizde olmadığı gibi kendilerine borcunun olmadığını, İş bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin --------- İcra Dairesi--------- sayılı takibinden ne alacaklıya ne de borçlu olarak gözüken şirkete  borcunun bulunmadığının tespitini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br><br>DELİLLER: Dava dilekçesi,  --------İcra Dairesi --------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları.--------Tereke dosyasının Uyap çıktıları. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, İİK'nin 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasıdır.<br>--------- sayılı ilamı ile davacının mirasçıları olan eşi -------- ve kızları -------- ile --------- mirası kayıtsız şartsız reddedilmesine ilişkin talebin kabulüne karar verildiği, kararın 03/01/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Davacı müteveffanın en yakın yasal mirasçılarının tamamının mirası reddettiği görüldüğünden; TMK 612/2 maddesi uyarınca en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın red olunması halinde terekeye temsilci atanması gerektiği nazara alınarak --------- sayılı dosyasına mahkememizce ihbarda bulunulmuştur.-------- sayılı dosyası ile; TALEBİN KABULÜ ile; -------- T.C. kimlik numaralı müteveffa ---------- mirası, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından Mahkememizin ------- Esas, -------- Karar sayılı kararı ile reddedildiğinden, terekenin 4721 sayılı TMK'nın 612 maddesi uyarınca İFLAS HÜKÜMLERİNE GÖRE TASFİYESİNE, Tasfiye memuru olarak ------- Barosu avukatlarından -------- tayinine,...\" karar verilmiştir.<br>Tasfiye memurunun atanması ile mahkememiz dosyasında taraf teşkili sağlanmıştır.Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.--------- sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında, 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davanın 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğu, davacının dava tarihinden sonra vefat ettiği, en yakın mirasçıların mirası reddettiği, somut olayda murisin terekesinin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memurunun atandığı, söz konusu kararın kesinleştiği, tasfiye memurunun atanması ile eldeki davada taraf teşkilinin sağlandığı, yerleşik yargı içtihatlarında belirtildiği üzere, görevli mahkemenin davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile mahkememizin görevli olmadığı kanaati ile görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin  görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli  mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,<br>3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli--------- Asliye  Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere ---------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,<br>5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,<br>Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak  verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.11/03/2026        </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f283f68b999a6d8","SID":"897de46f7730e6d3"}}