{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/548 Esas<br>KARAR NO: 2026/670 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2025/1031 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH: 07/01/2026 (Ara Karar Tarihi)<br>DAVA :Tanıma ve Tenfiz<br>KARAR TARİHİ: 02/04/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; tahkim yargılamasında hükmedilen hiçbir teminata bağlı olmayıp muaccel olduğu ileri sürülen borç nedeniyle aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulanlar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi ve yargılama giderinin karşı tarafa yüklenmesi talep etmiştir.  İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı 06/11/2025 tarihli kararı ile; \"İhtiyati haciz talebinin teminatsız olarak KISMEN KABULÜ ile İİK.nun 257 ve devamı maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulan karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, yukarıda karar başlığında belirtilen kabul edilen toplam TL karşılığı 15.073.054,09 olan alacak miktarı ki: 324.899,70 USD (TL karşılığı 13.691.273,35), 23.750 İSVİÇRE FRANGI (TL karşılığı 1.240.937,50 ), 353,84 EURO (TL karşılığı 17.161,24), 123.682 TL olmak üzere cinsi ve miktarı belirtilen bu alacaklara yetecek kadar miktarının İHTİYATEN HACZİNE, İhtiyati haciz talebinin dayanağı belgeler ve İİK. Madde 259/3 düzenlemesi birlikte gözetildiğinde takdiren TEMİNAT ALINMASINA YER OLMADIĞINA,\" karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.Davalı vekili İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasına vermiş olduğu 14/11/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; tenfiz edilmemiş yabancı hakem kararına bağlı olarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, tenfiz edilmediği için alacağın muaccel hale gelmediği, alacağın kesin olmasının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep edenin yabancı olması karşısında teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin mal kaçırma riski yönündeki iddialarının dayanaksız olduğu, söz konusu hakem kararının tenfiz şartlarının da bulunmadığı, hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğunu beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, aksi halde teminata bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; itiraza konu ihtiyati haciz kararına dayanak belgeler olan.... Noterliğinin ../11/2025 Tarih ve ... yevmiye nolu işlemle tercüme edilmiş 15/01/2025 tarihli nihai hakem kararı, ... Noterliğinin ./11/2025 Tarih ve ...yevmiye nolu işlemle tercüme edilmiş 04/08/2025 tarihli İsviçre Federal Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararı ile kararın kesinleştiğine ilişkin tasdikname; itiraza cevap dilekçesi ve eklerine göre davacının yabancılık unsuru yönünden teminattan bağışık olması, tenfiz davasında irdelenecek tenfiz şartlarının olup olmamasının ihtiyati haciz irdelemesi yönünden belirleyici bir etkisinin olmaması, ihtimale göre mevcut kapsam itibariyle yakın ispat kuralları içinde engel bir tenfiz şartı eksikliğinin varid olmaması, bu hususların esas hakkındaki yargılama ile aydınlanacak mahiyette olması, itirazların mahiyeti, icra dosyasının UYAP içeriği, yakın ispat kuralları, İİK. madde 257 düzenlemesi, dayanılan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların gerçekleşmiş olduğu, ihtiyati haciz kararında da belirtilen İİK. Madde 259/3 düzenlemesi doğrultusunda teminatın alınmamasının takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen itirazların yerinde olmadığı gerekçesi ile, İtirazın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.  <br>DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davacı tarafın alacağının henüz muaccel hale gelmediği, buna rağmen Yerel mahkemenin ihtiyati hacze ilişkin itirazları reddetmesi ve davacı tarafın İİK’nın 259/3. maddesi kapsamında teminattan muaf olduğunun kabul edilmesinin hukuken isabetli olmadığı, tenfiz edilmemiş yabancı hakem kararının tek başına ihtiyati haciz için yeterli delil sayılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesinin başlı başına hukuka aykırı olduğu, yabancı hakem kararı henüz tenfiz edilmediği gibi tenfizinin de mümkün olmadığı, kararın Türkiye'de icra kabiliyetinin bulunmadığı, bu sebeple alacağın muaccel olmadığı, mahkemece muaccel olmayan alacaklar için aranan ihtiyati haciz şartlarının ise kararda değerlendirilmediği, ki bu şartların mevcut durumda oluşmadığı, mal kaçırma, gizleme veya alacaklının haklarını ihlal etmeye yönelik hileli işlemler bulunduğuna dair herhangi bir somut delil dosyada mübrez olmayıp yabancı hakem kararına dayanan huzurdaki dosyada ihtiyati haciz gibi ağır sonuçlar doğuran bir tedbiri haklı kılacak seviyede herhangi bir delil olmadığı gibi, somut olay nezdinde ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığı, tenfiz edilmemiş bir hakem kararına dayanılarak, üstelik yabancı bir alacaklı lehine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesinin, ihtiyati haczin amacına ve teminat kurumunun koruyucu işlevine açıkça aykırılık teşkil ettiği, icra edilemeyen hakem kararı uyarınca verilen ihtiyati haciz kararı ile müvekkili zor durumda bırakılmış olup söz konusu kararın talep edilen aleyhine bozulması durumunda talep edilen işbu ihtiyati haciz kararı uyarınca müvekkilinin uğramış olduğu zararlara ilişkin teminat sunulması gerektiği,  5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinde dava açan yabancıların teminat yatırma yükümlülüğünün bulunduğu, Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında, yabancı tüzel kişilerin teminattan muaf tutulmasını öngören nitelikte bir uluslararası sözleşme veya açık bir karşılıklılık düzenlemesi bulunmadığından, Amerika Birleşik Devletleri Teksas eyaletinde kurulu davacı şirketin Türkiye’de açmış olduğu işbu davada yabancılık teminatından otomatik olarak muaf tutulmasının mümkün olmadığı, Amerika Birleşik Devletleri 1 Mart  1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesine taraf olmadığı gibi, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında teminat muafiyetini açıkça düzenleme altına almış herhangi bir uluslararası sözleşmenin de mevcut olmadığı, davacının dava dilekçesinde yer verilen İkamet Mukavelenamesi'nde yer verilen “en çok gözetilen ulus\" kaydının, bir ülkeye verilen imtiyazın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri için de uygulanacağını savunmanın hatalı olduğu, Yerel Mahkeme dosyası ile tenfizi talep edilen hakem kararına karşı süresi içinde iptal davası açıldığı, bu doğrultuda iptal davasına ilişkin kararın taraflara usulüne uygun biçimde tebliğ edilmemesi hâlinde, hakem kararının kesinleştiğinden ve bağlayıcı hâle geldiğinden söz edilmesinin hukuken mümkün olmayacağı, iptal davası kararının davada davacı asil müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş olmasının, kesinleşme sürecinin hukuken tamamlanmadığını gösterdiği, ayrıca tenfize konu hakem kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğu ve tenfiz koşullarını taşımadığı, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, yabancı hakem kararı ile hüküm altına alınan alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece değişik iş üzerinden açılan dosyada ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kısmen kabulüne, daha sonra aynı hakem kararının tenfizi talebi ile açılan davada ihtiyati haciz kararına karşı davalı vekilince yapılan itirazın ise yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 257/1. maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmü, İİK'nın 258/1. maddesinde ise; \"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" hükmü yer almaktadır. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Alacağın yaklaşık olarak ispatı için delil sunulması yeterlidir.İİK'nın 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye itiraz edebilir. Aynı Kanun'un 259. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları zarardan mesul ve HUMK'un  96. (HMK'nın 392.) maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak alacak  bir ilama dayanmakta ise  teminat alınmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanıyorsa mahkemece teminat alınmamasına da karar verilebilir.   5718 sayılı MÖHUK'un 60-63. maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizi düzenlenmiştir. 5718 Sayılı MÖHUK'un 60/1 maddesi uyarınca, “kesinleşmiş” ve “icra kabiliyeti kazanmış” veya “taraflar için bağlayıcı olan” yabancı hakem kararlarının tenfizine karar verilebilir. Aynı Kanun'un 48. maddesinde ise; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda oldukları kabul edilmiştir. Bu zorunluluk ancak taraflar arasında karşılıklı olarak muafiyet uygulanacağına dair bir anlaşmanın bulunması halinde geçerli değildir. Somut olayda; davacı tarafın, taraflar arasındaki 18 Ağustos 2021 tarihli ve........... numaralı milletlerarası mal satımı sözleşmesi ve akabinde imzalanan 5 Mayıs 2022 tarihli üçüncü ek sözleşme ile 3 numaralı ek sözleşmeyi tadil eden 11 Temmuz 2022 tarihli tadil sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık ile ilgili olarak UNCITRAL (Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu) Tahkim Kuralları 2021 çerçevesinde, üç kişiden oluşan Hakem Heyeti tarafından yürütülen ad hoc tahkim yargılaması sonucunda, ... numaralı ve 15 Ocak 2025 tarihli nihai hakem kararının verildiğini, bu kararın tahkim yargılamasının yapıldığı Cenevre'de davalı tarafça iptal davasına konu edildiğini ve İsviçre Federal Mahkemesi'nin 16/10/2025 tarihli kararı ile iptal davasının reddine dair kesin olarak karar verdiğini iddia ederek, hakem heyeti kararında lehine hüküm altına alınan alacaklar için ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, dava dilekçesi ekinde hakem heyeti kararını, İsviçre Federal Mahkemesi kararını, kesinleşme şerhini, apostil şerhlerini ve yeminli Türkçe tercüman tarafından yapılan Türkçe tercümelerini dosyaya sunduğu, yabancı hakem heyeti kararı ile davacı lehine bir kaç kalem alacağa hükmedildiği, söz konusu alacakların kesinleşmiş bir yabancı hakem heyeti kararıyla hükme bağlanmış, belirli ve muaccel alacaklar olduğu, ihtiyati haciz talebine konu yabancı hakem heyeti kararının tenfizine karar verilmemiş olmasının, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, somut olayda söz konusu alacakların varlığı ve miktarı yönünden kesinleşmiş hakem heyeti kararının yaklaşık ispat koşulunu sağladığı, alacakların vadesinin geldiği ve davalı tarafça rehinle teminat altına alındığı da iddia edilmediğinden ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, bu minvalde Mahkemece talebin kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan henüz tenfizine karar verilmemiş yabancı hakem kararı İİK'nın 38. maddesinde sayılan ilam niteliğindeki belgelerden değildir. Amerika Birleşik Devletleri 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmadığı gibi iki devlet arasında, vatandaşlarının diğer ülkede talep edecekleri ihtiyati haciz yönünden teminattan muaf tutulmalarına dair bilinen ikili bir anlaşma da bulunmamaktadır. (Bkz. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne ait \"www.......tr\" uzantılı internet adresindeki \"Yabancıların Teminat Yatırma Yükümlülüğü\" başlıklı açıklama). Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan anlaşma maddelerinden de, taraf ülke vatandaşlarının teminattan muaf olduklarına dair bir sonuç çıkarılması mümkün olmadığından Mahkemece, davacı alacaklının ileride haksız çıkması halinde davalı borçlunun ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları zararların tazmini bakımından İİK'nın 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararının teminatlı olarak verilmesi gerekirken teminat alınmamasına karar verilmesi isabetsiz olmuş, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce yeniden alacağın %20'si tutarında teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,<br> İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../01/2026 tarihli, 2025/.. Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle, <br>2-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 32.216.916,85 TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, <br>-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259. ve HMK 87. maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 32.216.916,85 TL alacak miktarının takdiren %15'ine tekabül eden 4.832.537,52 TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,  <br>-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına,  <br>3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 732,00 TL karar harcının talep halinde iadesine, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,  <br>5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"890b48c157bcf54f","SID":"42eec41ede2c5199"}}