{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:02/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:17/03/2022<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>GEREKÇE TARİHİ:02/03/2026<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/07/2018 tarihinde müvekkili ... 'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken davalılardan ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kendilerine çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkillerinin yaralandığını, kaza ile ilgili soruşturma dosyasının halen devam ettiğini, müvekkili ...'ın bir süre yoğun bakımda kaldığını, müvekkili ...'ın kaza nedeniyle ayağının 15 gün boyunca alçıda kaldığını, yüzünde ve kollarında kalıcı izler oluştuğunu, müvekkili ...'ın kafasında bir çok kırıklar oluştuğunu, gözlerinde bulanıklık, kulaklarında duyma kaybı bulunduğunu ve müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, kafatasında meydana gelen kırıklar nedeniyle çok fazla ağrılarının olduğunu, müvekkili ...'ın tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığını, davalı ...'ın kazadan hemen sonra olay yerinden kaçtığını, kazadan sonra tutulan kaza tespit tutanağına göre davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesini, müvekkili ... için 30.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı şahıslardan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın Sanayi Karakolu önünde karayollarının yapmış olduğu köprülü kavşakta meydana geldiğini, müvekkilinin üst geçitte seyir halinde iken davacı tarafın motosikletiyle bir anda belirdiğini, müvekkilinin davacı tarafa çarpmamak için sola doğru manevra yaptığını ancak davacı motosikletlinin sağ sol yaparak zikzak çizerek seyir halinde gittiğini ve şerit ihlali yaptığını, kazada karşı tarafa motosikletinin arka lambalarının yanmaması ve köprülü kavşakta meydana gelmesi, görüş istikametinin yetersiz olması nedenlerinden dolayı müvekkillerinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının gerekli ekipmanlarını da kullanmadığını, davacı tarafın talep ettiği tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminatın zenginleşme amacına yönelik olduğunu, kazadan sonra müvekkilinin davacı ile ilgilendiğini fakat tartışma boyutu arttığı için kavga çıkacak diye olay yerinden ayrıldığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalandığını ve kişi başına düşen teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, trafik sigortası genel şartlarına göre yapılan hesaplamalarda ölüm tablosu TRH 2010'un dikkate alındığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerektiğini, davacıların maluliyetinin Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacıların söz konusu kaza nedeniyle SGK'dan ödeme alıp almadığının sorulması gerektiğini, müvekkili şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının faiz talebinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren doğacağını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Davacı ... yönünden 16.06.2020 tarihli ATK raporunda 9 aya kadar geçici iş göremezliği olabileceği belirtilmiş ise de davacının dava dilekçesinde 2 ay geçici iş göremezliği bulunduğu beyanı nazara alındığında beyanı ile bağlı olduğu kabul edilerek 2 ay üzerinden hesaplama yapılması gerekmiştir. Yine davacının bakıcı gideri yönünden dava dilekçesinde talebi bulunmadığı, tedavi gideri talebini hastanelere ulaşım, ilaç, sair gider olarak belirttiği, 24.09.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında maddi tazminat talebi yönünden kalemler halinde açıklama yapılması için süre verilmesine rağmen verilen 28.10.2019 tarihli dilekçede de bakıcı yardımı aldığından bahsetmediği gibi bu kaleme yer vermediği, tedavi gideri olarak talebini yinelediği kabul edilmiştir. Davacı Atk raporundan sonra ilk kez aktüer hesaplamasına ilişkin talebinde bu kalemden bahsetmiş olmakla iddianın genişletilmesi kapsamında olan ve dava dilekçesinde olmayıp ıslah ile talebe konu edilen bu kısım yönünden ret kararı verilmiştir. Davacı ... aldırılan maluliyet raporu uyarınca kalıcı maluliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle bu talebi de yerinde görülmemiştir.<br>Anlatılanlara göre aktüer bilirkişi raporunda ilk 5,8 ay için yapılan hesaplama 2 aya oranlanmış ve bulunan 3205,82 TL den %20 müterafik kusur düşülmek suretiyle davacı ...'ın maddi tazminat alacağı 2564,66 TL olarak belirlenmiş ve fazlaya ilişkin talebin reddi gerekmiştir.<br>Davalı ... yönünden ise 16.09.2020 tarihli ATK raporunda davacının 3 aya kadar geçici iş göremezliği olabileceği belirtilmiş ve bu talep dava dilekçesindeki iddia ile uyumlu olmakla aktüer bilirkişice bu süreye göre hesaplanan tazminat hüküm altına alınmıştır. Yine bu davacının da bakıcı gideri yönünden dava dilekçesinde ve açıklama dilekçesinde talebi bulunmadığından, ıslah ile talebe konu edilen bu kısım yönünden ret kararı verilmiştir. Davacı ...'ın kalıcı maluliyeti ise %4 olarak tespit edilmiş olup, raporda kaza ile ilintili olup olmadığı net şekilde açığa kavuşturulmamıştır. Raporda olaydan  meydana gelmiş olabileceği gibi olayla da bağlantılı olabileceği değerlendirildiğinden bu yönde davacıların tanık listesinde bildirdiği ve aynı zamanda davacının akrabası olan tanık ...'in yeniden beyanı alınmış, tanık beyanında davacı ile kazadan  ve sonra beraber inşaatlarda çalıştığını kazadan  hiçbir sıkıntısı yokken kazadan sonra sıkıntıları başladığını bazı işleri onu idare ederek kendisinin yaptığına ilişkin beyanları nazara alındığında davacının kalıcı maluliyetinin kazadan kaynaklandığı vicdani kanaatine varılmakla aktüer bilirkişice yapılan hesaplama doğrultusunda geçici ve kalıcı tazminat alacağı hüküm altına alınmıştır. <br>Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede kusur durumu, davacıların kaza nedeniyle çektikleri acı ve gördükleri tedaviler, ekonomik sosyal durumları, paranın alım gücü nazara alınarak yaralanmanın boyutuna göre…” gerekçeleri ile; “1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE; A) Davacı ...  yönünden; 2.564,66 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihi 07/07/2018 den işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta yönünden 30/10/2018 tarihinden itibaren) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 07/07/2018 den işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B)Davacı ...  yönünden; 4.808,73 TL geçici iş göremezlik ve 72.919,29 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 77.728,02 TL nin  olay tarihi 07/07/2018 den işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta yönünden 30/10/2018 tarihinden itibaren) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 18.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 07/07/2018 den işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karara karşı taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki müvekkili yönünden bakıcı gideri tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, bakıcı gideri, yol masrafı, ilaç masrafı gibi giderlerin tedavi gideri kapsamında değerlendirildiğini, mahkemece dava ve talep açıklama dilekçelerinde tedavi giderlerinden bahsedilip bakıcı giderinden bahsedilmediği için bu kalem alacağın reddinin hatalı değerlendirildiğini, ayrıca müvekkili ... yönünden 9 aylık iyileşme süresi belirlendiği halde dava dilekçesinde 2 aylık geçici iş göremezliğin olduğunun beyan edilmesinden dolayı 7 aylık iş göremezlik yönünden taleplerinin reddedildiğini, dava dilekçesi ile her ne kadar 2 aylık süreçte çalışmadığı belirtilmiş ise de müvekkilinin iki aylık süreçten sonra da çalışamadığını, öte yandan her iki müvekkili yönünden hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğunu, davalı aracın ticari araç olup avans faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazada müvekkili ...’ın herhangi bir kusuru olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, davacıların kazadan kaynaklı sağlık sorunlarının bulunmadığını, maluliyet raporunda “…uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur…” denildiğini, tedavi süreçlerinin net rakamlardan oluşmadığını, buna bağlı olarak yapılan aktüerya hesabını da kabul etmediklerini, davacı ... yönünden belirlenen maluliyetin kaza ile ilintili olup olmadığının tam olarak tespit edilemediğini, mahkemece davacıların bildirdiği tanığın ikinci kez dinlenmesi ile maluliyetin kazadan kaynaklı olduğu değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların maddi ve manevi tazminat hak etmediklerini, her davacı için ayrı ayı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...’ın tespit edilen maluliyetinin kazaya bağlı gelişip gelişmediğinin tespit edilemediğini, belirlenen maluliyetin kazaya bağlı olarak gelişmediğinin tespiti halinde müvekkilinin sorumluluğunun olmayacağını, tazminat hesabında kullanılan TRH yaşam tablosu ile prograsif rant yönteminin ZMMS genel şartlarına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacı ...’ın ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, ceza dosyasının akıbetinin dosya kapsamı ile anlaşılamadığını, maluliyet raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda hazırlanması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda, hükme esas alınan kusur raporu, davaya konu kazaya ait görüntü kayıtları da irdelenmek suretiyle hazırlanmıştır. Ayrıca rapor kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile aynı doğrultuda olmuş, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Tazminat hesabında kullanın muhtemel yaşam sürelerinin TRH yaşam tablosuna göre hesaplanması yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusundadır. 1.8 teknik faiz sigorta genel şartlarında düzenlenmiş olup, 2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden %10 iskonto faizi uygulanarak yapılan hesaplamada hata bulunmamıştır. Öte yandan talep açıklama dilekçesinde de genel olarak sağlık gideri kapsamında değerlendirilecek bakıcı giderine yönelik herhangi bir açıklamada bulunmayan davacı vekili, bu kalem alacağı ıslah dilekçesi ile talep edemeyeceği ve dava dilekçesi ile açıkça müvekkili ... açısından çalışamama süresini iki ay ile sınırlandırılmakla mahkemenin bu hususlara ilişkin kabulünde bir hata bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu hususlara ilişkin istinaflarının reddi gerekmiştir.<br>Davacı ...’ın davaya konu kaza nedeniyle kaldırıldığı hastanedeki ilk tetkiklerinde sol ayağında ağrı şikayeti olduğu belirtilmiş, ayrıca hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’nin 26/08/2020 tarihli raporunda 07/07/2018 tarihindeki tıbbi belgelere değinilerek aynı hususa raporda yer verilmiştir. Akdeniz Üniversitesi Hastenesi’nde çektirilen davacı ...’a ait görüntüleme tetkiklerinin incelenmesinde, kaza tarihi olan 07/07/2018 tarihine ait sol ayak grafisinde, 10/09/2018 tarihine ait sol ayak grafisinde, 04/07/2019 tarihindeki her iki ayağa ait grafide patoloji izlenmediği ancak son grafi tarihi olan 04/07/2019 tarihinden on iki gün sonra 16/07/2019 tarihinde çekilen sol ayak bileğine ait MR’ında tibiotalar eklemde minimal efüzyon ve talus inferolateralinde kemik iliği ödemi izlendiği belirtildikten sonra sağ ayakta tespit edilen hareket kısıtlılığının olay tarihinde meydana gelmiş olabileceği gibi olaydan bağımsız olarak da meydana gelebileceği belirtilerek %4 oranında tüm vücut engellilik oranı olduğu tespit edilmiştir. Detaylarına yer verilen söz konusu raporda ve kaza sonrasına ait ilk hastane belgelerinde adı geçen davacının sol ayağından şikayetinin olduğu, ATK tarafından da değerlendirilen grafilerin yine davacının sol ayağına ait olduğu anlaşılmakla netice olarak sağ ayaktaki hareket kısıtlılığından dolayı tespit edildiği belirtilen engel oranının sağ ayaktan mı sol ayaktan mı kaynaklandığı, söz konusu hususun yazım hatasından mı ileri geldiği heyetimizce anlaşılamamış olup denetlenemeyen raporun hükme esas alınması yerinde görülmemiştir.  <br>Ayrıca kazada tarihi de dahil olmak üzere üç farklı tarihte çekilmiş grafilerde herhangi bir patoloji gözlemlenmemiş iken son grafiden yaklaşık iki hafta sonra çekilen grafideki bulgu ile engellilik oranının tespiti de doğru olmamıştır. <br>Öte yanda, dava konusu kaza nedeniyle davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığına dair yazılan müzekkereye, SGK tarafından, davacı ...’a 1.668,70 TL ödeme yapıldığı belirtilmesine rağmen bu miktar hesaplamada göz önüne alınmamıştır.  <br>Bunun yanı sıra kazaya neden olan davalı aracın kamyonet olduğu, davacı vekilince avans faiz talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir. <br>O halde mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle SGK ve ...’dan kaza tarihi ile inceleme tarihi arasında davacı ...’a ait varsa başvuru ve tedavi belgelerinin olup olmadığı sorularak ve dosyaya eklenecek tüm evraklar ile dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek öncelikle yukarıda yer verilen çelişkiyi giderecek şekilde eş deyişle davacının maluliyetinin sağ ayaktan mı sol ayaktan mı olduğunu tereddüte mahal vermeyecek ve gerekirse adı geçen davacının kaza nedeniyle araz kalan ayağına ait yeni tetkikler çekilerek yeniden maluliyet tespitinin yapılmasının istenmesi, bu husus netliğe kavuştuktan sonra dosyanın yeniden aktüerya bilirkişisine tevdi ile ...’ın oluşursa yeni maluliyet durumu ve davacı ...’a SGK tarafından yapıldığı anlaşılan ödemenin de güncellenerek düşülmesi ile belirlenecek tazminat miktarlarına davalı aracın kamyonet olması nedeniyle ticari faize hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. <br>Sonuç olarak, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, taraf vekillerinin manevi tazminata yönelik istinafının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraflar vekillerinin ayrı ayrı ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, <br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 02/03/2026<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4953ff64d4242736","SID":"83c569028e57a841"}}