{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/997 <br>KARAR NO:2026/425<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/11/2021<br>NUMARASI:2020/81  Esas  2021/1174 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), <br>DAVA TARİHİ:04/03/2020<br>BİRLEŞEN DAVA <br>(İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkememesi 2020/633 Esas)<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:18/03/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından üretilen \"... \" ürünlerindeki kalite probleminden kaynaklı 19.033,40 TL zarar oluştuğunu iddia ederek bu alacağa ilişkin yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; davacının istediği paketlenmiş ürünlerin talebi gibi ... Deterjan adlı şirkete Adana'ya gönderildiğini, ambalajlama malzemesinin dahi davacı şirket tarafından karşılandığını, malzeme kalitesinin davalı şirket ile bir ilgisi olmadığını, davacı tarafın fatura keserek zarar tespit edemeyeceği savunarak esas dava yönünden davanın reddini talep etmiştir. <br>KARŞI DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile ; müvekkili ile davalı şirket .... A.Ş. arasında ticari iş ilişkisi olup yıllardır beraber çalıştıklarını, müvekkilinin, davalı firmanın son siparişini de özenle hazırlayarak davalı tarafından  kalite kontrolleri yapıldıktan sonra davalıya teslim edildiğini, bu ürünlerin paketlemesinden ve tesliminden kaynaklı ödemenin müvekkiline yapılmadığını, taraflar arasındaki  bu ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap dökümlerinde karşı tarafın müvekkiline borçlu olduğunun bizzat görüldüğünü, müvekkilinin bu borç ilişkisine istinaden davalı şirkete cari hesap dökümlerine dayanarak 24/12/2018 tarihinde İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ile  ana para 20.184,70 TL faizi ile birlikte takip çıkışı 21.252,28 TL tutarında icra takibi yapıldığını, ancak davalı - borçlu şirketin kötü niyetli hareket ederek takibe 27/12/2018 tarihinde haksız şekilde itiraz ettiğini ve bu sebeple takibin durmasına sebep olduğunu belirterek, müvekkilinin alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama  giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile ; hak düşürücü süre itirazı ile dava şartı eksikliği itirazlarının ve zamanaşımı itirazının bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinin olmadığını, müvekkilinin davaya konu edilen şekilde bir borcunun bulunmadığını, davacının, davalısı olduğu İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/81 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davalarının devam ettiğini, bu dosya alacağı ile takas mahsup taleplerinin bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece,\" Karşı Dava Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davalı- Karşı Davacı vekili, dava dilekçesinde, siparişin ne kadar olduğunu, paketleme başı ne kadarlık ücrete anlaşıldığını, kaç paketleme işlemi yapıldığını, paketleme işlemi yapılan ürünlerin Davacı - Karşı Davalı'ya ne zaman teslim edildiğini belirtmediği, talebini son sipariş olarak nitelediği, ancak son sipariş ne olduğuna dair de yazılı bir belge sunmadığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, Davalı - Karşı Davacının ticari defterlerini de sunmadığı, anlaşılmakla Davalı- Karşı Davacının  21.252,28 TL alacağı bulunduğunu ispatlayamadığından, bu cihetteki davasının reddine karar verilmiştir. Esas Dava Yönünden Yapılan Değerlendirmede;  Davacı - Karşı Davalı tarafın Davalı tarafa ürünlerine paketleme işlemleri yaptırarak ürünleri ... firmasına teslim ettirdiği, daha sonra ürünlerin ayıplı olduğunu belirterek zarardan kaynaklı 19.033,40 TL fatura kestiği, Makine Mühendisi Bilirkişi ve Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, Söz konusu sıvı deterjanlara ait paketleme yaparken bir veya bir kaçının kapak kısımlarının seri üretimden kaynaklı ayıplı olarak üretilmesi nedeni ile akıntı yaptığı, davaya konu sıvı deterjan malzemelerinde sorun olmadığı, söz konusu problemin ambalajlamadan kaynaklanmış olduğu belirtilmişse de, tacirler arası satıma konu  paketlenmiş ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak oluşan zararın tahsili isteminde, 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Davacı- Karşı Davalının ürünleri teslim aldıktan sonra süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil sunmadığı, sadece zarardan kaynaklı yansıtma faturası kestiği anlaşılmakla, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından, satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı kuralı nedeniyle \" esas ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı-karşı davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere paketleme yaparken bir veya bir kaçının kapak kısımlarının seri üretimden kaynaklı ayıplı olarak üretilmesi nedeni ile akıntı yaptığı tespit edildiğini mevcut ayıp, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp olup sonradan anlaşıldığını, akabinde ayıp ve zarardan kaynaklı yansıtma faturası kesildiğine dair ekte yer alan  ihtarname çekildiğini, davalı tarafından yapılan on binlerce adet ambalajlamalar içerisinde meydana gelen ayıpların ne açık ne de olağan bir gözden geçirme ile anlaşılabilecek bir ayıp olmadığını, on binlerce adetin tek tek incelenmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığını ayrıca teslim alındığı sırada olmayan sızma, üretimdeki kalitesizlikten dolayı sonrasında oluşması durumu da pek tabi olan olup hal böyleyken mahkemece süresinde bildirim olmadığından bahisle davamızın reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Davalı-karşı davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından yapılan inceleme dava dilekçemizle birlikte sunmuş olduğumuz cari hesap dökümlerine bakılmadan yapıldığını, söz konusu muavin defterinde davacı şirketin, müvekkil şirkete 20.184,70 TL borçlu olduğu görüleceğini bu nedenle yerel mahkeme tarafından karşı davanın reddine karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; <br>Asıl Dava; davacı-karşı davalıya ait ürünlerin paketleme hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı hizmetin ayıplı verildiği iddiası ile uğranılan zararın tazmini, Karşı Dava; bakiye hizmet bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takiplere yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı-karşı davalının  \"...\" açıklamalı 19.033,40 TL tutarlı 17/09/2018 tarihli 1  adet faturaya istinaden 19.033,40 TL asıl  alacağın tahsili için  takip başlattığı, davalı-karşı davacının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı-karşı davalının cari hesap alacağına istinaden 20.184,70  TL asıl alacak, 1.067,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.252,28 TL  alacağın  tahsili için takip başlattığı, davacı-karşı davalının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Asıl Dava Yönünden ; Davacıya ait ürünlerin paketleme hizmetinin, davalı tarafça ayıplı verildiği iddiası ile uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir.Makine Mühendisi ile mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen 28/09/2021 tarihli müşterek raporda özetle ; \"Mali Yönden: dava konusu 17.09.2018 tarihli, 19.033,40 TL tutarındaki fatura davacı taraf ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, Davacı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden gönderilen 2018 Yılı Bs listesine göre dava konusu fatura davacı tarafından ilgili dönem Bs Formu ile beyan edildiği, davalı tarafın bağlı olduğu vergi dairesinden gelen 2018 Yılı Ba listesine göre dava konusu fatura davalı tarafından beyan edilmediği görüldüğü,Teknik İncelemede: Dava konusu ürünün ... sıvı deterjanlarına yönelik ambalajların uygun olarak üretilmemesinden kaynaklı olduğu, keşif mahallinde görülen küçük paket deterjan ambalajlarının gövde bölümüne yüksek basınç uygulansa dahi patlama durumu hariç ağız kısımlarından sıvı deterjanın dökülemeyeceği, dosya muhteviyatına sunulmuş olan test raporunda söz konusu sıvı deterjan paketlerinin sızdırmazlık oranlarının farklılık arz ettiği, ancak dosya muhteviyatına sunulmuş olan mukavva ambalajların dış kısmında sıvı deterjan akıntılarının bulunduğu ve söz konusu mukavvaların dış kısmında herhangi bir tahribat olmadığı, söz konusu deterjanların taşıma esnasında taşımadan kaynaklı bir akıntı oluşturmayacağı, dava konusu sıvı deterjanlara ait paketleme yaparken bir veya bir kaçının kapak kısımlarının seri üretimden kaynaklı ayıplı olarak üretilmesi nedeni ile akıntı yaptığı, davaya konu sıvı deterjan malzemelerinde sorun olmadığı, söz konusu problemin ambalajlamadan kaynaklanmış olduğu \" şeklinde tespit ve değerlendirmede bulunmuşlardır.Taraflar arasındaki paketleme hizmetine ilişkin sözleşme, eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesinde ayıba ilişkin hükümler, TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırılık halidir, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların olmaması veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/1. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene ederek varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekmektedir. TBK'nın 474/1. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin \"işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz\" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, TBK'nın 477/3. maddesine göre gizli ayıplarda ise gecikmeksizin yani öğrenir öğrenmez yapılması gerekir. Yine TBK'nın 477.maddesine göre eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder ayrıca iş sahibi gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır. Ayıp halinde iş sahibinin hakları ise TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını isteme veya ayıbın giderilmesini isteme şeklindedir. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması gibi hallerde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların, eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmadığı takdirde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Ayrıca eserin ayıplı olması halinde, ayıbın varlığının ihbarı, şekil koşuluna bağlı olmaksızın tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Yargıtay 15 Hukuk Dairesi'nin 11/07/2017 tarihli 2016/1549 E. 2017/2839 K. sayılı ilamında da aynı hususlara işaret edilmiştir. Somut olayda; davalı tarafından paketleme hizmeti verilen dava konusu sıvı deterjanlara ait paketleme yapılırken bazı ürünlerin kapak kısımlarının seri üretimden kaynaklı ayıplı olarak üretilmesi nedeni ile akıntı yaptığı, söz konusu hasarın ambalajlamadan kaynaklanmış olduğu anlaşılmakla birlikte hizmeti satın alan davacının, yasal süreler içerisinde gerekli kontrol ve incelemeleri yapmadığı, süresi içinde ayıp bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır. Nitekim söz konusu zararın, paketleme hizmeti verilen bazı ürünlerin kapak kısımlarının seri üretimden kaynaklı ayıplı olarak üretilmesi nedeni ile akıntı yapması nedeniyle gerçekleştiğine göre  mutad bir gözden geçirmeyle söz konusu ayıbın tespiti mümkündür. Davacı vekili her ne kadar ambalajlanmış  on binlerce ürünün tek tek incelenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mevcut ayıp, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılmayacak bir ayıp olduğunu ileri sürmüş ise de zarara konu \"...\" açıklamalı 19.033,40 TL tutarlı 17/09/2018 tarihli fatura incelendiğinde; birim fiyatı ile 100.000,00 adet ürün üzerinden zarar miktarı hesaplanmıştır. O halde  100.000 adet ürünün ayıplı olduğu iddia edildiğine göre tek tek inceleme yapılmadan sondaj usulü gözden geçirmeyle de söz konusu ayıbın tespiti mümkündür. Bu nedenle TBK 477/3 maddesi uyarınca davacı iş sahibinin gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi durumunda eseri mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağından  hizmetin ayıplı verildiği iddiası ile uğranılan zararın tazmini talepli açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Karşı Dava Yönünden; Davalı-karşı davacı; davacı-davalı tarafa verilen paketleme hizmetinden dolayı 20.184,70 TL cari hesap alacağı bulunduğunu iddia etmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi ve HMK. 190 Maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunda belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. O halde davalı-karşı davacı, paketleme hizmetinden kaynaklı 20.184,70 TL cari hesap alacağı bulunduğunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak dava dilekçesi ekindeki cari hesap eksterisi dışında dosyaya sunulan delil bulunmadığı gibi bilirkişi incelemesi için davalı-karşı davacı, ticari defterlerini de sunmamıştır. İbraz edilen cari hesap ekstresi ispata yeterli olmadığından ispatlanamayan karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1.Davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince taraflarca yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf talebinde bulunan her bir davacı yönünden alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf  karar harcından, davacı/karşı davalı  ... Şirketi ile davalı/karşı-davacı ... tarafından yatırılan  80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin  davacı/karşı davalı  ... Şirketi ile davalı/karşı-davacı ...'den ayrı ayrı tahsili  ile hazineye irat kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85ccceb0b0ccf3ba","SID":"96bf2c4a6f190617"}}