{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/01/2026 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: ...D.İş Esas ...D.İş Karar<br><br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN: ...-T.C. Kimlik no:...-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-...<br>KARŞI TARAF\t: 1-...-T.C. Kimlik no:...-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-...<br>KARŞI TARAF\t: 2-... <br>VEKİLİ\t: Av. ...-...<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle;  25/08/2025 tanzim tarihli 20/11/2025 vade tarihli ve 55.000,00 EURO tutarlı bononun borçlu tarafından müvekkiline vadesinde ödenmediğini, bononun bütün talep ve ihtarlarına rağmen halen ödenmediğini, mahkemenin belirleyeceği teminatı yatıracak olup alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak borçlunun kaçma teşebbüsü içerisinde bulunduğunu belirterek, borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 27/11/2025 tarihli değişik iş kararında; yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, 2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince borçlular ...'in ve  ...'nin 55.000 EURO-luk (Talep tarihi olan 26/11/2025 tarihi itibariyle TCMB Merkez Bankası Kurları Göstergelerine göre 1 EUR = 49.1975 TL X 55.000 EURO = 2.705.862,50-TL) borçlarına ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, 2004 sayılı İİK.nun 259/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.nun 84 vd. maddeleri gereğince mahkemece takdir edilen ihtiyati hacze konu 55.000 EURO-(Talep tarihi olan 26/11/2025 tarihi itibariyle TCMB Merkez Bankası Kurları Göstergelerine göre 1 EUR = 49.1975 TL X 55.000 EURO = 2.705.862,50-TL'nin % 15 i olan 405.879,37-TL'nin ihtiyati haciz isteyen tarafından nakit meblağ olarak mahkeme veznesine yatırıldığı veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkemeye sunulduğu takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyene verilmesine karar verilmiştir.<br>Karşı taraf... Yapı İnşaat Ticaret A.Ş. Ve ... vekili itiraz başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketi ile talep eden arasında, 14/02/2025 tarihli, İş Ortaklığı ve İpotek Protokolünün akdedildiğini, işbu Protokolün 1.1. maddesi uyarınca, müvekkil şirket ile talep eden arasında, müvekkili şirket tarafından inşa edilen bir projeyle ilgili olarak ... İş Ortaklığı isimli adi ortaklık kurulduğunu, sözleşmenin devam eden maddelerinin ise, bu ortaklığa talep eden tarafından getirilecek sermayenin kendisine geri ödenmesine ilişkin hükümleri ihtiva ettiğini,  görev itirazlarının bulunduğunu, müvekkillerinin talep edene, ihtiyati haciz talebine konu edilen senet bakımından herhangi bir muaccel borcu bulunmadığını, ihtiyati haciz talebine konu edilen alacağın aynı zamanda rehinle temin edildiğini belirterek, ihtiyati haciz talep edenin ihtiyati haciz talebine konu ettiği senedin esasen taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi kapsamında muaccel olmayan bir alacak için teminat senedi olarak düzenlenmiş olduğu, feshedilmemiş ve tasfiye edilmemiş bir adi ortaklıkta ortaklıkların birbirlerinden veya ortaklıktan muaccel bir alacağının varlığından bahsedilemeyeceği bu kapsamda alacağın yargılamayı gerektirdiği gözetilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına, taraflar arasındaki ana ilişki kapsamında tesis edilen ipotek rehniyle talep edenin muhtemel alacakları da rehinle temin edilmiş olduğundan ve bu husus talep eden tarafından verilen ifade ile ve whatsapp yazışmalarıyla açık bir şekilde tespit edilmiş olduğundan \"rehinle temin edilmemiş para alacağı\" şartını taşımayan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. <br> İlk derece mahkemesi 07/01/2026 tarihli değişik iş ek kararında,  dosya kapsamında verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu, verilmesi gereken şartları taşıdığı, itiraz nedenlerinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir hususlardan olmadığı yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle,  itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Karşı taraf...Yapı İnşaat Ticaret A.Ş. Ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itiraz başvuru dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, talep eden tarafından, ihtiyati haciz talebine konu senedin kayıtsız şartsız bir borç taahhüdü içeren bir kambiyo senediymiş gibi ihtiyati haciz talebine ve kambiyo takibine konu edilmiş ise de, esasen işbu senedin taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi kapsamında talep eden tarafından yapılan sermaye katkıları için düzenlenen bir teminat senedinden ibaret olduğunu, talep edenin senedi baskı altında müvekkillerinin düzenlemesini sağladığını, protokol incelendiğinde yapılan ödemelerin sermaye ödemesi olarak yapıldıklarının hüküm altına alındığı ve adi ortaklık ilişkisinin doğal sonucu olarak, herhangi bir şirket ilişkisinde söz konusu olacağı gibi, sermaye iadesinin ancak ve ancak adi ortaklığın feshedilmesi halinde gündeme gelebileceği açık olduğundan, sermaye iadesi talep etme hakkının protokolde kararlaştırılan fesih sebebinin gerçekleşmesi halinde gündeme geleceği konusunda anlaşma sağlandığının aşikar olduğunu, bu kapsamda talep edenin akdedilen protokole istinaden müvekkili şirket hesabına gerçekleştirdiği ödemelerin iadesi talep etmesinin hukuken \"sermaye iadesi\" niteliğinde olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, talep edenin müvekkilini yabancı olmasından da istifade etmek suretiyle, müvekkili şirketi vadesi gelmemiş bir alacakla ilgili olarak teminat amaçlı olarak düzenlediklerini söyleyerek yanıltmak suretiyle kendisine sadece tutarların yazılı olduğu boş senetler verilmesini sağlamak suretiyle aldattığını ve daha sonra da bu senetlerle baskı altına almaya çalıştığını, adi ortaklığın ancak kanunda sayılan hallerde sona ereceğini, kanunun amir hükmü çerçevesinde, adi ortaklığın ancak kanunda sayılan hallerde sona ereceğinin net bir şekilde anlaşıldığını,  huzurdaki dava dayanağı Protokol hükümleri değerlendirildiğinde ise huzurdaki ihtilaf bakımından, ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın Protokol’ün 1.2. maddesinde açık bir şekilde kararlaştırıldığı üzere; “Müvekkil Şirket’in yüklenici sıfatı bulunduğu ... inşaatlarının tamamlanması, iskan alınması ve harç ile diğer gerekli harcamaların karşılanması” olmasına rağmen henüz bu amacın gerçekleşmediği, ortakların ölümü durumunun söz konusu olmadığı müvekkili şirket faaliyetlerine devam ettiği gibi talep edenin de sağ olduğu, herhangi bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiye payının cebri icrayla nakde çevrilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ortaklığın sona erme süresinin müvekkili şirkete ait ilk villanın satışının gerçekleştirilmesi olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen henüz böyle bir durumun da söz konusu olmadığı, gerçekleştirilen bir satışın söz konusu olmadığı, ortaklık sözleşmesinde haklı sebep dışında fesih bildirme hakkının herhangi bir ortağa tanınmamış olduğu, yine aynı şekilde ve son olarak herhangi bir haklı sebep durumunun da söz konusu olmadığını, müvekkilinin tek hatasının ihtiyati haciz talep edene güvenmek olduğunu, talep edene karşı ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında, tüm borç alacak ilişkisi kapsamında düzenlenen senetler bakımından ve yine sözleşme kapsamında verilen teminatın nakde çevrilmesi bakımından henüz borcun muaccel olmamasına dayalı olarak menfi tespit davası açıldığını, işbu davada senetler nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ve .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin iptali talep edildiğini, bu kapsamda müvekkillerinin henüz feshedilmemiş ve tasfiye edilmemiş adi ortaklık bakımından talep edene muaccel bir borcu bulunmadıkları gözetilerek, işbu adi ortaklık sözleşmesi kapsamında düzenlenen senede dayalı olarak verilen ve yargılamayı gerektiren alacak bakımından tesis edilen ihtiyati haciz kararının öncelikle bu sebeple kaldırılmasını talep ettiklerini,  ihtiyati haciz talebine konu edilen alacağın, aynı zamanda rehinle temin edildiğini, ihtiyati haciz talebine konu edilen senedin, izah edilen ilişki kapsamında adi ortaklık ilişkisine talep edenin sermaye katkılarına istinaden tesis edilen teminat senedi olduğunu, halihazırda taraflar arasındaki ana sözleşmeye istinaden, müvekkili şirketin ödeme borcunun doğmadığını, adi ortaklığın fesih ve tasfiye edilmediğini, talep edenin senedin farklı bir borca istinaden verildiğini ileri sürerse, bunu ispat etmek, borcun kaynağını açıklamak zorunda olduğunu, kaldı ki talep eden ve vekilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyasında verdikleri ifadede, senetlerin de adi ortaklık ilişkisine istinaden düzenlendiğini açıkça ikrar ettiklerini, senetlerin geçersiz olmasının birçok sebebi olduğunu, teminat senedi oldukları gibi aynı zamanda zaten henüz doğmamış bir borç için baskı altında düzenlenmiş senetler olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğunun sabit olduğunu, adi ortaklığın haklı nedenle feshinin, ancak mahkeme kararıyla mümkün olduğunu, tasfiyenin de mahkeme eliyle yürütüleceğini, aynı şekilde adi ortaklıkta sermaye iadesinin de, hukuken haklı nedenle fesih isteme sonucunu doğuracağını, sermaye iadesi talebinin, feshedilmeyen bir adi ortaklıkta söz konusu olamayacağını, müvekkillerinin ihtiyati haciz talep edene hiçbir muaccel borcunun bulunmadığını,  talep eden tarafından ipotek takibi başlatılmış olduğu gibi, kötüniyetli bir şekilde, dava açmadan önce haberdar olmalarını engeller şekilde, dava konusu senetlerden bir tanesini de icra takibine konu ederek tahsil ettiğini, sonrakileri de kuvvetle muhtemel şekilde edeceğini, üstelik ilerleyen safhalarda daha da ayrıntılı bir şekilde izah edileceği üzere, talep eden tarafından yapılan sermaye katkısından bir tanesine ilişkin sözleşmenin de müvekkili şirket bakımından iş yapılmadığı için feshedildiğini, yani talep eden tarafından, yapılan sözde sermaye katkısının bir kısmı olan bu iş için ödenen bedelin de sözleşme feshedildiği için iadesinin gündeme geleceğini, bu kapsamda müvekkili şirketin talep edene esasen muaccel hiçbir borcu kalmadığını, hatta talep edenin ödediği ve kullanılan sermaye tutarından fazlasını talep edene ödemiş durumda olduğunu, talep edenin gerçekleştirdiği ödemelerden biri olan Serin İnşaat ödemesinin de sözleşmenin feshi nedeniyle iadesinin talep edileceğini, bundan sonraki senetlerin tamamen yıllık %80 oranındaki fahiş EURO faizini karşılamaya yönelik senetler olduğunu, kaldı ki aynı borç için müvekkilinin yaşadığı ev üzerine, talep eden lehine ana sözleşmeye istinaden ipotek de tesis edildiğini, talep edenin ihtiyati haciz kararına infaz etmesine müsaade edilirse, talep eden aynı zamanda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmış olmasına rağmen, kambiyo takibi vasıtasıyla müvekkilleri aleyhine haciz baskısıyla sebepsiz zenginleşebileceğini, başka bir anlatımla, zaten tefecilik suçu teşkil ettiğini düşündükleri ve bu yönden de ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yasal yollara başvurdukları dava dayanağı Protokol nedeniyle sebepsiz zenginleşmiş haldeyken, bir de hukuka aykırı şekilde başlattığı ipotek takibi yetmezmiş gibi, müvekkili şirketi ve senede aval olan müvekkilini hacizle de baskı altına alabilmek amacıyla kambiyo takibine de giriştiği için mükerrer tahsilat imkânı da gündeme gelebileceğini, talep edenin .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlattığı ipotek takibiyle, sözleşmeden doğacak borcun zaten teminat altında olmasına rağmen, ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında kambiyo takibi başlatarak müvekkil şirketi ve müvekkili ihtiyati hacizle baskı altına almaya çalıştığını, yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararını bu dosyada infaz ettiğini, bu kapsamda taraflarınca .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında, ipotek takibinden sonra kambiyo takibi başlatılamayacağı gerekçesiyle takibin iptali davası da açıldığını, işbu dosyada tedbir taleplerinin kabul edildiğini ve takibin teminatsız olarak durdurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklı alacak için ihtiyati haciz talebine ilişkindir.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati  haciz, alacaklının  bir  para  alacağının  zamanında ödenmesini  güvence altına almak  için  mahkeme  kararı ile  borçlunun  mallarına (önceden) geçici  olarak el  konulmasıdır.  <br>İhtiyati haciz HMK'nın  406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise  İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu  maksatla  alacaklının  haklarını ihlâl eden  hileli  işlemlerde  bulunursa; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa  borç  yalnız  borçlu  hakkında  muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. <br>Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.<br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, alacağın kaynağının kambiyo senedine olduğuna, bu şekilde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir alacak bulunduğu hususunda yaklaşık ispatın sağlandığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.İş Esas... D.İş Karar sayılı dosyasında verilen 07/01/2026 tarihli ek karara karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Karşı taraf, tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/03/2026\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2b236625e0003f4","SID":"018b55a73702918b"}}