{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/189 <br>KARAR NO:2026/400<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO:2019/507 <br>KARAR NO:2021/865<br>KARAR TARİHİ:22/11/2021<br>DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)<br>KARAR TARİHİ:18/03/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... AŞ'nin Sakaryada ticari faaliyet gösterdiği adreslerdeki rizikoların müvekkili nezdinde 01/05/2017 tarih ve ... nolu ... Poliçesi ile teminat altına alındığını, Sigortalı firmanın ... Erenler/Sakarya adresindeki işyerinin bodrum katında bulunan deposuna üst kat otopark girişinde bulunan davalı ...'ya ait soğutma tesisatında meydana gelen kaçaktan dolayı zaman içinde sızan sular sebebiyle sigortalı emtiasının hasar gördüğünü, hasarın meydana gelme sebebi araştırılırken ... AVM yönetimi ve ... mağaza müdürü ile irtibata geçildiğini ve davalıya ait klima santralinin soğutma sistemindeki radyatör iç tesisatındaki boruda kaçak olduğu ve sızıntının da bundan kaynaklandığının tespit edildiğini, sigortalının başvurusu üzerine 15/12/2017'de ekspertiz incelemesi ile işyerinin deposunda bulunan muhtelif ev eşyasının zarar gördüğünün tespit edildiğini, müvekkili şirket ekspertiz raporuna istinaden 22/02/2018 tarihinde sigortalısına 17.900,00 TL ödeme yapıldığını, ödediği tutar kadar sigortalısının haklarına halef olduğundan İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının müvekkili şirketin kusuru olduğunu ve zarar ile kusur arasındaki illiyet bağını ispatla mükellef olduğunu, ekspertiz raporundaki hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin dava konusu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin klima tesisatında herhangi bir kaçak olmadığını, ekspertiz raporunun olaydan 4 ay sonra düzenlendiğini ve hasarın sebebinin ise tahmini olarak belirtildiğini, sigortalı tarafından süresi içinde sigortacıya başvurulmayarak zararın oluşumuna/artmasına sebebiyet verildiğinden müterafik kusurunun bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat tutarı bakımından ekspertiz raporunda yer alan miktarların rayice uygun olup olmadığının net olarak tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; \"... Tüm dosya kapsamından davacının sigortalısına ait emtiaların zarar görmesinde davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış, hasarlanan ürün bedeli olarak davacı tarafça dava dışı sigortalıya 22/02/2018 tarihinde 34.229,00 TL ödeme yapıldığı, davacının bunun üzerine ödediği bedeli İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında rücuen davalıdan talep ettiği, dosyaya alınan dosya kapsamına ve bilimsel gerçekleri uygun olması sebebiyle itibar edilen bilirkişi raporunda davaya konu ürünlerin hasar görmesinde davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından süresinde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkillerine başvurulmadığı belirtilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu ile de tespit edilen ekpertiz raporunda da belirtildiği üzere, 16/08/2017 tarihinde meydana gelen olayla ilgili yapılan ekpertiz çalışması ... AVM yönetimi yetkilisi Sn. ... Bey (..., ...), ... mağaza müdürü Sn. ... Bey (..., ...) ve sigortalı firma müdürü Sn. ... Bey (..., ...) davet edilerek tüm tarafların katılımı sağlanarak gerçekleştirilmiş olup, davalının bu yönündeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının sigortalısının zarar miktarının 34.229,00 TL olduğu, bahse konu bedelin kadri maruf olduğu kanaatine varılmış ve dolayısıyla davacının, davasını ispat ettiği...\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek icra inkar tazminatı istemi reddedilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, yerel mahkemece hasardan 4 ay sonra ihbar ve ekspertiz talebinde bulunulmuş olmasının ihbar yükümlülüğüne uygun olduğu sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, hasar gören malların hasar tarihindeki rayiç değerinin tespit edilmemesi hukuka aykırılık oluşturduğunu zira zarar gören malların rayiç değerini aşan ödemeler yönünden müvekkil şirkete rücu edilemeyeceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından 34.229,00 TL asıl alacak, 2.605,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.834,85 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 21/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28/09/2018 tarihinde itirazı üzerine takibi durdurduğu, davanın İİK 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir.Dava dışı ... A.Ş., ...Poliçesi ile 01/05/2017-2018 tarihleri arasında davacı şirket nezdinde sigortalı olup dava konusu olay 16/08/2017 tarihinde meydana gelmiştir. Dava dilekçesinde sigortalıya 17.900,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de dosya kapsamında yer alan ödeme dekontuna göre 22/02/2018 tarihinde 34.229,00 TL ödendiği tespit edilmiş ayrıca işbu davanın 36.834,85 TL üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir.Davalı vekili görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı ile dava dışı sigortalı tacir olduğundan asliye ticaret mahkemesi görevli olup bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Ekspertiz raporunda; \"Tarafımızca olay yerinde yapılan incelemelerde su sızıntısına neden oldugu ifade edilen otopark katındaki klima santral dairesine girilmiş, ekspertiz çalışmasında ... AVM yönetimi yetkilisi Sn. ... Bey..., ... mağaza müdürü Sn. ... Bey... ve sigorlali firma müdürü Sn. ... Bey davet edilerek tüm tarafların katılımı ile ekspertiz çalışması yapılmıştır. ...AVM yönetimi ve ... mağazası müdüründen alınan bilgilerde, ... mağazası soğutma sistemini oluşturan ... marka. ... 12.10 model/tip, 2007 yılı imali klima santralinin radyatör iç tesisatindaki boruda kaçak oldugu, onarımın yapılmış olduğu, klima santralinin  faal şekilde çalıştırıldığı  öğrenilmiştir. ... AVM yönelimince hasar günü, sigortalı  firma bildirimi üzerine acilen müdahale edildigi, onarımların yapıldığı sigortalı mobilya deposunda hasarın azaltılması için düzenek kurulduğu ögrenilmistir.Mobilya deposunda AVM yönetimi tarafindan kurulan düzenek görülmüstür.Hasarın nasıl oluştuğu incelendiğinde, klima santral radyatör soğuk su besleme hortumundaki kaçaktan dolayı otopark zemin katında bulunan klima santral odası zeminin su ile dolduğu, zemine sirayet eden suların bir alt kattaki sigortalı mobilya deposu tavanında damlayarak hasara neden olduğu anlaşılmış ve tespit edilmiştir. Sigortalı öncelikli olarak hasarın giderilmesi için, hasara yol açan AVM yönetimi ve ... firması ile görüşmüş ancak hasarlı tesisatın AVM yünetimine mi yoksa ... mağazasına mı ait olduğu konusunda mutabakat sağlanamadığı için, hasar tarihinden çok sonra sorunun çözümü için hasar dosyasının açıldığı öğrenilmiştir. Yerinde yapılan ve tüm tarafların davet edildiği ekspertiz çalışmasında hasara konu tesisatın ... mağazasına ait olduğu tespit edilmiş, ... mağaza müdürüne rücu konusunda bilgi verilmiştir...\" tespitlerine yer verilerek hasara konu emtialar incelendiğinde, hepsi kutu içinde de-montaj halde bulunan,  ahsap sunta çalışma masası, gardrop, kitaplık, dolap vb gibi emtialarda kısmi ıslanmalar nedeniyle hasar olduğu, müşteriye sunulamayacağı için satış özelliğini yitirdiği, söz konusu emtiaların alış faturalarının incelendiği ayrıca sovtaj çalışmalarıın da yapıldığı belirtilmiş, toplam hasar tutarı 37.619,00 TL olup 3.389,83 TL sovtaj düşülerek 34.229,00 TL hasar hesap edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür.  (Prof. Dr. Fikret Eren, Dr. Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II, s.1059).  Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara, 1967, s. 89). TBK'nın 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiilden söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğması, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmekte olup sayılan dört unsurun birlikte bulunması zorunludur. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemez.Ekspertiz tarafından inceleme, AVM yönetimi yetkilisi, davalı mağaza müdürü ve sigortalı firma müdürünün katılımı ile yapılmıştır. Tarafların beyanlarına göre olayın gerçekleştiği 16/08/2017 tarihinde sigortalı yetkililerin hasarı AVM yönetimine bildirdiği, olay günü acilen müdahale edilerek hasarın azaltılması için gerekli önlemlerin alındığı anlaşılmıştır. Ayrıca hasarın davalı şirkete ait klima santralinin iç tesisatındaki boruda oluşan kaçak nedeniyle su sızıntısının önce zemine ardından alt katta bulunana sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu oluştuğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin kanaati de hasarın anlatılan şekilde gerçekleştiği yönündedir. Davalı taraf her ne kadar hasarın yasal süre içerisinde sigorta şirketine ihbar edilmemesi sebebiyle sigortalının hasarın artmasına sebebiyet verdiği bu nedenle müterafik kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, hasar günü sigortalının AVM yönetimi ile görüşerek hasarın artmasını önlemek adına gereken önlemleri aldığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda oluşan hasar ile sebebin uyumlu olduğu tespitlerine yer verildiğinden davalı tarafın sair istinaf sebeplerinin de reddi gerekmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu,ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br> 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 584,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 147,45 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"accd4a4883a32522","SID":"566ac82f37fd8806"}}