{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/290 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/155<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/04/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 03/03/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... arasında güven ilişkisine dayalı ticari ilişki kurulduğunu, davalının araç takası ve banyo aksesuarları ile batarya teslimi vaadinde bulunduğunu, kendisini ..., ... ve eşi adına kurulu ... Ltd. Şti. gibi işletmeler üzerinden güçlü ve itibarlı bir tacir olarak tanıttığını, bu güven ortamı nedeniyle müvekkilin çeşitli tarihlerde çekler düzenlediğini, ancak davalının vaat ettiği hiçbir mal ve hizmeti teslim etmediğini, araçların fiilen gösterildiğini fakat devirlerinin yapılmadığını ve sonrasında ortadan kaybolduğunu, dava konusu  ...  Şubesi’ne ait ... numaralı, 30.04.2025 vadeli, 1.000.000 TL bedelli çekin mal teslimi karşılığı olarak verildiğini ancak karşılıksız kaldığını, çekin halen davalının elinde bulunduğunu ve icraya konulma tehlikesi bulunduğunu, davalının ..., ... ve ... ile birlikte organize ve hileli şekilde hareket ettiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma başlatıldığını ve davalı hakkında yakalama kararı bulunduğunu, müvekkilin bazı çekleri ticari itibarını korumak amacıyla ödemek zorunda kaldığını ancak bunun diğer çeklerin geçerli olduğu anlamına gelmediğini, dava konusu çekin icraya konulması halinde müvekkilin banka hesaplarına haciz uygulanacağını, kredi notunun düşeceğini ve telafisi güç zararlar doğacağını beyan etmiş,... Şubesi ... numaralı 30.04.2025 vadeli 1.000.000 TL bedelli çekin bedelsiz olduğunun tespitine, dava sonuna kadar icraya konulmaması ve tahsilinin engellenmesi amacıyla teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>Dava; İİK m.72'ye dayalı, çeke ilişkin bedelsizlik iddiasına dayanan, ihtiyati tedbir talepli menfi tespit davasıdır.<br>Yargılamanın başından itibaren davalının bilinen adreslerine yapılan tebligatların iade döndüğü , en son Nüfus Müdürlüğüne güncel adresinin tespitine yönelik yazılan müzekkereye son adresinin \"yanan / yıkılan formu nedeniyle yıkıldığı, başka bir adres beyanında da bulunmadığı\" şeklinde belirtildiği ve tüm araştırmalara rağmen davalıya ulaşılamaması nedeniyle ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup davacı vekiline 23/09/2025 tarihli celsede davalının tebliğe yarar adresinin bulunmaması nedeni ile ilan metni düzenlenerek ve dava dilekçesi ile bir sonraki celsenin ön inceleme duruşması olarak yapılacağının davalıya ön inceleme ihtarını içerir yeni ön inceleme duruşma gün ve saatinin ilanen tebliğ edilmesine, basın ilan kurumuna müzekkere yazılmasına, ilanen tebligat masraflarının bildirilmesi halinde ücretin yatırılması için davacı vekiline tebligat ile bildirim yapılmasına ve ücret yattığından ilanın yapılması için basın ilan kurumuna yeniden müzekkere yazılmasına karar verildiği , davacı vekilince gerekli masraf yatırılmadığından ilanen tebligat yapılamadığı , bu sefer mahkememizce 16/12/2025 tarihli celsede basın ilan kurumu tarafından belirlenen 26.208,00-TL gider avansını dosyaya yatırmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, yatırılmaması durumunda taraf teşkili sağlanamayacağından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtar edildiği , verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde davacı vekilince ara karar yerine getirilmediği gibi herhangi beyan ve talep dilekçesi de sunulmadığı anlaşılmış olmakla ,<br>6100 sayılı HMK'nun 114/1-d maddesinde, tarafların dava ve taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 115/2. maddesinde ise, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde, davanın usulden reddine karar verileceği, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği,  bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davanın dava koşulu yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği  açıklamıştır. Bu maddenin gerekçe bölümünde de, aynı şekilde dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, usul ekonomisine uygunluk sağlanabilmesi için hakim tarafından usulden red kararı verilmeden önce, eksikliğin tamamlanması için ilgilisine kesin süre verileceği esasının benimsendiği açıklanmıştır.<br>Somut olaya gelince; davalıya tebligat işlemlerinin yapılmasına yönelik ilanen tebligatla ilgili eksiklikleri tamamlamak üzere davacı vekiline kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın usulden reddedileceği açıkça yazılarak davacı vekiline  usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekilince eksiklik giderilmediği gibi verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde herhangi bir beyan dilekçesi sunulmadığı bu haliyle de davada taraf teşkilinin sağlanamadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: <br>1-)Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 732,00-TL red karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 17.077,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.345,50-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,<br>Dair davacı vekilinin yüzünde, davalının yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026<br><br>Katip ...<br> (E-imzalı)<br><br> <br> <br>Hakim ...<br> (E-imzalı)<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12a3dd1597e73435","SID":"b6b2ea5d7351627a"}}