{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/36 \t\t             KABUL DÜZELTEREK YENİDEN<br>KARAR NO\t: 2026/339                                   ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>                                               T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2023<br>ESAS NO\t\t: 2023/106 E 2023/581 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2026<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02/04/2026<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ihraç kayıtlı 50 adet \"Fotovoltaik Panel-72 Mono 400W” satarak teslim ettiğini keşide edilen 07.02.2022 tarihli  faturanın 3065 sayılı kanunun 11/l-c maddesine göre düzenlendiğini, ilgili maddede \"İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.\" hükmünün bulunduğunu, davalı şirket tarafından düzenlenen beyannamede tedarikçi firma olarak müvekkilinin şirket unvanının yazılması gerekirken sehven kendi firma adlarının yazıldığını, davalı şirketin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi sebebi ile müvekkilinin alması gereken KDV iadesinin alınamadığını, Elmadağ 1. Noterliğince düzenlenen 17.11.2022 tarihli İhtarname ile; 1.296,00USD KDV farkının 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına işleyecek faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesi gerektiği aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı ihtaren bildirildiğini, ancak süresi içerisinde müvekkiline ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere İcra İnkar tazminatına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; takibe konu alacağın Amerikan Doları üzerinden belirlendiğini, bu hususun yasalara yargı kararlarına aykırı olduğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı/alacaklı görünen tarafın, fatura tarihi ile ihtarname tarihi arasında müvekkili ile hiçbir şekilde iletişime geçmediğini bildirerek davanın karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; davalı tarafından, davacı tarafından tanzim edilmiş, 07.02.2022 tarih, 97.441,92.TL tutarlı fatura BA formlarına işlendiği, herhangi bir itiraz da bulunulmadığı, fatura münderecatının kesinleştiği, imalat yapan firmaların KDV iadesinden yararlanmaları için faturanın imalat yapan adına düzenlenmesi gerektiği, davalı tarafından düzenlenen gümrük beyannamasinde davacının ünvanı hiçbir şekilde gösterilmediği,  bu haliyle davalının üzerine düşen yükümlüğü yerine getirmediği, davacının dava konusu ihracatın KDV tutarı olan 1.256.USD kadar zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili; alacak tutarının yabancı para alacağı üzerinden belirlenemeyeceğini, Türk Lirası karşılığının gösterilmediğini, somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediğini, bu durum kamu düzeni ve Devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, takibin her safhasında resen dikkate alınarak mahkemece işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilemeyeceğini ilk derece mahkeme kararının kaldırılması gerekirken davanın kabulüne karar verilmeyeceğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; davalının hatalı beyanname vermesi nedeniyle davacının 3065 sayılı kanunun 11/l-c maddesine göre alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davanın esasına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinden önce itirazın iptaline konu icra takibinin usulune uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Uyuşmazlık, yabancı para üzerinden başlatılan icra takibinde takip talebinde yabancı para alacağının TL üzerinden değerinin gösterilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.<br>Somut olayda davaya konu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2022/18475  Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 25/11/2022 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.296,00 USD Fiili Ödeme Tarihi Asıl Alacak (KDV BEDELİ) (İstenen: Yıllık En Yüksek Mevduat Faizi(USD) 1.296,00 USD Fiili ödeme tarihi toplam   alacağın tahsili tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına işleyecek faizinin talebiyle ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı, takip talebinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>2004 sayılı Kanun'un 58/3 maddesi uyarınca ilamsız icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekmekte olup bu husus kamu düzenine ilişkindir. Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir. Ödeme emrinde de yabancı para alacağının Türk parası ile tutarının gösterilmesi gerekir, yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemez. Bu noksanlık kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/05/2024 Tarih, 2023/957 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararı). Takip talepnamesinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir (Aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/10/2024 Tarih, 2023/6385 Esas, 2024/7541 Karar sayılı kararı).<br>Yukarıda açıklandığı nedenlerle, takip dosyası incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğu dava konusu icra takip talebinde  yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle yasaya uygun takip yapılmadığı anlaşıldığından ve usulüne uygun geçerli icra takibinin itirazın iptali davasında dava şartı olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesİ 2023/106 Esas, 2023/581 Karar ve 20/09/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,<br>\t b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00TL harçtan peşin alınan 291,59TL harcın mahsubu ile bakiye 440,41TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t  c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t  ç)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 24.157,44TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t\td)HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br> \t\te)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>\t\t\t\tİstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davalı tarafça yapılan 122,50TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 26/03/2026  tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan...<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br>Üye...<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br>Üye...<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br>Katip...<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df63f80463e5d855","SID":"c24021480d437f27"}}