{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2019/335 <br>KARAR NO\t: 2019/1213<br>DAVA\t: Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 26/01/2012<br>KARAR TARİHİ: 12/11/2019<br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>İDDİA                      ; <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, ortağı olduğu ...'ne inşaat imalatları ile ilgili tüm borçlarını ödediğini belirterek, bu kapsamda herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, müvekkiline isabet eden bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle bitirilme maliyetinin hesaplanıp bedelinden şimdilik 10.000,00-TL’nin kendisine ödenmesine, diğer kooperatif ortaklarına konutlarının teslim edildiği 2005/Haziran ayı esas alınarak müvekkilinin konutunu kullanmaması ve yararlanamaması nedeniyle uğradığı zararı telafi etmek üzere 3.600,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP                    ; <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın açıklamalarının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili kooperatifin tüm iş ve işlemlerinin hukuka  uygun şekilde ve genel kurul kararlarına dayanılarak yapıldığını, davacıya ya da bir başka ortağa iddia edildiği gibi kasıtlı davranılmasının sözkonusu olmadığını, imalat hesapları, aidatlar ve ek ödemeler ile kooperatifin bütün işlemlerinin genel kurul kararlarına dayandığını, davacının genel kurul kararlarına karşı itiraz etmediğini ve iptali için dava açmadığını, yönetim kurullarının genel kurul kararlarını yerine getirmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafın sözünü ettiği taahhütnamenin bir taahhüt olmayıp, bir niyet açıklamasından ibaret olduğunu, taahhütname hükmünde olmadığını, kooperatifin işleri eldeki olanakları  ve yapılan planlara göre yürütüleceğinden maliyet artışlarının ve ekonomideki değişikliklerin kooperatife yansımasının, kooperatifin de ortaklara yansıtmasının doğal olduğunu, hangi binaların tamamlanıp hangilerinin su basman seviyesinde bırakılacağına genel kurulun karar  verdiğini,<br>keza ödeme miktarlarına göre ne miktarda iade ya da tahsilat yapılacağını da genel kurulun belirlediğini, davacıya yönelik kasıtlı bir hareketin söz konusu olmadığını, konut teslimine ilişkin isteğin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, genel kurul kararına dayandığından dava tarihindeki bitirme bedeli esas alınarak kısmen istekte bulunulmasının da yasal olmadığını, aynı şekilde tazminat isteğinin de dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLER             ;  <br>Ortaklık belgesi, ödeme makbuzları, taahhütname, kooperatif tarafından gönderilen yazı, ihtarname, genel kurul kararları, sözleşme, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu.<br>GEREKÇE             ;<br>Dava; kooperatif üyesi olan davacıya isabet eden taşınmazın imalat bedelinin ödenmesi, kira tazminatı ve menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davanın niteliği itibari ile taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde keşif yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. <br>Bilirkişi 11/08/2010 tarihli raporunda özetle; davaya konu taşınmazın ...'lü bitişik nizama ilişkin inşaatlardan olduğunu, su basmasının dökülmüş vaziyette bulunduğunu,  davacı üyeye bu taşınmazın teslim edilebilmesi için imalat bedelinin 40.498,50-TL olduğunu bildirmiştir.<br>Bu bilirkişinin değerlendirilmesinden sonra kooperatif uzmanı ve mali müşavir bilirkişi kooperatife ait defterler ve kayıtlar ile dosya üzerinde yaptıkları inceleme sonucunda hazırladıkları 10/07/2012 tarihli raporlarında özetle; yönetim kurulunun imzalamış olduğu 05/04/2000 tarihli taahhütnamenin davacı yönünden anlam ifade edebilmesi için genel kurul kararının bulunması gerektiğini, bu taahhütnameye göre kooperatifin davacıya ait konutu tamamlayıp teslim etmesi gerektiğini bildirmişlerdir.<br>Aynı bilirkişiler 08/04/2013 tarihli ek raporlarında özetle; asıl raporun sonucunu değiştirecek bir durumun olmadığını, 19/06/1999 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karara dayanarak yönetim kurulunca davacı ...'a verilen 05/04/2000 tarihli taahhütnamenin davalı kooperatif açısından geçerli ve bağlayıcı olduğunu, davacı tarafından ödenen 13.300,00-...ek ödeme ile davacıya başkaca ödeme istemeksizin ortaklık nedeniyle tahsis edilmiş olan konutu tamamlayıp teslim etmesi gerektiğini bildirmişlerdir. <br>Bilirkişiler 19/12/2013 tarihli ikinci ek raporlarında özetle; davalı tarafın beyanlarından anlaşılacağı üzere davalı ve benzer ortaklara ait konutların su basman seviyesinde teslim edilmesine karar verildiğini, artık davacı fark ödese dahi yeniden inşaat yapılarak konutun tamamlanmış  halde teslim edilmesinin söz konusu olmadığını, burada ifa imkanının kalmadığını, davacının dava tarihine göre uyarlanmış 36.746,56-TL'lik ödemesinin bulunduğunu bildirmişlerdir.  <br>Davacı 14/05/2013 havale tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş, eksik işler bedeli olarak bilirkişi raporunda belirlenmiş olan 40.498,50-TL'yi istediklerini belirtmiştir. <br>Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı kooperatifin tasfiye halinde olduğu anlaşılmıştır. <br>Davaya konu yönetim kurulu kararı ve genel kurul kararları incelendiğinde; 24/06/2000 tarihli iptal edildiği öne sürülmeyen genel kurul kararının ...  gündem maddesinde \"inşaatların hızlanmasının temini için toplu ödeme yapan  veya yapacak olan ortaklara ikiz villaların tahsisi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi” hususunun oy birliği ile kabul edildiği görüşmüştür.<br>Yine dosyada bulunan 05/04/2000 tarihli davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin ikisinin imzasını taşıyan “taahhütname” başlıklı yazıda; “davacı ... ile ilgili  olarak ....'ın kooperatife bugüne kadar yaptığı ödemelere ilaveten toplu olarak 13.300,00-... ödediğinin ve yönetim kurulu olarak yapılan toplu ödeme karşılığında ...'tan inşaatla ilgili olarak başkaca aidat ödemesi istenemeyeceğinin, villasının imalatının bitirilip teslim edileceğinin” taahhüt edildiği görülmüştür.<br>Mahkememizce; “dosya kapsamından bu yönetim kurulu kararının geçersiz kılındığına dair bir delilin bulunmadığı, ayrıca ticaret sicil kayıtlarına göre de yönetim kurulundan iki kişinin imzası ile kooperatifin yükümlülük altına gireceği ve yönetim kurulu kararının 24/06/2000 tarihli genel kurul kararıyla kooperatifi bağlayıcı hale geldiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün teslimle ilgili kayıtları 05/04/2000 tarihli yönetim kurulunun taahhüdü ve bu yönetim kurulu kararının iptal edildiği öne sürülmemiş olan 24/06/2000 tarihli genel kurul kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendisine düşen davaya konu ettiği taşınmazla ilgili olarak başka aidat ödemesi istenmeyerek villanın imalatının bitirilip teslim edilmesi gerektiğizşz anlaşıldığı, ilgili kararlar incelendiğinde taahhüt edilen herhangi bir teslim tarihinin öngörülmediğinin görüldüğü, teslim tarihi ile ilgili olarak davacı tarafından da davalıyı bağlayıcı bir tarihin öngörüldüğünün belgelendirilemediği, ticaret sicil kayıtlarından davalı kooperatifin 11/06/2008 tarihinde tasfiyeye girdiği ve keşif tarihine göre de inşaatın su basman seviyesinde kaldığı ve bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi villanın tamamlanarak davacıya tesliminin mümkün olamayacağının anlaşıldığı, ayrıca ıslah dilekçesine de konu edilen 40.498,50-TL'lik bir imalat bedelinin olduğunun raporlar ile sabit olduğu, davaya konu taşınmazı tamamlanmış olarak hiçbir ilave aidat ödemeden davalıdan isteme hakkının bulunduğu, ancak mevcut duruma göre bunun mümkün olmadığı ve istediği taşınmazın imalat bedelinin 40.498,50-TL olduğu, ayrıca davacının istediği teslimden sonraki tazminatla ilgili olarak da teslim tarihi belirlenmemiş olduğundan bu isteğini ispatlayamadığı” gerekçesiyle; <br>1-Davacının davasının kısmen KABULÜ İLE; 40.498,50-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Davanın esasına teşkil eden Genel Kurul ve Yönetim Kurul kararlarında bitmiş taşınmazın teslim tarihi belirlenmemiş olduğundan geç teslimat ile ilgili tazminat taleplerin REDDİNE” ilişkin 06/03/2014 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı karar verilmiştir. <br>Verilen bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay... Hukuk Dairesi’nin 18/04/2016 tarihli, ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.<br>Bozma kararında; <br>“Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;...sayılı Kooperatifler Kanunu'un... maddesi uyarınca kooperatiflerin tüm ortaklar arasında hak ve borçlarda eşitlik esasına uygun olarak işlem yapması gerekir. Salt yönetim kurulu kararı ile  bazı ortaklara ayrıcalık tanınamaz. Bu husus kooperatif genel kurulunca benimsenmediği sürece hüküm ifade etmez. Dosya içerisindeki genel kurul tutanaklarından, davacıya verilen taahhütnamenin açık ya da örtülü şekilde benimsendiği anlaşılmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” denmiştir.<br>Karar düzeltme isteği aynı Daire’nin 18/06/2019 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir. <br>Bozma kararından sonra yapılan yargılamada davacı vekili; eski kararda direnilmesini istediklerini, zira; aynı kooperatif hakkında aynı gerekçelerle kooperatif üyesi diğer müvekkilleri adına İzmir ... ve... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açmış oldukları davaların lehe   sonuçlandığını, ... Asliye  Ticaret  Mahkemesi’ndeki  kararın  kesinleştiğini,....Asliye Ticaret Mahkemesi’nde verilen kararın kesinleşmediğini; davalı vekili ise; davacının, müvekkili kooperatif nezdinde peşin ödemeli ortak sıfatının bulunmadığını, eşitlik ilkesine aykırı olması sebebiyle Yargıtay tarafından da peşin ödemeli ortak değerlendirmesinden uzaklaşıldığını, kaldı ki müvekkili kooperatif tarafından davacının peşin ödemeli ortak olarak kabulüne ilişkin alınmış bir genel kurul kararının da olmadığını, davacı vekilinin aynı itirazlarını karar düzeltme aşamasında da ileri sürdüğünü ancak reddedildiğini, bu hususun Yargıtay bozma kararında tartışıldığını belirterek, bozma kararına uyulmasını istemiştir. <br>Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.<br>Bozma kararında da belirtildiği şekilde; ... sayılı Kooperatifler Kanunu'un ... maddesi uyarınca kooperatiflerin tüm ortaklar arasında hak ve borçlarda eşitlik esasına uygun olarak işlem yapması gerekip, salt yönetim kurulu kararı ile bazı ortaklara ayrıcalık tanınamayacağından ve bu husus  kooperatif genel kurulunca benimsenmediği sürece hüküm ifade etmeyecektir. 09/12/2013 tarihli ek raporda da davacının sabit ödemeli üye olmadığı, ödemelerinin eksik olduğu belirlenmiştir. Davacı hakkında davalı kooperatif yönetim kurulunun verdiği tahsis kararının ya da taahhütnamenin genel kurul tarafından açık ya da örtülü bir şekilde benimsenme durumu söz konusu değildir. Zira; taahhütname ve genel kurul kararı 2000 tarihli olup, davacı tarafından 2009 yılna kadar ödeme yapılmıştır. Taahhütname ve genel kurul kararına rağmen 9 yıl süre ile davacıdan istenen ve tahsil edilen aidatların bulunması karşısında davacının peşin bedelli üye olduğu hususunun genel kurul tarafından benimsenmemiş olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya içerisindeki  genel kurul tutanaklarından da davacıya verilen taahhütnamenin açık ya da örtülü şekilde benimsendiği anlaşılmadığından, uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM   ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL harçtan 183,60 TL peşin harç ve 520,85 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 704,45 TL harcın düşülmesi ile kalan 660,05 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine, (bozma öncesi karardan sonra İzmir (kapatılan) ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar ve... Harç numarası ile 2.062,00 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili için harç tahsil yazısı yazıldığından ödeme belgesi davalı tarafından sunulduğu takdirde 2.062,00 TL'nin davalı tarafa iadesine)<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafça yapılan 37,00 TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,<br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...'ye göre takdir ve tayin edilen 4.804,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair; karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren... gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.12/11/2019<br><br>Katip ...<br> ¸E-imza<br> <br> <br>Hakim ...<br>¸E-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50354007c3a9f4a0","SID":"2e0ee30435a55ea5"}}