{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/514 <br>KARAR NO:2026/331<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/09/2024<br>NUMARASI:2024/404 Esas - 2024/779 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:04/03/2026<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların faaliyetlerine devam edebilmesi ve malvarlıklarının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri gereğince tedbir kararlarının verilmesini, konkordato taleplerinin kabulü ile, İİK'nin 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, İİK'nin 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay uzatılmasına, İİK 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine ve tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"..Konkordato Komiser Heyeti 06/08/2024 havale tarihli raporları ile; “... Şirketi yönünden dava dosyasındaki verilerden, şirket yetkilileri ile yapılan ilk toplantısından ve elde edilen bilgiler ışığında şirketin gayri faal olduğu, Şirket kayıtlarına göre genel olarak personel maaşlarına ilişkin borçların olduğu, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, Şirketin net işletme sermayesini kaybetmediği, 31.03.2024 tarihi itibariyle 2 kişi istihdam ettiği, elinde mevcut stokları, makine tesis ve cihazları ve demirbaşları bulunduğu, çalışma kabiliyetinin olduğu, Konkordato ön projesinin temel dayanağının ticari faaliyetlerden elde edilecek kâr, alacaklardan tahsilat ve stok satışları olduğu, raporda belirtildiği şekilde proje kaynaklarının tekrar gözden geçirilmesi ve konkordato ön projesinin tedbir tarihi itibariyle revize edilmesi gerektiği, şirketin 31.05.2024 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer özkaynaklarının (+)11.292.958.54 TL olarak hesaplandığı ve BORCA BATIK OLMADIĞI, 31.05.2024 tarihli rayiç değer bilançosunda ise şirketin rayiç değer özkaynaklarının (-) 2.152.663.26 TL olarak hesaplandığı ve BORCA BATIK OLDUĞU, Şirket vekilinin 31.07.2024 tarihinde verdiği dilekçe kapsamında işletmenin devamlılığı için bahse konu şirketin 5.000.000 TL’lik bir anlaşmaya imza atmasına yönelik süreçlerin başladığı ve bu kapsamda konkordato projesinin revize edileceğinden 1 aylık ek süre verilmesi talep edildiği, Konkordatonun bu haliyle başarıya ulaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olmadığı ancak bahse konu süre uzatım dilekçesi kapsamında geçici mühlet süresinin 1 ay uzatılmasının işletmenin devamlığı açısından heyetimizce uygun olacağı, ... Şti. Yönünden Şirket dava dosyasındaki verilerden, şirket yetkilileri ile yapılan ilk toplantısından ve elde edilen bilgiler ışığında şirketin gayri faal olduğu, Şirket kayıtlarına göre genel olarak personel maaşlarına ilişkin borçların olduğu, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, Şirketin net işletme sermayesini kaybetmediği, 31.03.2024 tarihi itibariyle 3 kişi istihdam ettiği, elinde mevcut stokları, makine tesis ve cihazları ve demirbaşları bulunduğu, çalışma kabiliyetinin olduğu, Konkordato ön projesinin temel dayanağının ticari faaliyetlerden elde edilecek kâr, alacaklardan tahsilat ve stok satışları olduğu, Şirketin 31.05.2024 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer özkaynaklarının (+)16920066.63TL olarak hesaplandığı ve BORCA BATIK OLMADIĞI, Şirket tarafından hazırlanan 31.05.2024 tarihli rayiç değer bilançosunda ise şirketin rayiç değer özkaynaklarının (-) 10.234.255.44 TL olarak hesaplandığı ve BORCA BATIK OLDUĞU,  Şirket vekilinin 31.07.2024 tarihinde verdiği dilekçe kapsamında işletmenin devamlılığı için bahse konu şirketin 5.000.000 TL’lik bir anlaşmaya imza atmasına yönelik süreçlerin başladığı ve bu kapsamda konkordato projesinin revize edileceğinden 1 aylık ek süre verilmesi talep edildiği, Konkordatonun bu haliyle başarıya ulaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olmadığı ancak bahse konu süre uzatım dilekçesi kapsamında geçici mühlet süresinin 1 ay uzatılmasının işletmenin devamlığı açısından heyetimizce uygun olacağı, ... ve ... yönünden;  ... ve ...’ın konkordato ön projesinin şirketlerin devam etmesi ile ilişkili olduğu, maddi hatalar ve projenin tutarlığı ile ilgili projelerde revize yapılması gerektiği, Konkordatonun bu haliyle başarıya ulaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olmadığı ancak bahse konu süre uzatım dilekçesi kapsamında geçici mühlet süresinin 1 ay uzatılmasının lık ek süre ile izlenerek karar verilmesinin işletmenin devamlığı açısından heyetimizce uygun olacağı” şeklindeki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Tüm bu veriler ışığında konuyu düzenleyen İİK.nun 304.maddesine göre duruşma gün ve saati geçici mühletin uzatılması ile beraberinde ilan edilmiştir. <br>...........Somut olay bakımından ;Borçlu şirketlerin mevcut konkordato kaynakları ve toplam borç miktarı dikkate alındığında; alacaklıların alacaklarının konkordato mühleti sonunda ödenme ihtimalinin bulunmadığı, davacı şirketin konkordato teklifinin başarılı olabilmesi için daha somut ve yeterli konkordato kaynağı öngörülerek şirketin konkordato projesinin revize edilmesinin gerekli olmasına rağmen yeterli kaynak ve faaliyetinin olmadığı gibi sunulan revize projede gerekli adımların atılmadığı görülmüştür. Somut uyuşmazlıkla borçlu Şirketler bakımından konkordato komiser heyeti raporunda ayrıntılı olarak  açıklandığı üzere konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün  olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle  reddine karar vermek gerekmiştir. İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçeklememesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir.Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi “Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.” Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançoda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Komiser tarafından rayiç değer bilançosuna esas alınmak üzere şirketin mali tablolarında ve kayıtlarındaki varlıkların rayiç değerleri bilirkişiler marifetiyle tespit ettirilmiş, bilirkişilerce hazırlanan  raporlar ve komiser raporları ile davacı şirketler ... Şirketi ile ... ŞİRKETİ'nin  borca batık durumda olduğu tespiti yapılmıştır.Bu nedenlerle Konkordato talep eden davacı borçlular davacı şahıs  ..., davacı şahıs ... davacı şirketler ... Şirketi,  ... Şirketi'nin  konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı şirketler VKN:... ... ŞİRKETİ ile VKN:... ... ŞİRKETİ'nin İİK'nun 177/4 Maddesi uyarınca ayrı ayrı iflasına, iflasın 05/09/2024 , saat: 11.21 itibariyle açılmasına, talep eden VKN:... ... ŞİRKETİ, davacı şirket VKN:...  ... ŞİRKETİ''nin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının  Bakırköy 1. İcra  ve İflas Müdürlüğüne UYAP üzerinden derhal bildirilmesine, her iki şirket için İİK m.308. f/8 maddesi uyarınca, tasfiyenin borçlu adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, tasfiye işlemlerinin İflas Müdürlüğünce ele alınmasına '' dair  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>1-Davacılar vekili tarafından süresinde sunulan  istinaf dilekçesinde; Konkordato komiser raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, revize projesinde belirtilen adımların atılmadığından bahsedilmiş ise de, bu hususun da kabulünün mümkün olmadığı,  revize projesinde bahsedildiği üzere bir kaç firma ile gerekli sözleşmeler yapılmış ve şirketlere yüklü miktarda kaynak getirisi yaratıldığı ve sözleşmelerin yürürlüğü girilmesi ve aynı zamanda sözleşme için belirlenen sürelerin sonunda şirketlere ciddi bir kaynak akışı sağlanacağı,iflasına karar verilen davacı şirket'in mal varlığının karar tarihine en yakın rayiç değerleri belirlenmediği,   şirketin iflas etmesi durumunda, imtiyazsız alacaklıların herhangi bir tahsilat yapamayacakları gibi, imtiyazlı alacaklıların da alacaklarının tamamına kavuşamayacağı ihtimalinin güçlü olduğu hususları gözetilmediği,  iflas kararı verilmeden önce firma yetkilileri duruşmaya çağrılıp bizzat dinlenmediği ve firma yetkililerinin yokluğunda karar verilmesi yönünden de karar usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.  <br>2-Müdahil (alacaklı) Kemal Yiğit vekili tarafından süresinde sunulan  istinaf dilekçesinde; borçlu şirketin mali verilerinin tam olarak dosyaya sunulmadığı, verilen iflas kararının davacıyı ödüllendirmekle birlikte alacaklıları iflasa sürükleyen bir karar olduğu, davacı şirkete ait marka değerinden hiç bahsedilmediği, davacının tüm taleplerinin reddi gerekirken iflas kararı verilmesinin hatalı olduğu, davacı şirket yetkilisinin İİK nun 292 .maddesi uyarınca duruşmada hazır edilerek dinlenmediği belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Somut olayda dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74 maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Mahkeme tarafından,  davacı gerçek kişi ve şirketler yönünden  10/05/2024 tarihinden başlamak  üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve verilen mühlet kararı 10/08/2024 tarihinden başlamak  üzere  geçici mühletin 1 ay süre ile uzatılmıştır.Sunulan ön projeler:... yönünden; Davacının temel gelir kaynağının şirketten olan temettü ve 30.000,00 TL huzur hakkı geliri olduğu, sahip olduğu gayrimenkullerinin değerinin 20.000.000 TL üzerinde olduğu, taşınmaz satışı+şirket hisse satış değeri ve huzur hakkı olmak üzere toplam kaynağın 6.080.000 TL , kefil olunan borcun ise 2.350.000 TL olduğu, konkordato teklifinin 2026 yılından itibaren 6 ay ödemesiz 36 ay içinde eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmiştir. ... yönünden; Davacı adına 1 adet gayrimenkul bulunduğu, ... mah. 4828 ada 8 parselde kayıtlı gayrimenkulün 3.500.000 TL satışa konu olacağı, (davacı ... ın da ön projesinde iş bu taşınmaz kaynak olarak belirtilmekle) davacının bankalara 2.350.000 TL kefalet yükümlülüğünün bulunduğu, şirketten aylık 30.000 TL huzur hakkı aldığı,  taşınmaz satışı+şirket hisse satış değeri ve huzur hakkı olmak üzere toplam kaynağın 6.080.000 TL , kefil olunan borcun ise 3.730.000 TL olduğu, konkordato teklifinin 2026 yılından itibaren 6 ay ödemesiz 36 ay içinde eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmiştir. ...Ltd Şti yönünden; şirketin faaliyet konusunun başka yerde sınıflandırılmamış diğer plastik ürünlerin imalatı olduğu, şirketin 26.03.2024 tarihi itibariyle tamamı ödenmiş kayıtlı sermeyesi 5.000.000 TL olup tamamının ödendiği, şirketin 31.03.2024  tarihi itibariyle borca batık olmadığı, (kaydi değer uyarınca (+)17.180.795,41 TL, rayiç değere göre (+)8.875.90,7 TL ) toplam borç miktarı 31.174.173,75 TL olup, bunun 14.518.616,50 TL si ortaklara ait borç olduğu, iflas halinde iflas masasının eline geçecek muhtemel tutar alacaların %50 civarında olacağı, 2026 yılından 2028 yılına kadar ilk 3 ay ödemesiz 32 aylık sürede borçların tamamının ödenmesinin planlandığı, adi borçlara % 5 faiz ödeneceği, konkordato kaynakları olarak ise, faaliyetin devamı için öngörülen kar, dönem başı nakit ve hazır değer, alacak seviyesinin düşürülmesi ve stoklar olarak belirtilmiştir.<br>... Ltd Şti yönünden, firmanın parfüm ve koku verici sıvı ürün , güneş koruyucu ürünler, banyo tuzu, sabun ve organik yüzey aktif müstahzarı imalatı yaptığı, şirketin 25.487.097,88 TL borcunu tasdik kararından itibaren 6 ay ödemesiz 36 ayda eşit taksitler halinde ödeyeceği,  adi borçlara % 5 faiz ödemesinin planlandığı, firmanın dava dışı ... Şti ile 12 ay ürün tedarik sözleşmesi imzaladığı, sözleşme gereği 500.000 adet plastik saklama ve erzak kaplama satışı yapılacağı belirtilmiştir. Konkordato Komiser Heyeti 06/08/2024 havale tarihli raporuna  mahkemenin gerekçeli kararında değinilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacıların tasdik talebinin reddi ile davacı şirketlerin iflasına  dair karar verilmiş ve davacılar vekili ile müdahil alacaklı ... vekili tarafından  istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Davacılar vekilinin raporların tebliğ edilmediği yönündeki  itirazı yönünden inceleme:Sunulan istinaf  yasa yolu başvuru dilekçesinde bilirkişi raporu, komiser heyet raporunun davacı/vekiline  tebliğ edilmediği ve davanın reddine karar verildiği, bu haliyle adil yargılanma hakkı, savunma hakkı ve hukuk edinme hakkının ihlal edildiği iddia edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, 06/08/2024 tarihli komiser heyet raporu düzenlendiği ve  05/09/2024 tarihli 1 no'lu duruşmada konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır.Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın \"açıklama ve ispat hakkı\"nı da içerdiği vurgulanmıştır.Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. (Yargıtay 22. H.D. 22/06/2020 tarih 2017/29720 E. 2020/6157 K. sayılı ilamı) Ancak, istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde adil yargılanma hakkının ihlali ile ilgili ileri sürülen itirazlar ve 6100 sayılı HMK'nin 27. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, komiser heyet raporunun, davacı/vekiline  tebliği ile varsa beyan ve itirazların sunulması için süre verilerek oluşacak sonuç dairesinde mahkemece hüküm tesis edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Zira aksi takdirde yargılamanın yapılması hukuki dinleme hakkının ihlali niteliğindedir. İş bu nedenle, bu yönde sunulan istinaf sebebi yerindedir.<br>-Şirket temsilcilerinin duruşmada beyanının  alınması için davet edilmediği itirazı:Konkordato geçici komiser heyeti tarafından düzenlenen 10/06/2024 tarihli raporda ,şirketler tarafından hazırlanan 31.03.2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre borca batık olmadığı belirtilmiş ise de, mahkeme tarafından bilirkişi atamasından sonra komiser heyeti tarafından davacı şirketlerin borca batık olup/olmadığı tekrar incelendiğinde ise davacı şirketlerin rayiç değerlere göre yapılan tespitte borca batık olduğu belirtilmiştir. <br>İİK'nın \"Geçici mühlet\" başlıklı 287.maddesinin 5.bendinde; \"291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.\",\"Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması\" başlıklı 291.maddesinde; \"Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu karar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\"Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması başlıklı  292.maddesinde; \"(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir:<br>a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa.<br>b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.<br>c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md).<br>d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükümlerine yer verilmiştir. ''Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin , geçici mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin geçici komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine ; mahkemece , borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder;diğer alacaklıları gerekli görürse davet eder bunları dinledikten sonra re'sen, geçici mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. (bkz Mahmut COŞKUN, Konkordato ve İflas, s:76)İflasa tabi borçlular bakımından geçici mühletin verilmesinden sonra konkordatonun başarıya ulaşmayacağı anlaşılıyorsa, borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa, borçlunun 297. Maddeye aykırı davranışı varsa, geçici komiserin talimatlarına uyulmuyorsa ya da alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa, geçici komiser heyeti yazılı raporu üzerine mahkeme tarafından geçici mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve İİK nun 287/5, 292. Maddeleri uyarınca borçlunun iflasına resen karar verilir. İİK 292/son maddesinde \"Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmü yer almaktadır. İİK 292. maddesi uyarınca karar verilmeden önce, davacı şirket yetkilisine tebligat çıkartılarak, duruşmada dinlenilmesi yasal zorunluluktur.Somut dosyada, yukarıda  açıklanan nedenlerle davacılar ve alacaklı  vekilinin istinaf başvurularının   kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>2-Davacılar ve alacaklı Kemal Yiğit  vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı  KABULÜ ile, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2024 tarihli ve  2024/404 Esas - 2024/779 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,\t<br>4-Davacılar tarafından ayrı ayrı yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, ayrı ayrı yatırılan karar harcının istemi halinde yatıran davacılara ayrı ayrı iadesine,<br>5-Alacaklı ... tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde alacaklı Kemal Yiğit'e iadesine,<br>6-Davacılar ve alacaklı ...'in yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73039801d5e938d8","SID":"d7ec741095c2a8b2"}}